1. bölüm / 1
LUNAPARK1-lunaparka giriş
Bölümler 1Şu an: 1-lunaparka giriş
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben Luna. Bugün 18 yaşıma bastım. Saat gece yarısı olmak üzere. Mücizelere inansamda hiçbir zaman gerçeklerden uzaklaşmam. Evde canım sıkıldı ve kendimi lunaparın önünde buldum. İçeriye adım attım. İnsanları mutlu görmek beni mutlu ediyordu.
Bilet gişesine doğru ilerlediğim sırada gişenin önündeli sırayı gördüm.
"Kim beklicek bu kadar ya"
Kaynak yapmak için ileri atıldım. Genelde kaynak yapmakdan çekinmem çünkü sıra beklemek bana her zaman sıkıcı gelmiştir. Gerçi diğer insanlarında pek eğlendikleri söylenemez.
"Pardon! Beyefendi pardon geçebilir miyim?"
"Hanımefendi pardon derken? Uçağınızı mı kaçırıyorsunuz? Lunapark sırası bu, öne geçip bizden farklı ne yapacak olabilirsiniz?"
"Honom ofondo pordon dorkon"
"Efendim?"
Bunu içimden dememiş miydim?
"Beyefendi ben gişede çalışıyorum. Çekilirseniz işimi yapacağım." Ve lunaparkdaki ilk yalan.
"Çok pardon, buyurun geçin lütfen"
Boyoron lotfon goçon. Bu sayede en öne kadar ilerledim ve gişelerin girişine gelmeyi başardım.
"3 tono bolot olobolor moyom lotfon?"
"Anlamadım?" nesini anlamadı 3 tane bilet istedim işte. Hayır, insanlarla dalga geçe geçe konuşmam bozulmuş olmasın lütfen.
"3 tane bilet lütfen."
"Tabii buyurun 210 TL"
220 TL uzattım ve gayet havalı bir şekilde;
"Üstü kalsın teşekkürler" dedim.
Adam bana şaşkın bir ifadeyle bakıyordu çünkü bunu derken saçlarımı da savurmuş ve sanki milyon dolarlar para üstü bırakıyormuş gibi davranmıştım.
"Milyon dolarları kim bulmuş da para üstü bırakmıs?"
"Ne?"
"Neyse kolaaaay geeeelsin." dedim ve arkamı döneceğim sırada;
"Bilet ne kadaar abii?" dedim.
"Lütfen sıradan çıkar mısınız arkada kuyruk oluştu sizi bekliyorlar!"
"Ovvvv kolayyy gelsinnn"
İnsanlar gerçekten de eğlenmeyi bilmiyorlardı.
Gülerek oyun makinelerinin olduğu meydana doğru yürürken az önce sırada çalışan olduğumu söyleyerek yer aldığım adam bana seslendi.
"Sen! Hani gişe çalışanıydın, o elindeki biletler de ne?"
"Gişe çalışanıyız diye eğlenemiyecek miyiz abicim ya, nedir bu gerikafalılığınız?"
Adam bana doğru hamle yapacağı sırada koşarak dönme dolabın yanına gittim.Burada da sıra oldukça fazlaydı.
"Pardonn, acilen dönme dolaba binmezsem ölermişim. Doktor söyledi" diyerek sırada ilerlemeye başladım. "Çok pardon teyzeciğim."
"Vah yavrum. Daha çok gençmişsin geçmiş olsun."
"Sağ olun teyzeciğim."
Böylelikle dönme dolabın bir dahaki turuna yetiştim ve en boş olan kabinlerden birine bindim. Benim dışımda kabinde bir çift daha vardı.
Yukarı kadar çıktığımda buranın manzarasına karşı adeta mest olmuştum.
"Buranın manzarasını çekmem lazım."
Telefonumu aradım ama bulamadım. Evden çıkarken ayakkabımı giymek için vestiyerin içine koymuştum. Büyük ihtimal ile orada unutmuş olmalıyım.
"Çok pardon sizi rahatsız etmek istemezdim. Benim bir resmimi çeker misiniz. Manzarayı çok beğendim ama telefonumu evde unutmuşum."
"Tabii ben çekerim." Adam beni çekmek için telefonunu cebinden çıkardığı sırada yanındaki kadın "Bekle ben çekerim" dedi.
"Hayır canım sen keyfine bak, ben çekiyorum."
"Yok Cenk ben çekicem dedim."
"Nilsu ben çekiyorum işte neyi uzatıyorsun?"
"Olamaz! Şuanda resmen resmimi kim çekicek tartışmasının ortasındayım ve paylaşılamıyorum. Hep bunu istemişimdir."
İkiside aynı anda bana baktı.
O an çok utandım.
Bakmaya devam ettiler.
Niye bakıyorsunuz demek için ağzımı açtım ama demedim.
Bakmaya devam ettiler.
"Ne baktınız be ?"
Sustular ve bakış atmaya devam ettiler.
Neyseki tepeden çoktan inmiştik. Dönme dolap görevlisi görüş açıma girdiğinde ona seslendim.
"Pardon bakarmısınız. İnecek var."
"İnecek mi var" dedi karşımda oturan kadın.Aynı zamanda gülüyordu.
"Siz konuşmayı biliyormuydunuz hanımefendi? Ayrıca çokmu komik?"
Cevap vermesini beklemeden aşağıya indim. Görevli bana sırıtarak baktığında bunu demeyi kendime görev bildim
"Yanlış anlamayın. Ben pilotum ve en sonki seferimde everest dağının üzerinden geçerken bir kaza geçirdik. O olaydan sonra yükseklik fobim oldu."
Veee 2. yalanım hayırlı uğurlu olsun.
Adam, haklı olarak daha 18 yaşında pilot olamayacağımı düşünmüş olabilirdi. Ama ben onun da cevap vermesini beklemeden platformun merdivenlerini indim. Biraz etrafıma bakındım ve çarpışan arabaların orada oluşan uzun sırayı gördüm.
"Bu kadar insanın içinde kaynak yapamam hem ben çok görgülü biriyimdir ayıp olur bekleyenlere." dediğimi duyan bir çocuk bana "yaa ne kadar düşüncelisin. Benim önüme geçebilirsin." dedi.
Tahminlerimce önümde 46 kişi vardı ve şuan 45 kişi kalmış olmalıydı.
Yeni bir meslek edinme zamanı gelmiş demektıığr.
"Arkadaşlar sakın oldun. Hepinize yeticek kadar araba var. Şimdi bu sıra sorununu çözüyorum. Çok pardon geçebilirmiyim" diyerek sırada en öne geçmeye başladım.
Beni gören herkes sanki ambulansa yol veren soförler gibi bir sağa bir sola geçiyorlardı.
En öne geçtiğimde ise yeni turun başlamasını beklemeye başladım. Beklediğimi
Bölüm etkileşimi
