Bölümler 15Şu an: 12. Bölüm
- 1 1. Bölüm379 kelime
- 2 2. Bölüm805 kelime
- 3 3. Bölüm558 kelime
- 4 4. Bölüm437 kelime
- 5 5. Bölüm579 kelime
- 6 6. Bölüm946 kelime
- 7 7. Bölüm476 kelime
- 8 8. Bölüm560 kelime
- 9 9. Bölüm405 kelime
- 10 10. Bölüm572 kelime
- 11 11. Bölüm540 kelime
- 12 12. Bölüm558 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 13. Bölüm621 kelime
- 14 14. Bölüm143 kelime
- 15 15. Bölüm172 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece saat 22.17.
Göl kenarına doğru ilerlerken araçta ikimizden başka kimse yoktu. Sessizlik vardı ama bu sessizlik artık tanıdıktı. Rahatlatıcıydı.
Kuzey direksiyonda, ben yan koltukta camdan dışarıya bakıyordum. Ağaçların arasından ay ışığı süzülüyordu. Sessizliği ilk o bozdu.
“Bugün seni izledim. Toplantıdaki duruşun... Sinan bile etkilendi.”
Başımı ona çevirdim. “Gerçekten mi?”
“Gerçekten. Ama ben zaten böyle olduğunu biliyordum. Sadece onların da görmesi iyi oldu.”
Gülümsedim. “Sana bu kadar alışmışken, bazen seni başka biri gibi hatırladığım oluyor.”
“Nasıl biri?” diye sordu, kaşlarını hafifçe kaldırarak.
“Ciddi, ketum, bana güvenmeyen biri…”
Kuzey hafifçe güldü. “Ben de seni ilk tanıdığımda, sadece kurallara meydan okuyan biri sanmıştım.”
“Yani?” dedim, gözlerimi ona dikerek.
“Şimdi seni tanıdıkça, kuralların çok daha derininde, inanılmaz bir kalp olduğunu görüyorum.”
Sessizlik. Ama bu sefer kelimelerden daha çok şey söylüyordu.
Gözlerimi tekrar camdan çevirdim. Kalbim daha düzenli atıyordu artık. Bu duygular yeni değildi ama daha yeni kabul ettiğim şeylerdi.
Aracı yolun kenarına çekti. Önümüzde eski, kullanılmayan bir gözlem binası vardı. Terk edilmiş ama hâlâ ayakta. Sessiz.
“Silahını al,” dedi Kuzey.
Bagajdan ekipmanları çıkardık. Sessiz adımlarla binaya yaklaştık. İçeriye girdiğimizde sadece nem ve pas kokusu vardı. Duvarlar çatlak, zemin kırıktı. Ama bir şey daha vardı.
Kuzey başıyla sağ köşeyi işaret etti. “Orada biri durmuş bir süre. Ayak izleri taze. Geçen gece olabilir.”
Etrafı dikkatle inceledik. Yere atılmış eski bir çanta vardı. İçinde bozulmuş bir telsiz, birkaç pil ve... bir not.
Kuzey notu okudu. “Seninle bitmedi, Vera.”
Gözlerim irkildi. “Kerem.”
Kuzey notu buruşturdu. “Aria’nın kuklası hâlâ dolaşıyor.”
Birden sessizlik bozuldu. Uzakta bir dal kıpırtısı. İkimiz de refleksle silahlarımıza sarıldık.
Kuzey fısıldadı. “İki kişi. Binanın arka tarafında.”
Pozisyon aldık. Dakikalar süren bir gerginlik… ama kimse çıkmadı. Sadece bir tavşan hızla geçti çalıların arasından. O an bile rahatlamadık.
“Gidelim,” dedi Kuzey. “Şimdilik burada bir şey yok ama dönecekler.”
Yol boyunca konuşmadık. Ama dönerken elimi tuttu. Sıkıca, kararlı.
Artık gerçekten bir ekip olmuştuk. Gerçekten biz olmuştuk.
Tesise döndüğümüzde saat gece yarısını geçmişti. Miray bizi kapıda bekliyordu.
“Neler oldu?” diye sordu heyecanla.
“Bir not bulduk,” dedim. “Kerem’den. O hala etrafta.”
Miray’ın yüzü gerildi. “Yanımda olmakla doğru karar vermişsin.”
Kuzey ona baktı. “Ve yanından ayrılmayacağım. Hiçbirinizin.”
Bana döndüğünde gözlerinde açık bir cümle vardı:
“Bu sefer her şey farklı.”
Ve ben ilk defa, korkmadan inandım.
Tesisteki sessizlik gecenin koynunda ağır ağır ilerliyordu. Ben odama çekilmiş, aklımdaki karmaşayı toparlamaya çalışıyordum ki Sinan ani bir sesle içeri girdi.
“Vera, Kuzey ve ben yeni bir bilgi aldık,” dedi. Nefesi kesik, yüzü ciddiydi.
“Nedir?,” dedim, gözlerim merakla ona kilitlendi.
Sinan dizüstü bilgisayarını açtı ve üzerindeki kodları gösterdi. “Aria ve Kerem’in, bizim merkezi bilgi işlem merkezimizi hedef alan bir planı var. Ama bu sefer sadece fiziksel saldırı değil, aynı zamanda dijital bir saldırı da hazırlıyorlar.”
Kuzey odaya girdi, yüzündeki ifade kararlıydı. “Bu saldırı gerçekleşirse, tüm ajanların konumları ve kimlikleri açığa çıkabilir. Bu bizi tüm dünyaya karşı savunmasız bırakır.”
“Nasıl bir plan bu?” diye sordum, sesim hafif titriyordu.
Sinan başını kaldırdı, gözlerinde ciddiyet vardı. “Aria, içerideki bir casusunu kullanacak. Bu kişi, bizim en gizli veri merkezine fiziksel olarak sızacak ve kritik donanımları devre dışı bırakacak. Aynı anda Kerem ise dışarıdan siber saldırı başlatacak. Koordineli bir saldırı.”
Kalbim sıkıştı. “Peki ya içerideki kişi? Kim olabilir?”
Kuzey gözlerini bana çevirdi. “Bunu henüz bilmiyoruz ama uyanık olmamız gerekiyor. Herkes potansiyel şüpheli.”
O anda Miray kapıdan girdi, gözlerinde kararlılık vardı. “Vera, seni korumak için yanındayım. Ne olursa olsun.”
Gözlerimde bir sıcaklık hissettim. “Teşekkür ederim. Bu sefer yanımda ,yalnız değilim.”
Bölüm etkileşimi
