Savaş Türk'ün Düğünüdür

Vaveyla Yazarı: Asparagas *

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: Savaş Türk'ün Düğünüdür

Savaş Türk'ün düğünüdür derler. Haklılar.
"Para bizdee, " diyen Metin oldukça eğleniyordu. Savaş Türk'ün düğünüydü.

Fevzi devam ettirdi, "Şöhret bizde. " ellerini iki yana kaldırarak oynamaya başladı.

Metin, Alperen, Kemal ve Zifir alkış tutmaya başladı. Ama gözüme vatan Zifir idi. Zifir çok garip bir şekilde bu dangalaklara katılarak şarkıyı söyledi "Sizde ne var, haydi söyle! "

Hep bir ağızdan devam ettiler, "Para bizde, herşey bizde. Sizde ne var, söyle söyle!" Diye bağırışları dağlarda yankılanıyordu.

Korkmak bir yana dursun, bulundukları durum umurlarında bile değildi.

Fevzi bize döndü. "Komutanlarım, siz de katılsanıza. " Elleri ile hala oynayan malları gösterdi.

"Siktir lan ordan. Biz canımıza susamadık. " Pusu dönüp bana baktı. "Yani en azından ben susamadım. " Göz devirme isteğimi zar zor engelledim. Sonuçta komutanımdı.

Aramızda bir yıldızlık fark vardı ama çok şeyi ifade ediyordu. Ben ondan birkaç yaş küçüktüm ve bu küçümsenecek bir şey değildi. Ben kıçımı yırtsam da ona yetişemezdim. O birkaç yıl, onlarca bilgi birikimi demekti.

"Ben de canımı sokakta bulmadım Komutanım. Emin olabilirsiniz. " Çenemi ona doğru diktim. "Ben bir kadın olabilirim ama sizin sandığınız kadar toz pembe bir hayatım yoktu. Daha çok üzeri tozla örtülmüş bir pembeydi." sinirimi her zamanki gibi içime attım. Gözlerine uzun uzun baktım.

Puşisinin ardından sırıttığını fark ettim. Gülüyor muydu o? Şimdiye kadar hiç güldüğünü görmemiştim ki. Nerden emin olabilirim ben gülüp gülmediğinden.

"Bir sorun mu var Kurşun? " Tek kaşını kaldırarak birkaç adım attı. Aramızdaki mesafe sıfıra inmişti ama durmadı. Geri adımlar attım ama uzun süremedi.
Sırtım ağaç gövdesine yaslanmıştı. "Evet." dedim gözlerimi gözlerine dikerek. Beni sinir etmekten zevk alıyordu. Bu yüzden üç yıldır ondan nefret ediyordum. Askeriyede karşılaştığımız günden beri.

"Nedir o sorun? " Elini kaldırdı. Anlık bir refleks ile gözlerimi kapattım. Ama elini tenime dokundurmadan direkt kafamın yanına koydu.

Yaptığını anladığımda sinirle gözlerimi açtım. "Sen! " sert çıkıştığımı fark ettiğimde derin bir nesef aldım ve boğazımı temizledim. "Yani şey... Sizin, " Eline ve vücuduna baktım. "Yakınlığınız. Biraz daha uzak mı dursanız? " Bu sefer gerçekten güldü. Çok net gördüm. 12 yılın ardından.

"İyi iyi. Hoşuna gitmemeli. Gitmesin. Çünkü ben senin komutanınım. Komutanın altına sadece rütbe için yattığını düşünmesinler." elini vücudu ile birlikte geri çekti. Üzerimden yük kalkmış gibi derin bir nefes aldım. Şimdiye kadar nefesimi tuttuğumu ise yeni fark ediyordum.

"Hangi nedenle olursa olsun, kimsenin altında -her anlamda- kalacağımı düşünmesinler. " sırtımı ağaç gövdesinden ayırdım. "İsterseniz yağ gibi üste çıkıyor diyin, isterseniz egolu diyin ama ben böyle alıştım. Prensibim belli; bir şeyin altında akalırsan ezilirsin! " son kez gözlerin baktım ve Şırnak sınırına doğru yürümeye başladım.

*_*_*_*_*_*_*_*_*_*_

Eve girdiği gibi kendini duşa attı. Şu an hiçbir şeyi kafaya takamazdı. Çünkü saatlerdir kafasında hala anlamlandıramadığı bir emir dönüyordu; üç aylık izindesiniz.

Bunun ne demek olduğundan sadece Pusu ve Kurşun'un haberi vardı. Diğerleri sazan gibi atlamış ve hatta sevinmişlerdi bile.

Ama bu aslında üstü kapalı bir geçici ihraçdı. Tatil adı altında onları görevden uzaklaştırıyorlardı.

Bir hata mı yapmışlardı? Bir sivile zarar mı gelmişti? Yanlış biri mı öldürülmüştü? Şehit mı vermişlerdi de görevden uzaklaştırılmışlardı? Kafası almıyordu.

Bir de üstüne time yeni birisi gelmişti. Bozulmayan tek altılı masa olarak adlandırılan Birim-0 Timi artık yedi kişiydi.

Üstelik kıdemli üsteğmen gelmişti!

Ondan rütbeli bir kişi oldukça yetiyordu. Bir tanesine daha ne gerek vardı?

"Çık artık şu duştan! " diyerek aynı anda bağıran iki erkek sesiyle gözlerini yumdu.

Tim olarak çok geniş ve ferah bir eve yerleştirilmişlerdi. Komutanların kendilerine özel odaları varken diğerleri ranzalı yatak dolu olan odada kalacaktı.

"Biraz daha duşta kalırsan suları keserim Truva! " diye bağıran Pusu'yu duymazdan gelmeyi denedi ama imkansızdı.

Ona bağıranlar tim komutanı Pusu ZİNCİR ve yeni gelen Efgan Kaan SANCAR olmalıydı.

Pusu gür bir sesle bağırırken Kaan pürüzlü ve kısık bir sesle bağırmıştı. Sesi o kadar yoğundu ki, ta içerden banyoya kadar gelmişti.

Sabır dileyerek son kez durulandı ve üzerini banyoda giyinerek dışarı çıktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

63okunma 15beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18