PRİMORA kitap kapağı

1. bölüm / 1

PRİMORA

Bölüm 1- Taş Tepeler

Vaveyla Yazarı: Nur Aflatun

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: Bölüm 1- Taş Tepeler
  1. 1 Bölüm 1- Taş Tepeler809 kelime · Okuduğun bölüm

Sessizlik vardı.
Ama bildiğim bir sessizlik değildi bu; sesin yokluğu değil,sesin henüz doğmamış hâliydi. Ne karanlıktı ne aydınlık. Bir boşluk değildi ama bir şeylerle dolu da sayılmazdı. Bedenimin olup olmadığını bilmiyordum. Yere basmıyordum, fakat düşmüyordum da. Zaman akmıyor, beklemiyor, yalnızca duruyordu.
Sonra hissettim.Görmeden, duymadan…
Yedi ayrı titreşim geçti içimden. Birisi ılıktı; varlığıyla içimi genişletiyordu. Bir diğeri soğuk değildi ama serin;dokunduğu yeri görünmez kılıyordu. Bir üçüncüsü nabız gibiydi, düzenli ve yorucu. Bir başkası içe doğru çekiyor, ağırlık bırakıyordu. Keskin bir bilinç kıvılcımı geçti ardından; sonra dinginlik ve en sonda sürekli yer değiştiren,tutunamayan bir dalga.
Uzaklardan bir ses geldi. Saat sesi gibiydi ama saat yoktu.Tiktak değildi; daha çok zamanın kendisinin zorlandığı bir gıcırtıydı. Ardından bir fısıltı dolandı boşluğun içinde. Kime ait olduğu, ne dediği belli değildi;ama bana söylendiği kesindi.
Boşluk dağıldı.
Taşların arasında duruyordum artık. Dairesel dizilmiş, göğe uzanan dev taşlar… Üzerlerinde bildiğim hiçbir simge yoktu. Hayvan yoktu, insan yoktu. Sayı yoktu. Sadece anlamı unutulmuş çizgiler. Binlerce yıl önce kazınmış ama sanki dün bırakılmış gibi keskin, sert kanallar.
Taşı tanıyordum. Daha önce fiziken hiç görmemiştim ama hücrelerimin bir hafızası varmış gibi onu tanıyordum. Elimi uzattım.Parmaklarımın ucunda taşın soğukluğunu değil, sanki bir canlının derisini hissettim.Parmaklarım taşa değdiği anda yer sarsıldı. Taş bana doğru değil, benden uzaklaşarak devrildi. Gök gürlemesi yoktu ama zihnimin içinde bir fırtına kopuyordu. Çığlıklar yoktu ama binlerce insan bilmediğim bir dilde,aynı anda fısıldıyordu.
İrkilerek uyandım.Birkaç saniye algımın yerine gelmesini bekledikten sonra bilgisayar başında uyuyakaldığımı anladım. Ekranın mavi ışığı, odanın loşluğunda gözlerimi acıttı. Kalbim maraton koşmuş gibi hızlı atıyordu.Göğsümde garip bir sıcaklık vardı; rüyanın etkisinden değil de, sanki içeride bir yerde küçük bir kor parçası unutulmuş gibi.
Yerimden kalkıp sendeleyerek pencereye gittim. Kanadı hızla itip açtım. Sokaktan gelen uzak korna sesleri ve alt kattaki komşunun televizyon gürültüsü, az önceki o “doğmamış sessizliği” bıçak gibi kesti.
Güneşbatmak üzereydi. Gökyüzü soluk bir gece için hazırlanıyordu. Ama odamın birköşesi hâlâ aydınlıktı.Yıllardır ara ara aynı rüyayı görüyordum. Her defasında farklı bir titreşim, farklı bir fısıltı... Ama o dairesel taşlar hep oradaydı.Bir zamandan sonra bu tuhaf rüyaya anlam aramaktan vazgeçmiştim. Bilimsel bir zihinle kendimi telkin ediyordum: “Sadece okuduğun makalelerin bilinçaltındaki yansıması, Yıldız. Hepsi bu.”Zihnimi toparladığımı hissedince pencereyi kapatıp çalışma masama döndüm. Literatür taraması yaparken açtığım onlarca sekmeyi kapatmaya başladım. Tam o sırada, sağ alt köşede bir bildirim belirdi. Yeni bir mail.Konu başlığını gördüğüm an, göğsümdeki o kor parçasınınparladığını hissettim.
Konu: Taş Tepeler Projesi – Araştırma Ekibi Katılımınız Hakkında
Sayın Yıldız ÇINAR
Tarafımıza iletmiş olduğunuz başvuru dosyanız ve halen yürütmekte olduğunuz prehistorya yüksek lisans çalışmanız, Taş Tepeler Projesi bilim kurulu tarafından incelenmiştir. Erken Neolitik dönem ritüel alanları üzerine odaklanan araştırma konunuzun, Göbeklitepe ve çevresindeki taşyapıların yorumlanmasına katkı sağlayabileceği değerlendirilmiştir...
Mailin son satırlarını okurken dünya etrafımda yavaşladı.“Araştırmacı statüsüyle katılımınız uygun bulunmuştur.” Cümlesini defalarca,kelime kelime kontrol ettim. Bir yanlışlık, bir isim benzerliği, bir tarih hatası aradım ama yoktu.Gelen sevinç dalgası öyle aniydi ki, bilgisayarı kucağımaalıp ayağa kalkmaya çalışırken sandalyeyi arkaya doğru devirdim. Gürültüyle birlikte odanın kapısı hızla açıldı. Ev arkadaşım Ezgi, elinde bir mutfak havlusuyla içeri daldı.“Yıldız! İyi misin? Bir şey mi oldu?”Cevap veremedim. Sadece titreyen ellerimle bilgisayarın ekranını ona doğru çevirdim. Ezgi, kaşlarını çatarak satırları sessizce okudu.Gözleri büyüdü.“Oha! Taş Tepeler mi? Ciddi misin sen?”“Evet,” dedim, sesimdeki şaşkınlık yavaş yavaş birkabullenişe bırakıyordu yerini. “Kabul edilmişim. Gerçekten gitmemi istiyorlar.”Ezgi bir çığlık atıp boynuma sarıldı. “Biliyordum kızım!Sana dedim, o kadar çalıştın, o kadar makale taradın. Senden iyisini mi bulacaklar? Şuna bak, Necmi Karul bizzat yazmış!”“Ben... benden ümidimi kesmiştim Ezgi,” diye mırıldandım,hala ekrana bakarken. “Üç ay oldu. Diğerleri çoktan gitti.”“Demek ki en iyisini sona saklamışlar. Ay hadi, yemeğe çağıracaktım seni zaten, şimdi bu kutlanır! Gel, içeride detayları anlatırsın.”Ezgi saçlarını savurarak neşeyle odadan çıktı ama ben yerimden kıpırdayamadım. Rehberden danışmanım Mürsel Hoca’nın numarasını buldum. Telefon ikinci çalışta açıldı. Haberi verdiğimde, o her zamanki ağırbaşlı ve ölçülü tonuyla konuştu ama cümlenin arasındaki o babaç gülümsemeyi duydum.“Bekliyordum,” dedi Mürsel Hoca. “Bu konu seni oraya zaten götürecekti Yıldız. Bazı çalışmalar masada tamamlanmaz. Taşın sesini duyman gerekir.”Lojistik detaylardan, kendisinin de kısa süre sonra sahada olacağından bahsettikten sonra kapattık. Son olarak babama kısa bir mesaj attım: “Baba, kazı onayı geldi. Urfa yolu göründü bana.”Telefon ekranını kapattığımda odanın sessizliği yeniden üzerime çöktü. Ama bu kez rüyadaki gibi tekinsiz değildi; yaşayan, genişleyenbir sessizlikti.Göbeklitepe.Bu kelime benim için hiçbir zaman sadece bir koordinat yada bir “mekan” olmamıştı. Okuduğum ilk makaleden, gördüğüm ilk fotoğraftan beri orası bir “hal” gibiydi. Taşlar bana hiçbir zaman sadece mimari birer yapı gibi görünmemişti. Daha çok bekleyen şeyler gibi... Söylenmiş ama yarım bırakılmış,binlerce yıllık bir suskunluk.Bilgisayarın başına tekrar oturduğumda ekranın köşesindeaçık kalan makaleye baktım: “PPN-A Döneminde Sembolizm ve Stilistik Aktarım.”Az önce rüyamda dokunduğum o “anlamı unutulmuş çizgiler” sanki makaledeki teknik çizimlerin arasından bana göz kırpıyordu.“Kısa süreli,” diye fısıldadım kendi kendime. Sadece bir saha deneyimi. Kendimi buna inandırmam gerekiyordu.Ama kalbimdeki o garip tanıdıklık hissi, daha önce hiç gitmediğim o toprakların beni çoktan tanıdığını söylüyordu.
Not defterimi açtım ve yeni, bembeyaz bir sayfaya o maddeyi ekledim:
— Göbeklitepe saha sezonu hazırlıkları.
Altına başka hiçbir şey yazmadım. Şimdilik bu yeterliydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 1beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18