1. bölüm / 3
PençeGiriş: kül
Bölümler 3Şu an: Giriş: kül
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tarih: 18.02.2025
Saat: 02:47
Konum: Kuzey Irak / Avaşin Bölgesi, Geçici Üs Bölgesi
“Ulan Harun, çayın içine ne koydun? Nefes aldıkça içim yanıyor.”
“Komutanım bu bildiğin yakıt. Yakıyor ama dinç tutuyor.”
Herkes güldü.
Emre hafifçe sırttı, sonra Ali’ye göz attı.
Ali dürbünle uzakta bir kayayı izliyordu.Sessizlik çöktü. Ama bu sessizlik korku değil, alışkanlıktı.
“Yarın dönersek, Adana mı Urfa mı?”
“Kebap varsa ikisi de olur,” dedi Harun.
“Ama ilk sıra kadayıf.”
Ali dürbünden kafasını çevirmeden ekledi:
“Önce kadayıf, sonra cennet... Şehit olacaksak midemiz tok olsun.”
Emre döndü:
“Oğlum sus. Şehitlik ağızdan çıkmaz. Gelirse gelir. Lafı edilmez.”
O an herkes sustu.
Rüzgâr da sustu.Telsizden Harun’un sesi duyuldu:
“Doğu hattında 3 temas. Sessiz ilerliyorlar.”
Emre'nin yüzü ciddileşti.
“Herkes mevzisine. Sessiz mod. 5 dakika gözlem.”Askerler dağıldı.
Ve sonra gökyüzü yırtıldı.
Saat: 02. 55
“Komutanıııııııııııııııııııım BOMBAA!”
Ses çığlığa dönüştü, ardından her şey patladı.
Emre’nin kulakları sağır oldu, taşlar göğsüne saplandı, bacağı altında kaldı.Gözleri bulanıktı. Telsizi buldu.
“SESİMİ DUYAN VAR MI?! ALİ, HARUN, CEVAP VERİN LAN!”
Parazit.
Sonra bir fısıltı:
“Komutanım…”
“Ali! Nerdesin oğlum?! Hayattaysan ses ver!”
“Komutanım… üç şehidimiz var… ben… ağır… hakkınızı helal edin…”
“ne helali! Nerdesin lan?! NERDESİN SÖYLE!”
Cevap yok.
"helal olsun aslanım..."
Arkadan M4 sesleri yükseldi.
Kurşun, barut, bağırış…Emre gözlerini son kez araladı.
Bir kadın sesi:“Temizlendi komutanım. Bir yaralımız var!”
Sonra karanlık.
5 saat sonra – Askerî Hastane, Şırnak
Emre gözlerini açtı.
Tavan tanıdıktı ama sessizliğin içinde bir çığlık vardı.Gözleri kapandı.
Ali’nin sesi geldi…
“Komutanım… hakkınızı helal edin…”
Sonra Harun’un kahkahası, çayın dumanı…Patlama tekrar tekrar oldu.
Emre yatakta bağırdı:
“ALİ! HAYIR! GİTME LAN!”
İçeri hemşireler girdi, biri iğne hazırladı.
“Yatırın! Şimdi!”
İğne koluna saplandı.
“HARUUUUN! GÖZÜNÜ SEVDİĞİM—
”Sonra bayıldı.
İkinci kez.
1 Gün Sonra – Şırnak Tören Alanı
Alay sessiz.
4 tabut, üzerlerinde ay-yıldız.
Arkada ağıtlar.
Anneler sırayla tabutlara kapanmış.
Bir tanesi, Harun’un annesi:
“Oğlum sana çorap getirdim… üşümesin ayakların…”
Bekir’in babası yerde diz çökmüş, dua ederken ağlıyor.Ali’nin küçük kardeşi, tabutun yanında taş gibi durmuş.Emre uzakta, elleri arkada, gözleri kıpkırmızı ama ağlamıyor.Albay yüksek sesle anons etti:
“Şehit P. Uzman Çavuş Ali Dursun
Şehit P. Onbaşı Harun Kaya
Şehit P. Sözleşmeli Er Mehmet Arslan
Şehit P. Sözleşmeli Er Bekir Doğan”
Emre sessizce diz çöktü.
Sağ elini toprağa bastı.İçinden geçti:
“Sizi unutan olursa, ben hatırlatacağım.
Kanınızı yerde bırakmayacağım.
Her nefesim sizin için olacak.
And olsun.”
3 Gün Sonra – Karargâh
Alay Komutanı odasına çağırttı.
Emre yürüyerek girdi.
İçeride bir adam daha vardı: Sert yüzlü, keskin bakışlı bir subay.Albay söze girdi:
“Orada gösterdiğin duruş… her askere nasip olmaz. Timinin hatırasını taşımaya devam edeceğine inanıyorum.”
Yanındaki subayı gösterdi:
“Yüzbaşı Efe. Pençe Timi’nin komutanı.”
Emre sessiz.Yüzbaşı bir adım attı, göz teması kurdu:
“Hazır mısın?”
Emre gözlerini kaçırmadan yanıtladı:
“Her zaman komutanım..."
Bölüm etkileşimi
