MUSALLAT kitap kapağı

1. bölüm / 2

MUSALLAT

1.bölüm

Vaveyla Yazarı: Yaren Güleri

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 1.bölüm

Keyifli okumalar☘️🤍
--------------‐---‐-------

''Senden nefret ediyorum!'' ''Hayatımı kaydırdım senin şu bok yoluna uyarak.''
Konuşabilirdi,orada ona bağırabilirdi.Ama yapamadı Gökçe.
''Dur,dur!Ne yapıyorsun sen orada?''Büyük,oldukça yüksek bir binanın en üst katındalardı.''Her Gökçe denildiğinde seni hatırlayarak yaşayacağıma,ölürüm daha iyi!''

Bu,Gökçe'nin onu son görüşüydü.Karşısındaki yakın,ama bir o kadar da en uzak kişi ise en yakın arkadaşından başkası değildi.Ellerini iki yana açmış,kendini arkaya,özgürlüğe bırakmıştı.

Çünkü Gökçe'de biliyordu;gerçekten onun adını her duyduğunda ölecek,ruhu esir olacaktı.

Koştu,olabilen en yüksek hızında koştu.Ama yetişemedi.Saymaya başladı içinden;bir,iki,üç....tam 7 saniyede ölmüştü.Her ikiside.

O an bütün dünyanın ışıkları kapanmıştı sanki,her yer karanlık,her yer renksizdi.Dünya dönmeyi bıraktı,güneş aydınlatmayı.Ay artık geceleri ışığı ile umut vermiyordu Gökçe'ye.Kanadı kırılmıştı.Belki de kendi kırmıştı kanadını.

Ankara'nın soğuğunu hissetmedi bile o an.Oysa ufak bir rüzgarda bile burnu kızarır,soğuğu tüm kemikleri ile hissederdi.
Koşarak aşağıya indi.Merdivelerden inmesi kırk yıl gibi gelmişti ona.Korkuyor,dizleri titrediğinden iki basamakta bir düşüyordu.Apartmandan çıkmayı başardığında tek üşüyen yerde yatan,Kahverengi saçlarının yerini alın aldığı,gözlerinin sonsuza dek kapatmış,Betül'dü.
Senin suçun Gökçe.Sen yaptın.Onu sen ittin.Sen de en az onun kadar ölmeyi hak ediyorsun.Amacın neydi?Sen insanları sevmiyorsun diye onu neden peşinden sürüklemiştin?Sen renk sevmezsin diye neden onu kırmızıya boyamıştın?Neden?Neden?Katilsin.İğrenç bir insansın.

O gün Gökçe'nin dünyasındaki her bir renk,bir daha hiç canlanmamak üzere soldu.

♧♧♧♧♧♧♧

Hayatım boyunca anne ve babam çok sıkı çalıştıkları ve çok da başarılı olduklar için hayatım hep oradan oraya geçti.
İstanbul,Edirne,Ankara,Adana ve şimdi bu günlerde ise İzmir'de,büyük,sıkıcı bir sitedeyiz.
Genelde arkadaş bulamıyorum.Belki nedeni insan canlısı olmamam,belki de hâlâ kendimi katil bilip,insanlara vereceğim zarardan korkmamdı.Küçüklüğümden beri tek yaşama sebebim olan cübbeye erişmek için yaşıyorum.Küçük Gökçe'yi güldürebilmek için.
Çünkü o çok ağladı.Annesi,
babasını özlediği için,veli toplantısına ya da aile gününe gelebilecek velisi olmadığı için.Ailesi yaşarken ölülerdi.Varlardı,ama yoklardı.Artık her neredelerse,4 günde bir görürüm kendilerini.Gelecekte hukuk okuyup avukat olma gibi bir hayalim var.Bunun nedeni;hem çok havalı bulmam,hem ilgimin olması,hem de rahat,sorgusuz sualsiz adam dövebileceğim için de olabilir tabii.
Sorgulanmaktan o kadar nefret ediyorum ki..Neye sinirlendin Gökçe?Ne bu asilik kızım?Bu sefer kiminle kavga ettin?Okul burası,ring değil!Bu yüzden bu meslek tam bana göre.

Babam,annem ne kadar sevmediyse sevdi beni.Çok görmezdim evet ama her geldiğinde ilgilenirdi benimle.Oyunlar oynar,saçlarımı örerdi.Gece uyuyamadığımda masal anlatır,başucumda uyurdu.Bilmediğimi sanırlardı ama ben bilirdim.Duymadığımı sanardı annem belki ama aralık bırakılan kapıların ardından gelen sesler kulaklarımı koparma isteği oluştururdu.''Ne bu ilgi?Her eve geldiğinde onunla ilgilenirsen yokluğuna alışamaz!Bilmiyor musun durumları?''diyerek yükselmişti birkaç kez annem.Ama babam onu dinlemeden,her seferinde örgüler bırakırdı elleri ile saçlarıma.

Şimdilerde ise;babam da beni görmüyordu.14 yaşıma kadarmış meğerse herşey.Son bir yılda babamın elleri saçlarıma uğramamış,masalları kulağıma hiç ulaşmamıştı.

Saçlarımı,o son dokunuşundan sonra başka ellere kapattım.''Babam artık dokunmuyorsa kimse dokunmasın''dedim.O günün ben-

İnsanlara kendimi beğendirmek için olmadığım kalıplara sığmaya çalışmadığım için arkadaşım yoktu.Ben olmadığım beni severlerse,Gökçe'yi kim sevecekti?

Yalnızlık bana çok şey öğretti.
İnsanlar arkadaş olacağı kişiler için önceden kriterler koyar,ona göre birilerini bulurlardı.Oysa ben kendini bu dünyaya sığdıramamıştım.

Ben içimde doldum,taşamadım
Taştım,duyuramadım.

Kimseye birşey anlatmamayı normalleştirdiğimden beri hayat daha az can yakıyor.

Odamda,kitaplığımın önündeki yeşil ayracı masama bıraktım.İçeriden ismim ile değil de,''Kızım,gelebilir misin?Seninle bir konuşalım.''diyerek babam tarafından çağırıldığımda bir tuhaf oldum.Sanki,yüreğimde o bir senede boş kalan,örümcek ağları ile kaplı harabe yer,babamın sevgisi ile tekrar kapanmaya,o bölgede çiçekler açmaya başlıyordu.Aldanma Gökçe.Aldanma kızım.Kendimden emin,dik bir çene ile geçtim salona.Annem her zamanki;mavi çiçek desenli koltuğunka kurulmuş,babam ise beni ayakta bekliyordu.''Evet,ne konuşacaksınız?Hızlı olun lütfen.'' Ellerini koltuğa çevirdi babam.''Geç otur şöyle.'' Annemin bana olan önyargılı bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.''Eli dokunduğu herşeyi mahvediyor.Bütün çiçekleri solduruyor.''diyerek söyleniyordu annem.Benimde içinde,yüreğimde çiçekler vardı.Ben soldurmamıştım onları,soldurulmuşlardı.''Bak kızım,geçen sene yaşanan o tatsız olayı hatırlıyorsun,değil mi?''Bakışlarım babamın gözlerini buldu.Ama çok bakamadım.Gözümün önünde sadece kan vardı.Yere yatmış,kana bulanmış bir kız.''Lafın sonu nereye varacak merak ettim doğrusu.''dememe rağmen beni umursamadan ''Bak,doğru düzgün yemiyor,uyumuyor,dersi bile dinlemiyorsun.''Sesinde duyulanın aksine,endişe yoktu.Zerre umursamıyorlardı bu durumu.''Siz benim yüzümü en son ne zaman gördünüz de uyuyup uyumadığımı,yediğimi içtiğimi biliyorsunuz?Hepsi palavra''Kollarım göğsümün üzerinde bağladım.''Hadsiz!''diyerek yükseldi annem.Eli ile durdurdu babam annemi.''Ben anlarım.''Ekledi ''Bari burada biraz çevre edinmeni istiyoruz.Yalnız kalmandan korkuyoruz.''
''Ben korkmuyorum!'' ''Ne zamandan beri bu kadar umurunuzda oldum ben?Beni ilk siz,''Anneme baktım bu noktada.Gözlerimdeki öfkeyi görmüştü.''Daha doğrusu sen yalnız bıraktın.'' ''O yüzden hiç korkma.Beni bu yalnızlığa sen ittin!''Gerisini dinlemedim.Çünkü eminim;onlar da bana katil gözü ile bakıyorlar.O gün onu orada ben itmedim.Ama durduramadım da.

İnat ettim.Muhakkak arkadaş bulabilirim diye düşündüm.Damarıma bastılar,şimdi oturup izlesinler Gökçe'yi.

Kendimi sitenin bahçesine attım.Buz gibi olan bakışlarım bahçede gezindi.Birkaç düzine ergenden başka birşey görmüş değilim.Buradaki herkes ya gülüyor,ya da kahkaha atıyorlardı.Hayır yani benim göremediğim ne görüyorlardı da bu kadar mutlulardı?Çok ümitsizdim bu kadar insana bakarken.

En son yine benim derdime tek çare olan kulaklığımı kafama takıp hem kafamın hem de dünyanın tüm seslerini susturdum.Bana acımıyorlardı.

Eve gitmek üzere yeltendim fakat sırtıma dokunan bir çift el bariz hissediliyordu.''Selam!Yenisin galiba?''
''Evet.''
''Güzel.Ben Elif.''
''Gökçe ben de.''
Sarılmak için yeltendi fakat ben yine o yüz ifademe büründüm.Aptal gibi durduğumun farkındayım ama bedenim felç olmuşçasına bir başka bedene yapışma fikri hoşuma gitmiyordu.Elimi uzattım.''Memnun oldum.''
''Ben de.''Gülümsedi.Gerçek mi,yapay mı bilemedim ama samimi gibiydi.''Gel.Y-yani istersen.Oturup konuşur,kaynaşırız.''Kabul etmezdim,etmemeliydim ama inatım beni yendi.''Tamam.''
İyi kızdı,hoş kızdı..Ama biraz fazla konuşuyordu.Öyle ki daha önce duymadığım kadar fazla kelime söylüyordu.

''Yarın arkadaş günü yapalım mı?''
Bu neydi şimdi?
''O ne?''
''Ne demek o ne?'' ''Senin hiç mi arkadaşın olmadı?''
''Oldu,ama hiç arkadaş günü yapmamıştım.''
Burada söylediğim ilk yalan.Daha önce Ankara'da bir arkadaş grubum bile vardı.Dört kişi,mutlu,rahat,samimi bir dostluğumuz vardı.Ama son gelişen olaylardan sonra Erdem dışında herkes benimle iletişimini kesti.Hâlâ herkes katil gözü ile bakıyordu bana.Ben bile.

İnsan kendine bile acımayınca kimse acımıyordu.Ne kadar sert gözükürsen o kadar yıpratıyorlar,o kadar sert vuruyorlardı.Duygularım yokmuş gibi.Ne denirse densin,yüzümde ifade olmadığı için yüreğimde de olmayacağını düşünüyorlardır belkide.

İnsan çok acı çekince kimseye acımıyormuş demekki.

''Yapıyor muyuz o zaman?Hem sana burayı gezdiririm.''
''Söz veremem,haberleşiriz.''
Abisi geldi o sırada.''Bak bu da abim.''Abisine çevirdim gözlerimi.Siyah saçlı,mavi gözlü,ortalama olarak 1.84 olduğunu düşündüğüm bir boyu vardı.Tabi bunlar beni alakadar eden şeyler değil.''Merhaba.Ben Göktuğ.Senin adın nedir?''
''Gökçe.Memnun oldum.''
Dudakları yukarıya doğru esnedi.Nedenini bilemediğim bir şekilde gülümsüyordu.
''Ben de memnun oldum.İsminin anlamı ne?.''
Sanane demeyi çok istiyorum.Hani cidden çok istiyorum ama demeyeceğim.Çok ılımlı,uslu,terbiyeli bir kızım.''Gökyüzü gibi güzel demek.''
Gülüşü büyüdü.
''Anladım.''
Aptal olmayan herkes anlardı.
''Sana çok yakışmış.''
Teşekkür ederim lafı henüz benim için icat edilmediğinden sadece kafamı teşekkür amaçlı salladım.Elif'tnn beklenmeyecek bir hareket olan da tam olarak o an gerçekleşti.Parmak uçlarına çıkarak abisi olan o hergelenin kafasına-uzanabildiği noktaya-silleyi çaktı.Bu gün ona hak verdiğim tek davranışıydı bu kızın.''Ne vuruyorsun kızım ya!''
''Ben gideyim o zaman.''benden bu kadar.Daha fazlasına ne kulağım,ne yüreğim kaldırmadı.

Her zaman yaptığım gibi bu sefer de dara düşüpte,ne yapamayacağımı bilemediğim her an elim,''Annesi Onu Çok Severmiş''ninnisine gider,kulaklığımı da takarak hem kendimi hem de dünyayı sustururum.
Çünkü biliyorum ki,kimse bana inanmayacaktı.Katil değilim de desem,bana inanmayacaklardı.

Bu zamana kadar bastırdığım bütün duygular ile birlikte sahile koştum.Bütün hızımla,bütün öfkemle.
''Uykudan uyanmış.
Gülermiş,bakarmış.
Annesi;onu çok severmiş,öpermiş''

Öyle dolmuştum ki kendime,o kadar kırgındım ki kendime,ayaklarımın acıdığını durduğumda fark ettim.Kalbimin acıdığını ise yıkıldığımda.

Evet,yıkılmıştım.

Kumsalda,koşacak gücüm de,hiçbirşey olmamış gibi davranacak kuvvetim de bitmişti.

Dizim üzerine çöküp,kulaklığımı çıkardım.Çünkü ağlayacaktım.

Yine de tuttum kendimi,ağlamamak için direndim ama başaramadım.

Gözyaşlarım benden bağımsız dökülmüştü.Hıçkıra hıçkıra ağladım orada.Ama yine de beni kimse ağlarken görmediğini umuyorum.

Kimse yıkıldığımı görmesin.

Çünkü insanlar yıkıldığımda beni enkaz altından çıkarmak yerine mezar bilirlerdi orayı bana.

Uzun bir süre ağladım.Öyle ki artık gün batmaya,gözümden yaş gelmemeye başladı.

Ağladıktan sonra geçer sandım,geçmedi.Kaderim şeytanın doğum gününde yazılmış sanırım.

Denize taşlar atmaya başladım.Her bir taş kırılan kalbimin parçalarıydı sanki.
Taşlar büyüdükçe rahatlamıyor,aksine canım daha çok acıyordu.

Ama bu kalbimin son acıması olmayacaktı.

♧♧♧♧

Umarım beğenmişsinizdirr🌸
Bu uzun zamandır planladığım,ancak ilk eserim.Bu nedenle bir hata varsa şimdiden kusura bakmayın.Yapıcı olan her eleştiriye açığım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18