14. bölüm · Rastgele numara

Bölüm 14

Mila ...

Kapının tam önüne geldiğimde bir anda Aras önüme çıkınca aniden durmak zorunda kaldım ve...

Bir anda ne olduğunu bile anlayamadan dudaklarımız birbirine değdi.

İkimiz de aynı anda geri çekildik.

Ben Aras'a baktım.

Aras da bana bakıyordu.

İkimizin de yüzünde aynı şaşkınlık vardı.

— ...

İkimiz konuşmadık.

Aras'ın da bunu planlamadığı belliydi. Zaten bir anda önüme çıkmıştı, ben de durunca böyle bir şey olacağını ikimiz de hesaplamamıştık.

Yüzümün yandığını hissediyordum.

Aras konuşacak gibi oldu ama o da ne diyeceğini bilmiyordu.

Sessizdik.

Harika.

Az önce Aras'la kazara öpmüştüm.

Ve şimdi onun yüzüne bakamıyordum.

— Ben gidiyorum.

Yanından geçip sınıftan çıktım.

Arkamdan Aras'ın sesini duymadım.

Muhtemelen o da ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.

Ben ise koridorda yürürken tek bir şey düşünüyordum.

Az önce gerçekten ne oldu?
Önüme aniden çıkmıştı yapabileceğim bişey yoktu. Kesinlikle Alya olsaydı ne düşünüyorum ben ya of Melis. Yürü uzaklaş buradan. İnşallah kimse görmemiştir. Kameralar. Yürü Melis yürü ne düşünüyorsun sen,kim neden baksın yürü.
İlerledikçe koridor uzuyordu sanki. Çıkışa vardığımda babamın arabasını gördüm. Babam beni fark etti ve elini sallamaya başladı. Of hayır ya. Ne güzel zamanlama.
- Bana sen erken gelmişsin yokmuydu işin senin.
- olsun kızımı almaya gelemeyecek miyim? Ayrıca cümle kuramıyorsum beni gördüğüne çok mu sevindin?
- Ben mi yok ya hahaha şey aman evet seni görünce ben şaşırdım oldum mutlu yani.
Of Melis anlıcak adam düzgün konuş. Kreşe giden çocuklar gibi daha cümle kuramıyorsun.
- ee gidelim bana neyi bekliyoruz biz.
- tamam kızım geç arabaya geliyorum ben.
Babam okulun içine giriyordu. Öğretmenlerle konuşur ya en fazla herhalde. Babam içeri girerken bende arabanın ön koltuğuna oturdum. Babam içeri girerken Aras çıkıyordu. Beni fark etmesin diye kafamı eğdim. Ama nafile beni çoktan görmüştü. Cama tıklattığında kafamı kaldırmak yerine bişey arıyormuş gibi elimi yere sürttüm. Aaa nerde acaba tokam. Hala cama vuruyordu. Camı biraz aralayıp.
- Babam gelecek şimdi Seki görmesin git Git gitt ya gitt
Camı tekrar kapattım. Aras gitmeye başlamıştı. Ohh inşallah bir açıklaması vardır. Ama çocukta tahmin etmemişti. Aman boş yaptın iyice Melis.

Of.
Düşünme Melis.
Eve gidince unutursun.
Kesin unutursun.
...
Unutamadım.
Eve geldiğimde direkt odama çıktım. Çantamı yatağın üzerine bıraktım ve kendimi yatağa attım.
Tavana bakmaya başladım.
Az önce olan şeyi tekrar düşünmemeye çalışıyordum.
Ama beynim sağ olsun sanki başka yapacak işi yokmuş gibi aynı anı tekrar tekrar önüme getiriyordu.
— Yeter ama!
Kendi kendime bağırdığımı fark edince sustum.
Zaten beynim böyle utanç anlarda çalışır. Offff. Of.
- Melis ne oldu canım.
Annemde duymuştu ne güzel.
- iyiyim anne kitabım sürekli yere düşüyo da ondandır. Yani ondan.
İyice paranoyak oldum sen Melis. Kitaba sinirlenen insanda sen olamazsın herhalde. Aman sinir bu neyse. Bugün annemle babam da bir değişik sanki gördüler. Tamam Spor yapayım. Ders çalışayım unuturum belki. Zil. Biri Zile basmıştı. Of kesin Aras geldi annemler bu kim dicek bende öptüğüm çocuk mu diyeceğim. Saçmalama tabi öyle demiceksin. Sınıfa yeni geldi. Off hayır hayır buda olmaz inanmazlar.
-kızım arkadaşın geldi.
Aras bide kendini arkadaşım diye mi tanıtmıştı?
Kapı tıklatıldı. Korkuyordum. Yüzleşmekten. Utanıyordum. Perdenin arkasına saklandım ve sesimi incelterek gell dedim. Perdeyle yüzümü de kapatarak saklandığımı düşünüyordum.
- Melis nerdesin?
- Nina sen misin?
- yok deden.
- karıştırma dedemi.
Perdenin arkasından çıktım ve ninaya doğru ilerledim.
Nina kahkahalara boğulmuştu.
— Sen neden ay perde hahahah.

— Camdan bakıyordum.

— Perdenin arkasından mı?

— Evet.

— Neden?

— Dışarı bakıyordum işte.

— Perdeyi kapatıp mı?

— Nina uzatma ya. İçeri gelsene.

Nina hâlâ gülüyordu.

— Tamam tamam. Ama sen bugün gerçekten bir değişiksin.

— Ben her zamanki gibiyim.

— Aynen. Perdenin arkasında saklanan her zamanki Melis.

— Saklanmıyordum!

— Tamam, tamam.

Nina yatağın üzerine oturdu.

— Neyse, sana bir şey anlatmaya geldim.

— Ne?

— Okulda bugün...

— Okul deme.

Nina kaşlarını kaldırdı.

— Neden?

— Canım istemedi sadece.

— Tamam, demiyorum.

İyi.

Okuldan bahsetmezsek belki Aras'ı da düşünmem.

...

Tabii ki yine düşündüm.

Aferin Melis.

- ne diyeyim ben o zaman Melis. Neyse Alya hasta olmuş.
- daha sabah bir şeyi yoktu nasıl olmuş.
- bilmiyorum aniden ateşi çıkmış.
- hmm. Güzel Güzel. Aman geçmiş olsun.
-melis sen iyi olduğuna emin misin?
- evet hemde kendimden eminim.
- neyse. Hani Aras var ya-
- sus. Bana Aras okul öpücük deme.
Hayır bunu söyleyerek kendimi ele verdim. Net anladı. Hayırrr.
- ne bi dakika ben bunları neden söylemeyeyim yoksa. Melis sen ne yaptın kanka. Cidden. Ay kız nasıl oldu anlat. Bekle çekirdek alıp gelcem. Nina kapıya doğru yöneldi.

— Dur! Nereye gidiyorsun?

— Çekirdek almaya.

— Nina, çekirdek niye?

— Çünkü burada önemli bir olay var ve ben bunu aç karnına dinleyemem.

— Ortada olay falan yok.

— Var.

— Yok.

— Melis, az önce “Aras okul öpücük deme” dedin.

— Dilim sürçtü.

— Senin dilin niye özellikle Aras ve öpücük kelimelerinde sürçüyor?

— Bilmiyorum.

— Ben biliyorum.

— Nereden biliyorsun?

— Çünkü yüzün kıpkırmızı oldu.

Elimi yüzüme götürdüm.

Gerçekten de yanıyordu.

— Sıcaktan.

— Klima açık.

— O zaman... sıcak bir şey içtim.

Nina birkaç saniye yüzüme baktı.

— Tamam.

— Ne tamamı?

— Hiçbir şey. Sen anlatmaya başlayınca zaten öğrenirim.

Of.

Neden bugün herkes benden bir şey anlamaya çalışıyordu?

Nina kapıya doğru tekrar yürüdü.

— Ben gerçekten çekirdek alıp geliyorum.

— Nina!

— Ne?

— Sakın kimseye söyleme.

Nina sırıttı.

— Önce bir anlat, sonra düşünürüz.
Bugün herkes görmüş gibi babam beni almaya geldi Nina geldi annem ne olduğunu soruyor çıldıracağım. Alya olmayınca Nina başlıyor. Alya kendine benzetmiş kızı iyice.
Şimdilik merak etmeyin diye attım diğer bölüm daha iyi. Bb ,👁️👄👁️