27. bölüm · ÖSYM hep sordu
ÖSYM Hep Sordu-27
"Güzelim uyan hadi "dedi Boran.
Asyayı sahura kaldırmaya çalılıyordu.
Asya mızmızlanarak tavşanına dahda sarıldı .
"Asyam hadi ama "dedi Boran.
"Uykum var "dedi Asya.
"Yemeğini ye öyle uyu güzelim hadi kalk "dedi Boran
Asya mızmızlana mızmızlana kalktı yatakdan.
" ben çaya bakacağım Asya kalk gel bak geri yatma "dedi Boran.
Asya gözlerini bile açmadan kafasını saladı.
Boran çayı masaya koyup asyaya seslendi "Asya gel hadi "diye bağırdı.
Asya kucağında tavşanla gözlerini zar zor açarak solana giriş yaptı.
Boran asyanın saclarının kabarmış haline yüzünün parlayışına kısık kısık açık olan gözlerinin kapanışını hayranlıkla izliyordu .
Asya yavaşca borana yaklaşıp kafasını göğüsüne dayadı .
Boran asyanın bu hareketine tebessüm ederek ellerini asyanın beline doladı ve saclarına öpüçük kondurdu .
"Uykucu uyanmış "dedi Boran.
Asya kafasını salamakla yetindi ve ayrılıp masaya geçti .
Kolarını masanın üzerine koyup kafasını koydu .
" uykucu uyanmak istemiyor "dedi gözlerini kapayarak.
Boran masaya bir kaç bir şey daha koyup "az kaldı güzelim 4 gün çabuk geçer "dedi Boran.
Boran geri tezgaha dönerken kapı çaldı .
"Ben bakarım canım sen yemeği hazırladın zaten "diyerek ayaklandı asaya ve kapıya ilerledi .
Gözlerini kısarak kapıyı açtı tam seçemiyordu ama kucağında bir kızla adam ve yanında bir kadın vardı.
"Kim gelmiş güzelim korumalar dan birimi "diye seslendi Boran.
Asya görmesede "şey buyrun "dedi kenara çekilerek .
Çiçek karşısında tavşan pijamalı ve elinde tavşan klan kıza samimi bir gülümseme sundu ama kızın gördüğünden şüpheleniyoru.
Kısmış gözleri ,okkalı burnu ve hafif kabarık siyah sacları ile güzeldi .
"Ayca "diye seslendi mavi.
Boran duyduğu sesle kapının oraya geldi.
"Abi "dedi şaşkınlıkla.
" sanada ,ha çekilin la bir elimde anamın verdi sepet bir elimde bu zili yoruldum "dedi demir .
Abisi azatın olmasada kendisinin biraz göbeği vardı.
"Ben yüzünü yıkasam iyi olacak "dedi Asya ve kapının ordan ayrılıp lavaboya ilerledi.
Masa hazırdı hülya hanımın yaptığı börekler çökerler oh maşallah maşallah sorma bir hayli dolmuştu .
Asya hayla gelmeyince Boran ayaklandı .
"Nereye "dedi demir .
"Asyaya bakacağım "dedi Boran.
"Gelin hanıma bir şey mi oldu gözler falan "dedi demir kafasını salayarak .
" yorugun o ondan uykusu var gecede geç yatınca "dedi Boran küçük koridora girerek .
Demir kaşlarını kaldırarak karısının kolunu kolu ile dürtü .
"Duyuyormusun millet gece geç yatıyor sen beni odaya bile almıyorsun "dedi demir .
"Sus demir "dedi çiçek kesin bir şekilde .
Demir masadan bir salatalık alıp karısını yan yan baktı .
"Gözlerim ağrıyor tam açamıyorum "dedi Asya yüzüne bir kez daha soğuk su çarparak .
"Ağlarsan olacağı bu sana ağlama diye bulunamı diyorum "dedi Boran asyadının yüzünü elleri arasına alıp gözlerine baktı .
"Sahuru yaptıktan sonra uyuyur güzelim o zaman açısı geçer hem yarın resmi nikah var "dedi Boran.
"Benim elbisem yok hih ayakkabıda yok benim hiç bir şeyim yok ki "dedi Asya omuzlarını indirerek .
"Nasıl yok haa tabi sen uykucu olduğun için hiç gardıroba açıp bakmadın herşey hazır ve nazır güzelim "dedi Boran asyanın anlına dudaklarını bastırarak .
"Teşekkür ederim canım "diyerek sevinçle boranın yanaklarını öptü Asya.
"Bir sorun çıkmayacak değilmi "dedi Asya .
Korku .
En büyük düşman .
"Ailene haber verecekmisin "dedi Asya ardından da .
"En baş yemek sonrada bu sorularının cevabı güzelim "dedi Boran.
Asya ile Boran salona geri döndüğünde mavi tavşanla oynuyor çiçek ve demir ise küçük bir tartışmaya girmişti bile .
" kusura bakmayın az önce tam uyanamamıştım hoşgeldiniz "dedi Asya.
Çiçek demirle tartışmayı bırakıp oturduğu yerden kalkıp Asyaya sarıldı "Ne kusuru canım asıl siz kusura bakmayın biz habersiz geldik ayrıca hoşgeldin ailemize "dedi çiçek .
Asya ailemize lafını duyduğunda içinde sıcaklık hiseti .
Mutlu oldu .
Aile .
Dünyanın en güzel şeyi .
"Hoşbuldum ailenize "dedi Asya çiçeğe sarılarak .
"Hadi hadi daha sonra sarılırsınız şimdi yemek vakti "dedi Boran maviyi kucağına alarak.
Mavi amcasına gelince amcasının kucağına ayaklanıp yanağına bir öpüçük kondurdu .
"Amcam "diyerek boranda mavinin yanağına öptü .
Asya boranın yanına geçti ve maviye göz kırptı .
"Pyencec gelmiş "dedi mavi asyaya bakarak .
"Evet geldim "dedi Asya.
"Zor oldu ama getirdim " dedi Boran gülümseyerek .
"Prenc prencecini aldı "dedi mavi .
"Evet prens prensesin aldı "dedi Boran.
"Kızım "dedi demir şaşkındı asyayı kendinden önce kızı mı öğrenmişti.
"Sen Asya yengeni daha önce gördün mü " dedi demir .
"Evet göydüm konuşuyk biz prencecle "dedi mavi.
Sohbet öyle akıp giti .
.
.
.
"Boran neden abine söylemedin nikahı "dedi Asya .
Yatakda uzanmışlar sohbet ediyorlardı daha doğrusu Asya soruyor Boran cevaplıyordu.
" Güzelim ben öyle istedim "dedi Boran nefes vererek .
"En azından senin ailem olsaydı "dedi Asya.
"Karım biz aileyiz zaten sen ve ben iki kişilik güzel bir aile belki bir gün ailemiz genişler orasını Allah bilir tabi ama bizde elimizden gelen cabası gösteririz "dedi Boran .
"Boran "dedi Asya sesi titrekti.
"Bir süre ailemizi genişletmesek olmaz mı "dedi Asya.
"Biz ne zaman istersem o zaman caba gösterelim asyam olmaz mı "dedi Boran.
Asya boranın göğüsüne daha da sinerek "Olur "dedi .
Sabaha erken başlanmıştı Asya tatlı yapmayı çok severdi ve de pastaları erken yapıp dolaba koymuştu.
Kısa bir duş alıp gardırobu açtı .
Beyaz tül bir elbise Şahan idi.
Etek kısmında mavi güller asyanın en hoşuna giden yerdi .
Asya odana çıktığında kapıda bekleyen boranla karşılaştı .
"Söyleyek kelime bulamıyorum "dedi Boran.
Asya gülümsedi .
Yankları al al olmuştu .
"Sende çok yakışıklısın "dedi Asya.
Boran arkada buran elini öne getirip mavi gülerler yapılmış bir gelin çiçeği uzatı .
"Sadece sana yakışıklı olduğum gibi sadece sanayımda güzelim bir tek sana "dedi Boran.
Asya gelin çiçeğini alıp gülümsedi .
Kokladı .
Çok güzel kokuyorlardı .
Güzel bir hayat kokuyorlardı .
Boran kolunu uzatı asyada aldı kabul eti .
Dört kişilik olan masa süslenmiş püslenmişti .
Nikah memuru masamın başına oturmuş herzamanki gibi kırmızı cübbesi ile damat ve gelin hanımı bekliyordu.
Küçük koridoru geçip salona geldiğimde çift Boran asyanın sandalyesini oturtdurdu sonrada kendi oturdu .
"Gelin hanım adınız soy adınız "dedi genc memur hanım.
"Asya tözün "dedi Asya.
"Damat bey adınız soy adınız "dedi memur hanım .
"Yiğit boran cihangir "dedi Boran.
"Asya hanım hastalıkta sağlıkta iyi günden kötü günde yiğit boran beyi kocasına kabul ediyormusunuz "dedi memur hanım .
"Evet "dedi Asya.
"Yiğit boran bey hastalıkta sağlıkta iyi günde kötü günde Asya hanımı karılığa kabul ediyormusunuz "dedi memur hanım .
"EVET "dedi Boran sesi olduğundan fazla çıkmıştı .
Bir kaç korumadan ve barandan oluşan topluluk vardı salonda .
Şahitler ise hamid ve barandı .
"Sizlerde kabul ediyormusunuz " dedi memur hanım .
"Evet " "Evet "dediler baran ve hamit .
"Öyle bende sizi Belediyemizin bana verdiği yetkiye dayanarak sizi karı koca ilan ediyorum " dedi memur hanım.
Evlilik cüzdanını gelin hanıma uzatı .
Boran cüzdanı alıp asyaya döndü .
Asyada gülümseyerek borana döndü "evliyiz "dedi Boran.
"Daha öncede evliydik "dedi Asya.
"Soy adın "dedi Boran.
"Asya cihangir "dedi Boran.
"Karımsın resmiyetdede "dedi Boran.
"Kocamsın resmiyetdede "dedi Asya gülümsüyordu .
Boran yaklaşarak asyanın anlına küçük bir buse kondurdu .
Bu anı kayıtlar altına alan ise barandı .
Geceyi sibeli ile geçirmiş sabah karşıda konağın arka kapısından çıkmıştı .
Ah birde ne öğrensin zahir yılmaz .
Boranın ve kendinin arkadaşı boranla eski olsalardı kendi ile değillerdi sık olmasada araşıyorlardı .
Sibel çok güzel resim çizerdi elbise ayakkabı katı manzara ... takı tasarımlarını zahit abisine atmıştı bir gün bakması için zahirde o gün sibele bir teklifte bulunmuştu .
Kendisi için çizim yapması teklifi .
Sibel burdan çizimleri yapıp e posta ile gönderiyordu zahir ise fotoğrafları ustalara gönderiyor birbirinden eşsiz parçalar oluşturuyorlar dı .
Sibel bunu dün gece baran söylemişti ama abisine nasılsın söyleyecek di ?
Söyleyecekmiydi ?
Boran şirkete ikindi vakitleri uğramıştı o sırada Asya ise yemekler yapıyordu.
Fırında pişen patırcan kebabı iki tepsi idi .
Fırında yapılan lahmacun ve salata vardı Asya şuan ise içli köfte yapıyordu.
Boran dışını hazır etmişti Asya ise içini hazır etmişti marketten aldıkları cips tarhana ilede tarhana çorbası yapıyoru iki tencere ocakta pişiyordu.
Asyanın yanında olan Mustafa ise hanım ağa yengesi ne derse onu yapıyordu .
"Oldumu yenge "dedi mustafa açtığı yufkayı göstererek .
Asya gülümseyerek Mustafa baktı yüzü gözü un olmuştu ama o hayla inat ediyor davul fırında pişeçek olan kendinin 3. Aslında 6 . Tepsiyi yapıyordu.
"Oldu yengem oldu hadi onu fırına ver artık " dedi Asya.
" maşallah bana " dedi mustafa gülerek .
"Maşallah maşallah " dedi Asya ...
"Yenge bu bitmeyecek gibi " dedi mustafa içli köfteye geçiş yapmıştı.
"Offf Evet ya bende fısıldayan başladım " dedi Asya.
"Hamid abini evliydi değilmi " dedi Asya gülümseyerek.
"Arayayım mı " dedi mustafa .
"Ara ara çabuk ara yoksa meze falan hayal olacak " dedi Asya.
"Alo " dedi mustafa .
...
"Yengelerin en tontişi ne yapıyorsun " dedi mustafa .
...
"Boran ağanın kafasını ile tanışmak istermisin ?" Dedi mustafa.
...
"Arabaya yolluyorum bıcırı al ve gel " dedi mustafa .
...
"Hafi hadi kapat " defi mustafa.
"Kusura bakma yenge biraz şey yaptım ama " dedi mustafa.
"Yok canım ne kusuru " dedi Asya.
Asya pencereden baktığında elinde mor bir çocuk çantası diğer elinde ise 4-5yaşkarında kız ile gelen karnı hafif şiş olan sarıya calan saçlı kadını gördü ve ona benzeyen kız çocuğu ile geliyordu
Arkasından gelen iki koruma ise tencerde ve tepside bir şeyler getiriyordu .
Asya gülümseyerek kapıyı açtı .
"Hoşgeldiniz " dedi Asya.
"Ay hoşbulduk ama burası sıcakmış biraz " dedi gülfem .
" ocak ve fırın çakışıyor belki ondan olabilir buyrun "dedi Asya içeri işaret ederek .
"Ay canım kusura bakma hemen sıcak dedim ama ben sıcağa gelemiyorum şey birde çocuk olunca hiç gelemiyorum " dedi gülfem karnını ovalayarak.
" ne kusuru buyrun mustafa rica etsem camları açarmısın "dedi Asya.
Küçük kız utangaç bir şekilde eve girdi annesinin yanından ayrılmıyordu .
Mustafayı görünce gülümsedi mustafa daha önce hamid gile gitmişti vede bu küçük hanımla çok iyi anlaşıyordu.
"Bıcırık "dedi mustafa zeynebe gülümseyerek.
"Musti "dedi Zeynep utangaçlık buraya kadardı.
"Dayı kız dayı " dedi mustafa.
Musyfağa gülfeme baktığında şaşkına döndü.
Karnı ,yeni bebek ...
"Offf çok güzel gözüküyor " dedi gülfem fırından yeni çıkmış patırcan kebamına aşık gözlerle bakarak .
"İstersen ye hem tadınada bakmış olursun "dedi Asya.
Mutfakda gülfemle tek başınalardı .
"Ayy sana ayıp olmasın "dedi gülfem .
"Ne ayıbı canım hem sen iki canlısın ye ye " dedi Asya gülfeme bir tabak hazırlayıp boranın annesi gile gidecek olan tepsiyi fırına sürdü ...
İftar vakti yaklaşıyordu korumalar bahçeye masaları kurmaya başlamıştı .
Asya bahceye çıkıp bir korumayı eve gelmesini söyledi
"Buyrun hanımım "dedi koruma tekin .
"Adınız nedir "dedi Asya .
"Tekin Efendim "dedi tekin.
"Tekin bey bunları cihangir konağına götürürmüsün "dedi Asya masanın üzerinde duran bir tepsi bir tencere bir kek kutusu ve saklama kabında duran kurabiyeleri göstererek .
"Boran ağama haber vermeliyim hanımım "dedi tekin.
Boran ağanın kesin emri vardı ne olursa olsun herşey ama herşey ona haber verilecekti.
"Gerek yok tekin Boran ağanın haberi olmasa da olur "dedi Asya sesini sert çıkmıştı.
"Hanımım Boran ağam -" tekin cümlesinin sonunu getiremedi.
"Boran ağana yalan yanlış şeyler söylememi mi istiyorsun telin "dedi Asya bunu yapmazdı ama Boran dan habersiz yapmak istiyordu ailesine yaptığı yemekleri göndererek aralarında bir bak kurmaya çalışıyordu .
Özeliklede annesi ile .
Kendi annesinden sevgiyi nadir görsede boranın annesinden sürekli görmek istiyordu .
Onu kabul etsinler sevsinler istiyordu ...
Asya koşarak arabadan inen borana koşup sarıldı .
İki saatlik dediği iş 4-5saate kadar uzamıştı .
"Güzelim "dedi Boran asyanın sacına küçük öpüçükler bırakarak.
"Hoşgeldin "dedi Asya kafasını kaldırarak boranın gözlerine baktı .
"Hoşbuldum hanım "dedi Boran asyanın anlına dudaklarını bastırarak.
"Hanımın yer seni "dedi Asya bol bulunarak .
Boran ise duyduğu şey karşısında en baş afalamış ardından da çalınca gülümseyip biraz ileride duran iki korumaya bakmıştı .
Boran elinin birini asyanın beline dolayıp ormanın içine doğru yürütü .
Asya kafasını kaldırmıyordu utanmıştı .
Dışından demişti değilmi.
Boran onu kaçırdı kaçıralı bir şey yapmamıştı .
Has daha öncede yapmamıştı ya .
Yani müdür odasını saymasak.
"Karıcım "dedi Boran .
Asya ses vermedi .
"Hanım "dedi Boran.
Asya yine ses vermedi .
"Kız "dedi Boran asyanı gıdıklayarak .
Asya belindeki eli tutarak güldü.
"Az önce ne dedin "dedi Boran.
" Ne demişim "dedi Asya.
" sen daha iyi biliyorsun bir daha söyle bakayım "dedi Boran.
"Bilmiyorum ne demişim "dedi Asya.
"Hep bunu yapıyorsun "dedi Boran pat diye .
"Söyleyip benim kafama koyuyorsun sonrası yok "dedi Boran.
Asyanın konuşmasına izin vermeden de arkasını döndü .
"Ne oldu az önce "dedi Asya kendi kendine ağacın birinin üzerinde bilme şeklinde duran sincapla göz göze gelmesi bir oldu .
Boransa asyanın gelmediğini hissedip arkasını döndüğünde bir ağacın tepesine baktığını gördü .
Asyanın yanına gidip bacaklarından tutup kaldırdı.
Sırtına atmadı .
Asya hızla ellerini boranın boynuna doladı .
"Ne yapıyorsun ya "dedi Asya .
"Karımı kucağıma aldım "dedi Boran.
"Boran -" " düşmeyeceksin sakin ol "dedi Boran.
Asya kafasını boranın omzuna koydu.
" düşürmesin bilirim kocam bey güveniyorum sana "dedi Asya.
"Bir daha söyle bakayım "dedi Boran.
"Hanımın yesin seni "dedi Asya yüzündeki gülümseme Boran içinse paha biçilmez di.
"Nikah elbiseni gece giysene "dedi bir anda .
O elbiseyi kendi seçmişti kendi dolaba yerleştirmişti kendi gitdirmesede çıkartmak istiyordu.
İftar yapılmış herkez oturmuş filim izliyorlardı.
Boranla Asya en arkada oturmuş söz de filimi izliyorlardı .
Asya elini boranın bacağının üzerine koyup Altan Altan boranı izlemeye devam etti .
Boran bacağının üzerindeki hareketliliği hisetiğinde Asyaya baktı.
Kafasını eğip burnunu asyanın burnuna sürtü .
"Güzel karım "dedi Boran.
"Yakışıklı kocam "dedi asya Boran gibi fısıldayarak .
Asya yaklaşıp boranın dudaklarının üzerine kendi dudaklarını yavaşca bıraktı .
Boranda dudaklarını aralayıp asyanın üst dudağını dudakları arasına aldı .
Ayrıldıklarında ikiside birbirini izlemeye devam etti ...
"Bo-boran "dedi Asya.
Filim bitmiş herkez geri işinin başına dönmüştü .
Boranla asyada eve geçmişlerdi .
"Canını mı acıtım " dedi Boran asyanın boynunda ısırdığı yeri öperek .
Asya boranın kucağında biraz geri çekildi ve boranın yüzünü gördü .
"Hayır sadece "dedi Asya ve boranın gömleğinin iki düğmesini açtı .
"Söylemek istedim "dedi masumca .
Boran asyanın belinden çekip burun buruna gelmelerini sağladı .
"Asya ,asyam ,karım ,güzelim, mavim ikinci kez "dedi Boran içli bir nefes vererek "Korkuyorum ikinci kez asyam "dedi Boran.
"Neden korkuyorsun "dedi Asya kısık çıkan sesiyle .
"Seni incitirim diye korkuyorum canını yakarım diye korkuyorum be kızım "dedi Boran asyayı kendine daha da çekerek .
" Korkma canımı yakmıyorsun, incitmiyorsun "dedi Asya ve ellerini boranı yanaklarına koyup dudaklarını birleştirdi .
Gece onlar için eşsiz bir şekilde ilerledi .
Her adımları akılarındaki bir kötü anı sildi her birleşmeleri gelecek adına umut doluydu.
Tabi
Yalanlar ve sırlar hariç .
Hayla yalan vardı.
Aşkın olduğu gibi.
Bölüm sonuuuuuu.
Beğenmeyi ve görüşlerinizi belirtmeyi unutmayın .
Aşka inanmayan ben ve aşk kitaplarım wşdlnde fx fjslelhxne.
Yazdığım karakterde bir erkek varsa ağa olmasa daha iyi ben ağa bozuntusuları çekememde her neyse yazdığım gibi erkek varsa telefon numaramı yazacağım .
Adam olun lan .
Sizleri seviyoreee
Okurummm
