9. bölüm / 13
Minho'nun Sincabı✨😽🐿️9 BOLUUMM☄️🪐
Bölümler 13Şu an: 9 BOLUUMM☄️🪐
- 1 §Okulun ilk günüü§193 kelime
- 2 2. Bölümm304 kelime
- 3 3. bölümm318 kelime
- 4 4. Bölüümm324 kelime
- 5 5. BOLUMM🍂674 kelime
- 6 6. BÖLÜÜMMM🍂481 kelime
- 7 7. BOLUUMMM🍂✨625 kelime
- 8 8. BÖLÜÜÜMM🍂338 kelime
- 9 9 BOLUUMM☄️🪐597 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 10. Bolumm ☄️🪐418 kelime
- 11 11. BOLUMM ☄️🪐304 kelime
- 12 12. BÖLÜMM ☄️🪐669 kelime
- 13 13. BOLUMM🪐✨493 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
YENİ BÖLÜM GELDİİİİİ☄️✨
İYİ OKUMALAR FİSTİKLAARRR 😽🙈
•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°
Jisung yavaşça Minho'nun omzundan kafasını ayırırken, Minho da Jisung'un kafasından elini çekti ve beline koydu.
Jisung'un gözleri hâlâ ıslaktı ama kalbinde bir huzur, sakinlik hissediyordu. O öpücüğün utangaçlığını hissediyordu hâlâ bu yüzden gözleri Minho'nun gözleri ile buluşmaya tereddütlüydü.
Jisung bir şey söyleyecekti ama içine atıyordu kelimelerini. Her ağzını konuşmak için açtığında nefes verirmiş gibi yapıyordu.
Minho, Jisung'un o toprak rengi gözlerini izlerken, gözlerindeki konuşma isteğini anladı.
Minho: Jisung'um? Söyle hadi bana. Ne söyleyeceksin? Ne soracaksın? Sabırla dinlerim ben seni. Yeterki sen benimle doyasıya konuş.
Jisung, Minho'nun kahve gözlerine baktı ve konuşmak için kızarmış, dolgun dudaklarını araladı.
Jisung: Minho... Ben, siz Chan hyung'la konuşurken bir şey duydum. Ama doğru mu duydum, yanlış mı duydum bilmiyorum. Doğru duyduysam o kişi kim?
Minho, Jisung'un soru ve tereddüt dolu gözlerini derinlemesine izledi. Minho'nun canı sıkılmıştı çünkü Chan'ın ona kendini ayarlayacağını duymuştu.
Minho: Ne duydun Jisung'um? Kimden bahsediyorsun?
Jisung'un göz bebekleri titriyordu ama bu sefer ağlamayacaktı, tuttu kendini.
Jisung: Şey diyordunuz... Yani... Chan hyung...
Minho sabırsızlanıyordu, acaba gerçekten de aklındakini mi duymuştu Jisung?
Minho: Jisung'um uzatma da hızlıca anlatıver güzelim.
Jisung kafasını olumlu anlamda salladı ve duyduklarını anlatmak için dudaklaeını araladı.
Jisung: Chan hyung... Sana birini...
Ayarlayacağını söylüyordu... Doğru mu?
Minho'nun göz bebekleri büyüdü. Evet, Jisung doğru şeyi duymuştu ve bunun yüzünden kendini farklı düşüncelere boğmuş, ağlamıştı.
Minho: Doğru Jisung'um, doğru... Ama...
Jisung'un gözleri büyüdü, göz pınarlarının orada küçük küçük damlacıklar birikmişti.
Jisung: Ama ne? Doğru mu yani? Chan hyung sana birini mi ayarlayacak? Kim o? Hangi şanslıymış o..?
Sesi titriyordu Jisung'un, Minho'nun gözlerine, göz bebeklerine doğrudan bakıyordu. Minho çekinmeden cevapladı.
Minho: O şanslı kişi... 5. Sınıftan beri tanıdığım tatlı, utangaç, sakar, şapşal bir çocuk. O çocuğu az önce öptüm ve şu anda beni kıskandığı için gözleri dolmuş bir vaziyette kendini ağlamamak için zor tutuyor.
Diye cevapladı Minho sırıta sırıta. Jisung'un gözleri büyüdü, kalbi hızlandı. Aşık olduğu çocuk ondan hoşlanıyordu. Hisleri birbirlerine karşılıklıydı.
Jisung'un kalbi delicesine atarken Jisung'ta bu sefer mutluluktan akıttı göz yaşlarını. Hiç olmadığı kadar fazla ağlamıştı bu gün o şapşal, sakar ve tatlı çocuk.
Jisung: N-Ne? Ben miyim yani? Benden mi hoşlanıyorsun? Chan hyung sana beni mi ayarlayacaktı? Minho ciddi misin?
Minho kıkırdadı ve Jisung'u kendibe daha da yaklaştırdı.
Minho: Evet Sincab'ım. Sensin benim sevdiğim. Seni seviyorum Sincab'ım hem de çok.
Minho Jisung'un yüzüni avuçladı, başparmaklarıyla tıpkı bir sincabın yanakları gibi olan o tatlı dolgun yanaklarından akan yaşları sildi ve Jisung'un dudağına küçük bir buse kondurdu.
Jisung'un kalbi delicesine atarken Minho arsızca sırıtıyordu.
Jisung: Minho!
Sadece adını seslendi ve ağlayarak kafasını tekrar Minho'nun omzuna koydu.
Minho: Evet şimdi herkesi arayacağım ve çıktığımıza dair bir parti düzenleyeceğimi, onların da davetli olduklarını söyleyeceğim.
Jisung kıkırdadı. Utanıyordu ama partiye sadece yakın arkadaşları geleceği için sıkıntı yoktu. Kafasını kaldırdı ve Minho'ya baktı.
Jisung: Seni... Seviyorum Minho...
Dedikten sonra hızlıca tekrae kafasını Minho'nun omzuma gömdü.
Minho onun bu haline güldü. Seviyordu onun bu halini... Hem de çok...
Jisung'un kedisi geldi, Ra-bitt. Minho'nun bacaklarına süründü. Minho'nun da 3 kedisi vardı bu yüzden kedileri seviyor ve anlıyordu. Fakat önemli bir işi vardı şu an Minho'nun, Jisung'u kucaklamak.
Çok fazla ayakta kalmışlardı, ayakları ağrıyordu Minho'nun. Bu yüzden Minho Jisung'u kucağına aldı ve Jisung'un yatak odasına doğru yöneldi. Jisung şaşırmıştı.
Jisung: Minho! Ne yapıyorsun?! Yeterince ağırım beni taşıma!
Minho zaten düzenli spor yaptığı için Jisung onun için bir kedi kadardı. Böyle kaslı, yakışıklı, centilmen, korumacı, iyi kalpli bir prensi bulmak ve onu sahiplenmekte Jisung'un hakkıymış demek ki.
Minho Jisung'u onun yatağına koydu ve yanına oturdu.
Minho: Jisung'um çok hafifsin biraz yemek yemelisin. Ayaklarım ağrıdı 2 saattir ayaktayız zaten!
Diye isyan etti Minho. Jisung ise kıkırdadı.
•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•
SON
Umarim begenmissinizdir fistiklar😔🙏🏻🌷
Bölüm etkileşimi
