3. bölüm · Masalların Ağacı
Gökyüzündeki Dilek
Elif, günler geçtikçe Masalların Ağacı’na olan sevgisi daha da büyümüş. Artık defterini alıp oraya gitmek, yeni masallar yazmak onun için en büyük mutlulukmuş. Ancak, bir gün farklı bir şey olmuş.
Güneş yavaş yavaş batarken, Elif yine ağacın altında oturuyormuş. O kadar derin bir şekilde masalını yazıyormuş ki, zamanın nasıl geçtiğini fark edememiş. Kuşlar yuvalarına dönmüş, rüzgar hafifçe esmiş, yapraklar hışırdamış.
Tam ayağa kalkacağı sırada, defterinden bir sayfa uçup yere düşmüş. Sayfayı eline aldığında, üzerinde annesinin yazdığı yeni bir masal olduğunu görmüş. Masalda, pembe bir elbise giymiş, hafif kanatları olan bir peri, büyük bir kuşun sırtında gökyüzünde süzülüyormuş.
Elif’in kalbi heyecanla çarpmış. “Bu masal beni nereye götürecek acaba?” diye düşünmüş.
Birdenbire, sayfanın kenarında küçük bir çizim hareket etmiş. Sayfa yumuşak bir ışık saçmaya başlamış. Elif şaşkınlıkla sayfaya dokunmuş ve birden kendini hafifçe havalanırken bulmuş.
Gözlerini açtığında, pembe elbiseli peri ile birlikte, gökyüzünde bulutların üzerinde uçuyormuş. Aşağıda Masalların Ağacı ve kasaba küçük bir nokta gibi görünüyormuş.
Elif, annesine kavuşmanın, masalların ve hayallerin gerçek olabileceğinin büyüsünü kalbinde hissetmiş. Gökyüzünde pembe bulutların arasında, annesiyle birlikte sonsuz masallara doğru yolculuk etmişler.
