3. bölüm / 2
MERMAİD1.BÖLÜM
Bölümler 2Şu an: 1.BÖLÜM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Herşeyimi kaybettim sonrada hayatımı tek bir şeye adadım.Ailemin katillerini bulmak için ant içtim.Ben sırf bunun için yaşadım.Ajan oldum.O katilleri bulup öldürmek için.
Ben Gece Aksoy kimsesiz,hiç birşeyi olmayan o kızım.Sadecd tek bir sebep için yaşıyorum.
İstanbul yeni başlangıçlar için sana geldim.Belki iyi belki kötü anılarımız olucak ama ben hep burdayım.İstanbul havaalanından çıkışımı gerçekleştirdim.Gördüğüm ilk taksiye binip arkadaşım Alâra'nın evine gittim.Alâra Yılmaz benim en yakın ve tek arkadaşım oda bir MİT ajanı kendisini yıllardır tanırım.Annem ve babamla sürekli İstanbul'a gelip uzun tatiller gerçekleştirirdik.Alâra ile yine İstanbul'a tatile geldiğimiz bir gün tanışmıştık.Annem ile onun anneside arkadaş olmuştu.10 yaşında olduğumuzdan dolayı anne veya babalarımızın telefonlarından arar saatlerce sohbet ederdik.
Taksici abiye parasını verip eve doğru ilerlemeye başladım.Daire 5'in ziline bastım,birkaç saniye sonrada kapı açıldı.Hemen merdivenlerden çıkıp onun dairesinin önüne geldim.Geldiğim gibi kapıyı açtı ve bana sarıldı.
"Hoşgeldin Mermaid."dedi ama sesinde bir hüzün vardı.
Bu arada Mermaid,benim mahlasım.Pek bilinmez.
"Hoşbuldum Alâra."dedim.
Alâra bavulumu odaya yerleştirdikten sonra içeri geldi.Yüzünde hem hüzün hemde neşe vardı.Bu kız aynı anda farklı duyguları nasıl yüzünde taşıyor? Alâra koltuğa oturdu ve bende onun yanına oturdum.
"İyi misin Alara?"
"İyiyim Mermaid."
"Hiç öyle durmuyorsun.Benim bilmediğim birşey mi var?"
"Uzun zamandır görüşmüyoruz ya o yüzden biraz hüzünlüyüm."
"Ne uzun zamanı? En son 2 ay önce görüştük."
"Uzun işte."
Alâra'ya sarıldım.O da bana sarıldı.Daha yeni görüşmüştük ama o da sadece bana göre yeniydi.Alâra çok duygusal bir kızdı yani bu duygusallık la bu kızı nasıl MİT ajanı yaptılar?
Alâra geri çekildi.
"Hadi kalk gidiyoruz."
"Nereye?"
"Ajansa."dedi ve hemen hazırlanmaya koyuldu.
Bende bana ayrılan odaya geçip üzerime siyah tişört altıma ise siyah kumaş pantolon giydim üzerime ise siyah deri ceket aldım ve evden çıkıp Alâra'nın arabasına bindik.Gelmemiz 20 dakika sürmüştü.Hava güneşli olduğu için deri ceketimin cebinden siyah güneş gözlüğümü taktım ve ajansa giriş yaptım.Çok havalı ve asaletli olduğumu herkes söylerdi.Tabi ki de öyleydim.Kapıda resmen tüm ajans vardı.Alâra bana kumral saçlı ve kahverengi gözlü bir kızı gösterdi.
"Bu Çiğdem Yücel."
Çiğdem el salladı ve "Ajansımıza hoşgeldin." dedi.
Alâra bu seferde koyu kahve saçlı ela gözlü bir adamı gösterdi.
"Bu Çağatay Yıldırım."
Çağatay başını hafifçe eğip selam verdi.
Sonra koyu kahve saçlı ve mavi gözlü bir adamı gösterdi.
"Bu Alaz Alptekin."
Alazda Çağatay gibi başını hafifçe eğip selam verdi.Son olarak beni gösterdi.
"Buda en yakın arkadaşım Gece Aksoy."
Sonra bir adamda Alaz'ın yanına geçti.Adam bir yerden tanıdık geldi.Alâra adamı tam tanıtacakken adam dur diye elini kaldırdı.Sonra elini uzattı.
"Hoşgeldin Gece ben Ayaz Sipahi."dedi.
Şimdi onu tanımıştım.Babamın katili karşımda duruyordu.Uzattığı elini tutup sertçe ters çevirdim.
"Sen o sun, babamın katilisin !"
"Asileşmezsen sevinirim Gece."
Ayaz'ın suratına yumruğumu savurdum.Ayaz'ın gram sesi çıkmadı.Tam bir tane daha vurucakken bileğimi tuttu ve beni kendine çekti.
"Bu cesaretin nerden geliyor Gece?"
"Sana ne!"dedim ve ayağımla dizine tekme attım.Ayaz yine gram ses etmedi.Adım sesleri duydum adım sesleri git gide artıyordu.Sonra ise bir adamın sesi duyuldu.
"Ne oluyor burda?"
Gelen adamın sesiyle beraber birbirimizden ayrıldık.Tahmin ettiğim kadarıyla bu adamda görev verenlerden biriydi.Adam yanıma geldi ve elini uzattı.
"Ben Erol Boran sana görev vericek o kişiyim."dedi asla ve asla elini tutmadım.
"Bende Gece Aksoy sizin hayatınızı cehenneme çevirecek güçte olan kişiyim hepiniz korkun benden."dedim ve diğer ajanlara döndüm.
Sonrada hepsine Ayaz'ı gösterdim.
"Bu Ayaz adında ki şahıs bana Gece diye hitap ettiği sürece bana Mermaid derseniz iyi olur."dedim.
Sonra ise Erol lafa girdi.
"Artık saçmalıyosun Gec-"
Sanane! İstediğim gibi saçmalarım.Saçmalamak benim en temel haklarımdan biri yani.
"Mermaid desen iyi olur."dedim uyarıcı bir ses tonunda ve Erol yine konuşmaya başladı.
"Peki Mermaid,bu saygısızlığından dolayı bir özür dilersen iyi olur. "
"Birincisi ben kimseden özür dilemem.İkincisi siz iyi misiniz? Ben babamın katilinden özür mi dileyim birde."dedim.
Herkes bana hayretler içinde bakıyordu.Biliyordum çoğu kişi görev verenlere ahkam kesemezdi ama dediğim gibi istersem herkesin hayatını cehenneme çevirirdim.Ben kim olduğumla güç göstergesi yapmazdım.Ben eğitimlerdeki başarılarım ve kendimden emin oluşumla gücümü zaten belli ederdim.
"Eğer vereceğiniz bir görev yoksa ben gidiyorum."
"Var Mermaid ama şimdi değil."
"Ne zaman?"
"Akşam saat 20:00'da."
"Peki silahım,mermilerim ve silahımı koyucağım kemerim nerde?"dedim ve sonra Erol bana bir çanta verdi.
"Çelik yelek dahil hepsi burda."
"Yeleğe gerek yoktu ama neyse,ben gidiyorum."
"Gidebilirsin ama tam vaktinde burda ol birde ajansa ait bir araban var onu almayıda unutma."dedi ve bana bir araba anahtarı verdi.Sonra Alâra yanıma geldi.
"Ben sana yolu göstereyim Mermaid."
"Olur."dedim ve aşağı kata iniş yaptık.
İçeride bir sürü araba vardı.Elimdeki araba anahtarının açma tuşuna bastım.İlerideki siyah Maserati MC 20'nin ışıkları yandı.Koşa koşa yanına gittim çünkü bu hayalimdeki arabaydı.Hayaller ya keşkelerdir ya da ihtimallerdir.
"Haberin olsun bu araba kurşun geçirmez Mermaid."
"Çokta önemliydi."
"Önemliydi tabi."
"Neyse boşver, görüşürüz."dedim ve Alâra'nın evine gittim.
Yedek anahtarla kapıyı açtım.Ceketimi çıkartıp astım.Tam koltuğa oturucam derken masada bir not buldum.
Notta şöyle yazıyordu;Kardeşimi öldürmenin bedelini ödeyeceksin küçük ajan.
Bu notun kimden geldiği belirsizdi.Alâra kime yakalanmıştı? Kimin kardeşini öldürmüştü? Hepsini öğrenmem gerekiyordu.Eğer Alâra'nın kılına bile zarar gelirse onları yakardım .Eminim ki Alâra'ya birşey yapmayı düşünüyorlardı.Onlardan önce davranmalıydım.
Hemen ceketimi alıp dışarı çıktım.Araba kumandasından açma tuşuna bastığım gibi arabaya bindim.Arabayı doğruca ajansa sürdüm.Hız limiti nerdeyse 180 olmuştu.Ajansın önüne arabamı park edip indim.Arabayı kilitledikten sonra direk ajansa girdim.Girdiğimde Çiğdem'i gördüm.Hemen yanına koştum.
"Çiğdem Alâra nerde?"
"Alt katta ki silah ve mermi deposunda Mermaid."
"Peki,bana yerini gösterir misin?"
"Gel benle."
Çiğdemle asansöre bindik.Bir alt kata geldiğimizde beni koridorun en sonuna getirmişti.Bir anda kapıyı açtım.Mermi dolabının yanında Alâra'yı görmüştüm.Koşarak yanına gittim.
"Alâra çok önemli bir gelişme var."
"Ne oldu Mermaid."dedi sonra bende cebimde ki notu çıkarıp ona verdim.Notu çok hızlı bir şekilde okudu.
"Sen kimin kardeşini öldürdün Alâra?"
"Şu hakkında uy*şturucu kaçakçılığı yaptığı söylenilen Kerim Solmaz varya onun kardeşini öldürdüm ve galiba yakalandım."
"Nerde oturuyor,iş yeri neresi biliyor musun?"
"Evet."
"Neresi?"
"Beykoz'un merkezinde bir yerde oturuyor birde Pendik'te bir şirketin CEO'su olarak çalışıyor sana hepsinin konumunu atarım."dedi ve hemen oradan ayrıldım.
Telefonuma bakarak giderken birine çarptım.Kafamı kaldırdığımda ise Ayazla göz göze geldik.Bir süre bakıştık ama bu bakışmayı bir anda böldüm ve geri çekildim.
"Allah seni kahretsin Ayaz sana çarpmak zorunda mıydım?Niye beş metre yanımdan geçmedin."
"Suçu niye bende arıyorsun Gece.Telefona bakarak giden sendin."
"Defolup git Ayaz."
"Neden geldin ve neden gidiyorsun?"
"Sanane!"
"Gece eğer başına bela almaya gidiyorsan bende gelicem o yüzden."
"Kerim Solmaz denilen bir şahısı öldürmeye gidiyorum."dedim sonra arabamı açıp bindim.
Alâra'nın bana gönderdiği konumu açıp ilerlemeye başladım.Tabiki Ayaz beni bırakmadı.Peşimden beni takip ediyordu.Allah kahretsin seni Ayaz birde sana izini kaybettirmeye çalışıcam.Bir kaç defa ara sokaklarda hızla ilerledim.Sonunda Ayaz'a izimi kaybettirmiştim.Kerim denen şahsın işyerine gittim.Arabadan inip arabamı kilitledim ve kafamı çevirdiğimde arabasına yaslanmış olan Ayaz'ı gördüm.
"Tek akıllı sen değilsin Mermaid.Bende hem senin arabanın nerde olduğunu gösteren cihaz ve gittiğin yerin konumu var."
"Defolup git yoksa kafana şuracıkta sıkarım."
"Kafama sıkıcak cesaretin olsaydı şimdi ya hastanede yada mezarda olurdum."
"Benim cesaretim var ama sen buna değemezsin."
Ayaz sırıtmaya başladı.Cidden bu adam şaka gibiydi.Kafasına gerçekten sıkardım ama gerçekten o buna değmezdi.Onu öldürücem diye hayatım yok olurdu.Ayaz'ı öldürmediğim için içimde bir sızı vardı.Babama karşı bir mahcubiyet vardı içimde hemde çok derin.Kafamdaki düşüncelerden kurtuldum ve şirkete giriş yaptım.
Ayaz ise arkamdan geliyordu.Çok önemli birşey unutmuştum.Silahımı unutmuştum.Hemen Ayaz'a döndüm.
"Ayaz ben çok önemli birşey unuttum."
"Ney?"dedi ve bende kimsenin görmeyeceği şekilde silah işareti yaptım.
"Yanında varmı?"
"Var."
Hemen gizlice krokiden kamera odasınaı buldum.Odaya gidip kameraları devre dışı bırakıp çıktık.Sonra Kerim denen şahsın odasına çıktık.İkimizde girdikten sonra kapıyı kilitledim.Kerim bize döndü.
"Ne yapıyorsunuz siz?"
"Yapmamız gerekeni."dedim ve adamın suratına vurdum.
Bir kere daha, bir kere daha ve bir kere daha vurdum.Adam yerde baygın halde yatıyordu.Ayaz'dan susturuculu silahı alıp adamın kafasına sıktım.Ayazla oradan hayalet gibi kaçtık ve ikimizde evimize gittik.Gerçi ben Alâra'nın evine kalıyordum.
Eve girdiğim gibi hazırlanmaya başladım.Kıyafetlerimi değiştirmedim.Belime silahımı koyucağım kemeri taktım.Sonra susturucu yu silaha taktım silahı ise kemere yerleştirdim.Siyah saçlarımı güzelce at kuyruğu yaptım.Kafama siyah bir şapka geçirdim ve siyah deri ceketimi alıp evden çıktım.arabamın kilidini açtım ve arabaya bindim.Yine çok hızlı bir şekilde arabamı ajansa sürdüm.Arabamı kilitleyip ajansa girdim.Girdiğim gibide telefonuma bir bildirim geldi.
5342.........:Ben Erol Boran hemen 3.katta ki toplantı odasına gel.
Siz:Peki geliyorum.
"Bilinmeyen numarayı "Erol" diye değiştirdiniz."
Telefonumu cebime koydum.Kafamı yan tarafa çevirdiğimde Ayaz'ı gördüm.Ben bu adamı sürekli neden yanımda buluyorum?
"Neden hep seni yanımda buluyorum Ayaz Bey?"
"Aynı iş yerinde olduğumuz içindir Gece Hanım."
"Karşılaşmamız gayet normal çünkü aynı iş yerndeyiz tesadüfen karşıla biliriz diyorsun."dedim ve kafasını eğdi çünkü Ayaz'ın boyu benden çok daha fazlaydı.
Ben 1.70 isem o 1.95 olmalıydı.Şuan birşey farketmiştim yüzümüz çok yakındı.
"Diyorum."dedi ve geri çekildi.
"3.katta ki toplantı odası nerde?"
"Gel göstereyim Gece."
Mecburen onla gitmeliydim çünkü etrafta nerde olduğunu soracağım kimse yoktu ve ben resmen hiç bir yeri bilmiyordum.Ayazla asansöre bindik ve 3. kata çıktık.Tam karşımızdaki odaya girdik.He.en Ayaz bir yere oturmuştu bende ona en uzak yere oturdum.Erol konuşmaya başladı.
"Bugün size birazdan gelicek olan konumda bir uy*ştucu sevkiyatı gerçekleşecek onu durdurmanızı istiyorum.Birde bu kaçağı kimin yaptığını öğrenin."dedi ve hepimizin telefonlarından bir bildirim sesi geldi.
"Peki sadece 6 kişi olarak mı bu görevi gerçekleştiricez?"
"Hayır Mermaid."
"Daha kimler olucak?"
"Hilal,Aslan,Burcu,Giray size yardım edicek.Kaya ile Bilgede masa başından size bilgi vericek.Şimdi ayrılabilirsiniz."dedi sonra herkes kalktı ve odadan çıktı.
Kulaklıklarımızı taktık ve hepimiz bir kaç arabaya doluşup gittik.Çiğdem,Alâra,Hilal ve Burcu benim arabamdaydı.Erkekler ise Ayaz'ın arabasına binmişti.Uy*şturucu sevkiyatınınyapılacağı yere gelmiştik.Bizi farketmeyecekleri bir yere geçmiştik.Şuan çimenlerin arasında pusuya yatmış bir şekilde duruyorduk.Uy*şturucuların olduğu tır geliyordu.Hemen hepmiz tırın tekerlerine sıkıp patlatmıştık.Tırdan şoför inince hemen bizde çimenlerin arasından çıkmıştık adam bize silahını doğrulttu bende hiç beklemeden eline sıktım.
"Bizi fazla uğraştırma ve gel bizimle gel şer*fsiz."
"Tamam lütfen bana zarar vermeyin."
"Onu sonra düşünürüz."dedim ama adamla işimiz bittikten sonra onu öldürücektim.
Hemen Erol'u aradım.
"Uy*şturucular elimizde ne yapalım?"
"Yakın."
"Peki bize bir tır gönderin."dedim sonra ise telefonu kapatıp Alaz ile Çağatay'a döndüm.
"Siz ikiniz şu uy*şturucuları boş bir arazide yakın."
"Tırın lastiklerini patlattık nasıl boş bir araziye götürelim Mermaid Hanım."
"Birazdan tır gelicek Alaz."dedim sonrada Alâra'ya döndüm.
"Ajansta işkence odası varmı?"
"Var Mermaid."
"İyi o zaman işkenceyle biz bu adamı konuştururuz."
"Hadi herkes ajansa."
Hep beraber ajansa geçtik.Erkeklere şoförü işkence odasına götürmelerini istedim.Bu işkence işini ben yapıcaktım.
Bölüm etkileşimi
