6. bölüm · REZ AND TEZ RİSE
REZ 600 YILLIK İKİNCİ SINIF
BÖLÜM 6 Tarihi 09/08/2026
Rez ve diğer 9 kişi ikinci sınıfa geçmişler. Wilson hocaları da son bir kez öğrencilerine veda etmek için tüm öğrencilerini sınıfta toplamış. Veda konuşması yapmak için Wilson şöyle demiş: "Çocuklar, hepinizin adına çok mutluyum. Sizlere bir şeyler öğretebildiysem ne mutlu bana. Hepinizi ayrı ayrı seviyorum. Artık ben yokum, yeni hocalarınızı seçtiniz. Artık yeni hocalarınız ile 600 yıl geçireceksiniz. Burası 100 yıllık bir eğitim kursuydu. Hepiniz ile gurur duyuyorum ve seviyorum..."
Buruk: "Kes tıraşı, bize maval anlatma. Hem neden bizi buraya topladın ki? Biz yeni hocalarımızın yanına gidecektik."
Börn: "Sen nasıl bir mahluksun? Senden yaşça büyük birine nasıl böyle konuşabiliyorsun?"
Rez: "Börn, bırak şunu. Kendi haline, mikrobun teki. Zaten 100 yıldır kendini düzeltmemiş, insanlıktan nasibini almamış birine laf anlatamazsın."
Buruk: "Ben ASİTİK soyundanım, senin gibi insan değilim, zayıf böcek seni."
Rez: "Zayıf mı? Ben kendimi çok geliştirdim. Silahımın prototipi ile neler yaptığımı gördün, bir de gerçeğiyle sana neler yapabileceğimi düşün.
Wilson: Çocuklar, ben gidiyorum. Zaten sizinle kötü ayrılmak istemiyorum. Artık birbirinizle iyi geçinin.
Buruk: Hoca, sen de bir sus, konuşurken atlama bir yere. Çocuklar, duydunuz mu? Bana neler yapacakmış.
Fin: Komik çocuk ya, yapsana! Ne yapacaksın, çok merak ettim.
Lisa: Rez, bence değmez. Bunlar kendilerini ezdirmek için bahane arıyorlar.
Börn: Ne demek istiyorsun Lisa? Rezi kavga etmesi için gazlıyor musun, yoksa bana mı öyle geldi?
Lisa: Yooo, sadece Rezi seviyorum ve destekliyorum.
Luna: Aşk böceklerine bakın, hihih!
Wilson: Çocuklar, ben buradayım. Hadi birer birer sarılıp dağılalım.
Buruk: Yok, ben gidiyorum. Hadi gidelim çocuklar.
Demiş Luna, Fin, Zena ve Marti sınıftan çıkmışlar. Marti ve Zena arkalarını dönmüş ve sınıftakilere orta parmak çekmişler.
Börn: Sen de gitseydin ya, onlarla ne işin var burada?
Lisa: Hayır, ben Wilson hocamı da seviyorum. Onunla vedalaşmadan gitmem.
Börn, pis pis Lisa'ya bakıyormuş. Çünkü Lisa, Rez'den hoşlandığını düpedüz belli ediyormuş.
Wilson hoca: Teşekkürler çocuklar.
Rez: Tamam, sarılacaksak sarılalım, sıkıldım ben.
Börn: Rez, ayıp ama hoca karşında.
Rez: Ben sevmiyorum böyle vedaları, bir an önce bitsin.
Digi: Ben seviyorum hocam, ben hepimiz bir anda hocamıza sarılalım yaa.
Cigi: Of Digi, bu abuk sabuk şeyler nereden aklına geliyor...
Wilson: Güzel fikir, hadi sarılalım.
Demiş hoca ve tahtaya doğru çıkmış, Wilson hoca dizlerinin üstüne çökmüş, kollarını açmış.
Wilson: Hadi çocuklar.
Demiş, Digi koşarak gitmiş, sarılmış.
Cigi: Neyse, ben de gidip sarılayım bari.
Demiş. O da sallana sallana gitmiş, sarılmış.
Wilson: Oooohhh, hadi çocuklar siz de gelin.
Börn ve Lisa birbirine bakıyormuş. Rez'in sarılmasını bekliyorlarmış.
Rez: Offf, hiç sevmiyorum ben.
Wilson: Hadi Rez, bir daha görmeyeceksin, utanacak bir şey yok.
Rez: Utanmıyorum, sevmiyorum, neyse geliyorum.
Demiş. Ve gitmiş, o da sarılmış. Rez sarılınca, Lisa ve Börn de hemen gidip sarılmışlar, Rezi ortalarına almışlar.
Rez: "Offf, boğdunuz beni, tamam yeter."
Wilson: "Tamam, yeterli çocuklar."
Ayrılmışlar.
Wilson: "Çok teşekkür ederim, bana sevgiyi tattırdığınız için. Çocuklar, siz gidebilirsiniz. Ben biraz burada ağlamak istiyorum."
Rez, Digi, Cigi, Börn ve Lisa sınıftan dışarı çıkmışlar.
AĞĞĞGAĞÂĞÂÂGAÂÂÂ
Rez: "Nefret geldi, la gidelim buradan."
Hayalet Dursek: "Sen ne duygusuz bir şey oldun, la. Benden betersin."
HİHİHAHAHHAHA
REZ 100 YIL İÇİNDE HAYALET DURSEK İLE İÇİNDEN KONUŞMAYI ÖĞRENMİŞ.
Rez (İçinden Konuşma): "Şu gülmeni kaç defa düzelt diyeceğim sana."
Hayalet Dursek: "Bu benim kişiliğim, değişmiyor. Denedim ama olmuyor, hihihahahhaha."
Rez (İ.K): "Seninle konuşamam."
Lisa: "Rez, benimle gelsene."
Rez: "Tamam, yerlere bakın. Sen hangi vahşi hayvan dövüş ustasını seçtin?"
Lisa: "Timsah Adam."
Börn de hemen bulmuş "Timsah Adam" yazan yeri.
Börn: "Buldum, gel Lisa."
Yere boya ile kare çizilmiş, kare bir asansör genişliğinde ve o karenin içinde Timsah Adam yazıyormuş. Yazının altında da bir ok işareti varmış; burada "bekleyin" yazıyormuş.
Börn: "Bak Lisa, burada 'bekleyin' yazıyor, oraya git."
Lisa: "Rez, sen de gel."
Rez: "TAMAM."
Börn bir anda çıldırmış.
"SEN BENİ DELİRTMEYE Mİ ÇALIŞIYORSUN LİSA? YOKSA SENDE BİR MALLIK VAR MI? YOK YOK, SEN TAM BİR MALSIN!"
Börn: "Rez, seninle gelemez; orada seninle gelebilmesi için o da Timsah Adam'ı seçmesi lazımdı."
Lisa: "Neden bana hakaret ettin ki? Bilmiyordum."
Rez: "Sakın olun, bunda bu kadar kızacak bir şey yok, Börn."
Lisa: "Evet."
Börn: "Bir anda oldu, özür dilerim Lisa."
Lisa karenin içine girmiş. Kare aşağı doğru inmeye başlamış. Lisa tam gözden kaybolmak üzereyken, Lisa Reze öpücük atmış. Börn bunu görmüş. Dayanamayıp oradan ayrılmış.
Börn: "Neyse, ben Kopra Kadını kendim bulurum," demiş ve oradan uzaklaşmış.
Digi: "Rez, gitsene kızın peşinden yaa."
Rez: "Niye gideceğim?"
Digi: "Kız sana deli gibi aşık, görmüyor musun?"
Rez: "Görüyorum ama korkuyorum açılmaya."
Cigi: "Korkak."
Rez: "Ne diyorsun lan goril siki?"
Cigi: "Bana öyle deme, çarpık gözlü."
Digi: "Ya siz mal mısınız? Ben de gidiyorum, ne haliniz varsa görün..." demiş. Ve arkasını dönüp o da gitmiş. Cigi de hemen arkasından gitmek için hareket etmiş. Hareket etmeden önce Cigi, Rez'e dil çıkarmış ve koşarak Digi'nin yanına gitmiş.
Hayalet Dursek: "Yalnız kaldın, ezik."
HİHİHAHAHHAHA
Rez: "Sen de bir sus ve yardımcı ol, bulmama bir işe yara."
Demiş. Beraber Rez'in vahşi hayvan dövüş hocasının ismini aramaya başlamışlar. Ve Yeraltı Asit Okulu'nun içinde asit sınıflarının yollarında Rez'in vahşi hayvanını arıyorlarmış.
Rez: "Buldum, işe yaramaz Hayalet bozuntusu seni."
Hayalet Dursek: "Çok büyük bir iş başardın SANKİ. Hem şuna bak, sanki yazı silinmiş... Kimsenin sevmediği bir hocayı seçmekte sana yakışırdı zaten."
HİHİHAHAHHAHA
Rez: "Kes lan." demiş ve yerdeki kutunun içine girmiş. Kutu aşağı doğru inmeye başlamış. Rez yukarıdan görünmeyecek şekilde olunca asansörün üstü kapanmış. Asansörün içindeki ışıklar yanmış. Asansör 500 metre indikten SONRA kapısı açılmış. Rezi örümcek ağı ve toz tabakası karşılamış.
Rez: Ahhhh, her yer ağ dolu. Karşıda bir mavi ışık var, oraya gideceğiz galiba.
Hayalet Dursek: 10 metre ileride sana yardımcı olmak isterdim ama ben temas edemiyorum. Yani anlayacağın, kendi işini kendim gör.
HİHİHAHAHHAHA
Rez: Sen ne fuzuli bir şey oldun, çıktın başıma.
Hayalet Dursek: Ne yapayım, hayaletim ben.
Rez: Geri dönemiyor muyuz?
DEMİŞ, asansörün içine tekrar binmiş, sağ köşedeki ekrana elini koymuş. Asansörden ses gelmiş.
YETKİSİZ KİŞİ
REZ BİR DAHA ELİNİ KOYMUŞ.
YETKİSİZ KİŞİ
REZ BİR DAHA ELİNİ KOYMUŞ.
YETKİSİZ KİŞİ
REZ ISRARLA BİR DAHA ELİNİ KOYMUŞ.
YETKİSİZ KİŞİ
DURSEK SİNİRLENMİŞ.
Hayalet Dursek: Ne yapmaya çalışıyorsun?
ASANSÖRÜN YEMİN ETMESİNİ Mİ BEKLİYORSUN? ÇATLAK MISIN SEN?
Rez: Şuraya bak, örümcek ağından karşı taraf bile gözükmüyor.
Hayalet Dursek: Yetkili kişi karşı tarafta, hadi oraya git.
Rez biraz önünü temizlemiş. Sağına soluna bakmış. Bir demir çubuğa benzer bir şey bulmuş. Zar zor o mavi ışığa doğru yavaşça ilerleyebilmiş. O mavi ışık yanan bir kapsülmüş; kapsülün ön tarafı ful cam olmasına rağmen içi tozdan gözükmüyormuş. Camın üstü ful toz olmuş, içindeki vahşi hayvan dövüş hocası bile gözükmüyormuş. Kapsülün hemen altında yeşil daire şeklinde bir tuş varmış.
Hayalet Dursek: "Bak şu yeşil tuşa basacaksın."
Rez: "Ah ah, oh ah, biraz dinlenmem lazım, acayip yoruldum."
Hayalet Dursek: "Hadi başla şuna artık."
Rez: "Sen hayaletsin, yorulmadın tabi."
HİHİHAHAHHAHA
Rez: "Gülme, yoruldum zaten."
Demiş, eğilip yeşil tuşa basmış. Kapsülün camı sola doğru açılmış.
TIIISSSSSSSSSSSSSS
DİYE ses çıkarıyormuş ama camın üstündeki toz, cam açılınca hocanın üstüne dökülmüş.
Hoca kapsülden bir fırlamış. Uyandığı gibi hapşırmaya başlamış.
"Aaaaaaaaa HAKŞİ AAAAHAAKŞİ!
BURANIN HALİ DE NE BÖYLE, HERYER PİSLİK İÇİNDE!"
Rez: "Geldiğimizde böyleydi hocam."
"ASANSÖRÜN ÇIKIŞINDAKİ TEMİZLİK TUŞUNU GÖRMEDİNİZ Mİ?"
Rez: "Görmedik ve hala görünmüyor tozdan."
Hayalet Dursek: "Eeeee, ben de dahil miyim?"
"EVET!"
Hayalet Dursek: "Beni görüyor musun?"
"EVET!"
Hayalet Dursek: "Duyuyorsunuz da?"
"EVET!"
Rez: Dursek hocanın yemin etmesi mi lazım illa?
HIRIRRRRRRRIRRRRR
Rez: Bu ses de nereden geliyor?
AH
Demiş hoca bir anda bir köşeye atlamış. Ağzında kocaman bir fare ile Rez'in karşısına çıkmış. Fareyi eline almış.
CatWomen: Kocaman etli yemek, miaaav!
Rez: Hocam, onu yemeyecek misiniz?
CatWomen: Neden? Bu benim için normal bir şey, tatmak istemişim.
Fare: Ciiickciicciiiii!
Rez: Hala canlı!
CatWomen: Tadı orada canım, biraz oynayacağım, korkudan bayılınca yiyeceğim.
Kedi kadın fareyi kuyruğundan tutmuş. Ve asansörün dışındaki temizle tuşuna basmış; tavandan küçük su fiskiyeleri çıkmış. Kedi kadına su gelince birden asansörün içine kaçmış.
CatWomen: İyyyy, su basıldığını unutmuşum ya!
Rez sırtı sıklam olmuş. Her yer ıslanınca küçük küçük robotlar çıkmış. Odayı böcek ağlarından, tozlardan süpürüp çöpe atmışlar ve her yeri bir güzel kurulamışlar; resmen bal dök yala olmuş.
Rez: Hocam!
CatWomen: Evet canım.
Hayalet Dursek: Su dan korkan hocamı olur!
HİHİHAHAHHAHA
CatWomen: Geri zekalı, bu benim doğamda var.
MİAVVVVVVVVVVVVV
BÖLÜM SONU ....
Okur: Ohaaaa, mükemmel bir bölümdü! Bu bölüme notum 9.8.
Yazar: Oooo, o kadar beğendin mi? Artı iki puanı nereden kırdın?
Okur: Birinci puanı bölümün uzunluğundan, ikinci puanı da Rez ve Dursek'in aynı aptallığı yapmasından. Hem bir şakanın ikinci defa komik olacağını nereden çıkardın?
Yazar: Ben komik olacağını düşündüm ama...
Okur: Değil di. Ama Kedi Kadın mükemmel!
Favori karakterim olacak gibi, hele hayaletleri görmesi, duyması çok hoşuma gitti.
Yazar: Evet, gerçek hayatta kediler ve köpekler görünmeyen şeyleri görüyormuş, oradan esinlendim.
Okur: Mükemmel bir detay.
DEVAM EDECEK.....
