Bölümler 1Şu an: Giriş
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
21 YIL ÖNCE...
Küçük kız yine rutubet ve küf kokan bodrum katında üzerinde mini bir şort ve beyaz bir atlet vardı. Saçları taranmadığından ve kesilmediğinde kaynaklı olarak beline kadar uzanmış ve düğümlenmişti. Kömür gibi siyah saçlarının tutamlarına kar gibi bembeyaz saçları karışmıştı, küçük kız saçlarının beyaz tutamlarını kulağının arkasına sıkıştırdı.
Bugün mutluydu çünkü anne ve babası onu unutmuştu bugün canı yanmayacaktı sesleri dinledi, karnı gurulduyor olsada uyumak istiyordu. seslere odaklandıkça daha rahat duyabilmeye başladı "İyi ki doğdun Gamze... İyi ki doğdun Gamze..." kalabalık bir grup aynı kelimeleri tekrarlıyordu, küçük kızın yüzünde zoraki bir gülümseme oluştu bu sesleri yıl da 1 ya da 2 kez duyardı ve hep aynı isim olur du bazı yıllar farklı bir zamanda başka bir isimle daha aynı şarkı söylenirdi ancak ritim ve melodi asla değişmezdi.
"İyi ki doğdun... İyi ki doğdun" küçük kızın gözleri yine doldu çünkü kendisinin hiç bir zaman doğduğunu hissedememişti belki bir ölü olabilirdi ama yaşayan biri... İşte o biraz zordu.
"Mutlu yıllar sana... 7. yaş günün kutlu olsun Gamzecik!" Küçük kız tam uykuya dalacakken kapı aniden açıldı kız bir hışımla, neredeyse yıkılacakmış gibi duran dolabın içine girdi. Titremeye başlamıştı bile dolabın kapağı açıldığında çığlık atamamıştı annesi yine ona konuşma yasağı getirmişti. "Sen de kimsin?" bir erkek çocuğu karşısındaki küçük pasaklı olan kızı inceliyordu "Adın ne senin?" küçük kız ellerini kaldırdı babasının korumalarının ona öğrettiği kadarıyla işaret diliyle konuşmaya çalıştı "Adım yok." şaşırdı oğlan küçük kızın işaret diliyle konuşmasına. Okulda ki işaret dili kursu ilk kez işime yaradı, diye düşündü, düşünürken kaşlarını çattı
"Nasıl adın yok?" kız dolabın içinden çıktı ve ayağa kalktı ellerini bu sefer daha asabi şekilde haraket ettiriyordu "Hayatım yok ki bir ismim olsun asıl sen kimsin?" oğlanın çatılan kaşları bu kez şaşkınlığından havalandı ardından bu tepkinin normal olabileceğini düşündüğünden indirdi indirdi "Murat," küçük kız rahatladığını belli eden bir haraktele başını salladı.
Sonrasında odaya başka bir kız girdi. Murat içeri giren kıza baktı "Gamze sen niye geldin buraya?" Gamze'nin gülüşü odayı aydınlatan tek şeydi. Gemze ilk önce abisine ve sonra abisinin iarşısındaki küçük kıza baktı. Küçük kıza cam gibi mas mavi olan gözleriyle baktı ancak küçük kızı tam göremediğinden kıza yaklaştı. ilk bakışları sorgulayıcıydı ikinci bakışları ise büyülenmiş bir biçimdeydi "Çok güzel." küçük kız, Gamze'nin bu övgüsüyle beraber gülümser. Gamze önüne düşen beyaz saç tutamlarını kulaklarının arkasına sıkıştırdı ve küçük kızı daha yakından inceledi "Van kedisi misin sen niye bir gözün okyanusken bir gözün çimen?" Gamze hâlâ tüm renkleri öğrenememişti bu yüzden etrafında gördüğü şeylerin rengiyle renkleri söylüyordu.
küçük kız Gamze'nin ona yaklaşmasıdan rahatsız olarak geri çekildi. Murat küçük kızın bu hareketine kıkırdadı "Gamze albino hastası o yüzden böyle yaklaşması normal endişelenme ufaklık." Gamze de abisiyle beraber kıkırdadı, içeri girmeden önce konuşmaları dinlediği için küçük kızın bir ismi olmadığını biliyordu, hevesli bir şekilde "Abi adı Gizem olsun mu?" Murat küçük kıza baktı. Küçük kız tereddüt etsede başını salladı.
O gün Gamze, Gizem'in atletle durmasına ve üşümesine üzüldüğü için kendi kıyafetlerini getirdi ve Gizem'i giydirdi Murat'ta Gizem'in başını okşayıp "Bir şey olursa bana seslen ufaklık." demişti haberi yoktu eğer Gizem'in başına bir şey gelirse çığlık atamayacağını, bağıramayacağını, seslenemeyeceğini bilmiyordu.
Gizem ilk kez bir ortamda huzurlu hissedebilmişti. Akşamında kendi kendine düşündü. İlk, dedi içinden. İlk kez huzur var içimde, Duvarlarda sürünen yılanı Sakura'yı gördü onu gördüğüne sevinmişti çünkü bu yılan onun tek dostuydu. Gizem elini kaldırdı Sakura onun koluna dolandı. Gizem yılanın başını okşayıp uykuya dalmak için gözlerini kapattı.
Ancak ani bir hızla açılan kapı ve küçük kızın kaçmasını engelleyen kol onun annesine aitti "Seni küçük orospu benim kızımın kıyafetlerini ne ara çaldın hırsız! Doğumu bile bir gizemden ibaret olan küçük bir cadıdan ne beklerdim ki?!" kadının hakaretleri de bağırışlarıda bitmerk bilmiyord, kızın üzerindeki kıyafetleri bir hışımla çıkardı. Gizem ağlamaya başlamıştı bu sefer konuşuyordu "Ben de senin kızınım. Hırsız değilim ben söz bir daha giyimem!"
Yalvarışların hepsi boşaydı. Kadının bir eli hâlâ kızın kolunu sıkıca tutarken bir eli cebine gitti sigarasını ve çakmağını çıkardı. Yine o deli gülüşünü atmaya başlamıştı "Dursana sadece oyun oynayacağız" kızın ağlayışları çaresizce devam ederken gözlerini kapattı nefesini tuttu ve sırtına değen yanmış sigaraların acısını yuttu. Bağıramadı çünkü biliyordu konuşması yine yasaklanmıştı artık ona gelen yasakların zamanını ezbere biliyordu, gözyaşlarını sildi artık akmıyordu çünkü ağlamasınında yasaklandığını biliyordu. O akşam yine acısından uyuyamamıştı.
Bölüm etkileşimi
