5. bölüm · PROTOKOL 17
BÖLÜM 5- TELEFON
Kapı kapandıktan sonra Derin dosyaya birkaç saniye daha baktı. Ardından kalemi elinden bırakıp sandalyesinde geriye yaslandı. Koridordan bir sonraki hastasının konuşma sesi geliyordu. Derin dosyayı kapattı ve masanın üzerindeki saate baktı. Görüşmeye üç dakika kalmıştı. Koridordan gelen ayak sesleri giderek yaklaşıyordu. Birkaç saniye sonra kapı çalındı.
"Buyurun."
İçeri giren kadın otuzlu yaşlarının ortalarındaydı. Elinde küçük bir çanta vardı. Oturmadan önce odanın içinde kısa bir bakış gezdirdi, ardından karşısındaki koltuğa geçti. Derin dosyasını açtı.
"Hoş geldiniz."
"Hoş buldum."
"Buraya gelmenize neden olan şikâyetinizi kendi cümlelerinizle anlatabilir misiniz?"
Kadın ellerini çantasının üzerinde birleştirdi.
"Son zamanlarda sürekli bir şeyleri yanlış yapıyormuşum gibi hissediyorum."
"Ne gibi?"
"Her şey olabilir. Ocağı kapatmış mıyım, kapıyı kilitlemiş miyim, ütünün fişini çekmiş miyim... Evden çıktıktan sonra geri dönüp kontrol ediyorum."
"Ne zamandır böyle?"
"Yaklaşık sekiz aydır."
"Kontrol ettiğinizde rahatlıyor musunuz?"
Kadın başını salladı.
"Bir süreliğine."
"Sonra?"
"Sonra yine aklıma geliyor."
Derin birkaç not aldı.
"Kontrol etmediğiniz zaman ne olacağını düşünüyorsunuz?"
Kadın bir süre sustu.
"Bir şey olacakmış gibi."
"Ne olacağını biliyor musunuz?"
"Hayır."
"Belirli bir şey değil yani."
"Hayır. Sadece kötü bir şey olacak."
Derin başını salladı. Görüşmenin ilerleyen dakikalarında kontrol davranışlarının günlük hayatını ne ölçüde etkilediğini, işe geç kalıp kalmadığını ve evden çıkmadan önce ne kadar zaman harcadığını sordu. Kadın bazı sabahlar kapıyı beş, altı kez kontrol ettiğini söylediğinde Derin notlarına birkaç satır daha ekledi. Görüşmenin sonuna doğru kadın biraz daha rahatlamış görünüyordu.
"Ben bunun saçma olduğunu biliyorum," dedi.
"Saçma olduğunu bilmeniz, bunu durdurabileceğiniz anlamına gelmiyor."
Kadın ilk kez gülümsedi.
"Çevremdekiler öyle düşünüyor."
"Çevrenizdekilerin ne düşündüğünden çok, sizin bununla ne kadar zorlandığınız önemli."
Görüşme tamamlandığında kadın teşekkür edip odadan çıktı. Derin birkaç dakika odasında yalnız kaldı. Önündeki notları düzenledi, ardından yeni dosyayı açtı. Günün geri kalanında birkaç görüşmesi daha vardı. Öğleden sonra ilerledikçe klinik sessizleşmeye başladı. Dışarıdaki yağmur yeniden hızlanmıştı. Camın önünden geçen insanların çoğu şemsiyelerini açmış, kaldırımda hızlı adımlarla ilerliyordu. Derin son hastasını uğurladıktan sonra bilgisayarını kapattı. Saat yediye geliyordu.
Çantasını alıp odadan çıktı. Sekreteri çoktan gitmişti. Koridorun ışıklarının bir kısmı kapatılmıştı. Asansörü beklerken telefonunu çıkardı. Eve gidince dinlenmek istediğini düşündü. Gün boyunca yaptığı görüşmelerin ardından biraz sessizliğe ihtiyacı vardı. Asansör geldi. Aşağı indiğinde yağmur hâlâ devam ediyordu. Arabasına binip birkaç saniye bekledi. Silecekler çalışmaya başladığında ön camdaki su damlaları birbiri ardına dağıldı. Arabayı çalıştırıp yola çıktı. Şehrin ışıkları yağmurun altında bulanıklaşıyordu. Derin kırmızı ışıkta durduğunda bir an için karşı kaldırımda yürüyen yaşlı bir kadına baktı. Kadın elindeki poşetleri taşımakta zorlanıyor, yanındaki genç adam ona yardım ediyordu. Işık yeşile döndü. Derin yeniden yola koyuldu. O sırada telefonu çaldı. Arayan klinikti. Direksiyondaki elini sabit tutarak ekrana baktı. Mesai saatinin dışında gelen aramaları genellikle açmazdı. Fakat arayan numara sekreterinin kişisel numarasıydı.
Bluetooth üzerinden aramayı açtı.
"Efendim?"
Karşı taraftaki ses telaşlıydı.
"Derin Hanım, kusura bakmayın. Bir şey sormam gerekiyor."
"Ne oldu?"
"Bugünkü hastalarınızdan biriyle ilgili."
Derin'in yüzündeki ifade değişmedi.
"Hangisi?"
Kısa bir sessizlik oldu.
"Murat Bey."
Derin önündeki yola bakmaya devam etti.
"Ne olmuş?"
"Az önce kliniği aradı."
"Niye?"
"Bir rüyadan bahsetti."
Derin kaşlarını çattı.
"Ne rüyası?"
"Bugün gördüğünü söylediği rüyanın artık rüya olmadığını düşünüyor."
Derin birkaç saniye sessiz kaldı.
"Tam olarak ne söyledi?"
Sekreteri cevap vermeden önce tereddüt etti.
"Evde olduğunu söyledi."
Derin birkaç saniye sessiz kaldı.
"Nasıl yani?"
"Tam olarak ne demek istediğini ben de anlayamadım. Önce rüyadan bahsetti. Sonra evin içinde olduğunu söyledi."
"Şu an nerede?"
"Bilmiyorum. Telefonu kapatmadan önce sizinle konuşmak istediğini söyledi."
Derin önündeki yola bakmaya devam etti.
"Numarasını aldınız mı?"
"Evet."
"Mesaj olarak gönderir misiniz?"
"Tabii."
Telefon kapandı.
Derin'in aklından birkaç dakika önceki görüşmenin ayrıntıları geçti. Murat'ın anlattığı ev, sokak, taş duvar ve çiçek kokusu. Bunların hepsi bir rüyanın parçalarıydı. En azından şu ana kadar öyle değerlendirmişti. Telefonu yeniden titredi. Gelen mesajda Murat'ın numarası vardı.
