5. bölüm · Mafyanın Prensesi

4 Bölüm – | Annemin Sırrı

Zehra Balcı

Mafyanın Prensesi

"Annemin yaşadığını söyledi."
Boran birkaç saniye boyunca hiç konuşmadı.
Tuğçe, karşısındaki adamın yüzünü dikkatle inceliyordu. Az önceki soğukkanlı Boran gitmişti. Gözlerinde kısa süreliğine beliren şaşkınlık, Tuğçe'nin dikkatinden kaçmamıştı.
"Sen bunu biliyordun."
Boran cevap vermedi.
"Biliyordun, değil mi?"
"Tuğçe..."
"Hayır. Bu sefer kaçmayacaksın."
Genç kız ayağa kalktı.
"Babam annemden yıllardır bahsetmiyor. Bana onun başka bir ülkede yaşadığını, kendi hayatını kurduğunu söyledi. Şimdi biri arıyor ve annemin hayatta olduğunu söylüyor."
Boran sessizce onu dinledi.
"Ve senin yüzündeki ifadeden anlıyorum ki bu sana yabancı değil."
Boran gözlerini kaçırdı.
"Annen hakkında bazı şeyler biliyorum."
Tuğçe'nin nefesi kesildi.
"Ne biliyorsun?"
"Her şeyi değil."
"Bildiklerini anlat."
"Şu an anlatamam."
Tuğçe öfkeyle güldü.
"Yine aynı şey!"
"Çünkü bu konu sadece senin annenle ilgili değil."
"Başka neyle ilgili?"
Boran cevap vermeden önce kapının dışına baktı.
"Sesini alçalt."
"Neden?"
"Çünkü bu konağın içinde bile kimin kimi dinlediğini bilmiyoruz."
Tuğçe'nin yüzündeki öfke bir anda kayboldu.
"Yani burada da güvende değil miyim?"
Boran ona yaklaştı.
"Şu an güvendesin."
"Sen varken mi?"
Boran birkaç saniye gözlerinin içine baktı.
"Evet."
Tuğçe bu cevabı beklemiyordu.
Aralarında kısa bir sessizlik oluştu.
Sonra Boran cebinden telefonunu çıkardı.
"Arayan numarayı bana göster."
Tuğçe telefonu uzattı.
Boran numarayı inceledi.
Kaşları çatıldı.
"Bu numara kayıtlı değil."
"Bulamaz mısın?"
"Bulacağım."
Tam telefonu geri verecekken ekrana yeni bir mesaj düştü.
İkisi de aynı anda ekrana baktı.
Bilinmeyen Numara:
"Anneni görmek istiyorsan, yarın saat 21.00'de eski tren istasyonuna gel."
Tuğçe'nin elleri buz kesti.
Mesajın altında bir fotoğraf vardı.
Tuğçe fotoğrafı açtı.
Bir kadın...
Yıllar önceki fotoğraflarından çok daha yaşlı görünüyordu ama yüzünü hemen tanıdı.
"Anne..."
Telefon elinden düşecek gibi oldu.
Boran fotoğrafa baktı.
Yüzündeki ifade sertleşti.
"Bu bir tuzak olabilir."
"Umurumda değil."
"Tek başına gitmeyeceksin."
"Ben gideceğim."
"Hayır."
"Annem oradaysa..."
"Ben de seninle geleceğim."
Tuğçe ona baktı.
"Sen neden bu kadar ilgileniyorsun?"
Boran sustu.
"Tuğçe..."
"Hayır, cevap ver."
Boran'ın gözleri bir anlığına yumuşadı.
"Çünkü seni kaybetmek istemiyorum."
Tuğçe'nin kalbi hızlandı.
İkisi de birkaç saniye konuşmadan birbirine baktı.
Sonra Boran geri çekildi.
"Yarın gece ne olursa olsun, benden ayrılmayacaksın."
Tuğçe başını salladı.
Ama ikisinin de bilmediği bir şey vardı.
Gönderen kişi, mesajı yalnızca Tuğçe'ye göndermemişti.
Aynı fotoğraf birkaç dakika önce Kadir Kazaz'ın telefonuna da ulaşmıştı.
Ve mesajın altında onun için farklı bir cümle vardı:
"Geçmişinden kaçamazsın, Kadir."