1. bölüm / 1
MENFEZİN KÜLLERİ● 1. Bölüm; Bettram' a geçiş
Bölümler 1Şu an: ● 1. Bölüm; Bettram' a geçiş
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Netflix'de bulduğum ama adını hiç duymadığım bir kraliyet flimi izliyordum böyle filmler hep ilgimi çekmiştir. Krallar, kraliçeler, muhafızlar, prensler,prensesler...
Hep gözüme hoş ve garip gelmiştir keşke halâ o şekilde yaşasaydık.
Annemin sesi ile daldığım bu düşüncelerden çıktım. "Dolaba baktım da abur cubur kalmamış yiyeceksen iki dk git al "
dedi annem ofladım "Sen git hem benim pek param yok " annem dilini damağına vurarak "İstiyorsan git istemiyorsan otur ve filmini izle. Flim izlerken illa birşeyler atıştırman gerekmiyor İldem. Ayrıca 24 yaşına geldin halâ annenden paramı istiyorsun!?"Hayır yani giderim ama param yoksa napabilirim para sıçmıyorum sonuçta. Labtobu kapatıp ayağa kalktım salaş bir ceket alıp kapıya doğru yürüdüm. "20dk falan gelirim" dedim annem başını olumlu anlamda sallayıp bana sırtını dönüp koridorda ilerleyip soldaki odaya girdi. Annemin arkasından bakmayı bırakıp kapıyı açtım. Siyah bileğime kadar gelen convers'i giyip çıktım.
Sokağa çıktığımda karşıdaki fırından gelen taze ekmek ve poğaça kokuları karşıladı beni saat öğlenin üçü olmasına rağmen halâ taze ürünleri vardı. Kaldırıma çıkıp yürümeye başladım. Sokak, eski ama güzel görünüşlü rengarenk evlerin arasından geçen araçların, aracındaki sesleri fulleyip etrafta dolaşan magandaların, top oynayan çoçukların, herkesi eleştiripte kendi haline bakmayan teyzelerin ve kaldırıma çıkıp her türlü insanı kesen pislik dedelerle dolup taşıyordu. Kaldırımda başım hafif eğik bir şekilde yürüyordum. Arkamdan hızla koşan birinin sesini duymaya başladım ardından elimden cüzdanımı birisi alıp kaçmaya başladı bir an şok geçirsem de refleks olarak arkasından koşmaya başladım.
Dün yağmur yağdığı için ıslak olan kaldırımda koşarak simsiyah giyimli birini kovalıyordum."Hırsız var cüzdanımı çaldı!" Diye bağırmaya başladım. İnsanlara çarparak geçtiğim kaldırım yolu bitince sağa döndük." Nerdesin lan seni aptal herif nereye kayboldun!"çöp, harabe bir çıkmaz sokakla bakışıyordum ama hırsız yoktu duvarı aşması imkansızdı çünkü duvar üç metre idi. Sinirden küplere binerken bu çöplüğe arkamı döndüm en azından eve dönüp polisi arayabilirimdim. Yürümeye başladığımda başıma keskin bir ağrı girdi başımı tutarak öne eğdim birden kusma hissi geldi. Sonra ise ellerimdeki ve ayaklarımda ki gücü birisi iple çekip aldı sanki, gücümün terk ettiği bedenim yere yığıldı.
Sonrası ise boşluk, karanlık ve sessizlik.
Yalnızca bu üç şeyden ibaretti. Sanki birileri birşeyler konuşuyordu ama ben anlamıyordum ses o kadar boğuk geliyordu ki. Bildiğim tek şey ise başımı bir yere vur-muşum gibi ağrımasıydı.
Gözlerimi yavaşça araladım ve gözlerime inanamadım. Şu anda bulunduğum yer o az önceki köhne, neredeyse yıkılmış duvarların bulunduğu yerden çok farklı bir yerdeyim. Gözlerimi oluşturdum. Yeşil çimenlerin ve renk renk çiçeklerin açtığı bir çayırdaydım az ileride oturan iki gencin giyimi dikkatimi çekti.
Altın işlemeli garip desenlerin bulunduğu smokin giyiyorlardı aynı prensler gibi... Biri sarışın biri de siyah saçlıydı. Aralarında birşeyler konuşuyorlardı kulak misafiri oldum. Sarışın genç "Sonunda florya ile evleniyoruz. Babasını *ldürüp tahta geçeceğim" deyince siyah saçlı genç yüzünü buruşturdu. "Hadi ama ahmak yüzünü buruşturma sende iyi biliyorsun. Burası Bettram burada sadece böyle hayatta kalırsın" dedi. Bettram ve Florya mı?
Bölüm etkileşimi
