İKİNCİ BÖLÜM : GEÇMİŞTEN GELEN BİRİ

Vaveyla Yazarı: ilayda d

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: İKİNCİ BÖLÜM : GEÇMİŞTEN GELEN BİRİ

Aeryn istemsizce başını kaldırdı. Jared’ın bakışları sınıfı süzerken bir an onun üzerinde durdu. Göz göze geldikleri anda Aeryn’in kalbi tekledi. Bu yüz… geçmişte kapanmamış bir kapı gibiydi.

Öğretmen eliyle boş sıraları gösterdi. “Boş bir yere geç.”

Jared ağır adımlarla yürüdü, birkaç boş sıra varken doğrudan Aeryn’in arkasındaki sıraya oturdu. Sandalye gıcırdadığında Aeryn’in omurgasından aşağı buz gibi bir ürperti indi. Ensesindeki tüyler diken diken oldu. Sanki arkasında oturan bir insan değil, sabahki kovalamacanın ta kendisiydi.

Ders ilerledikçe kelimeler kulağına çarpar gibi geliyor, sonra kayboluyordu. Arada Jared’ın hareket ettiğini hissediyor, sırtına doğru eğildiğini sanıyordu.

Jared sandalyesini hafifçe öne çekti, sesi Aeryn’in kulağına neredeyse dokunacak kadar yakındı. “Bu kadar kaçmana gerek yoktu,” diye fısıldadı, sesinde alaycı bir tatlılık vardı. “Yine de seni burada görmek… çok güzel.” Aeryn dişlerini sıktı, tırnakları avucuna battı. “Sus.” Jared’ın dudakları yavaşça kıvrıldı. “Hâlâ gerginsin,”

Nora yan sıradaydı. Aniden kafasını çevirdi, gözleri Jared’a çakmak çakmak baktı. “Rahatsız etmeyi kes,” dedi. Jared sadece omuz silkti ama gülümsemesi bir an bile silinmedi.

Tam o anda sınıfın önündeki bilgisayardan keskin bir cızırtı yükseldi. Ekran bir an titredi, sonra parlak bir ışık patladı ve kapandı. Kıvılcım sıçradı, birkaç öğrenci çığlık attı. Herkes ayağa fırladı. Öğretmen bağırdı, “Sakin olun!” Elektrik kokusu sınıfın içine yayıldı. Aeryn ne olduğunu anlamadan ellerine baktı. Avuç içlerinde, sabah hissettiği o sıcaklık yeniden belirmişti; ince ama inatçı bir yanma gibi. Bir dakika sonra görevliler geldi, bilgisayarı kapattılar. “Kısa devre.” dediler. “Eski makine.”
Herkes yerine otururken fısıltılar başladı. Kimse açıkça Aeryn’e bakmıyordu ama o, bakışların ağırlığını ensesinde hissediyordu. Jared sandalyesini yine hafifçe öne çekti, sıcak nefesi Aeryn’in ensesine değiyordu. “Tesadüfler seni seviyor.” diye fısıldadı, sesi neredeyse keyifliydi.
Ders bittiğinde Aeryn sınıftan ilk çıkan oldu. Koridorda Evan onu yakaladı. Evan yüzüne baktı, sabahki hâlini hatırladı. “Bir şey saklıyorsun, ne olduğunu anlatacak mısın?” dedi. Aeryn cevap vermedi. Tam o sırada koridorun ucunda Jared belirdi.
Bakışları Aeryn’le Evan’ın üzerinde gezindi, dudaklarının kenarında ince bir gülümseme belirdi. O bakış, Aeryn’e sabahki iki adamın bakışını hatırlattı. Ve o an, içinden geçen düşünce onu ürpertti: Belki de o kovalamaca, sandığından çok daha yakındı. Evan Aeryn’in bir yere kitlendiğini görünce merak içinde baktığı yere doğru kafasını çevirdi. Jared’i gördü ama tanımıyordu, Aeryn ondan hiç bahsetmemişti. Evan’ın baktığını görünce Aeryn hemen ona seslendi; “Evan!”
Evan tekrar Aeryn’e döndü. “Ne oldu? O çocuk…” derken lafı kesildi. “Sabah iki kişi beni kovaladı.” dedi Aeryn.
Duyduklarıyla az önceki bakışmayı bir kenara atan Evan “Ne? Şaka mı bu?” diye tepki verdi.
“Hayır değil. Bana bir şey olmadı merak etme. Okula kaçtım.”
“Aeryn neden sabah söylemedin? Sana sordum!”
“Günlerdir konuşmuyoruz Evan. Bir mesaj bile atmadın bu sabaha kadar. Beni görmezden geldin, kırılmıştım.”
“Çünkü her şeyi abartıyorsun!”
Aeryn bu cümleden sonra sessiz kaldı. Daha fazla bir şey duymak ve tartışmak istemiyordu. Sınıfa doğru hızla çekip gitti. Evan söylediği şeyin farkındaydı ve pişman olmuştu, ama bir şey diyemedi. Düşündüğü şey artık onu kimlerin kovaladığıydı.
Akşam Aeryn eve döndüğünde anneannesi Ellie’nin onu kapıda beklediğini gördü. Ellie’nin gözlerinde tanıdık bir endişe vardı. “Geç kaldın.” dedi. Aeryn ayakkabılarını çıkarırken omuz silkti. “Biraz başım döndü.” Ellie ona sarıldı; sarılışı gereğinden biraz daha uzundu. Mutfakta yemek yerken konuşmadılar. Ellie, Aeryn’in yüzüne dikkatle baktığını fark edince istemsizce başını eğdi.
“İyi misin sen?”
“İyiyim anneanne. Yemek güzel olmuş.”
Ellie bir şeyleri geçiştirdiğini düşündü ama üzerine gitmek istemedi.
“Okul nasıldı?”
Aeryn bir an durdu, sonra iç çekti. “Tuhaf.” dedi. Ellie başını eğdi, dinlemeye hazırdı. Aeryn sabahki kovalamacayı anlatmadı. Onun yerine sınıfta olanlardan başladı.
“Bugün derste… bilgisayar patladı.” dedi. “Tam sinirlendiğim anda oldu. Çok garipti… Şey yani komikti.” Kendinin bile şaşırdığı kısa bir gülüş çıktı ağzından. Ama Ellie gülmedi. Kaşığını tabağın kenarına bıraktı, Aeryn’e uzun uzun baktı. O bakışta şaşkınlık yoktu; daha çok, çok tanıdık bir şeyi yeniden görmekten gelen ağır bir sessizlik vardı. “Kimseye bir şey olmadı ya?” dedi sonunda. “Yok.” dedi Aeryn. “Herkes kısa devre dedi.” Ellie başını salladı ama omuzları gevşemedi.
“Tesadüftür. Eskiyse olabilir öyle,”
Cümle bitmişti ama sesi bitmemişti. İçinde saklanan bir şey, kelimelerin arasından sızmak ister gibi duruyordu. Ellie konuşmayı uzatmadı, çay koymak için ayağa kalktı. Adımları biraz aceleciydi; sanki masada biraz daha oturursa ağzından istemediği bir gerçek dökülecekti.
Yemekten sonra Aeryn odasına çekildi. Üstünü değiştirirken aynada yüzüne baktı. Yaralı değildi, bandaj yoktu, morluk yoktu… ama gözlerinin içinde, sabahın sisinden kalma bir şey hâlâ duruyordu. Yatağına oturduğu anda telefonu titredi. Bilinmeyen numara. Ekranı çevirdiğinde kalbi bir anlığına duracak gibi oldu.
“Yüzündeki ifade sana yakışmıştı. Senden saklanan gerçeği duyunca nasıl olur acaba?”
Göğüse oturan sıcak bir his yayıldı içinde. Bu bir iltifat değildi. Bu, sabahın çıkmaz sokağından gelen gecikmiş bir fısıltıydı. Telefonu sıktı, parmakları soğuk camın üstünde dondu. Yazıyı tekrar okudu. “Saklanan gerçek. Yüzündeki ifade.” Hangi gerçek? Hangi ifade? Korku mu, panik mi, çaresizlik mi… Yatağın kenarına oturdu, sırtını duvara yasladı. Bu mesajdan sonra emindi, sadece kanıt yoktu ama bunu yaptıran Jared olmalıydı.
Bir süre cevap yazmadı. Sonra sadece tek bir cümle girdi.
“Sen misin Jared?”
Cevap gelmedi. Aeryn telefonu masanın üstüne bıraktı, ellerine baktı. Avuç içleri sakindi, sabahki sıcaklıktan eser yoktu. Ama göğsünün içinde, adı konmamış bir huzursuzluk yavaş yavaş büyüyordu.
Aynı anda, evin öbür ucunda Ellie mutfakta tek başına ayakta kalmıştı. Tezgâhın kenarına tutunmuş, boşluğa bakıyordu. Biraz önce torununun ağzından çıkan “tam sinirlendiğim anda oldu” cümlesi, yılların içinden geçip yeniden kulağına gelmişti. Sessizce odasına geçti, komodinin çekmecesini açtı. Sararmış bir fotoğraf çıkardı. Genç bir kadın gülümsüyordu. Fotoğrafın üstünde bir isim yazıyordu; Liora.
Ellie başparmağıyla kızının yüzünü okşadı. “Seni koruyamadım,” diye fısıldadı. “Ama kızını… Onu korumalıyım.” O anda, yılların içinden bir ses usulca yükseldi zihninde. Kızının sesi.
“Anne… Ne zaman sinirlensem, etrafımda bir şeyler oluyor.”
Ellie gözlerini kapattı. O günü, o odayı, kızının korkuyla kendine baktığı anı bütün ağırlığıyla hatırladı. Kalbi sıkıştı. Fısıltısı bu kez daha kararlıydı.
“Torunumu koruyacağım… Gerçeği asla bilmemeli,”
Gece boyunca Aeryn’in telefonu bir daha titremedi. Aeryn defalarca mesaj kutusunu açtı, kapattı, ekrana baktı, ışığı söndürüp yeniden açtı. “Sen misin?” sorusu hâlâ oradaydı. Altında boşluk. Sanki mesaj karanlığın içine atılmış, geri dönmemişti. Uyumaya çalıştı ama gözlerini her kapattığında sabahın sisini, ayak seslerini ve o cümleyi duydu: ‘Yüzündeki ifade sana yakışmıştı.’

Sabah alarm çalmadan uyandı. Aynada yüzüne baktığında gözlerinin altında mor halkalar vardı. Korkudan çok öfkeliydi artık. O mesajı atan biri, şimdi hiçbir şey olmamış gibi okula gelecekti. Ve bu düşünce, içini kemiriyordu. Okula girer girmez etrafına bakındı. Koridor doluydu ama Jared yoktu. Sınıfa girdi ve arkasına baktı, onun yeri yine boştu. Kalbi istemsizce hızlandı. Ders başladı, öğretmenin sesi uzaktan geliyordu ama Aeryn tek kelime yazamadı. Telefonunu çantasının içinde açtı, mesaj kutusu hâlâ sessizdi. Bu sessizlik bilerek yapılan bir şeydi, bunu hissediyordu.
Teneffüs zili çaldığında koridora çıktı. Kapının yanında iki kişiyi fark etti. Evan ve Daniel ayakta durmuş konuşuyorlardı. Evan’ın yüzü her zamanki gibi sakindi, ama acı çektiği de belliydi. Daniel bir şey anlatıyor, elleriyle jest yapıyordu. Aeryn selam vermek için yaklaştı, tam o anda arkasında bir ses duydu.
“Aeryn.”
Döndüğünde Jared birkaç adım gerisinde duruyordu. Üzerinde koyu renk ceketi vardı. Yüzünde ise hiçbir duygu yoktu. Evan birinin Aeryn’e seslendiğini duyunca kafasını çevirdi ve o yöne baktı. Jared yaklaşırken “Beni mi arıyorsun?” diyerek gülümsedi.

“Dün gece bana yazan sen miydin?”

“Ne yazdım?”

Aeryn dişlerini sıktı. “Yüzümle ilgili. Yakıştığını söylediğin şey.”
Jared’ın dudaklarının kenarında belli belirsiz bir kıpırtı oldu.
“Cevap vermek zorunda mıyım?”
“Evet,” dedi Aeryn, sesi titrerken. “Çünkü bunu söylemen hiç normal değil,”
Kapının yanında Evan, Daniel’e doğru eğildi. “Ne oluyor? Kim bu?” diye fısıldadı. Daniel omuz silkti. “Dün yeni gelen çocukla konuşuyor, Jared.”
“Yeni gelen mi?” dedi Evan kaşlarını çatarak.
“Evet.” dedi Daniel, Jared’a bakarak. “Dünden beri Aeryn bir tuhaf zaten. Tanıyor gibi… Bilemedim. Bir kere sordum ama cevap vermek istemedi, biraz gerildi.”
Bu cümle Evan’ın yüzünü bir anda değiştirdi.
Aeryn bu sırada fısıltıyla konuşuyordu. “Beni korkutmaya mı çalışıyorsun?”
“Başarmış mıyım?” dedi Jared sakince.
“Ne istiyorsun benden?”
“Yakında öğreneceksin, merak etme,”
Aeryn artık sinirlenmeye başlamıştı, çünkü sürekli cevapsız sorular ve belirsizlik vardı. Aslında bir yandan da, Jared’ın burada olduğuna inanmak istemiyordu. Bazen her şey ona bir kabus gibi geliyordu, gerçekliğini sorguladığı iki gün yaşamıştı. “Jared bak, biz ayrıldık ve bitti. Neden uzatıyorsun?”
“Aeryn… Keşke konumuz sadece ilişkimiz olsaydı. Ama maalesef değil,” Jared bunu söyledikten sonra sınıfa doğru adım atmaya başladı. Aeryn’in yanına kadar geldi ve durdu. Bir saniye sonra ona doğru döndü. Kulağına eğildi; “Biliyor musun, bence gerçeği öğrenmen uzun sürmemeli,”
Aeryn birkaç saniye yerinden kıpırdayamadı. Sonra arkasında Evan’ın sesini duydu.
“Kimdi o?”
Yavaşça döndü. Evan’ın yüzü sertti. “Yeni gelen bir çocuk.” dedi.
“Öyle mi?” dedi Evan, sesi kırılıyordu. “Onu gördüğümüzden beri bir tuhafsın. Sabah perişan geldin, şimdi onunla sessiz sessiz konuşuyorsun.”
Aeryn bir an sustu, sonra sakin ama net konuştu. “Daha ne olduğunu bile sormadan kendi kafanda kararlar veriyorsun.”
Evan irkildi. “Yani… Bu kadar mı? Suçu bana mı atacaksın?”
“Evet.” dedi Aeryn.
“Anlatmıyorsun ki!” diye sesini yükseltti Evan. Ardından biraz sessizlik oldu. Ama uzun sürmedi çünkü Evan, Aeryn’de bir çaba görmemiş gibiydi.
“Önemli bir dersim var. Vaktim yok,”
Bu kadar çabuk kaçmayı Evan’da beklemiyordu. Bir şey daha söylemek istedi ama vazgeçti, arkasını dönüp sınıfa girdi. Aeryn koridorda tek başına kaldı. Bir yanda Jared’ın bıraktığı soğuk tehdit, öte yanda Evan’ın yarım kalan bakışı… Artık gerçekten ne yapacağını bilmiyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

26okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18