1. bölüm / 2
Maskeli yüzTakip
Bölümler 2Şu an: Takip
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2029 mart'ın 15'i
Bir Ankara gecesi:
Gece saat 00.00 evimin yakınlarındaki sokakta yürüyorum çok ıssız bir sokak ve korkutucu olan bir maskeli yüz tarafından takip ediliyorum ben hızlandıkça oda hızlanıyor,ve o anda telefonum titredi,bilinmeyen numaradan 1 yeni mesaj üstüne tıkladım tek düze kısa bir mesaj : Evine git
Ellerim titremeye başladı. Korktuğum için hızlıca eve gittim binanın kapısını hızlıca açıp içeri girdim, asansör'den korktuğum için merdivenlerden ikişer ikişer çıktım ikinci katta oturuyordum dairemin kapısını açtım. içeri girdim ve kapıyı tam üç kez kitledim...
Uyandım, galiba bir rüyaydı telefonumu elime aldım saat sabah 07.30'du hemen mesajlara girdim ve gördüğüm şey nefesimi kesti
Bilinmeyen numara : günaydın kıvırcık(:
Rüya değilmiş diye mırıldandım ayağa kalktım pencerenin önüne geldim,camı açtım sağ sola baktım kimse yoktu telefonum yeniden titredi yine bilinmeyen numara mesaja tıkladım. Boşuna dışarı bakma belki gökyüzündeyim'dir belki yeryüzünde belki sana senden daha yakınımdır(:
Ne saçmalıyor be bu birisi gerçekten büyük bi eşek şakası yapıyor dedim kendi kendime
Bu arada ben kendimi size tanıtmayı unuttum ben Dilan Karataş 2007 Eylül ayının 17 sinde doğdum 19 yaşındayım kıvırcık kumral saçlı kehribar gözlü, 1.65 boyunda, 52 kilo Adanalı bir kız çocuğuyum ailem yok tek yaşıyorum Ankarada yaşıyorum. Eğitim hayatımı yani liseyi polis lisesinde okudum aslında sınava girseydim şuan üniversiteye gidiyor olabilirdim ama girmedim bu sene sınava girip polis veya güvenlik olmayı düşünüyorum.Şimdilik 19 senelik yaşadıklarımın bir kısmını öğrendiniz.
şarkı mırıldana mırıldana mutfak tarafına geçtim,dolabı açtım ve beni canım dolabım yine şaşırtmadı bomboş tam gidip bir kafede kahvaltımı yapayım derken zil çaldı sabah sabah kim geldi diye kendi kendime söylendim kilidi actım kapıyı araladım ve yerde duran iki tane dolu dolu market poşetiyle bakıştım üstünde birtane not vardı notu aldım okumaya başladım
"dolabın böyle boş kalırsa daha çok zayıflarsın kıvırcık afiyet olsun"(:
kapıdan biraz sesimi yükselterek
"hiçte gerek yoktu" dedim sonra salak bir sırıtışla poşetleri içeri aldım.
poşetlerin içini talan ettikden sonra bir sandiviç ekmeği birde salam aldım salamı ekmeğin arasına koyup kocaman bir ısırık aldım birde kahve yaptım değmeyin keyfime
Aklıma bir şey geldi ben niye bu bilinmeyene yazmıyordum cesaretimi topladım ve yazmaya başladım
-SEN KİMSİN? yazdım büyük harflerle beni yazmamı bekliyormuş gibi çevrimiçi oldu
-Bilinmeyen numara, dedi gerçekten eşek şakasıydı bu
-Sen ne kadar komiksin öyle yazdım hemen cevap verdi
-Ehh öyleyimdir biraz noldu hoşunamı gitti kıvırcık eğer hoşuna gittiyse herzaman bilinmeyen numara burda(:
-Bak gerçeten soruyorum beni niye takip ediyorsun niye gizli birisin ve beni izliyormusun.
-Seni izliyorum her adımından haberim var, seni canım istedi diye takip ediyorum ve son cevap çünkü gizli kalmak istiyorum bu kadar.
-Kimin canı ister böyle birşeyi mantıklı düzgün bir cevap ver dedim.
-Vardır bir sebebi, vardır bir izi, vardır bir lekesi.
-güzel cevap, neyse ben korayla buluşucam beni takip etme tamamı bilinmeyen
-Ne senin errrkek arkadaşınmı var, niye var, soy ismi ne, çok mu yakınsınız, sevgilinmi, nerde bluşucaksınız, niye buluşuyonuz, telefonla konuşun, çabuk bana soy ismini ver şu errkek kişisinin çabuk kıvırcık.
-Noluyor lan,koray çalışkan, sevgilim d... bir dakika ya ben sana niye açıklama yapıyorum sanane sakın çocuğa birşey yapayım deme maskeli!!
-KIVIRCIKKK!! sinirleniyorum bak,iyi tamam bak bakalım çocuk senin karşına çıkabilecekmi eğer bugün çıkarsa birdaha çıkamaz.
-öff hadi bays maskeli ben hazırlanamya gidiyorum.
ve konuşmamız burda bitti, altima mavi bol kot pantolon üstüne düz beyaz bi tişöt spor ayakkabı saçlar açık ayananın karşısına geçtim
-üff be bu ne güzellik dilan vallahi güzellik yarışmasına girsen birinci olur gelirsin beee Türkiye güzeli Dilan Karataş adını altın harflerle yazdırdı.
kapıdan çıktım kapımı güzelce kitledim binadan çıkıp temiz havayı içime çektim, hadi bakalım gazamız mübarek olsun diyip yola çıktım, gidiceğim yer çok uzak değildi bir sokak ötedeydi kafe de buluşacaktık bu arada koray dan bahsetmedim hemen anlatıyorum koray 1.85 boyunda mimarlık okuyan bir üniversite öğrencisi bana bazen sarkıntılık ettiği oluyor ama ben yüz vermiyorum çünkü o benim tek arkadaşım kafenin yanına vardığımda cam kenarına oturmuş bana el sallıyordu bende ona el salladım ve içeri girip karşısına oturdum. birer kahve söyledik ama koray sürekli bana bakıyordu koray bana bakarken bende etrafa bakıyordum ve birisi dikkatimi çekti kopşonunu kafasına geçirmiş güneş gözlüklü ve direk bize bakıyor hemde bakıslarını hiç sakalamadan dik dik kafamı sağ sola sallıyorum ama o koraya kitlenmiş vaziyette ve o anda benim saksı çalıştı benim buraya geldiğimi tek bilen kişi maskeli o adam maskeliydi hemen telefonumu çıkardım ve maskeliye mesaj attım. meajı attığımda onun telefonu titredi oha aklımı seveyim ya buldum maskeliyi buldum hahahaha buldum buldum maskeliyi buldum maskesini düşürdüm hahaha
Yüzüme bir neşe biryandanda korku geldi,hayal dünyam çok gelişmiş olduğu için ya ben onun yüzünü öğrendiğimde o beni kaçırıp önce aç bırakıp döver ondan sonrada ormana götürüp beni öldürürse diye düşünüyordum.koraya tam kalkalım derken koray konuşmaya başladı
-Dilan ben seni artık arkadaş olarak görmüyorum sen beni arkadaş olarak görebilirsin ama ben görmüyorum bana bir şans verirmisin yeni bir sayfa açalım senle diyip elimi tutacaktı ben elimi geri çektim
-koray ben seni arkadaş olarak görüyorum sana şans veremem bizden olmaz yapamayız o yüzden bu konuyu birdaha açmayalım ve arkadaş kalalım
Bağırarak "hayır arkadaş kalamayız eğer bir erkek ve bir kız arkadaşsa bu arkadaşlıktan çıkar, o yüzden benim sevgilim olacaksın
-olmuyorum napabilirsin
-olacaksın zorundasın
-olmuyorum koray arkadaşlığımızda burda bitti,tam kalkıp gidecekken sertçe kolumu tutup beni çekiştirmeye başladı.
Dışarı adamımızı atacakken korayın eli birden kolumu bıraktı yada bırakmak zorunda kaldı çünkü maskeli yada maskeli sandığım kişi korayın bilegini tutup çevirdi o sırada bir kemik sesi duyuldu galiba korayın belleği kırılmıştı koray yerde kıvranırken maskeli kişisi beni nazikçe bileğimden tutup dışarı çıkardı sonra bileğimi bırakıp hızlı adımlarla yürüdü ve gözden kayboldu bende orda bir iki dakika afalladım sonra sinirle içeri girip yerde kıvranan koraya yumruk attım ve tam çıkacakken arkamı içerde oturan insanlara döndüm koraya kimse yardım etmeyecek diye nazik bir şekilde uyardım ve çıktım...
Eve gelmiştim kapıyı kapattım üstüme rahat birseyeler giyip koltuğa oturdum telefonu açtım açmaz olaydım birde ne göreyim...
Bölüm etkileşimi
