Meftuna kitap kapağı

1. bölüm / 1

Meftuna

Deste dağıtılmaya başlandı

Vaveyla Yazarı: Berru Vardar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: Deste dağıtılmaya başlandı

Merhaba sevgili okur. Öncelikle bana bir şans verdiğin için teşekkür ederim. Bir hatam olduysa affola. Yorumların ve düşüncelerin benim için çok önemli, bunu belirtmek isterim. Bu arada ilk okurlarıma kitapta yer vermek istiyorum. Adını belirtirsen çok sevinirim. Beni Instagram’dan da takip edebilirsin: Okurr_defteri sayfam. Hikâyemizi beğenmeyi ve beni takip etmeyi unutma. Seviliyorsun, iyi okumalar.

Hayatın insanı nereye götüreceğini hiçbir zaman bilemezdim. Çocukluğumda Şanlıurfa’dan çıkıp bambaşka bir hayata savrulacağımı, yıllar sonra adımı herkesin bildiği bir avukat olarak duyuracağımı asla tahmin etmezdim.
Babaannem hep, “Senin gözlerin farklı bakıyor,” derdi.
“Nasıl bakıyor?” diye sorardım her seferinde.
Sonradan anladım.
Benim gözlerim hırsla bakıyordu.

Belki de bu yüzden küçücük yaşımda ailemi bile karşıma almıştım. Ailem dediğim insanları hayatımın bir köşesinde bırakıp, kendime yetmeyi öğrenmiştim. Kimseye muhtaç olmamayı, kimseye güvenmemeyi ve en önemlisi de yanımda birinin olmasına ihtiyaç duymamayı.

Hayatım boyunca kendime aile olmuştum.
Ve bundan hiç şikâyet etmemiştim.
Yıllar sonra ilk defa gerçekten tatile çıkmıştım.
Avukat kimliğimi, telefonumu, dosyalarımı ve bitmek bilmeyen davalarımı arkamda bırakmıştım. Uzun zamandır üzerinde çalıştığım davaların hepsini sonuçlandırmış, arkamda tek bir iş bile bırakmadan yola çıkmıştım.
İnsan kontrol manyağı olunca, tatile çıkarken bile kafasının içindeki bütün ihtimalleri susturmak zorunda kalıyordu.
Ben de kendimi susturmaya gelmiştim.
En azından öyle sanıyordum.

O gece otel odasında tek başıma otururken dışarıdan gelen müzik sesleri dikkatimi çekti.
Bir süre pencerenin önünde durup şehrin ışıklarını izledim. Gidip gitmemek arasında kaldım.
Sonra kendi kendime gülümsedim.
“Bir geceden ne çıkar?”
Dolabımdan siyah, sade ama üzerimde bütün dikkatleri toplayan bir elbise çıkardım. Saçlarımı açık bıraktım. Aynadaki kadına birkaç saniye baktım.
Uzun zamandır ilk kez avukat değildim.
Kimsenin davasını düşünmeyecektim.
Kimseyi kurtarmayacaktım.
Kimsenin hayatına müdahale etmeyecektim.
Bu gece sadece kendim olacaktım.
Gece kulübüne girdiğimde yüksek müzik ve loş ışıklar üzerime hücum etti. İnsan kalabalığının arasında ilerlerken garip bir şekilde özgür hissettim.
Barda kendime bir şişe bira söyledim.
Tam arkamı dönmüştüm ki birine çarptım.
— Pardon.”
Başımı kaldırdığım anda cümlem yarım kaldı.
Karşımda yaklaşık bir doksan beş boylarında, geniş omuzlu, kaslı ve kollarındaki dövmeleri gömleğinin kollarından taşan bir adam duruyordu.
Bakışları üzerimdeydi.
Gördüğüm birçok insandan farklı bakıyordu.
Soğuktu.
Ama nedense gözlerini üzerimden çekmiyordu.
—Önemli değil.”
Sesini duyduğumda istemsizce tanıdık hissettim.
Bana doğru bir adım attı.
—İyi misin?”
—Gayet iyiyim.”
Kaşının biri hafifçe kalktı.
—Emin misin?”
—Hiç olmadığım kadar.”
Dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı.
—Bunu anlamak zor değil.”
— Ne demek o?”
— Gözlerinden belli.”
Bir an donup kaldım.
Babaannemin yıllar önce söylediği cümle yankılandı zihnimde.
Senin gözlerin farklı bakıyor.
Adam gözlerimin içine bakmaya devam etti.
—Ne gördün gözlerimde?” diye sordum.
Bu kez gülümsemedi.
—Hırs.”
Kalbim bir anlığına duracak gibi oldu. O kadar belli oluyor muydu hırsım? İnsanlar benim duygularımın olmadığını söylerlerdi. O zaman hırs neydi?
—Tanıyor gibi bakıyorsunuz da tnışıyor muyuz?”
—Bu gece bilmeniz gerekmiyor.”
—Ben gizemli insanlardan hoşlanmam.”
—Ben de fazla soru soran kadınlardan.”
Sinirlenmem gerekiyordu. Hatta belki de yoluma devam etmem. Ama bu sefer umursamadım hatta nedense güldüm.
O gece, hayatımda ilk kez bir yabancının yanında kendimi kontrol etmek istemedim. Nare olmak istemedim. Kendime sıfırdan bir kimlik oluşturmak istedim.
Müzik yükseldi.
O bana baktı.
Ben ona.
Aramızdaki mesafe gittikçe kapandı.
Bir anlığına aklımdan avukatlık, davalar, ailem, geçmişim… her şey silindi.
Sadece o ve ben kaldık.
Elini belime koydu.
Ben geri çekilmedim. İlk defa kendimi bir kadın gibi hissetmek istedim.
Tam tersine, ona bir adım daha yaklaştım. Nefesini boynumda hissedebiliyordum. Erkeksi, odun kokan parfümü, saçından gelen o deniz kokusu bana tutkuyu bir kez daha hatırlattı.

Ve o gece, hayatım boyunca kurduğum bütün duvarları tek bir adamın önünde ilk kez kendim yıktım.
Dudaklarımız birbirine değdi. Önce gayet sakindi. Hatta kısa bir an ne yaptığımı sorguladım. Bu ben değildim. Bu Nare değildi. Sonra işler karmaşık bir hâl almaya başladı. Önce alt dudağımı ısırdı. Sonrası, sanki çölde susuz kalmışım ve o bana su almak istiyor gibiydi. Durmak istiyordu aklım. Nare her daim aklını dinlerdi fakat o an ilk defa kalbini dinlemek istedi. Bir anda kendimi onun kucağında buldum. Sonra asansöre yöneldi.

—Ne yapıyorsun?” diye fısıldadım.
Gözlerimin içine baktı.
—Bilmiyorum.”

İlk kez bu kadar kontrolümü kaybettiğimi gördüm.
Asansöre doğru ilerledi.
Kalbim göğsümde öyle hızlı çarpıyordu ki sanki birazdan yerinden çıkacaktı. 35 yaşındaki kadınların belki de çok mutlu aileleri vardı. Bense hırsımın kurbanı olduğum için bu işlere asla vakit ayırmamıştım.
Asansörün kapıları açıldı.
İçeri girdik. Bu sefer ben kapandım dudaklarına. Ben çölüne su olmak istedim. Bu sefer birilerini ipten almak değildi, ipe sürüklemek istedim.
O an içimde bir ses hâlâ mantıklı olmam gerektiğini söylüyordu.
Çık bu asansörden, Nare.
Git odana.
Sabah hiçbir şey olmamış gibi uyan.
Ama başka bir ses vardı.
Yıllardır susturduğum, hiç dinlemediğim bir ses…
Bir kere de kendin için yaşa.
Asansör yukarı doğru çıkarken ikimiz de sustuk.
Onun eli hâlâ belimdeydi. Dudaklarında benim rujumun izi ve alt dudağında şişlik...
Ben ise ilk kez bundan rahatsız değildim. Belki de bu geceden sonra onu asla görmeyecektim.
Kapılar açıldığında bana baktı.

—Emin misin?”

Bu soru, bütün gece duyduğum en önemli cümleydi.
Gözlerinin içine baktım.
Ve başımı yavaşça salladım. Daha önce hiç bu kadar emin olmamıştım.
O gece geride ne avukat Nare kaldı ne de her şeyi kontrol etmeye çalışan o kadın.
Odaya girdiğim anda öpüşmemizin şiddeti artmıştı. Onun da benim yaşlarımda olduğu aşikârdı. İkimiz de yetişkin insanlardık. Neyi istediğimizi biliyorduk tabii ki de.
Yavaş ama bir o kadar da aceleci davranıyordu. Önce elbisemi çıkardı. Sırtım aynaya vurduğunda hafif bir inleme yükseldi. Kulağıma doğru yaklaştı.

—Bu benim ve senin ilk tanışman, Nare Karaelmas, ama son olmayacak,” dedi ve bir anda benden uzaklaştı.

Olduğum yerde çok kısa bir süre olanı algılamaya çalıştım. Nereden tanıyordu beni bu adam? Ve arkamda bıraktığımı düşündüğüm soyadımla...
Odadan arkasına bakmadan çıktı ve gitti. Elbisemi üstüme geçirip arkasından koşmak istedim. Kim olduğunu ve beni nereden tanıdığını sormak istedim ama koridorda kimse yoktu. Olduğum yere çöktüm. O karanlık insanlar düştü gözüme, beni aşağılayan bakışları... Ya bu da benim oraya dönmem için yapılan bir oyunsa, diye kurdu aklım.
Sadece kendini ilk kez özgür bırakmaya cesaret eden bir Nare vardı. Yapmamalıydım. Odadan çıkmamalıydım.
Kendime geldiğimde asansöre binip odama yöneldim. Pılımı pırtımı toplayıp defolacaktım buradan. Verdiğim para umurumda bile değildi. Odama girdiğimde yatağımın üstünde duran kocaman bir gül buketi gördüm. Şaka gibiydi. Cidden biri benimle, kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyordu. Çöpe doğru savurdum gülleri. İçinden not çıktı. Bir ağız dolusu küfür edip notu elime aldım.

“Çok yakında…
Bu kez seni uğurlarken aramızda mesafe olmayacak. Ne gitmek için bir sebebin ne de benim seni bırakmaya niyetim olacak.
Hazırlıklı ol.
Çünkü bir sonraki görüşmemizde sana ‘karım’, sen de bana kocam demeye alışmak zorunda kalabilirsin.
Şimdilik bunu bir not olarak sakla. Gerisini yüz yüze konuşuruz.
Yakında, karı koca olarak görüşmek üzere.”

Sesli bir şekilde kahkaha attım. Neydi şimdi bu, eşek şakası mı? Eğer öyleyse hiç komik değildi. “Karım” kelimesini okudukça sesli bir şekilde kahkaha atmam kaçınılmazdı. Arkadaşın fazlasıyla mafya dizisi izlediği kanaatine vardım.
Olayın ciddiyetini algılamaya çalıştım kısa bir süre. Tek yaptığımız öpüşmekti ve beni odada bırakıp siktir olup gitmiş, ardından bana not bırakmıştı. Çok komikti gerçekten.
Bavulumu toplayıp otelden ayrıldım. Havaalanına gidene kadar yaşadığım olayı algılamaya çalıştım. Nereden bakarsam bakayım herhangi bir açıklaması bulunmuyordu. Asla yapmamam gereken bir şeyi yapmıştım. Şimdiyse saçma sapan şeylerle uğraşmak zorundaydım fakat benim o kadar sabrım asla ama asla yoktu.
İlk uçakla zırhımı kuşandığım şehre, beni adam eden o şehre, İstanbul’a döndüm. Arabama binip eve geldiğimde yardımcım Nazan abla kapıyı açmış, her zamanki gibi gülen yüzüyle beni karşılamıştı.

— Hoş geldin nazlı kızım, Nare kızım benim.”

Yıllardır çalışırdı benimle Nazan abla. Koşulsuz sevdiğine inandığım insanlardan biriydi. Üstümü çıkarıp aşağı indiğimde Nazan ablanın elinde kocaman bir gül buketi vardı ve o da bana doğru geliyordu. İçimden bir ses bu sefer gerçekten sinir krizi geçireceğimi söylemekteydi ve Nazan ablanın bakışları da bunu doğruluyordu.

Kızım, bu güller sana. Maşallah bizim kızımıza, o kadar başarılı. Evden çiçekler eksik olmuyor.”
İçimden “Yaya, Nazan abla ne demesin?” dedim fakat Nazan ablaya içten bir gülüş sunup gülü elinden alıp not var mı diye baktım. Ve hayranımdan bir not daha vardı. Gerçekten az mafya dizisi izlemeliydi. Adresini bilsem ona Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarından sürpriz ambulans yollayacaktım. Korka korka notu okumaya başladım.

“Bir buket gül daha…
Belki her gelişinde biraz daha yaklaşmış olurum sana. Belki de sen, kim olduğunu artık tahmin etmeye başlamışsındır.
Ama şunu bil:
Bu güllerin her biri, sana söyleyemediğim bir cümlenin yerine geldi.
Ve sana verdiğim o söz hâlâ geçerli… Çok yakında, seni bir kadın olarak değil… kendi karım olarak karşıma almak için geleceğim.
O gün geldiğinde, bu güllerin neden her seferinde kapını çaldığını anlayacaksın.
Şimdilik bekle.
B.A.D

Elime yüzüme su çarpıp aşağı indim. Nazan abla yemeği hazırlayıp çıkmış olmalıydı fakat midem yeterince bulanıyordu. Şu anda yemek yiyemeyecektim. Kendime bir bardak portakal suyu alıp salona geçtim. Bu evi yaptırırken verdiğim en doğru karar yerlere kadar olan camlardı. Uzun sayılabilecek bir süre camdan bahçeyi izledim.

Saatler sonra kalkıp çalışmaya karar verdim. Düşündükçe düşünüyordum ve bu benim migrenimi tetiklemeye başlamıştı. Siyah bir sweatshirt ve siyah bir eşofman giydim. Arabama atlayıp yola çıktım. Kendi ofisim evime biraz uzak bir mesafedeydi.
Radyodan Mabel Matiz’in sesini duyduğumda sesi biraz daha artırdım ve Mabel şu kelimeleri fısıldamaya başladı...

Kaç çiçek soldu
Hani bu sondu?
Hani bir sarı fırtına koptu zamansız?
Kaç tohum filiz dondu? Hani bir acı yel savurdu.
Yürekler son defa vurdu?

DEVAM EDECEK…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18