5. bölüm · Mucize olabilir mi? YARI TEXTİNG
4. Bölüm
(Tamam, sanırım bugünlük macera yeter.) dedim üzgünce ve eve girdik.
Gökçe: boşver yaa hadi sabahlamacaaa dedi. E benimde keyfimde yerine geldi ve sabaha kadar çekirdek, kola eşliğinde dedikodu yaptık.
Sabah yedi gibi uyuduk.
Cırtlak bir ses duyuyorum gençler, beni çağırıyo normal mi??? (Beste ablaaa hadi kalk artık)
Şimdi anlaşıldı. Tabi ki Gökçeymiş şaşırdık mı? Hayır.
(Off ne istiyosun Gökçee) (ya kalk hadi Mert aradı) (banane arkadaşım sanki beni mi aradı?)
(Yaa özlemiş, çağrıyoo!) (Gökçecim saat kaç daha canım kuzenim???)
ııı şey! Ney? (Kızmıcağına söz ver) (GÖKÇE) (tamam sakin, sekiz)
(Neee? Bari kargaların kahvaltısını yapmalarını bekleseydin canım kuzenim) (yaa hadi Beste abla lütfen yaa!)
Oflayarak kalktım ve çıktık. Evet ergen çiftimiz buluştu. Gökçe koşarak Mert'e sarıldı, birbirlerine özlediklerini falan söylediler işte. Iyyy hiç sevmiyorum böyle şeyleri vıcık vıcık hareketler.
Gökçe: tamam artık eve gidebiliriz kanka" demesiyle şoka girdim. "Nasıl yani?" Diye sordum. Gökçe: tamam bunun için buluşmuştuk biz"
zaten uykusuzluğunda verdiği sinirle ikisininde kafasını tuttum ve birbirine vurmak için yaklaştırdım. "Siz. Beni. Deli mi. Etmeye. Çalışıyosunuz" diye sakin bir ses tonuyla sordum.
İkisi de sessizce "hay diyebildiler sadece ve tak kafalar çarpışır. Yalnız belirtmek isterim ki ben bi şey yapmadım yani sadece yanlışlıkla bir elim Gökçe'nin diğer elimde Mert'in kafasına çarptığı için omlarında kafaları birbirine çarptı.
Yani ben kesinlikle bir şey yapmadım. Neyse eve doğru yol aldık, derken Gökçe'nin dördüncü flörtü aradı.
Haydaaa bu seferde onun yanına git, gel, derken saat dokuz oldu. Eve gelirken hayalim uyumaktı. Ama bilirsiniz hayaller ve gerçekler.
Eve geldiğimizde teyzem uyanmıştı. Teyzem: nerdesiniz siz? Diye bağırmasıyla ikimizde yerimizden sıçradık.
Gökçe bir anda "anne ekmek almaya gitmiştik"
dediğinde teyzem tabi ki boş ellerimize baktı.
Allahım bu kız niye böyle? Olan iç sorgulamam; teyzemin "ekmek nerde o zaman? Sormasıyla bölündü. Mecburen işi ele aldım, her zaman çantamda bulundurduğum çikolataları çıkarıp
"ay sen ona ne bakıyosun teyze çikolata almaya gitmiştik. Sen öyle aniden sorunca saçmaladı o."
Teyzemin "sabah sabah?" Sorularını da bi şekilde geçiştirdikten sonra, annem kahvaltıya geldi.
Annem tabi yer mi bizim bu numaraları? İnanmadı tabi ki ve "gereği düşünüldü: suçluların bir hafta birbirleriyle görüşmemesine karar verilmiştir"
İkimizde (haayıııırr) diye bağırdık ama ne fayda?
Vedalaşıp ayrıldık maalefes.
