Bölümler 1Şu an: 1.Mahrumiyet
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yıllar sonra o eve yeniden adım atacağımı
düşünmemiştim.Bazı yerler insanın hafızasında eskimez. Duvarları değişir, eşyaları kaybolur ama bıraktıkları his aynı kalır.Kapıyı açtığımda yüzüme çarpan o ağır koku, çocukluğumdan kalan birkaç anıyı yeniden canlandırdı.Buraya neden geldiğimi bilmiyordum. Belki meraktan, belki de yıllardır kaçtığım şeyle yüzleşmek için.Eski odama girdiğimde dolabın en alt çekmecesinde küçük, tozlanmış bir defter buldum.Kapağını tanıyordum.Yıllardır görmediğim çocukluğum, birkaç sayfanın arasına sıkışmıştı.tam defteri elime alacakken duraksadım bu günlüğü elime alıp almamayla kararsızdım ama bütün bunları boşverip sonunda çocukluğumun İlk sayfasını açtım.
aileler çocuklarını neden sevmez başarılı olmadıkları için mi yada sözlerini dinlemedikleri için mi aslında cevap ikiside değil bazı aileler çocuklarını sevmek için değil onlardan hırslarını çıkarmak için yaratır ben çocukken aslında çocuk değildim bir boks torbasıydım belkide bir hizmetçi yada bir değnek o kadar çok kalıba giriyordum ki artık masum değildim zaten hiç olmamıştımda bunu tam olarak öğrendiğim bir zaman dilimi yoktu ama gerçekten inandığım bir akşam olmuştu
evde garip bir sessizlik vardı sessizlik diyorum çünkü sessizlik bazen bağrışlardan daha fazla şeyler anlatırdı annem yanımdan bir hışımla geçti neden bu kadar hızlı olduğunu merak etmiştim fakat sesimi bile çıkaramadım bu evde ses çıkarmama bile izin yoktu çünkü kirli insanlar kirli düşüncelerini yaymamalıdır ben daha ne olduğunu anlayamadan babamın iki koruması karşıma geçti beni kollarımdan tuttukları gibi bodrum katına sürüklemeye başladılar sanki o kadar değersizdim ki korumalar bile beni yerde sürükleyerek ilerliyordu bodruma indiğimizde o soğuk tiksinen gözlerle karşılaştım korktum.babalar kızlarını korkutmazmış çünkü onları severlermiş yani arkadaşlarım öyle dedi beni hiç mi sevmedin baba yada sil ben sana layık bir evlat olamadım mı “merhaba kızım görüşmeyeli uzun zaman oldu özledin mi babanı” o korkunç gülümsemesini yine yüzündeydi çok korkuyordum ama en azından bana gülümsüyordu korumasını yanına çağırdı ve kulağına bir şeyler fısıldadı ve adam hızlıca yukarı çıkıp bir kutu getirdi o kutuyu babama teslim ettiğinde babamın yüzü daha keyif alır bir hale geldi korumalara beni gösterdi ve hadi dercesine kafasını saladı adamlar yanıma geldi ve göbeğimi açtılar titrek bir sesle sordum “baba ne yapacaksın” maşayı ısıtmıştı ve yanıma gelip bir dizinin üstüne çöktü sordu “üşüyor musun” kısa bir arayla cevapladım “evet” sırıttı “artık üşümeyeceksin güzel kızım”
defteri kapattım çünkü bundan sonrasını okumak istemiyordum çünkü babamın yaptıklarına katlanamıyorum çünkü o anıların içinde benim masum olduğum değil kirlenmişliğim yatıyordu evet ben kirliyim uzun zaman önce kirlendim belkide hep kirliydim çünkü sadece kirlenmiş insanlar cezayı
hakkeder masumlar değil
o sırada arkamdan salih seslendi “kumsal hadi” o benim arkadaşım değildi o sadece basit bir korumaydı fakat bana garip davranıyordu bu duygu nasıl görünür bilmiyorum ama okuduğum basit romanlarda şöyle bir kelime okumuştım “aşkı hissedemezsin aşkı göremezsin ama gözlerinden anlarsın” işte onun gözlerindede o lanet duygu vardı aşk
Salih sürücü koltuğuna bende arka koltuklardan birine oturdum beni evime götürüyordü beni içi boş soğuk yuvama götürüyordu hayır burası annemle babamın evlerinden biri değildi eğer bu küçük apartman dairesi onların olsaydı adı yuva olmazdı ben bütün bunları düşünürken küçük yuvama gelmiştim kapımı Salih’in açmasına izin vermeden açtım ve yavaşça indim Salih bana döndü “kapını ben açıcaktım zaten niye kendin açtın” hızlıca cevapladım “benimde elim kolum var sana muhtaç gibi mi duruyorum” Salih birşey demedi bende birşey demesini beklemedim korumalar patronlarına itaat etmeliydi ama onlara aşık olmamalıydılar kapıyı sertçe kapadım ve herzamanki dik duruşumla apartmana yürüyüp kapıyı açtım 18. Kata bastım yaşadığım yer yer altından ne kadar uzaksa o kadar iyiydi kısa bir bekleyişten sonra kapılar nihayet açıldı cebimden anahtarımı çıkarıp hızlıca kapıyı açtım ve eşyalarımı bırakıp küçük kanepeme uzandım tek isteğim akşam 18.00’ya kadar uyumaktı saat 19.30 gibi mafya ailelerinin buluşması vardı daha doğrusu etkinlik gibi birşeydi bu sene ilk defa gidecektim heyecanlı değilim hissettiğim tek duygu korku ve korku benim ailemden sonra en büyük düşmanımdı
Alarmın çalma sesine uyanmıştım huzuru bulduğum bu soğuk yuvamdan ayrılmak bana zor geliyordu ama bunu yapmak zorundaydım ayağa yavaşça kalktım ve uyku sersemi bir şekilde banyoya gidip yüzümü yıkadım aynaya uzun uzun baktım gördüğüm tek şey perişan olmuşluğumdu hayır bu perişanlık yorgunluktan değildi bu perişanlık sevgiye mahrum kalmaktandı ve bu perişanlık bir ömür boyu sürecekti sonuçta ailesinin bile sevmediği bir kızı elin adamı sever miydi bütün bu düşünceleri bir kenara bırakmak zorunda kaldım çünkü uyanamam diye kurduğum ikinci alarmım çalmaya başladı sakin ve yavaş adımlarla kanepeme ilerledim sonrada alarmı kapadım ardından yatak odama girip babamın bana ayarladığı sade aynı zamanda şık olan elbiseyi giymeye başladım giyerken biraz zorlandım ama yinede giydim hevessiz bir şekilde aynanın karşısına geçtim elbise bana biraz bol olmuştu ama sorun değildi aslında sorundu ama ben o an uğraşmak istemedim biraz daha aynaya baktıktan sonra saçlarımı yapmak için tekrardan banyoya geçtim ve maşayı elime aldım ısınması için prize taktım hayır maşadanda korkmuyordum çünkü o zaten cansız bir eşyaydı bana ne zararı olabilirdi ki evet çok korkuyorum babam bir köşeden çıkıp canımı yine yakmasından korkuyorum ama bu sefer ne ağlardım nede bağırıp çağırırdım çünkü ağlamak çocuklara mahsustu ve ben artık bir çocuk değildim maşa sonunda ısınmıştı saçlarımı nazikçe düzleştirmeye başladım biraz uzun sürmüştü ama değmişti artık oyalanmadan hafif bir makyajda yaptım ve kendime baktım çok güzel olmuştum tam o sırada telefonumu Salih aradı muhtemelen babamla annem yanındaydı ki resmi konuşuyordu “efendim evinizin önündeyiz hazır mısınız” cevap verdim “hazırım şimdi iniyorum” küçük çantamı hızla yanıma aldım ve içine anahtarımla telefonumu koyup evden çıktım ardından hızla asansör düğmesine bastım ve gelmesini bekledim bu kadar acelemin sebebi babamdı geç kalırsam bana ceza verirdi o sırada asansör geldi ve hızla içine girip sıfıra bastım asansör inmeye başladı hala babamın kızıp beni cezalandırmasından korkuyordum gerçi ben herşeyden korkuyordum ve korkmak istemiyordum ama içimdeki küçük kız özellikle babasından korkuyordu ve korkmak istemiyordu asansör durdu ve bende asansörden çıkıp çıkış kapısından çıktım ve hemen karşımdaki arabaya yavaşça bindim annem herzamanki gibi sessiz sakindi babamın beni azarlamasını bekleyip benim üstüme gelme planları kuruyordu koltuğa oturduğumda babamın soğuk gözleriyle karşılaştım “nasıl davranacağını biliyorsundur umarım birde sana öğretmekle uğraşamam ama illaki bilmiyorsanda öğretme zahmetine girerim bunu unutma” ürperdim içten içe ama bunu belli etmek istemedim yol boyunca sessizdik çocukluğumun söylediği gibi sessizlik bazen bağrışlardan daha fazla şey anlatırdı ve bende bana anlatılanı anlıyordum
sonunda varmıştık arabadan ilk önce babam sonrada annem indi bende onları çok bekletmeden derin bir nefes alıp verdim ve kapıyı açıp indim geldiğimiz bu ortak alanda çok fazla koruma vardı gelen herkes yanında neredeyse bir ordu getirmişti bunun anlamını biliyordum bu korumaların anlamı bize bulaşmayın demekti açıkçası babamın umrunda olacağını pek sanmıyordum o onu tanıdığımdan beri korkusuzdu ve onda imrendiğim tek şeyde korkusuzluğudu bir ordu korumayı geçtikten sonra salona varmıştık bir sürü yemek masası vardı biz babamın en yakın dostunun olduğu lazian ailesiyleydik babamlarla beraber lazian ailesinin olduğu masaya geçtik bu aile benimle pek ilgilenmiyordu hoşuma giden tek şeyde bu olabilirdi bu ailede ben bunları düşünürken babamlar çoktan sohbete başlamıştılar fakat sanki izleniyormuş gibi bir his vardı içimde etrafıma bakındım bir süre kimin baktığını bulamadım tam vazgeçicekken göz göze geldik bir yabancıyla ama gözleri öylesine tanıdıktı ki onu tanıdığımdan emindim yada ben öyle sanıyordum
Bölüm etkileşimi
