1. bölüm / 1
MESKA ve TAMRA Teslimiyet1. Bölüm TEK KURŞUN
Bölümler 1Şu an: 1. Bölüm TEK KURŞUN
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bora...
Sabah koğuşta yine bu koşuşturmaca vardı. Tarihe bakınca benim mahkeme günüm olduğunu anladım. Koskoca yedi yıl geçmiş ve ben bugün serbest kalıyorum. Dün ütülettiğim gömleğimi ve kotumu giydim. Polisler beni alıp mahkeme salonuna götürdü. İçeri girdim. Yaklaşık beş dakika sonra hakim ve savcı geldi. Duruşma başladı. Yaklaşık yirmi dakika sonra ilk defa polisler olmadan ve elimde kelepçe olmadan dışarda gezebiliyodum. Garip bi his. Ama ben Bora Can Şimşek olduğum için çıktığım gün bile rahat durmuycak yeni çatışmaya katılcaktım. Kenan ve diğerleri büyük ihtimalle beni bugün çıktığımı bilmiyorlar. Sürpriz zamanı. Tam yedi yıl önece kasten yaralamadan içeri girdim. Yıl 2029'u gösteriyor. Uzun zamandır takvime bakmıyorum. Bugün birinin işini biticem. Tabii o beni içerde sandığı için rahatça takılıyor.
4 Saat Sonra...
Sonunda mekana geldim. İçerdeki korumaları bir şekilde hallettim. Adamı indirme sırası gelmisti. Adamın kafasına sıktıktan sonra arkadan yakın koruması geldi. Fark ettiğim için nişanı kaçırdı. Ama kolumdan yaralandım. Onu da indirdikten sonra arabama gittim. Arabada Kenan'ı aradım ama Kenan benim onu aramamı beklemiyomuş ve şasırdı . Durumumu anlattım. Beyefendi ben hapisteyim diye yurt dışına gitmiş. Neyseki bana yeğeni Sude'nin numarasını verdi. Mecburen Sude'yi aradım. Önce haklı olarak beni ve amcasını biraz sorguladı. Ama sonra kabul etti. Ona konumu attım. Benim ev ile aram yarım saatti. Onun yirmi dakka. Benden önce gitmiş, evi önünde beni bekliyordu. Karşımda, gece hastanede mesai yapmaktan göz altları mosmor olan birini bekliyodu. Ama karşımda kızıl saclı , mavi gözlü,orta boylu, kırmızı,dolgun dudaklı bi kız vardı. Doğruyu söylemek gerekirse kızdan baya etkindim. Yaram yüzünden gömleğimi kan içinde kalmıştı. Gömleğimi öyle görünce kız biraz afalladı ve hemen yanıma koştu. O anda yaraya bakmaya başladı. Yüzüne bakıp "Napiyosun sen?" Dedim. Göz devirerek yüzüme baktı ve "Kör müsün? Yarana bakıyorum" dedi. Bu an kız olmasa yumruğu yüzüne geçirmiştim ama ben kıza değil, kıza dokunana dokunuyorum. Sude' ye dönüp "Burda değil evde bak o zaman" dedim. Tamam dercesine kafa sallayıp yanımdan , eve dogru yürümeye başladı. Eve girdik ama 37. Katta oturduğum için asansörde biraz zaman kapbettik. Neyseki kendiside 49. katta oturuyormuş. Yani kısacası alışıkmış hanımefendi. Asansör biraz fazla zaman aldığı için muhabbete girdik. Anladığım kadarıyla doktor değil hemşireymiş ama amcası sayesinde doktorluk bilgisi varmış. Tam adı da Sude Heler'miş. Güzel isim. Eve gelince kendimi koltuğa attım. Çok kan kaybetmiştim bu yüzden yorgun düşmüştüm. Yaklaşık 1 saat sonra Sude yaramı tamamen temizlemiş ve sarmıştı. O bana dinlenmem gerektiğini söyleyip gitmişti. Sanki dinlenmem gerektiğini bilmiyodum. Sude gittikten sonra beni Kenan aramıştı. Bana "Ulan serseri çıkar çıkmaz insan çatışmaya girer mi? Sen ne ayaksın , ayrıca doğum gününde vurulmak ne abi?" demişti. Daha fazla tahammül edemeyip birşey demeden telefonu kapattım. Tarihe bakınca cidden doğum günüm olduğunu gördüm. O kızıl melek doğum günümde hayatima gitmişti. Hayır, düşündüğüm şey olamaz!
Ben âşık olmuş olamam!!!
Sude...
O mafya bozuntusunun evinden çıkmıştım. Bu saate eve tek gitmiyim diye koruması beni eve bırakmıştı. Açıkçası çok yakışıklıydı. Beyaz teni , siyah saçları ve o lacivert gözleri beni bayağı etkiledi. Ama amcam neden bu mafya bozuntusu ile çalıştığını hâlâ anlamdım.Eve varmıştım. O bozuntu bana zorla numarasını verip eve gidince aramaya zorladı. Şimdi onu aramam gerikiyo yoksa evime gelir iyi olup olmadığıma bakarmiş. Takıntılı manyak herif. Telefonumu elime alıp tam arayacaktım ki telefon elimden düşüp parçalandı. Adamda gıram hayır yok. Umursamadan yerdeki telefonu alıp koltuğun üstüne fırlattım. Leptopumu alıp odama geçtim ve sevdiğim bi filmi açtım. Yaklaşık on beş dakika sonra içerden bir ses geldi. Ne olduğuna bakmak için odadan çıktım ve içeri gittim. İçerde koltuğuna oturmuş bi mafya bozuntusu vardı. Cidden gelmişti. Ruh hastası manyak. Başta afalladim ama hemen kendimi toplayıp "Napiyosun sen?" Dedim. Yüzüne bakmadan omzunun üstünden bana baktı. Arkasına bile dönmüyor hayvan. Bana bakmayinca sinirlenip ben onun önüne gittim cevap beklercesine tavır takındığımı gorünce dudağının bi köşesi kıvrıldı. Sonra da bana "Sana beni aramanı söylemiştim ama yapmadın" dedi. Sesi o kadar etkileyiciydi ki söylediğini umursamadım. Sesine dalıp gidince ayağa kalktı. O kadar uzun ki ona bakarken kafamı yukarı kaldırarak konuşuyorum. Ben kısa değilim ama bu adam anarmal derecede uzun. Herşeyi bi kenara bırakıp "seni arayacakken telefon kırıldı. Evren bana mesaj gönderiyo. Ben napim?" Dedim. Hoşnutsuz bu ifadeyle "Şu evrenin saçma sapan işlerine inanmam. Başka bahane bul kendine kızıl böcek?" Dedi. "Kızıl böcek mi" başka bişey bulamdı mı bu aşkiya?Tepkim hoşuna gitmiş olmalı ki hafif sırıttı." Beni aramadığın yani sözümde durmadğın için bu gece burda kalıcam" dedi. Ne dedi o eşkıya? Burda kalmak mı? Ne diyo bu hıyar?
"Sen ciddi misin" dedim. Evet dercesine başını salladı. Ben olayın şokunu üzerimden atamamişken benden yorgan ve yastık istedi. Mecburen getirdim çünkü bu hıyarın gitmiyceğini biliyorum. Misafir takımlarından ona uygun bi gecelik getirdim. Aslında üstündeki kıyafetlerle çok yakışıklıydı. Ben odadan çıktım ve o üstünü değiştirdi. İşi bitince odaya girdim ve koltuğa oturdum. Aslında kolutukta yatar diye bekliyorum ama o yerde yatmayı tercih etti. "Biraz konuşalım mı?' diye sordum. Onu tanımak istiyorum ama beyefendi izin verir mi bilmem."Ne konuşcaz" dedi." Birbirimiz tanıyalım. Evimde kalna birini tanımalıyım" dedim. "Adım Bora Can Şimşek" dedi. Ciddi mi bu hıyarı?" Ben ondan mı bahsediyorum?"dedim. "Mafyayım,hapisten bugün çıktım. Kasten yaralamadan yedi yıldır içerdeydim. Ailemle çok görüşmüyorum. Mafya olduğum için benden nefret ediyorlar. Ama ailemle görüşmüyorum diye beni fakir sanma. Sen?" Dedi. Zaten onu fakir sanmamın imkanı yok. " Adım Sude Heler. Hemşirelik bölümü okudum ama doktorluk bilgim var. Amcam sayesinde. Yetimhanede büyüdüm, yani ailem yok." Bunu beklemiyomuş gibi bir surat takındı. " Peki amcam ile ne bağlantın var?" dedim. Vay anasını dercesine etrafa baktı. " Amcam ile çocukluk yıllarımda tanıştım. Ben bir şeyi anlamadım. Sen yetimhanede kalıyosun yani yetimsin ama amcam var üstelik soy isimleriniz bile farklı" Bunu sormasını bekliyodum çünkü söylediği şey mantıklı. Önce yüzüne bakıp sustum. İyi misin dercesine yüzüme baktı." Amcam beni yetimhaneden alıp büyüttü ve okuttu. Onun sayesinde hemşire oldum. O bizim ailemizi reddetti ve soy adını değiştirdi. Yani bana böyle anlattı. Ona ailemi tanımak istiyorum dediğimde ilerde taniycaksin dedi. Yani 24 yaşında öğrenecekmişim.21 Haziran doğum günüm. Doğum günümde ailem ile tanışcam" dedim. O an aklıma bisey gelmiş gibi etrafa baktı ve sonra "Hassiktir" dedi. Ben ne olduğunu anlamdan telefona uzandı. Birini aradı ve uzun bir süre telefonun açılmasın bekledi. Olmadığını anlayainca telefonu koltuğa fırlattı." Ne oldu" diye sordum. Üzgünüm dercesine bi bakış attı ve "Ben nasıl anlamam. Amcam yurt dışında değil . Bizim düşmanlarımız amcani kaçırdı. Amcam bana sinyal verdi ama ben anlamadım. Üzgünüm amcani koruyamadim' dedi. Amcamın ölümüne mi üzülsem yoksa ailemle tanışmama çok az kalmışken ölmesine mi üzülsem bilemedim.
Belkide tek ailemi kaybetmeme üzülmeliyim, sonuçta beni ondan başka kimsem yok.
Aklımdan geçenleri okumuşcasına bana " Yalnız değilsin. Bundan sonra ben varım. San söz ailemi ben bulcam. Ayrıca Kenan öldü bu yüzden artık yeni doktorum seninsin HEMŞİREM " dedi. Başta afalladım ama bu adamla çalışmak istiyorum bu yüzden kabul ettim.
Bölüm etkileşimi
