5. bölüm / 10
mal npc?part 5
Bölümler 10Şu an: part 5
...
Düz yazı yazmak cok zor amk aglıcam
Dana gibi yatağımda tepinip tepkisini bekliyordum.
Efe: Sesini ilk defa duyuyorum
Asya: valla cok usendim yazmaya
Efe: Bence hep üşenmelisin
Asya: iltifatmiydi bu simdi
Efe: Nasıl düşünmek istersen öyle düşün
“asyaaa!!!!” annemin alt kattan ani seslenmesiyle irkildim. “geliyom!!!” diye karşılık olarak bağırdım ve hızlıca efeye yazdım.
Asya: efecim canim
Asya: anam cagiryuo
Asya:
Ne yazacağını beklemeden hemen ekranımı kapattım ve koşarak aşağı kata indim. Yoksa annem gptume terlik yapıştırmaya gelebilirdi..
Yanına gittiğimde mercimek köftesi yapiuyodu.
Oouuufff canım anam. eğildim ve yanaklarını öptüm.
“bir şey mi istiyorsun?” “hayır anne ya. İçimden geldi.”
Gülümseyip isini yapmaya devam ettiği sırada mutfağa abime benzeyen birisi girdi.
“naber fındık burunlu.” Deyip burnuma bir fıske vurdu. “vurmasana oglum” “sevende kabahat” deyip göz devirdi ve anemin yaptığı mercimek köftelerinden agzına attı. “yemesene asil! Misafirlere yapıyorum ben bunları.” Dedikten sonra abim *cıkcıkcık* yaptı.
“göz hakkı be anne.” “misafirlerin midesinin hepsini toplasak senin bir miden etmez oğlum.” Diye dert yandı anneö. Kfdsajfökdşçksöj haklı kadın.
“neyse asya su çayı demler misin kızım.” “Tamam ane.” Dediklerini yaptıktan sonra annem hala abime biseler anlatırken kapı çaldı.
Aha geldi bizim mülteciler.
Gidip kapıyı açtım ve karsımda babamı gördüm. Ya Allah bismillah. “hosgeldşn babiskom.” Deyip sarıldım oda hemen karşılık verdi.
“Erken geldin babis.” “valla kızım yoruldum bugün…kapattım bende galeriyi geldim.”
“iyi yaptın baba” Diye mutfağın kapısından laf attı abim.
Onların ikisi laflamaya başladığı sırada kapı tekrar çaldı ve bu sefer abim açtı.
Of gelmişler.
Anem hemen mutfaktan sanki biraz önce yerde oturmuş ve mercimek köftesi yapan kendisi değilmiş gibi çıktı ve karşılamaya geldi.
“hosgeldiniz hayriyecim.” “hosbulduk sevilcim.” Birbirlerinin Tontis yanaklarından opustuler ve tektek içeri girmeye başladılar.
İnsanların elini öpüp merhaba demekten gına geldi artık. Son olarak Hayriye teyzosun oglu halil kaldığında hevesle tokalaşmak için elini uzattı.
Side eye attıktan sonra hafifçe parmak uçlarından tutup sıktım ve içeri girmesini bekledim. Ardından herkes bizim salona yerleşmişti. Bazıları koltukta bazıları yerlerde ve çocuklarda çoğunlukla koltukların baslarına doluşmuşlardı. He bide simdi bunlara tabak hazırlıcaz. Ooff
.
.
.
Bir kac saat sonra mutfakta kahve yapıyodum. Hep beraber yemek ardından da cay hupletip tatlı gommustuk. Sıra geldi kahveye. Oda bana kaldı tabii.
Hayriye teyzenin kızları hemen telefonlarıyla st atmak için foto çekiliyorlardı. He bide galiba Sevinç’in (kızlarından biri) sevgilisi varmış. Halil görmüş bunları. Fanfinfon yaparkene. Bombayı patlattı herkesin içinde. Sevinç ağlamasın diye ona teselli verip basında durmuştum birazcık.
Kahve tasmadan hemen köpükleri fincanlara koyup biraz daha kaynattım ve hepsini tam doldurup tepsiyi kucakladım.
Ne hamarat kızım bee (!) Beni alan yasadı walla
Salonun kapısına geldiğimde annem o sırada salondan çıkıyordu. Beni görür görmez tepsiyi elimden aldı ve dağıtmaya başladı. Kahve içildi falan filan bundan sonra da fal bakılmaya başlandı. 2 veya 3 saatte bunlar konuşulduktan sonra (şükürler olsun ki) gitmeye karar verip ayaklanmışlardı.
Hepsine teker teker ‘bidaha bekleriz’ yalanlarından söyleyip uğurladık ve bunun sonucunca babam hapis olduğu misafir odasından cıktı.
“İlahi Bünyamin. Orada mıydın sen?” diye şaşkınlıkla sordu annem.
“Evet sevil. Ben bunların içinde daralıyorum yemin ederim…sülalece geliyorlar mübarek!”
Annem yine *cıkcıkcık* yaptıktan sonra mutfağı toplamak için kolları sıvadı ve işe koyuldu.
Babamda garibim açlıktan gebermiş galiba kosa kosa anamın pesinden gitti. Abim misafirlerden kaçmak için ‘işe gidiyom’ gibi bi bahane bulup geldikleri anda çıkıp gitmişti zaten. Ah bende yapabilseydim keşke.
Neyse sonuç olarak bugünü atlattım ve yaşıyorum.
Go girl
Bölüm etkileşimi
