3. bölüm · Mardinli Güzel Yarim

TANIŞMA

Umutlubiryazar

O ilk an,seni gördüğüm o ilk an varya;
İşte ben o zaman doğdum...

Zara Yıldıran

Gözlerimi açtığımda kocaman bir ışık gözüme tutuluyordu. Ve bu canımı çok yakmıştı.

Nerdeydin ben?

Karnım çok acıyor.

Ben neden buradayım?

Neresi burası?

Şu lanet ışık gitti artık. Şuanda uğuldamalar duyuyorum. Allah'ım beynim zonkluyor. Bir dakika lan... Ben hastanede miyim? Beynim netleşmeye başlayınca kafamı sağa çevirdim. İki tane adam konuşuyordu. Sanırım beyaz önlüklü olan doktordu. Peki diğer adam kimdi?

Adam ayakta duramıyor.

Yolunu mu kaybetti acaba?

Konuşmaları artık net bir şekilde duyabiliyorum.

" Doktor hanım siz ne dediğinizi farkında mısınız? Ne demek felç kalabilir?"

Doktor derin bir nefes verdi

" Bakın Miran Bey kesin değil ama yüksek bir ihtimal. Aldığı darbelerden dolayı yere düşünce kafasını çarpmış. MR raporu sonucunda gördüm ben de hasarı. Sadece dikkat etmeniz gerekiyor."

" Geçici bir durum ama değil mi?"

" Evet evet. O kadar telaş yapmayın, bu geçici bir durum."

Ben felç miyim şimdi? Bir anda bir öksürük krizi ile karşılaştım. Nefes bile alamıyordum. Ben öksürmeye başlayınca uyandığımı farkettiler.

Adının Miran olduğunu öğrendiğim adam yanıma geldi.

" Güzelim bana bak. İyimisin. Bir şey söyle Zara bana bak."

" Miran Bey lütfen sakin olun. Bir sıkıntı yok."

Doktor yandaki komodinin üzerinden bardağa su koyup verdi. Suyu içince rahatladım.

" Şimdi daha iyi misiniz Zara Hanım."

Zar zor nefes alıp " i-iyiyim teşekkür ederim"

Güzelim?

Bu kim lan? Tanımıyom ben bunu.

" Nerdeyim ben?"

" Mardin'desin güzelim. Sen bıçaklanınca Furkan seni buraya getirdi."

Mardim mi? Ohaa. Ben bıçaklandı ve İzmir'de hastane yok gibi bir de Mardin'e mi getirdiler beni? Ayrıca bunlar beni nerden tanıyor? Ve bu adam neden bana güzelim diyip duruyor?

***

Doktor çıkıp gitmişti. Ve bu adam iki saattir bana iyi olup olmadığımı sorup duruyordu. Ve şimdi sakince oturup beni izliyordu.

" Kimsin sen?"

" Efendim?"

" Seni tanımıyorum."

" Ben Miran Şadoğlu. Şadoğlu aşiretinin ağasıyım."

" Peki ben şuan hangi hastanedeyim."

" Sen şuan Midyat Güzeli hastanesi desin"

" Midyat Güzeli mi? Ama burası benim-"

" Evet burası senin çalışacağım hastane. Aynı zamanda resmi olarak benim hükmümde olan hastane."

" Peki bu ismin özel bir anlamı var mı?"

Bu sorumdan sonra anlamlı gözlerle bana baktı.

" Var... Çok özel,çok güzel bir anlamı var."

Demek bir sevdiği var. Kim acaba? Uff amaaan banane sanki. Bu sefer o bana sordu.

" Baban sana neden böyle davranıyor?"

Babam bana neden mi böyle davranıyor? Ama söyleyemem ki. Daha yeni adını öğrendiğim bu adama nasıl güveniyim ki.

" Bilmiyorum."

Üzüldüğümü anlamış olacak ki konuyu değiştirmeye çalıştı.

" Canın birşey istiyor mu? Bir şeye ihtiyacın varsa söyle."

İki saattir milim kımıldamamıştım. Bu adam sedyede oturmama bile izin vermemişti o yüzden mal gibi iki saattir yatıyorum.

" Lavaboya gitmek istiyorum."

" Tamam şimdi dikkatlice vana tutun ve kalk."

Beni sedyenin üzerinde otutturdu ve kalkmama yardım etti. Ama olmadı. Hiçbir şekilde ayaklarımı hareket ettiremedim. Hissetmiyordum bile. Anın paniği ile korkup bağırdım.

" Noldu Zara? Zara bana bak bir şey söyle. Korkutma beni noldu?"

" Ol-olmuyor."

" Ne olmuyor?"

" Kalkamıyorum. Bi-birşey yap nolur. Ben kalkamıyorum."

Nasıl farketmedim ki ben yaa. Çok korkuyorum Allah'ım lütfen birşey olmasın lütfen.

Korkudan ağlamaya başladım artık. Miran doktoru çağırdı ve beni muayene etti. Ama ben hala ağlıyordum.

" Yavrum ağlama artık gözünü seveyim yapma "

Yavrum? Bak sen bana az önce de güzelim dedin sesimi çıkarmadı ama bu kadar fazla bak.

" Korkuyorum"

" Korkulacak bir durum yok Zara Hanım. Tamamen geçici bir durum bu merak etmeyin."

Doktorun sözleriyle biraz daha sakinleşirken kendimi Miran'ın kollarında buldum. Ona baktığımı görünce geri çekildi ve " şey kusura bakma sadece seni sakinleştirmek için yaptım. Rahatsız ettiysen özür dilerim."

" Sorun yok." Deyip gülümsedim.

***

Yaa bir insan bir hafta boyunca hastanede kalır mı yaa. Ben kaldım. Gitmek istiyorum diyorum hatiyır diyorlar. Bıktım ama yaa.

Bu adamda gece-gündüz dibinde. İyice sıkıldım. Derken içeri birkaç tane hemşire ve doktor girdi.

" Bugün nasılsınız Zara Hanım?"

" İyiyim teşekkür ederim."

Yanıma gelip beni muayene etmeyi başladı.

" Evet Zara Hanım hazır mısınız?"

" Ne için hazır mıyım?"

" Ne demek ne için? Ameliyat için. Yoka Miran Bey size söylemedi mi ameliyat olacağını?"

Miran'a baktığımda kafasını aşağı eğmişti.

" Söylemeyi unuttum özür dilerim."

Sözleriyle dumura uğradım. Ben ameliyat olmaktan çok korkarım.

***

Bana değişik bir önlük giydirdiler. Şimdi olacağım ameliyat karnıma bağladıkları hortum içinmiş. Buraya ilk geldiğimde geçirdiğim iç kanamayı durduramamışlar ve bu hortumu da o yüzden takmışlar. Birazdan da hem hortumu çıkarıcak lar hem de hala geçirmete olduğum iç kanamayı durdurmaya çalışacaklar. Vücudum bu bir haftada sürekli kan kaybettiği için her seferinde kan bağlıyorlardı bana.

" Evet Zara Hanım hazırsanız artık şu sedyeye uzanmanızı rica edeceğim."

Korkuyla Miran'a baktım. Derin bir nefes verip yanıma geldi. Sedyeye uzanmama yardım ederken kulağıma " Seni burada bekliyorum Mardin Güzeli." Dedi. What!?

Her neyse beni ameliyata aldılar. Ağzıma bir maske kapattılar. Sonrası karanlık...

Miran ŞADOĞLU

2 saat. Benim güzelim tam iki saattir içeride. Beni de içeri almıyorlar. Ben ne yapacağım? Onu seviyorum. Ama ya o beni sevmezse. Bir haftadır hiçkimse ile konuşmuyorum. Annem,Furkan,Babam... Hiçbirinin telefonlarını açmıyorum. Korumaları da gönderdim. Sadece Zara ile ilgeniyordum. Ben nasıl o dün dosyasına baktığımda anlamadım ki. Gerçi adını bile bilmiyordum. Bir kere görmüştüm onu. O zaman da taşınıyorlardı. Tekrar görmek için çok çabaladım. Ama göremedim. Ben bu düşüncelerle boğuşurken bir hemşire çıktı ameliyathaneden. Hemen ayağa fırlayıp hemşirenin yanına gittim.

" Zara'nın durumu nasıl? İyi değil mi? Bir şey söyleyin lütfen."

" Miran Bey, Zara Hanımın kalbi durdu. Yapılan bir hata sebebiyle kanama dahada arttı. Ama elimizden geleni yapıyoruz."

Bu sözlerin ardından öylece kaldım. O daha burada çalışacaktı. Yıllarca hayalini kurduğu bu hastanede çalışacaktı. Ben ona söz verdim. Seni burada bekliyorum dedim. Bırakmaz dimi? Gelir yanıma? O ölemez.

Peki şimdi ne olacak. Ben sevdiğim kadına kavuşamayacak mıyım?

_________________________

Evet yeni bölüm ile karşınızdayız. Tahmin edersiniz ki Zara ölmeyecek. Peki bu kadar erken bir aşk bekliyor muydunuz? Sizce Zara bu aşkı öğrenince ne tepki verecek?

Okunma çok az ya da sistemden öyle görünüyor olabilir bilmiyorum ama beğenme ve yorum çok az. Umarım sistemde hata vardır çünkü bende sadece 6 kişi görünüyor. Böyle devam ederse kitabı başlamadan bitireceğim. O kadar az okunuyor ki kitap yazma hevesi de kalmıyor bende.

Neyse beğenip yorum yaparsanız çok sevinirim. Hepiniz Allah'a emanet olun. Hoşçakalın:))