15. bölüm · Peki ya sen

.Gecenin sırrı.

Doğan Cann

Hayat denen yolda çoğu zaman kendimize gelmek içindir adımlarız. Oysa kendimize gelmek için attığımız her adımda, kendi benliğimizden bir parçayı kaybederiz. Ve bu benliğimizden verdiğimiz kayıpları, her yol ayrımına geldiğimizde hissederiz. Kimimiz eski neşesini kaybetmiştir, kimimiz ise sırtını güvenle yaslayabildiği bir dağın toza dönüşüne şahit olmuştur. Sizce de zor değil mi, her şeye rağmen ardınızda bildiğiniz ve her zaman varlığını size hissettiren insanların, güneşin batışı gibi birdenbire yok olmasına şahit olmak?
Gün batımı çoğu insana romantik gelir fakat bu, herkes için geçerli olan bir şey değildir. Mesela güneşe hayran bir insan için batışı, bir nevi felakettir. O kişinin korkusu güneşi kaybetmek değildir. O kişi, geceyle baş başa kalmaktan korkar çünkü karanlıkta acılarına gardını alamaz insan.
Ben, küçüklüğümden beri geceye hep farklı bir açıdan bakmışımdır. Çünkü gece, bana göre sadece karanlıktan ve ay ışığından ziyade, insanı yutmaya çalışan bir girdaptır. Sebepsiz yere yıldızlara bakarak hayaller kurarsın. Yıldızlar karanlıkta o kadar güzel aydınlatır ki zihnini, kurduğun hayale bütün umutlarını yatırırsın. Ama unuttuğun bir şey vardır: Gece, yıldızların altında kurduğun hayaller, sabah gün ışığında gerçekleşmesi imkânsız bir hâle geliyor.
Sonra ne mi oluyor?
Bir yerden sonra her şeyi anlıyorsun. Dönen çarkın neden ses çıkardığını öğreniyorsun ve hayata başka bir pencereden bakıyorsun. Yeni hayatına hoş geldin, dostum. Artık yıldızlar senin karanlığında boğuluyor,
ay gökyüzünü terk ediyor.
Sen artık siyahın en koyu tonusun. Artık başka renkler ve yeni zevkler senin için anlamsız geliyor.
Senin artık tek hayat felsefen, öleceğin güne kadar kendin için, kendi derinliğinde tahsis edilen daracık bir mahzende ömrünün sonuna kadar başkalarının mutluluğunu dev ekranda canlı izlemek.
Lakin her imkânsızlığa rağmen, bu trajik senaryodan kurtulabilmen için bir yol var. Öyle bir yol ki, sonuna yetişebilirsen tüm bu yaşananlar senin için sadece kötü bir mâziye döner.
PEKİ, NEDİR BU YOL?
“UYANMAK.”