1. bölüm / 1
MAVİ ALEVİN HANÇERİ~GİRİŞ~
Bölümler 1Şu an: ~GİRİŞ~
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
—GİRİŞ—
Morgana henüz 9 yaşında bir çocuktu, sarayda koşturup oynar, herkesi güldürmeyi başarırdı ancak saray derslerine pek ilgi duymaz sürekli kendine bir yer bulur, tüm gününü orada geçirirdi.
Yine öyle günlerden birinde Morgana postür ve yürüyüş dersinden kaçmış Azureglade sarayındaki tek arkadaşı Zabina ile ahıra saklanmıştı.
Morgana atları çok severdi ve yaşına göre oldukça iyi bir biniciydi. Zabina’nın da ondan aşağı kalır yanı yoktu. Bu durumu çok iyi bilen kraliçe Matilda ona ve Zabina’ya birer at hediye etmişti. Onix ve North. Bu iki at onların birbirlerinden sonraki en iyi dostu olmuş ve aralarında koparılması imkansız bağ oluşmuştu.
Zabina eyerleri yerinden alıp önce Onix’e sonra kendi atı North’a takmış, ahır kapılarını açmak ile uğraşıydu ki içeriye Morgana’nın küçük kız kardeşi Verenah ağlayarak girdi.
Verenah sadece tek bir kelime sayıklıyordu “annem”. Morgana kardeşinin bu halini görünce deliye döndü. “Ne oldu anneme Verenah anneme ne oldu?” Verenah sayıklamaya devam edince Morgana dayanamadı koşarak ahırdan çıktı ve saraya doğru ilerledi. İçerisi çok kalabalık ve gergindi. Vakit kaybetmeden yukarı kata çıkmaya çalıştı fakat elbisesinin uzun etekleri yüzünden birkaç kez sendelediyip düştü.
Tam 3. kata ulaşmıştı ki annesinin yerdeki kanlar içerisindeki cesedini gördü. Kraliçe Matilda kalbindeki ok ile yerde yatıyor, hiçbir tepki vermiyordu. Tam o sırada arkasında Zabina ve Verenah geldi. Zabina gördüğü bu manzara karşısında ne tepki vereceğini bilemeden dönüp kaldı, Verenahın ise ağlaması şiddetlenerek hıçkırıklara dönüştü.
Kraliçe Matilda Lendor ölmüştü. Bir suikast sonucu öldürülmüş. Bedeni çürümeye mahkum edilmişti.
1. Bölüm
Kral ile Kavga
Kılıç antrenmanından henüz çıkmıştım. Zabina elini omzuma koyup duruşun çok hatalı prenses diye benimle alay etti. Ömrünün yarısını dik duruş çalışarak geçiren birine çökmesini ve ayağını yere sert basmasını söylüyorsun Zabina. Hakkımı yeme sadece 6 aydır çalışıyorum ama sen ömrünü buna adamışsın. Her neyse babam beni yemeğe bekliyordur prenses kaçar. dedim ve ona el sallayarak saraya doğru yürdüm.
Hizmetçiler giyinmem için kırmızı, siyah korseli bir elbise seçmişti. Sanki daha bir saat önce dar, deri antrenman kıyafetlerini yeni çıkarmamışım gibi korsemin bağcıklarını çekiştirirken halime küfrettim.
Babam annem öldükten sonra çekilmez birine dönüşmüş, beni muhteşem varise dönüştürmeye çalışmıştı. O zamanlar henüz 9 yaşındaydım ve yaşadığım kayıpla sarsılmıştım fakat dik durmak zorundaydım Verenah çok küçüktü, bende dağılsaydım ne halde olurdu bilemiyordum. Ben ona hem bir abla, hemde küçük yaşıma rağmen anne olmuştum.
Derin düşüncelerde kaybolup gitmişken kapının tıklanması ile kendime geldim. Gel diye bağırdığımda Ruby odama daldı. Haydi prenses Morgana bababanız sizi bekliyor, size önemli bir duyurusu varmış dedi 59 yaşındaki yorgun kadın. Acele ile arkama geçip sanki yeterince sıkmamışım gibi korsemi birazdaha çekiştirip bağladı ve ayağıma zarif bir siyah taştı bir topuklu verip siyah saçlarımın üzerine iki dizi yakutla bezenmiş oldukça şık bir taç yerleştirdi.
Lanet babam benden yine ne isteyecekti. Tanrılar aşkına bıkmıştım bu adamdan.
İsteksizce onaylayıp yemek salonuna gitmek için merdivenlerden inmeye başladım. 4 kat merdiven inip büyük, ihtişamlı kapının önüne gelince tereddüt etmeden içeriye daldım.
Her zamanki gibi oldukça çeşitli ve gereksiz abartılı bir masa hazırlanmıştı. En az 8 çeşit peynir, zeytinler, meyveler, haşlanmış, sahanda yumurta ilk dikkatimi çekenler olmuştu. Halk dışarıda açlıktan ölüyor, kral burada ziyafet çekiyor diye mırıldandım. Babam bunu fark etmiş olacak ki O halkın görevi bizi doyurmak dedi. Bu cevabı karşısında sinirden köpürdüm. Ama senin yani hükümetin görevide onların gece yataklarına tok girmelerini sağlamak kral Kaldereth. Kapa çeneni Morgana bazen karşında sadece baban değil, kralın olduğunu unutuyorsun. Peki baba dedim “baba” kelimesini bilerek bastırdım ve yerime oturdum.
Beş dakikada keçilerini kaçırdığı gibi tüm iştahımı kaçırdı. Dayanmayıp sordum yine ne isteyeceksin baba? Eşyalarını toparla yarın Valoria’ ya gideceksin dediğinden anlamaz
gözlerle bakarak Ne? diye bağırdım. O zamana kadar orada olduğunu bile fark etmediğim kardeşim kapının önünde durmuş bizi dinliyordu. Gözleri dolmuştu ve titriyordu. İçeri girdi ve neden baba niye gidiyor ablam diyerek ağlamaya başladı. Sen bu işe karışma Verenah bu iş seni aşar. diyerek onu aşağıladı. Baba kız haklı neden gidiyorum? Sürgün mü edildim? Hayır Morgana uzatma böyle daha güvenli. Bu sözleri bi an duraksamama neden oldu. Güvenli mi tehlikede miyiz? Evet! Evet Morgana tehlikedeyiz. Eyllwe tüm diyara savaş açtı Zhapirix’in yarısı düştü kalan kısmını almalarında çok sürmez gitmek zorundasın Verenah burada kalacak bu sayede burası yada Valoria düştüğünde iki krallıkda güvende olacak. İki krallıkda derken? Valorianın büyük varisi Ivor buraya gelecek. Ne diyeceğimi bilemiyordum.
Titremeye başladım. Sanki dünya ayaklarımın altından kayıyordu. Diyar aşkına içten içe piştiğimi hissediyordum. Ellerimden küçük mavi kıvılcımlar çıkmaya başladı. Birkaç kez acıyla inledim nefes alamıyordum. Göğsüm sıkışıyordu. Kıvılcımlar ise gittikçe büyüdü ve avuçlarımın ortasında birer mavi ateş oluştu.
Her şey karanlığa gömüldü.
3 SAAT SONRA
Odamdaydım, etrafımda şifacılar dönüp duruyordu. Bana ne olduğunu sorduğumdacevap vermeden yanımdan geçiyorlardı. Kafayı yemek üzereydim.
2 GÜN SONRA
Bu gün yola çıkıyorduk, eşyalarım toplanmış yanımda gelecek hizmetçiler seçilmişti. Yaşadığım garip deneyimden sonra yola çıkış tarihim 2 gün sekteye uğramıştı. Muhafız konusu söz konusu bile olmazdı çünkü Zabinadan başkası ihtimal dahi olamazdı.
Son kez odama baktım. Kapı tıkladı Verena gelmişti. Koşup boynuna atladım. Kendine iyi bak aptal başına bir şey gelirse seni asla affetmem. Sende. Ivor geldi. Babam seni taht odasında bekliyor dedi.
İçeri girdiğimde babam ve arkası dönük oldukça uzun siyah saçlı solgun bir çocuk konuşuyordu ve itiraf etmeliyim ki çocuğun sesi oldukça çekiciydi. Adam beni fark ettiğinde hafifçe eğilerek reverans yaptım adamda aynı şekilde bana karşılık verdi. Adamın orta uzun saçları ensesine kadar geliyordu ve çok yakışıklıydı. Ben Ivor dedi ve elini uzattı. Bende Morgana diyerek elini sıktım. Çocuk sırıtınca sivri dişleri ortaya çıktı. Nedenini bilmediğim bir şekilde saçlarımı sivri kulaklarımın arkasına sıkıştırarak kulaklarımı ortaya çıkardım. Bende gülümseyerek adama baktığımda gözleri büyüdü ve afalladı. Ne oldu? diye sordum anlamaz bir şekilde. Dişlerin dedi. Tıpkı bir vampirinki gibiler ve tenin bizimkiler kadar soluk. Evet bir sorun mu var? Bu duruma bu kadar takılması sinirimi bozmuştu. Kabul ediyorum diğer elflere benzemiyordum.
Siyah uzun saçlarım, aşırı soluk tenim, lacivert gözlerim, kan kırmızı dudaklarım ve sivri dişlerim vardı ama olsundu. Ben böylede çok güzeldim.
Adam ne cevap vereceğini bilemedi sadece Ha hayır sadece siz elfler daha pozitif görünen yaratıklarsınız. Sizi böyle görmek garibime gitti. Saygısızlık etmek istemedim özür dikerim leydim beni bağışlayın. dedi. Önemli değil alıştım artık dedim. Ve izin isteyip odama çıktım.
Gölge Saray
Akşam olmuştu. Onix ve North hazırdı. Onları aptal bir arabaya bağlamış olmaları çok canımı sıksada tüm yolu at binerek gitmek çok zor olurdu. 2 günlük bir yola çıkacaktık. Zabina sabahtan uğramış ve gitmek için son hazırlıklara yardım etmişti. Şimdiyse sarayın önünde durup bellide son kez göreceğim ülkemin kokusunu derin derin içime çekiyordum.
Tam o sırada Verenah geldi. Bu kızı özleyecektim. Çok zayıftı, savunmasıydı, narindi. Zorla öğretmeye çalıştığım okçulukta harikaydı. Ancak yakın dövüşte yürüyen bir felaketti. Orman hayvanları ile çok iyi anlaşıyordu.
Al dedi. Elime küçük bir şişe uzattı. Şişe bir kolyeye bağlıydı. İçine sana burayı hatırlatacak bir şeyler koy.
Kapağını açtım, önce içine biraz toprak attım. Sonra eteğimin yırtmacından uzanıp hançerimi aldım. Bir anda üstüne yürüyünce Verenah korktu ve bir adım geriye gitti. Merak etme seni öldürmeyeceğim gerizekalı. deyip tekrar gittim ve saçını tuttum. Sarı dalgalarından bir tutam kesip şişeye tıktığımda bana sinirle baktı. Bunu neden yaptın ki. diye beni tersledi.
Dayanamayıp sarıldım. Bu hateketimden sonra kendini tutamayıp hıçkırarak ağlamaya başladı. Şişedeki kalan boşluğuda göz yaşlarıyla doldurunca. İçi çamur olan çirkin bir şeye benzemişti kolye ancak umursamadım. Zinciri boynumdan gerçirdiğim sırada avuçlarım tekrar ısındı fakat bu sefer sadece küçük kıvılcımlar çıkmıştı.
Az sonra hizmetçilerden biri babamın toplantısı olduğunu ve gelemeyeceğini söyledi.Gerçekten bu toplantı benden daha mı önemliydi? Ondan her ne kadar hoşlanmasamda o benim babamdı ve son bir kez vedalaşmak istiyordum.
Zabi yanma geldi ve Yola çıkalım mı Morgana? dedi. Babamın zaten gelmeyeceğini biliyordum bu nedenle daha fazla beklemek istemedim. Olur. Ağzımdan çıkabilen tek cümle bu olmuştu. Bu sözümle Verenah tekrar sarıldı. Kendine iyi bak Mogmog. Sende Verenah. Sende.
Atlı arabaya bindim. Arkamı dönüp Verenah’ya el sallarken midem bulandı ve gözümden bir damla yaş düştü. Bensiz be yapacağı hakkında hiçbir fikrim yoktu.
Bölüm etkileşimi
