3. bölüm / 4
Rise of the Lenora2. BÖLÜM: DRACO
Bölümler 4Şu an: 2. BÖLÜM: DRACO
- 1 1. BÖLÜM: İLK KEZ…642 kelime
- 2 ARA BÖLÜM274 kelime
- 3 2. BÖLÜM: DRACO459 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 O AN…309 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Derin bir nefesle uyandım. Gözlerimi birkaç kez gözlerimi kırparak ilk olarak dikkatimi çeken ellerime baktım. Ellerim bileklerimin biraz altına kadar sargılıydı. Sonra nerede olduğumu anlamak için etrafıma baktım. Düştüğüm ve aynı zamanda ulaşmaya çalıştığım şatonun boş bir alanlarından biri olmalıydı. İçinde bir sürü beyaz çarşaflı yatak ve yanlarında küçük, ahşap, köyü kahverengi komidinler ve yatakların yanlarında da bir çift tabureler vardı. Burası büyük bir ihtimalle bu şatonun hastane katıydı. Hemen yataktan kalkıp etrafta dolaşmak için üzerimde örtülü olan beyaz çarşafı üzerimden attığımda içeri orta yaşlarda ve üzerinde önlük olan bir kadın girdi. Benim ayağa kalmaya çalıştığımı görünce bana kızdı ve durumumu anlattı. Kırık bir bacak, incilmiş bir kol ve ellerimden el bileklerime kadar olan küçük yanıklar. Beni son bir tedavi ettikten sonra benim gitmeme izin verdi ve elime bir çift koltuk değneyi ve bana bir tişört ve etek verdi. Ona benim kıyafetlerime ne olduğunu sorunca onların çöpte olduğunu söyledi ve işinin başına döndü. Bense bunun üzerine mecburen o kıyafetleri üzerime giyinip bir aynanın karşısına geçtim ve kendime baktım. Kısa kollu tişörtüm, altımda ise o görevli kadının verdiği etek, sol bacağım alçı içindeydi. Saçım ise yine olduğu gibiydi: Düz, sol tarafa doğru ayrılmış ve kısa. Saçımdan sonra ise dikkatimi çeken aynadaki yeşil gözlerimdi. Evet onlarda aynıydı… Her zamanki gibi zümrüt gibi parıldıyordu.
Biraz sonra o salondan çıktım ve etrafı dolaşmaya başladım. Zorluk içinde koltuk değeneklerimle yürürken oradakilerin bana bakarak fısıldaştığını görebiliyordum. Ardından arkamdan alaycı bir erkek sesi geldi “ Biraz daha dikkatli olsaydın belkide şu anda daha hızlı olurdun.” bu sözlerin üzerine arkamı dönüp sarışın, uzun boylu erkeğin gri gözlerinin içine bakarak “ Benim işim bu. Belayı bulmak.” diye geri cevap verdim. Çocuk yeşil gözlerimin içine bakarak “ Peki o zaman, adın ne Bayan Bela Bulan?” diye sordu iç ısıtan bir gülümseme ile. Kızardığımı hissetmiştim. Hayır! Böyle bir ukalaya aşık olmuş olamazdım. Çocuk “ İyi misin?” diye sorduğunda kendime gelip “ Ah evet, üzgünüm dalmışım da. ( daha çok utanmıştım ama utancımı ondan gizlemeye çalışarak ) Adım Lenora, Lenora Potter.” dedim. Çocuk adımı duyunca sırıtışı daha çok artı ve “ Benimki de Draco, Draco Malfoy. Sana eşlik edebilir miyim küçük Pottah?” diye sorunca evet anlamında başımı salladım. Onla beraber olmaktan çok mutluydum. İlk arkadaşım… Bu seferse etraftaki kızlar benimle alay etmek için değilde benim yanımda onu gördüklerinden sanki kıskançlıktan patlayacak gibi duruyorlardı. Bahçeye doğru geçerken iki oğlan birbiri ile şakalaşırken yanlışlıkla diğerine doğru fısıldıyarak “Hebifos” o oğlan kaçınca bana doğru gelmeye başladı. Tam o sırada Draco bana gelen büyüyü görünce beni kendine doğru çekti ve sonra dengemizi kaybedip yere düştük. Zaten onunla beraber olduğumdan yüzüm kızarıktı şimdi ise onun üzerinde olduğumdan dahada çok kızarmıştım. Ama o an ikimizde bir şey yapmadık ve o an orada durmayı tercih etmiştik.
Fakat bu anı bozan bir ses geldi “ Ondan uzak dur Malfoy!”…
Bölüm etkileşimi
