Okuldışı kitap kapağı

1. bölüm / 2

Okuldışı

1-Her şey birincilikle başladı

Vaveyla Yazarı: Eylül su Yalçın

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 1-Her şey birincilikle başladı

YAZAR NOTUBu kitapta yer alan kişi, kurum, kuruluş, olay ve mekânlar tamamen hayal ürünüdür. Gerçek kişi, kurum, kuruluş ve olaylarla olan benzerlikler tamamen tesadüfidir.Kitapta yer alan karakterlerin düşünceleri, davranışları ve yaşadıkları olaylar kurguya dayanmaktadır.

🏐

Okuldışı

1-Her şey birincilikle başladı.

Alarmın sesi odadaki sessizliği böldüğünde,gözlerimi zorlukla araladım.

Elimi komodinde bir kaç dakika gezdirerek telefonu aldım ve alarmı kapattım. Bir kaç dakika boyunca boş boş tavanı izlemiştim.

Saat, 06.45’ ti.

Uyumak istiyordum bu yüzden yorganı üzerime çekip gözlerimi kapattım. Fakat bir kaç dakika sonra alarm yeniden çalmaya başladı.

“Tamam, kalktım.”

Yataktan çıkıp perdeyi açtım. Sabahın serin rüzgârının yüzüme vurmasıyla, gökyüzünün tam olarak aydınlanmadığını fark ettim.

Sokağı izlemeye dalmıştım. Arabalar vızır vızır geçiyor karşı apartman ışık üzmeleri süzülüyordu.

Sokağı boşverip aynanın karşısına geçtim. Kahve saçlarım uykudan dolayı dağılmıştı. Kahve gözlerim ise uykumu alamadığım için şişmişti. Hazırlanmayada cidden çok üşeniyordum.

“Bugünlük böyle olsun.”

Saçlarımı tarayıp hafif bir makyaj yaptım be aşağı inip kahvaltı yapmaya başladım. Tam ağzıma yeni bir salatalık atacaktımki aklıma bugünkü deneme sınavı geldi.

Deneme….

Ve tabiki Kayra Salkım.

Okulun birincisi,

Ben ise ikincisiydim.

Ailem ve arkadaşlarım ikinci olduğumu duyunca bunun ne kadar iyi olduğunu söylüyordu. Evet bende bunun farkındaydım. Ancak mesele iyi ya da kötü olmam değildi.

Ben artık birinci olmak istiyordum.

İkinci değil.

Ve bunu Kayranın önüne geçerek yapabilirdim.

Daha fazla bunu düşünmeden kahvaltımı yapıp evden çıktım.

Okula yürürken kulaklığımı taktım. Hava serindi ve sokaklar yavaş yavaş doluyordu.

Okulun kapısından içeri girdiğimde koridorlar çoktan hareketlenmişti.

Sınıfa çıkıp çantamı sırama bıraktım ve pencerenin yanındaki sırama oturup bir süre dışarıyı izledim.

Sınıfın kapısının açıldığını duyduğumda başımı kaldırıp kapıya baktım.

Kayra, Tuna ve Ayaz.

Kayra’nın mavi gözleri sınıfta dolaşırken bir an benim kahvelerimle kesişti.

Bir kaç saniye bakıştık. Sonra aynı anda bakışlarımızı kaçırdık.

Onu gördüğümde aklıma sadece rekabet geliyordu.

Zilin çalmasıyla başımı sıraya yasladım. Tam uykuya dalıyordumki Kayranın sesini duydum.

“Eee Parlacık bu deneme batırıyor musun yoksa?”

Sinirlenmiştim ama sinirlenince şive yaptığım için karşılık vermedim.

Tam tekrar konuşacakken hoca sınıfa girdi.
Denemeleri dağıttı. Deneme başladığında sınıftaki tüm sesler kesilmişti.

Kâğıtların hışırtısı ve kalem sesleri dışında hiçbir ses duymuyordum.

Sorulara odaklanarak çözüyordum.

Bir süre sonra dışarıdaki her şeyi unutmuştum. Aklımda sadece sorular vardı.

Sınav bittiğinde derin bir nefes aldım.

Sonuçlar daha belli değildi ama içimde garip bir heyecan vardı.

Öğle arası bahçeye çıktım.

Güneş biraz yükselmiş, ağaçların arasından süzülen ışıkları yere küçük gölgeler bırakmıştı.

Bir banka oturup telefonumu açtım.

Tam tiktoğa girecekken telefonuma bir bildirim düştü.

Umay ben ve Kumsalın olduğu grup, “üç silahşör” mesajı açtım.

U~ bugün ne yapıyorsun?

Onlarla konuşmak bana iyi geliyor, beynimi boşaltıyordu. Gülümseyerek cevap verdim.

P~ okuldayım, sen?

Bir kaç saniye sonra mesaj geldi.

U~ bende.

Kaşlarımı çattım. Bugün okullarının olmadığını biliyordum.

P~ senin okulun bugün tatil
değil miydi?

Cevap gelmedi. Endişelenmiştim ama ses etmedim.

Telefonu cebime koydum.

Garip…

Bahçede biraz daha oturdum Umayın mesajı aklımdan çıkmıyordu tam düşünceler dalmışken, arkamdan çok tanıdık bir ses duydum.

“PARLAAA”

Bir an olduğum yerde kaldım.

Bu sesi yıllardır duymamıştım.

Arkamı döndüm. Bahçeye açılan koridorda iki kişi duruyordu biraz daha dikkatli baktığımda,

“Umay? Kumsal?”

İkiside gülüyordu ayaklandım ve onlara doğru koşmaya başladım.

“Ne işiniz var burada?”

Umay kollarını açtı.

“Sürprizz”

Kumsal araya girdi.

“Mesajlardan anlamadın mı?”

Anlamamıştım.

“Hayır.”

Üçümüz sımsıkı sarıldık. Çocukluğumuzdan beri birlikteydik. Sonra farklı okullara gdince görüşmelerimiz azalmıştı. Şimdi onları bu okulda görmek beni inanılmaz mutlu etmişti.

Kumsal etrafa bakınıp başını salladı.

“Okul baya büyükmüş.”

“Alışıyorsun”

“Sen alıştın herhalde?”

“İki yıldır buradayım.”

Tam o sırada arkamızdan erkek sesi geldi.

“Parla, arkadaşların mı?”

Döndüm. Kumral tutamları, uzun boyunu ve mavi gözlerini küçümsercesine süzdüm.

Tuna ve Ayazda yanındaydı.

“Sizene?” Diye sordum aşağılarcasına.

“Merak ettik sadece.”

“Etme.”

Tuna gülmemek için zor duruyordu Ayaz ise Umay ve kumsala dönerek, kibarca merhaba dedi.

Elini uzatarak,

“Ben Ayaz”

“Tuna bende” dedi tuna.

Umay ve Kumsalda kendilerini tanıttılar.

Kayra ise bana bakarak kaşlarını kaldırdı. “Bende Kayra.”

Başımı ona çevirdim göz teması kurmak için başımı geriye atmak zorundaydım.

“Onu zaten biliyorlar.”

Kayra kaşını kaldırdı.

“Bende kendimi tanıtayım.” Dedi.

“Tanıtmasaydında olurdu.” Diyerek gözlerimi devirdim.

“Niye korktun mu?”

Bir an sinirlendim.

“Ula ne korkacam senden?” Şivemi tutamamıştım.

Kayranın şaşırdığını gördüm.

“Sen karadenizli misin?”

Trabzonluydum ama söyleme gereği duymadım.

“Sanane ula?”

Dememle zil çalmıştı.

🏐

Tam dersin ortasında kafama bir kapıt geldi açtım.

“Bugünkü denemede kaç yanlışın var?”
Kayra

Kağıdı buruşturup attım ama bir daha geldi.

“Merak ettim sadece”
Kayra

Dişlerimi sıkarak arkamı döndüm.

“Senin benden başka uğraşacak şeyin yok mu?”

Kayra gayet sakin bir şekilde,

“Seninle uğraşmak eğlenceli.”

“Ula salkım senin benden başka işin yok mu da?”

“Yok ula”

Şaşırmıştım yoksa kayradamı karadenizliydi şivesi benimkine benziyordu.

Çaktırmadan göz devirip önüme döndüm.

Bu sırada Umay ayazın yanına geçmiş gülerek sohbet ediyor kumsal ise tunayla bakışıyordu.

Aslında Ayaz ve Tuna ikisinin zevkine uyuyordu.

Ben ise kayra ile uğraşmayı bırakarak önüme dönmüştüm.

Not tutmaktan veya yazı yazmaktan hoşlanmıyordum ama Kayrayı geçmek için çalışmam gerekiyordu.

Benim notlarım gayet iyiydi. Okul ikincisiydim sonuç olarak. Fakat inatçı tuhum ikinci olmayı kabullenemiyordu kendimi yetersiz hissediyordum.

İkinci olabiliyorsan birinci olma potansiyelimde vardı.

Hocanın tahtaya yazdığı formülleri deftere geçirirken kafama çarpan buruşmuş kağıtla kaşlarımı olabildiğince çattım.

Sinirle arkamı döndüğümde gözlerim hızla kayrayı buldu

Dayak istiyordu.

Gözleriyle ‘kâğıdı aç’ der gibi bir işaret yapınca kaşlarım bu sefer merakla çatıldı.

Bu sırada Umay hocaya çaktırmadan yanıma gelmişti.

Az önce yaşananları görmüş olacakki, benden önce davranarak kâğıdı kaptı.

Heyecanla kağıdı açarken neredeyse elleri titriyordu.

Kağıdı açtığında biçimli kaşları çatıldı.

Başını kaldırıp bana baktığında gözlerini devirdi ve Kayraya döndü. Gözlerinin içine bakarak kağıdı yırttı.

Benim anlamaz gözlerle ona baktığımı fark ettiğinde, yavaşça kılağıma eğildi. Kulağıma fısıldadığı cümleyle aşırı sinirlenmiştim.

“Beni asla geçemezsin parlak ışığım.”

Aitlik eki kullanmıştı ve ben bu zamana kadar hiçbir ekten bu denli nefret etmemiştim.

Ondan gerçekten tüm benliğimle nefret ediyordum.

Sinirle arkamı döndüğümde yukarı kıvrılan dudaklarını gördüm.

Neyseki ben bir şey yapamadan çıkış zili çalmıştı.

Hızla çantamı takıp sınıftan çıktım ve sırtımı duvara yasladım. Çık geçmeden Umay ve kumsal yanıma gelmişti.

Umay kumsala olayları anlatmış olmalıydı zira ikiside arkasını dönüp giden kayraya ters gözlerle bakıyordu.

Onu geçemezmişim öyle bir geçerdimki aklı şaşardı.

Çantasını kapatarak dıları çıkan Ayaza, Umayın ters gözlerle baktığını gördüğümde meraklı bir ifadeyle Umaya döndüm.

“Ne oldu?”

Sinirli bir soluk döküldü dudaklarından.

“Bana senin ve Kayranın çok yakıştığını söyledi bende haliyle seni savundum” dahada sinirlendiğini hissetmiştim.

“O da bana ‘onun tarafındaysan benimle konuşma’ dedi”

Kumsal Ayaza doğru atılacaktıki kolunu tutarak onu durdurdum. Normalde mutlu ve pozitif bir insandı ama konu biz olunca dünyanın en agresif insanı oluyordu.

“Boşverin ya siz buraya nasıl geldiğinizi anlatın bana.”

🏐

Duvara çarpan voleybol topunun bıraktığı tiz ses kulaklarımı doldururken bedenimin biraz daha gevşediğini hissediyordum.

Hayatım bazılarına göre mükemmel olabilirdi ama bana göre bırak mükemmeli güzel bile değildi.

Hem kayrayı geçmeye çalışmak, hem voleybol, hem atletizm

Zorlanıyordum.

Ne yazıkki bazı konularda onun olduğu takımı savunmak zorundaydım. Futbolcu olduğu için okul takımındaydı. Ben ise voleybolcuydum. Bu yüzden o da benim olduğum bir takımı savunmak zorundaydı.

Haftaya maçlar başlayacaktı bu yüzden çok daha fazla yoğundum.

Ensemden terler akana kadar çalışmıştım. Çok fazla terlediğim için eve girer girmez yaptığım ik şey banyoya koşmaktı.

Hızlıca üzerimdekilerden kurtuldum be bedenimi sıcak suyun altına bıraktım.

Düşünceler yine beynime nüfus etmeye başlamıştı.

Sıcak suyun altındayken zihnim boşalıyor her şey daha ağır gelmeye başlıyordu.

Ama asla vazgeçemiyordum sıcak sudan.

İnsan bazen istesede kendine zarar veren bir şeyden vazgeçemezdi.

Duştan çıkıp havluyu bedenime sardım. Çıplak kalmayı sevmiyordum. Kolay üşüyen bir insandım. Birde şimdi sıcaktan çıkmıştım.

Hızlıca üzerime siyah bir tişört altımada kareli bir pijama giydim.

Telefonuma gelen mesajlara baktım. Kimden geldiğini biliyordum.

Umay, kumsal,

Onlardan başkası bana yazmazdı.

Umay-ne yapıyorsunuz heyy

Umay-size bomba dedikodular getirdim.

Merakla kaşlarımı çattığım sırada kumsal yazmıştı.

Kumsal-ne oldiii

Umay-bu kayra var yaa

Kayra mı? Allahım bir tek evimde o yok diye rahat oluyordum. Şimdi evde bile beni rahat bırakmıyordu.

Kumsal-ne yapmış genee

Umay-parla sizin anlaşmanızda özel ders almak yasak değil miydi?

Evet öyleydi.

Parla-evet.

Bunu yazarken aklıma geçmiş düşmüştü. Ne yazıkki onunla çocukken tanışıyorduk.

Geçmiş

Parla henüz beşinci sınıftaydı. Aynı zamanda kayrada.

Parla o zamanda Kayrayı hiç sevmezdi. Çünkü Kayra sürekli notlarıyla parlaya hava atardı.

Yine bir gün kayra, parlaya hava atıyordu.

Parla dayanamayarak elini kayraya uzattı. Kayra ona anlamaz gözlerle baktığında “lise sona kadar, seni ezip geçeceğim” kayra aynen der gibi bir bakış atıp parlanın uzattığı eli tuttu.

“Ama özel hoca vesaire yasak.”

“Tamam.”

“Söz mü?”

“Söz”

Şimdi

Yapmamıştır.

En azından küçük bana saygısı vardır diye düşünüyordum, ama elimdeki fotoğraf her şeyi kanıtlıyordu.

Kayra ve yanındaki önlüklü kadın.

Sözünü tutmamıştı…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

71okunma 14beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18