12. bölüm · Numaradan doğan aşk
11. Bölüm
Media Efnan
EFNANDAN
Gözlerim dolmaya başlamıştı.
Hemen başımı başka tarafa çevirdim.
“Yok,” dedim içimden. “Ağlamayacağım.”
Ne diye ağlayacaktım ki?
Onun için mi?
Hayır.
En azından kendime bunu söylemek istiyordum.
Ama boğazım düğümlenmişti. Gözlerimi birkaç kez kırpıştırdım, belki geçer diye. Geçmedi.
Tam tersine, söyledikleri tekrar tekrar aklıma geliyordu.
Keşke duymasaydım.
Keşke o sözleri hiç okumamış olsaydım.
İnsan bazen bir cümlenin bu kadar can yakabileceğini bilmiyor.
Telefonu elime aldım. Ekranına baktım.
Mesaj kutusunu açtım.
Bir şey yazmak istedim.
“Ben seninle dalga geçmedim.”
Yazdım.
Sonra sildim.
“Beni gerçekten böyle mi düşünüyorsun?”
Onu da sildim.
“Beni çok kırdın.”
Bir süre ekrana baktım.
Sonra yine sildim.
Çünkü ne yazarsam yazayım, sanki kendimi ona açıklamak zorunda kalacakmışım gibi hissediyordum.
Ben neden sürekli kendimi anlatmak zorundaydım?
Bir kere de o anlamaya çalışamaz mıydı?
Telefonu yatağın üzerine bıraktım.
Derin bir nefes aldım ama nefesim yarıda kaldı.
Gözümden bir damla yaş süzüldü.
Hemen elimle sildim.
“Saçmalama Efnan,” dedim sessizce. “Ağlama.”
Ama sesim bile titriyordu.
Aslında ağlamak istemiyordum.
Sadece biraz olsun içimin acımamasını istiyordum.
Belki yarın daha kolay olurdu.
Belki birkaç gün sonra söylediklerini unuturdum.
Ama şu an...
Şu an sadece onun beni bu kadar kolay yanlış anlamasına kırılmıştım.
Çünkü ben ona yaklaşmaya çalışırken, o benden uzaklaşmıştı.
Ve galiba en çok da bunu kabullenmek zoruma gidiyordu.
Başımı yastığa yasladım.
Gözlerimi kapattım.
“Keşke bana bir kere olsun güvenseydin…” diye geçirdim içimden.
Sonra yine gözlerim doldu.
Bu kez kendimi tutmak daha zordu.
Ama yine de ağlamadım.
Çünkü içimde hâlâ küçücük bir gurur vardı.
Ve o gurur bana tek bir şey söylüyordu:
“Bir daha peşinden gitme.”
Ben de ilk defa onu dinlemeye çalıştım.
Yazardan
Efnan Yağızı ne kadar düşünmemeye çalışsada olmuyordu aklından geçen tek şey Yağızın benimle dalga geçiyorsun sözleriydi
Ne kadar haklı çıkarıp affetmeye çalışsada olmuyordu çünkü çok kırılmıştı
Böyle düşünerek olmayacağını anlayınca özlemi çağırmaya karar verdi
"Efnan noldu telefonda sesin kötü geliyordu kim üzdü seni"
"Özlem hoşgeldin"
"Noldu dedim Efnan"
"Bişi olmadı onu nereden çıkardın"
"Bade noldu dedim"
"Otur anlatayım"
"Oturdum anlat hadi Yağız mı üzdü seni"
"Hı hı"
"Ne dedi o şerefsiz"
"Bana dedi ya benimle dalga geçiyorsanya arkadaşlarınla iddiaya mı girdin falan dedi"
"Şaka yapıyorsun demi efoo"
"Maalesef"
"Sakın barışmayı düşünme bade"
"Bilmiyorum kendini affetirirse belki"
"Sen gerçekten iflah olmazsın anneme beş dakika markete gidip geliyom dedim beni bekliyor sakın ağlayayım deme efnan"
"Tamam bacım sen git"
"Ağlamaycaksın tamam mı"
"Tamam Özlem"
"Hadi görüşürüz aşkım"
"Görüşürüz"
Ama çok ağlamak istiyorum dayanamıyorum Yağızın böyle düşünmesine
Gerçekten böylemi hissetirdim ona o yüzden mi böyle dedi
Kalbimi kırmak yerine kendini açıklayabilirdi bana sorabilirdi
Keşke hiç yazmasaydım ona
Belki kalbim bu kadar acımazdı
Biliyorum çok kısa oldu ama kuzenim evlendi o yüzden yazamadım diğer bölüm çokkkkkkkk ama çokkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk uzun olacak
Seviliyorsunuzzzzz
