Neon Mavisi |bxb kitap kapağı

1. bölüm / 9

Neon Mavisi |bxb

Ep~1

Vaveyla Yazarı: Apollon ~

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: Ep~1

Selamün Aleyküm Hamlet'ler:)

İyi okumalar dilerim~

Amele yanıkları

Bok balığı
Akşam saat kaçta toparlanıyoruz?

İt balığı
Akşama toplanıyor muyuz la?

Kanalizasyon kapağı
Benim niye bundan haberim yok amk?

Tek Normal insan
Susarsanız anlayacağız,am evlatları.Ömür törpüsü gibisiniz aq.

Siz
Olm Gökhan iyiki sende akıl var,çürüyüp giderdim bu mallar arasında.Zavallı gençliğim🤧Neyse,akşam sekizde meydan okuma.Motorlar alın ve piste gelecekler.

Bok balığı
Yine ne anlatıyon şu yamuk türkçenle amk?!

Kanalizasyon kapağı
Gökhan tercüme et şunun dilini.

Tek Normal insan
Akşam saat sekizde motor yarışı var,motorlarımızı alıp her zamanki piste gideceğiz.

İt balığı
Eyw hacı.

Bok balığı
Ulan Teo,ne zaman öğrencen düzgünce konuşmayı malak.Gökhan olmasa bi bok anlamazdık.

Siz
You fucking idiots😤İlgime değmiyorsunuz.
(Çevrimdışı)

Kanalizasyon kapağı
Sanırım harbiden küstü bu defa.

Bok balığı
Siktir et,akşam kucağına atlamasa motorlarınızı bir hafta ben yıkarım.

Tek Normal insan
DKDHSKFJSHSJDLDHZNDHSJD
Bak Çağlar,yıkamazsan seni sikerim:D
Neyse beyler,dağılın hadi.Hocaya yakalanmayalım.
(Çevrimdışı)

Bok balığı
LAN ANANI SATAYIM NİYE HER ZAMAN SİKİLEN BEN OLUYORUM OÇ😡

İt balığı
Uke olduğun için ola bilir mi abi?
fkshdkbsksndjjd
(Çevrimdışı)

Kanalizasyon kapağı
Çağan attı ve gol AHAHAHAKDNSMXNSJHD.
(Çevrimdışı)

Bok balığı
Sizin ben cibilliyetinizi sikeyim götler.Ayaklarıma düşersiniz yakında,sağlık olsun.
(Çevrimdışı)
Görüldü.✔️

~~~~~~~~

"Hadi ama,hala trip mi atacaksın?Bak trip atmaya devam edersen bir hafta motor yıkamaya mahkum olacağım oğlum,hadi az insaf he?"
Sabahtan beri burnunun dibinden ayrılmayan arkadaşına artık tahammülü kalmamışken,gözlerini devirdi son kez.
"İyi ama yeter artık,bunaldım ya.Gökhan,al şunu burnumun dibinden hadi."
Teonun söylenmesine karşılık Gökhan sessizce kıkırdamıştı.Elini Çağların beline dolayıp kendine çekmesi ile esmer çocuk afallamış ama gözlerine baktığı zaman kendini iyice yaslamıştı sevdiği bedene.

Saatin daha sekiz olmasına rağmen,hava şimdiden kararmaya başlamıştı bile.Pist kenarındaki motosikletlerin farları ve bazı tabelaların loş ışıkları aydınlatıyordu etrafı.

Kimisi motorlarının kenarında durmuşken,kimisi de yanlarında getirdikleri kadınlarla sohbete dalmışlardı.Her motor yarışında erkeğe tıpkı bir kene misali yapışan,platin sarısı saçları ve giymeyip direkt çıplak gezseler dedirten parçalar giymiş kadınlar görmek bunaltıcıydı.Üstelik motorlar hakkında en ufak bir bilgileri bile yokken,sadece kız arkadaşları ile birlikte yaptıkları gıybetleri anlatıyorlardı.Yapacak ve anlatacak başka bir şeyleri olmayacak kadar boş kadınlardı çünkü Teoya göre.

Teo çocukluktan beri genel "kadın" tanımına nefret ederdi.Belki de doğduğunda hiç göremediği annesi suçladığı içindi?Ya da babasının her akşam koluna takıp zifiri sarhoşken eve getirdiği kadınlardan tiksindiyi içindi?

Annesi onun gözünde hep günahkar olacaktı,çünkü Teo bu kadar erken,bir anne sevgisi ve şefkatinden mahrum bırakılacak kadar günah işlememişti bile!Tek suçu doğmaktı kendine göre.

Ya babası?Bu konuda pek emin olamıyordu.Babası ve annesine söylenenlere göre bir birlerini sevmiş ve evlenmişlerdi.Annesi İngiliz kökenli olduğu için babası-Teoman Türkiye'deki düzenini İngiltere'de tekrar sıfırdan kurmuştu.Evlendikten 5 yıl sonra o olmuş ve annesinin isteği üzerine bebeklerine Teo ismini vermişlerdi."Tanrının hediyesi." anlamına geliyordu ismi.Tanrı Yaman ailesine yıllardır beklediği o mucizevi hediyeyi bahşederken,babasının elinden almıştı ama onun sevdiği kadını ve bebeğinin annesini.

Eşinin ölümünden sonra toparlanamadı bir türlü.Geceler boyu içti,eve hep farklı kadınlarla geldi.Teoya düzgün bir babalık yapamadı.Fakat asla Teoya bağırmadı,elini kaldırmadı,bir dediğini iki etmedi.Dilediği gibi seçimler yapmasına izin verdi ve neticelerine saygı duydu.

Teo on sekizine bastığı gibi babasına Türkiye'ye babaannesinin yanına gitmek ve orada yaşamak istediğini belirtti.Babası her zaman olduğu gibi buna da karşı çıkmadı.İlk uçakla oğlunu Türkiye'ye gönderdi ve artık neredeyse 1 yılı aşmıştı,Teo İzmir'de büyükbabası ve babaannesi ile yaşıyordu.

Babasını özlüyor muydu?Pek sayılmazdı,çünkü babası ona fazla şefkat göstermemişti her ne kadar arkasında dursa bile.
Tek suçlu gördüğü kişi annesiydi.Eyer annesi onları bırakmasaydı,belki de şu an tamamen farklı bir ailesi ola bilirdi.Kim bilir..

Daldığı derin düşüncelerden arkadaşının ona seslenmesiyle ayrılmıştı.
"Teo?Sana diyorum!"
Gözlerini Gökhan'a dikip dudaklarını yavaşça araladı.
"Ha,özür dilerim dalmışım,ne diyordun?"
"Diyordum ki,yeni katılımcılarımız olacakmış.İçlerinden biri çok fenaymış.Kendisinin ismini bilmiyoruz ama lakabı Ateş.Överek gökyüzünün yedinci katına çıkardılar."
"Eeh?Bundan bize ne?"
Umursamadığını belli eden bakışları ile Gökhanın vereceği cevabı bekledi.
"Bu gece katılımcı olmayacağız,sadece izleyici.Bayrak işi de sende."
"Hmm anladım." Der gibi başını salladıktan sonra gözlerini tekrar piste dikti.Neredeyse tüm katılımcılar yerlerini almış ve bayrağın inmesini bekliyorlardı.Yeni olduğunu belli eden katılımcılara kısa bir göz gezdirdikten sonra adımlarını piste doğru sıraladı.Kenarda elinde bayrak tutmuş kadına soğuk bakışlar attıktan sonra ona doğru uzatılan bayrağı kavradı ve piste çıktı.10 kişinin arasından geçip tam önde durdu.
"Adil bir yarışma olsun.Let's start bitches!"
Kendine özgün aksanı ile söylediği İngilizce kelimenin ağzından çıkması ile pistin dumanlara boğulması aynı anda olmuştu.

~~~~~~~~

"Anasını lan!herif övüldüğü kadar değil,övündüğünün cibilyon katı kadar muazzamdı lan!"
"Gerçekten de öyle.."
Çağanın söylenmesine karşılık sessizce mırıldanmıştı.
Yarışma biteli neredeyse 2 dakika olmuştu.Ateş denilen adam tek seferde rakiplerini eleyerek birinciliği kapmıştı.Şu an her kes pistte yavaştan gitmek için toparlanıyordu.
"Beyler Gökhan'la ben gidiyoruz,Yavuz zaten hepimizden önde çıktı.Çağan,sen de evde söylersin,abim Gökhan'larda diye."
Çağan abisinin söylenmesine karşılık başını sallamıştı.İkiside motosiklete binip,yavaştan uzaklaşırken Çağan Teoya dönmüştü.
"Kanka,hadi bizde yavaştan toparlanalım."
"Okaydir hayatım,ben kaskımı kulübede unutmuşum.Alıp geliyorum bekle beni."
Flörtöz konuşması ile ikisi de sırıtmıştı.Teo böyleydi,flörtöz birisi değildi ama yaptığı tüm haraketler,konuşmaları ve hatta yüzü bile flörtöz bir yapıdaydı.

Çağanı motosikletlerin yanında bırakıp bekleme kulübesine doğru ilerledi.Kulübeye vardığı gibi içeriye iyice göz gezdirmişti.Kaskını bulamaması ile kaşlarını çattı,kaskını burada bıraktığına emindi piste çıkmadan önce.

Eğilip koltukların altına bakmaya başladı,kollarını göğsünde çaprazlayarak.Hava gündüzün aksine fazlasıyla soğuktu.Üzerinde sadece giydiği siyah t-shirt vardı.Crop sayılamayacak kadar uzundu fakat beyaz tenini,belinden yeteri kadar gözler önüne seriliyordu.

Güzel olduğunu kendisi de biliyordu ki,bunu inkar eden kör olmalıydı.Uzun ve sarı dalgalı saçları arasından mas mavi gözleri parlıyordu.Dolgun kiraz dudakları aşırı tatlı gözükürken gözlerinin akıcılığı ile fazlası ile seksiydi.Yapılı bir vücudu olduğu söylenemezdi fakat beyaz tenli ve oldukça ince belliydi.

Güzelliğini kadınlar kıskanırdı..

Kaskını iyice aramaya dalmıştı ki,arkasından boğaz temizleme sesini duyana kadar.İrkildiği gibi hemen ayağa kalktı ve kas katı kesildi.Karşısında az önce bitmiş yarışın kazananı vardı.
"Bir şeyler mi arıyordun güzellik?"
Karşısında Ateşi görmeği beklemediği için donup kalmıştı fakat zayıf yönünü ona asla göstermezdi.Hemde Ateş yarış başladığından beri kaskını çıkarmamıştı,yani Teo onun yüzünü görmemişti.Bu kadar kasmanın gereksiz olduğunu düşündü.Gözlerini kısıp sakin ve kendinden emin bir ses tonuyla dudaklarını araladı.
"Kaskımı buraya bırakmıştım,onu arıyordum."
Aniden ilk önce kendisine uzatılan kaskına baktı ve daha sonra ona baktı.Bir çırpıda kaskını kavradı.Ne diyeceğini bilemiyordu karşısındaki baştan aşağı siyah giyinmiş adama.
"Teşekkür ederim."
"Rica ederim."
Onun bir şeyler söylemesini beklemeden arkasını döndü.Kaskını başına geçirip hızlıca Çağanın yanına doğru adımlarını hizalandırmışken kolunun tutulması ile durmuştu.Başını ona çevirip ne yapmaya çalıştığını analiz etmeye çalışıyordu.Ateş ilk önce kolunu bıraktı,usulca üzerindeki ceketi çıkardı ve Teonun omuzlarına bıraktı.
"Üşürsün,hava soğuk ufaklık.Ve gitmeden önce adın ne?"
"Teo."
Kısaca cevapladı.Bi omuzlarını saran sıcak deri cekete bi de Ateşe kısa bir bakış attı.Bakışları zaten siyah camdan görünemezdi diye düşünürken Ateş aniden ellerini kaskına götürdü ve siyah camı indirdi tek bir hareketle.Bir kaç saniye öylece durduktan sonra boğuk sesini duydu tekrar.
"Şu siyah camlar saklamana yetmez,gözlerin gökyüzündeki karanlığın içinde Ay gibi parlarken.Memnun oldum güzellik.İyi geceler."

~~~~~~~~

Bir kitap bitmeden diğerine atılmam şaka mı:)

Pek açıklama yapmayacağım işte normal hikaye,okuyup göreceğiz gelecekte neler olacak~

Gelecek bölümlerde görüşmek üzere~

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.088okunma 20beğeni 10yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.