Yanlış Anlaşılmalar

Vaveyla Yazarı: Azra Gürbüz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: Yanlış Anlaşılmalar

Bugün o gündü, yıllardır beklediğim gün. Mezuniyet günü! Vakit kaybetmeden yıllardır benim yanımda olan biricik dostum Alara'yı aramam lazımdı. Çünkü hala bir elbise seçememiştim. İki elbise arasında gidip geliyordum.
-Aloo! Biricik kankam nasılsın?
-Ne oldu Elis mezuniyete yetişmem lazım
-Canım benimde yetişmem lazım ama elbisem yok!
-Ne, ne demek elbisen yok şurda mezuniyete bir buçuk saat kalmış çabuk at bana seçenekleri!
-Ay çok sağol canım kankam benim.
Telefonu kapatıp yatağa attım ve hemen dolabımdan elbiseleri aldım. İlk elbise kırmızı uzun bir elbiseydi ikincisi ise benim en çok içime sinen kızıl saçlarımla çok daha güzel gözüken siyah mini elbiseydi. Telefonumu alıp elbiseleri tek tek Alara'ya attım. Anında mesaj geldi:
-Kızım sen ciddi misin tabii ki siyah elbise giydikten sonra hemen fotonu at bakalım!!
Sonuna öpücük de bırakmıştı. En çok istediğim elbiseyi seçtiği için çok mutlu olmuştum. Hemen elbiseyi giydim ve akşamdan bigudiye sardığım saçlarımı açtım ardından aynanın karşına geçip fotoğrafımı Alara'ya attım. Tekrar mesaj geldi:
- OHA kızım oha çok güzel olmuşsun ben sana diyim herkes eşini bırakıp senin yanına gelecek!!
Bu mesajla çok mutlu olmuştum. Hemen mesaj attım:
-Sağol bebeğim eminim sende çok güzel olmuşsundur sen de bana atıyorsun giydiğini!
Telefonu kapatıp makyaj masama geçtim. Açıkçası makyaj yapmayı çok seviyorum. Bazen üzüldüğümde makyaj yapmak beni mutlu ediyor. Fakat bugün nasıl bir makyaj yapacağımı bilmiyordum. Sıradan bir makyaj olmasını istemiyorum ama abartı olsunda istemiyorum ama artık bir yerden başlamak lazımdı. Yüzümü biraz nemlerdikten sonra hafif bir kapatıcı sürdüm yüzümü aydınlatıcı sürdükten sonra göz kapaklarıma Beyaz simli bir far ve eyeliner çekip maskara sürdüm. En son ise dudak kombomu yaptıktan sonra çantamı hazırlamaya başladım. Tam o sırada kapım çaldı gelen babamdı. Hazır mısın diye soracağını düşünmüştüm çünkü birlikte gidicektik. Annem vefat etmeden önce bana söz vermişti her mezuniyetinde yanında olacağım demişti fakat annem vefat ettiği için sözünü tutamadı babam bana ben onun yerine annemin sözünü tutacağını söylemişti.
- Ah, baba sen mi geldin bende yanına gelecektim hazır olduğumu söylemek i-
-Elis ben gelemeyeceğim.
-Ne? Neden gelemiyorsun bana söz vermiştin!
-Kızım bende çok isterim ama işten çağırdılar gitmem lazım abin Kerem götürecek.
-Kerem mi götürecek? Neden şimdi o da senin sözlerini mi tutacak?
Son sözümü söyledikten sonra çok ileri gittiğimi babamın bakışından anlamıştım.
-Özür dilerim, anlık bir sinirle söyledim.
-Anlıyorum bunu yapmamam gerekirdi ama elimde değil. Unutma her zaman seni seviyorum ve gurur duyuyorum.
-Bende seni seviyorum.
-Abin arabada bekliyor kendine dikkat et.
Başka birşey diyemeden odadan çıktı. Keremden neredeyse nefret ediyordum çok gıcık biriydi. Belki de 12 yıl abim olmadığı için abiliğin bu olduğunu bilmiyordum. Derin bir nefes alıp dolabımdan beyaz stellettolarımı alıp kapıya gittim orada Aysel abla ile karşılaştım. O benim üvey annemdi ama her zaman bana bir abla gibi davranırdı. Yanıma gelip bana sarıldı.
- Canım kendine dikkat et tebrik ediyorum seni Kerem seni okulun çıkışında bekleyecek.
- Ah, teşekkürler Aysel abla .
Topuklularımı giyip kapıyı kapattim ve evin önündeki Siyah Mercedes'e doğru yürüdüm. Arabanın içindeki adamı görünce gözlerimi devirip arabaya bindim.
-Günaydın da mı yok Kızıl?
-Günaydın Kerem, oldu mu?
-Oldu çok güzel oldu.
Bıyık altindan güldüğünü fark ettim fakat bir şey demedim. O anda bir bildirim geldi. O anda Alara'yı tamamen unuttuğumu fark ettim hemen mesajları açıp neler attığına baktım. Sarı saçlarıyla çok güzel duran bir beyaz bir elbise giymişti hemen çok güzel olduğunu yazdım ve telefonu kapattım. Yol boyunca dışarıyı izledim ve yaklaşık 20 dakika sonra okula geldim. Tam arabadan inecektim ki Kerem kolumdan tuttu ve konuşmaya başladı.
- Burada bekleyeceğim dikkat et ve çok güzel olmuşsun.
-Tesekkür ederim.
-Kızardın mı sen?
-Ah hayır ne alaka?
-Peki öyle olsun. Buarada eşin var mı bakalım varsa da kim?
-Ha, bune şimdi abilikte kıskanma seansı mı?
-Tabii ki de hayır, belki abinle dans etmek istersin.
-Bilmiyorum düşünmem lazım eğer cevabım evet olursa buraya gelirim.
-Bir dakika düşünme seansın sarışın arkadaşına sorma seansın mı?
-Ah nereden bildin, neyse gitmem lazım!
Arkamdan dikkat et dediğini duydum. Neden çok güzel olduğumu söylemişti ki? Ayrıca kızardığımı söylemişti ben utanmış mıydım? Bunları düşünerek okulun içine girmiştim. Okulda beni bekliyen Alara ile karşılaştım ona arabada konuştuğumuz Kerem'le konuştuğumuz her şeyi anlattım.
- Kızım sen iyi misin tabii ki dans teklifine evet demelisin! Ayrıca benide hatırlamış bu çok büyük bir adım.
-Bilmiyorum teklif olursa ki büyük ihtimalle olmayacak düşünmem lazım.
-Teklif olmayacak mı? Sen deli misin kendini gömüyorsun sanırım. Şimdiden bakmaya başladılar bile Elis!
-Belki de sana bakıyorlardır?
-Ah şaka yapiyorsun SANİRİM. Mine'nin flörtüne baksana o da mı bana bakıyor?
Ah Alara! Benim kimsenin flörtüyle işim olmazdı ki!
-Kızım saçmalama adı üstünde "Mine'nin Flörtü".
-Yani?
Gözlerimi devirerek sınıfın yanındaki tuvalete gittim. Rujum şimdiden dağılmıştı. Rujumu tazeledikten sonra tuvaletten çıktım. Sınıfın kapısının önünde Mert ile Deniz bekliyordu . Onlar tüm sene boyunca çok yakınlardı ve hala da birlikte takılıyorlardı.
Mert bana dönerek konuşmaya başladı:
- Selam Elis şey dicektim çok güzel olmuşsun.
-Ah teşekkürler Mert sende öyle.
-Ne demek, şey biraz dışarı çıkalım mı konuşuruz daha mezuniyetin başlamasına yarım saat var.
Ah ne Mert Deniz'den ayrılıp benimle mi konuşacaktı? Cevap vermeden Alara'ya döndüm fakat o çoktan Deniz'le sınıfın oradan uzaklaşmaya başlamışlardı. Bu demek oluyor ki Mert'i kabul edecektim.
-Peki biraz konuşabiliriz.
-Tamamdır! Önden buyurun.
Açıkçası Mert'e herhangi bir duygu beslemiyordum. Bahsettiğim şey sadece sevgi değil nefret de beslemiyordum. Yani sadece aynı okulda okuduğum bir çocuk olarak görüyordum. Bahçeye çıktığımızda okul çıkışına doğru baktım ve Kerem hala orada duruyordu. Ben yine neden onu merak etmiştim? Neyse onu boş vermem lazımdı ama Alara'nın dediklerinden sonra, aman boş vermem lazım artık!
-Bahçenin ne tarafına geçelim? Bence en arkaya geçelim çünkü...
Kerem ile göz göze geldik. Bana bakışlarıyla bu kim der gibi bakıyordu yani sorgular gibi. Bende gözlerimi devirdim ,neden karışıyordu ki?
-Elis?
-Ah, efendim.
-Diyorum ki nereye geçelim.
Nereye geçiceğimizi bilmiyordum ama yumruğmu ona geçirmek istiyordum! Anlamak istemiyordu herhalde.
-Ah şey senin dediğin yere geçebiliriz.
-Olur!
Açıkçası nereye gittiğimiz bilmiyordum ve merak da etmiyordum. Fakat okulun içinde bir yere gelmiştik. Evet, nereyi dediğini hatırlamıyordum ama bahçede bir yer olduğunu hatırlıyordum.
-Ee Mert nereye gidiyoruz?
-Bayılacağın bir yere.
Tanrım ne diyordu bu! Sıkılmaya başlamıştım. Sabah Kerem ile konuşurken daha çok eğleniyordum. Ve evet okulun yangın merdivenlerinin yanındaki depo gibi bir odaya gelmiştik.
-Mert neden burası mesela?
-Sana bir şey söylemek istiyorum Elis beni en azından iki dakika dinleyebilir misin?
Ne, umarım sadece dans teklif eder,ama bunu sınıfta da teklif edebilirdi!
-Tabii dinlerim.
-Bak sadece iki senedir tanışıyoruz ama ben seni gördüğümden beri kendime hakim olamıyorum,çok güzelsin, çok narinsin,çok zarifsin... Ben seni çok seviyorum ve bunu inkar edemiyorum. Şey Elis,benimle çıkar mısın?
Evet doğru tahmin etmiştim. Onu kabul etmeyecektim,onu sevmiyordum.
-Ah çok tatlısın ama ben seni sevmiyorum yani seviyorum da arkadaş olarak sadece, maalesef kabul ed-
Üzerime atladı, daha doğrusu dudağıma! Anın şokuyla iki saniye geri çekilemedim fakat iki saniye ardından onu üzerimden hızlıca ittim. Kafasını dolaba çarptı ama az bile olmuştu. Ne yapıyordu,neden böyle bir şey yapma gereği duymuştu?
-Ne yapıyorsun Mert!
-Elis bak ben çok özür dilerim, nasıl telefi edebilirim?
Affedersiniz ama bu çocuk mal mı? Ben anlamıyorum da.
-Buradan siktir olup giderek!
-Ha,tamam.
En mutlu gününde böyle bir şeyin olması sinirimi bozmuştu ama sakin olmam gerekiyordu. Saçımı telefon kamerasından bakıp düzelterek kapıyı açtım. Tam çıkacaktım ki bu seferde Alara ile bahsettiğimiz "Mine'nin Flörtü" Kenan geldi.
-Ah bende sana bakıyordum Elis.
-Neden ki?
-Şey, dans için. Çok güzel olmuşsun buarada.
Ah deliricem. Şimdi oradan ne kadar şımarık olduğumu düşünüyor olabilirsiniz ama onları tanısanız öyle düşünmezsiniz.
Ama artık karar vermem gerekiyordu. Kerem mi? Kenan mı? Of ikisini de sevmediğimi söyleme gereği duymuyorum ama yalnız kalmak da istemiyorum. Ne yapicam! Biraz düşündükten sonra kararımı zorda olsa vermiştim.
-Kenan öncelikle teşekkür ederim ama bir eşim var.
Evet,Kerem'i seçmiştim.
-Ah tabii o şanslı kişi ile tanışmak isterim. Neyse görüşürüz.
Tam gidiyordu aklıma takılan o soruyu sormaya karar verdim.
- Kenan bir bakar mısın?
-Tabii ki.
-Mine'ye ne oldu?
-Şey aldatmış beni o kadar.
-O kadar mı?
-Evet.
-Peki, neden ben?
-Bilmem...
Arkasını dönüp gitti. Neler oluyordu? Telefonumdan saate baktım saat 13:25'di. Yani 15 dakika kalmıştı. Hemen Kerem'in arabasına doğru yürümeye başladım. Sanki hissetmiş gibi bana bakmaya başladı. Arabaya vardığımda ön koltuğa oturdum.
-Ne oldu, yoksa benim küçük Kızıl'ımı kimse dansa davet etmedi mi?
-Birincisi ben senin falan değilim ikincisi hayır dansa davet eden iki kişi oldu hatta biri bana çıkma teklifi etti!
Bunu neden söylemiştim ki ne gerek vardı?
-Ne? Kim etti?
-Bu kim diye sorguladığın çocuk.
Oh daha da batirdin aferin gerçekten Elis!
-Tipinden belliydi.
Son söylediğini sanki kendi kendine konuşuyormuş gibi söylemişti.
-Neyse geliyor musun dansa?
-Ah tabii benim küçük Kızılım yalnız mı kalsın?
8 kelimelik bir cümlede "benim küçük Kızılım" kelimelerini bastırarak söylemiş olması sinirimi bozmuştu. Ben gozlerimi devirirken o sırıtmaya başladı. Arabadan indigimizde bana elini uzattı ama tutup tutmama konusunda kararsız kaldım. Kararsızlığımı fark etmiş olacak ki istersem belimden tutabileceğini de söyledi ama ben sıkıntı olmadığını söyleyip elini tuttum. Biz okula yürürken size biraz Keremden bahsedeyim.
Kerem, 24 yaşında ve bir doktordu. Bende doktor olmak istiyorumdum bunu aile içinde söylediğimde bana "beni örnek al derdi" bende dalga geçerdim. Ben bunları anlatırken okulun bahçesinde Kerem ile oturuyorduk. O sırada yanımıza Alara geldi.
-Aa merhaba Kerem abi!
-Merhaba , şey..
Alara'nın ismini unutmuştu! Komik gözüküyordu. Alara bunu anlayınca hemen onu düzeltti.
-Alara.
-Merhaba Alara.
Selamlaşmadan sonra Alara yanıma oturdu. Deniz ile ne yaptıklarını sordum;
-Ne yaptınız Deniz ile?
-Kızım deniz mükemmel bişey!
-Alara bak yanlış bir şey yapmadım dimi, saçın başın dağılmış.
-Birkaç öpücük sadece boşver. Siz Mert ile ne yaptınız geldiğinde kafasını tutuyordu.
Bunu dediğinde Kerem'e baktım merakla ne diyeceğimi bekliyordu.
-Boşver sonra anlatırım.
-Hadi ama Elis!
-Alara lütfen.
Tam o anda Kerem;
-Bende merak ettim Elis söyler misin?
-Tamam tamam söylüyorum bana çıkma teklifi etti ve bende kabul etmediğini söyleyecekken dudağıma yapıştı bende onu hızlıca ittim o anda da kafasını demir dolaba çarptı bu kadar oldu mu?
-Öptü mü?
-Evet Alara,ama izinsiz.
-Birde izinsiz öyle mi? dedi Kerem, gerilmişe benziyordu
-Araba da neden söylemesin Elis?
-Böyle bir şeyi söyleyip tat kaçırmak istemedim.
-Araba da ne yapıyordunuz ki?
Alara! Böyle bir şeyi birde imalı imalı söylemesi beni çok sinirlendirmişti.
-Alara tabii ki de bir şey yapmıyorduk sadece öz-
Ben konuşurken yanımda kıs kıs gulen biri vardı. KEREM! Neden bu kadar hoşuna gitmişti ki?
-Tamam Elis anladım. Mezuniyetin başlamasına az kalmış gel biz bir tuvalete gidelim.
Başımı sallayip ayağa kalktım. Kerem'e ise ön bahçeye gitmesini oraya geleceğimi söyledim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

66okunma 24beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18