21. bölüm · Nisa'nın Günlüğü

21 bölüm

Kyunjoon Kim

Yurt dışına mı gideceğiz ben öylesine demiştim şimdi başlıcam bir dakika ben niye düşünmedim Kaan abim yardım eder be he bana yardımcı olur nede olsa düğünde bana yardımcı oldu odama gittim ve telefonumu aldım Kaan abiyi aradım:
-Abi aç şunu.
-Efendim Nisa ne oldu abicim birşey mi oldu?
-Abi yurt dışına gideceğiz birşey yapsan oraya balayına gitmek istemiyorum abi lütfen yardım et abi.
-Sen bana Çınar'ı ver abicim ben haledicem .
-Abi teşekkürler edirim.
-Rica ederim abisinin gülü.
Çınar'ın yanına gittim ve dedimki:
-La Çınar ağacı Kaan abim seni istiyor al .
-Neden istiyor anlaşmış sanmıştım paylonço.
-Kes be al telefonu .
Abim Çınarla konuşurken aklıma bir fikir geldi hemen konuşması bittince ev telefonu aldım ve cafeyi aradım:
-Alo
-Buyur ne istemiştiniz nasıl yardımcı olabiliriz?
-Ali abi ordaysa verebilir misiniz?
-Nisa sen misin?
-Evet benim Nisa Ali abi lazım da onla konuşmam lazım.
-Tabi abicim vereyim.
-Buyurun beni istemişsiniz.
-Ali abi ben Nisa şimdi sana ihtiyacım var da eşim Fransaya gitmek istoyor balayına Kaan abi ile konuşuyorda oranın kötü olduğunu söyler misin?
-Yap etin Nisa kardeşime yardım etmicem de kime edicem he.
-Sağol abi birde size kahvefeye getiriyim orda Sedat abi yada başka biriyle Fransa hakkında kötü konuşsan öyle yardımcı olursun abi.
-Tamam abim sen o işi abine bırak rahat olsun için.
-Görüşmek üzere abi.
Ev telefonu kapattım Çınar bana baktı ve dediki:
-La Nisa sen demiyor muydun yurt dışına gidelim diye he.
-Ben öylesine dedim ciddiye alıcağını nerden bileyim he.
-Off senin yüzünden laf iştim .
-Hadi özür amaçlı seni bir cafeye götürüyüm olmaz mı?
-Tamam .
Evin anahtarını aldım ve arabaya bindik sürdüm Ali abinin cafesine vardığımızda kaş gözle anlaştık. Köşeye bir yere oturduk. Sedat abi geldi :
-Hoşgeldiniz ne istersiniz.
-Sedat Bey !
-Ali Bey gelicem bir dakika müşterilerinin isteklerini alıyorum.
-Ben bir çikolatalı pasta alayım yanında her zamanki içeceğimi alayım Sedat abi.
-Tabiki siz beyefendi.
-Nisa'nın dediği gibi bir pasta ve Nisamdan çocuk alayım.
-La ne diyon eşek .
-Ne istiyorsunuz?
-Tamam ya bir pasta ve icetea alayım.
Ali abi bana gel işareti yaptı.
-Çınar ben birazdan geliyorum.
-Tamam.
Sedat abinin peşinden gittim . Ali abiye baktım ve dedimki:
-Ne oldu abi ?
-La yanındaki hayin ne diyor ?
-Ne diyecek Kopinim Nisadan çocuk istiyor .
-Kim benim kardeşimden çocuk yapacak olan .
-Abi sakin ol biliyon da düğünde gördün mecburen evlendim abi biliyorsun senden uzakda kalmayım diye sana diyom kötüle diye .
-Nisa bula bula bunu mu buldun ya .
-Abi ya zaten off.
-Tamam abicim sen geç biz Sedat abinle haledicem.
Geçtiğimde tatlılar geldi ve konuşmuyor içeceklerimizi içiyorduk Ali abim ile Sedat abi geldi.
Onlar Fransa'yı kötülüyor ben de dedimki:
-Bak adamlarda biliyor artık gitmeyelim.
-Nisa madem gitmeyelim diyorsun neden o zaman orda dedin annemin yanında.
-Çınar bak ben orda öylesine dedim 3,5 yıl yaşadım orda annem abim ve babamla beraber şimdi şakasına dedim ve gitmek istemiyorum.
Çınar bana şaşkın bir şekilde bakıyordu.Neden şaşırdığını anlamış değilim ve şaşkın bir şekilde ona bakıp dedimki:
-Niye şaşırdın Çınar?
-Ben seni tek çocuk sanıyordum.
-Şimdi benim abim var yani sorun olmaz düğünde benim elimi tutan bir genç vardı hatırladın mı?
-Evet hatırladım ve şimdi sinirlenmeye başladım.
-O benim abim şimdi onun kafesindeyiz yani buranın sahibi o.
-Şimdi anladım burdaki adama her zamankinden derken . Nisa ben senin bana öz ailenden bahset kaç kardeşsiniz yada başka abin ya da ablan var mı yada kardeşin bunu bana annem dememişti ben bunca zaman seni tek çocuk sanıyordum doğruyu söyle lütfen.
-Şimdi benim ne kardeşim var yada ablam benim bir abim var ondan başka kardeşim yada ablam yok ve annem bize söylemeden abimi İstanbul'da yaşan babaanneme bırakmış 4,5 yıl babaannem ölünce de hayla orda yaşadı ve İstanbul'a 3 yıl önce taşındık ondan sonrada annem babam boşandı ve siz geldiniz gerisi aynı abimin kafeyi açtığında buraya geldim o zaman o beni hatırladı bende onu öyle sanada demişlerdir diye düşünüyordum yani benim suçum yok.
Bunun üzerine ona karşı tavrım değişmeye başladı bundan sonra onu yavaş yavaş tanıcakmışım evlenmeden önce en azından bir tarzı vardı şimdi değişmişti bunun üzerine yanıma abim geldi ve baktı ve dediki:
-Ne oldu benim kardeşimi beğenmedin bak ufaklık kardeşimin üzersen ben dalarım bunu bil ufaklık.
-Niye beğenmeyim akıllı, yumuşak huylu ve çok güzel ona ben aşığım niye beğenmeyim Ali abi.
Abim ona baktı ve sonra tamam etti ardından parayı ödücekken bir his geldi içime girdi birşey mi olmuştu anlamış değilim. Kafam dönüyordu yere pat diye düşmüştüm ve bir bağışı duydum :
-AMBULANSI ARAYIN LÜTFEN!
Gözümü açtığımda hastane odasında dayadım abim vardı ona baktım ve yanıma yaklaştı saçımı okşadı ve dediki:
-Burdayım abicim korkma ben burdayım.
-Abi bana ne oldu ?
-Tamam prensesim sen sankin ol sonra bakarız.
-Tamam abi.
-Abinin seni için sürpriz hazırladı.
-Ne sürprizi?
-Evde görürsün.
Serum bittikten sonra Çınar 'ı gözüm aradım ama unutmuştum mecburen evlendiğimizi oyuzden birşey demedim ama aklımda şu vardı "Neden benim düştüğümde gelmedi?"Sevmiyorum demi yoksa seviyor muyum? Off bunları düşünürken kapının önünde bağırış geldi:
-KARIM İÇERDE SALINDA YANINA GİDEYİM O ABİSİ OLSADA BENİM KARIM ORADA AÇIN KAPIYI LAN!
Bunu duyunca abime döndüm ve dedimki :
-Biliyorum biraz geç kavuştuk abi ama eşimi almayız yoksa seninle asla konuşmam.
-Öylemi Sinan gelsene abicim.
Çocukluk aşkım gelmişti içeri Çınar sinirli olduğu çok belliydi . Sinan bana baktı ve gülümsedi. Sinan'ın bu kadar yüzsüz olduğunu bilemezdim.Neden bağırmıyordumki Nede olsa Çınar benim için herşeyi yapmaya hazır ben niye ona bunun karşılığını vermeyim. Bana yaklaştı ve bağırmaya başladım:
-İMDAT BENİ KURTARININ TANIMADIĞIM İNSANLAR BENİMLE OLMAYA ÇALIŞIYOR ÇINAR YARDIM ET LÜTFEN!
Kapı açıldı Çınar bana yaklaştı ve kucağına aldı bana baktı ve dediki:
-Ben buradayken sana kimse birşey yapamaz minik kedicik.
Rahatlamıştım arabaya yaklaştık beni bıraktı kapıyı açtı ve bende geçtim. Ona bakıyordum bayılmamin nedeni bilmiyordum. Sabah bakarım ettim bunları düşünürken eve gelmiştik. İçeri girdiğimde küçük çocuk gibi odaya koştum bana bakıyordu ve dediki:
-Ne zaman büyücen sen Nisa ?
-Bilemem ama karım çok ağırlaşmış gibi his var .
-Yok yok o değildir demi?
-Bilmiyorum ve hasta olmadım bu ay.
-Yoksa minik bir evde eğlence mi olucak.
-Bilmiyorum yarın birlikte doktora gitsek olur mu?
-Tamam sorun değil zaten o zaman işim yok.
Ona sarıldım ve dedimki:
-Seni nasıl una bulaşmıştım he.
-Nisa .
-Çınar.
-Bak güzelim sana dokunmaya kıyamıyorum.