Bölümler 1Şu an: MÜREKKEP VE KÜL
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Localar Şehri’nde güneş, sisin içinden sızmaya çalışan solgun bir bakır paradan farksızdı. Saat kulesinin ağır metalik sesi, rutubetli sokaklarda yankılanırken, 1900 yılının o meşhur ayazı binaların taşlarına sinmişti. Şehir, kömür dumanı ve bayat bira kokuyordu; ama en çok da korku kokuyordu.
Elias Thorne, The High Registry’nin (Yüce Sicil) devasa demir kapılarından içeri girdiğinde, ensesindeki tüyler her sabah olduğu gibi yine ürperdi. Burası, mermer koridorların arşive uzanan dipsiz bir kuyu gibi göründüğü, şehrin atan kalbiydi. Ama bu kalp kan değil, mürekkep pompalıyordu.
"Geç kaldın, Thorne," dedi bir ses.Elias duraksadı. Koridorun gölgesinden çıkan adam, siyah takım elbisesi ve yakasındaki gümüş mührüyle Müdür Vance’ten başkası değildi. Gözleri, Elias’ın üzerindeki eski ama temiz paltoda bir kusur ararmışçasına gezindi."Arşivdeki nem oranı yükselmiş, Müdürüm. Kağıtların genleşmesini kontrol ediyordum," diye cevap verdi Elias. Sesi donuktu. Bu binada hayatta kalmanın ilk kuralı, bir makine gibi konuşmaktı.
Vance, zayıf parmaklarıyla masasının üzerindeki kırmızı bir dosyayı Elias’a doğru itti. "Bugün senin için özel bir görevim var. 4. Kat, 12. Hücre. Geçmişin tozlu raflarında bir 'temizlik' yapmanı istiyorum. The Silver Bank (Gümüş Banka) bazı eski kayıtların artık var olmadığını görmek istiyor."Elias dosyayı aldı. Kapağı soğuktu. "Silme mi, yoksa tamamen yok etme mi?""Kül etme," dedi Vance, dudaklarında ince, zehirli bir gülümsemeyle. "Bu gece o isimler bu şehirden hiç geçmemiş gibi olacak."
Elias, arşivin derinliklerine, yerin üç kat altına indiğinde hava ağırlaştı. Burada sadece gaz lambalarının cılız ışığı ve binlerce dosyanın hışırtısı vardı. The High Registry, şehrin hafızasıydı. Birinin ismini buradan silmek, onu dünyadan silmekle eşdeğerdi. Bir Silver Bank borçlusu buradan silindiğinde, ertesi gün sokakta bir hiç olarak uyanırdı. Ne evi olurdu, ne de kimliği.1. Hücre’ye girdiğinde toz bulutu ciğerlerini yaktı. Gümüş Banka'nın yok edilmesini istediği kayıtları ayıklamaya başladı.
Çoğu iflas etmiş tüccarlar, borcu yüzünden intihar etmiş ailelerdi. Elias, profesyonel bir hissizlikle dosyaları kazanın yanına taşıdı.Tam o sırada, en altta, rutubetten rengi solmuş, üzerinde resmi bir mühür bile bulunmayan ince bir klasör gördü.
Klasörün üzerinde sadece bir tarih ve bir numara yazıyordu: 12 Mayıs 1888 - Vaka No: 009.Merak, bu binada bir memurun başına gelebilecek en tehlikeli hastalıktı. Elias etrafı kontrol etti. Sadece sönen bir gaz lambasının cızırtısı duyuluyordu. Titreyen elleriyle klasörü açtı.İçinden çıkan ilk şey, sararmış bir gazete küpürü ve el yazısıyla yazılmış bir nottu. Küpürde bir yangın haberi vardı: Thorne Malikânesi Küller Altında.Elias'ın kalbi göğüs kafesini zorlamaya başladı. Bu kendi ailesinin haberiydi. Ama asıl sarsıcı olan, altındaki resmi High Registry notuydu:
"Vaka kapatıldı. Aile fertleri ölü ilan edildi. Ancak Gözlem Altındaki Denek: L. Thorne, Silver Bank tarafından 'Borç Karşılığı Rehin' olarak devralınmıştır. İnfaz gerçekleşmedi. Yer: Gölge Bölgesi."
Elias nefes almayı unuttu. Annesi... Öldüğü söylenen annesi, on iki yıl önce öldürülmemişti. Satılmıştı. Üstelik kendi çalıştığı kurum, bu gerçeği bir mürekkep lekesiyle örtmüştü.
Kapı gıcırdadı.Elias klasörü hemen paltosunun içine gizledi. Arkasını döndüğünde, koridorun sonunda bir silüet belirdi. Bu, sıradan bir memur değildi. The Shadow Syndicate (Gölge Locası) dövmesini andıran bir gölge, yabancının boynunda parlıyordu."O dosyayı yakman gerekiyordu, Elias," dedi yabancı. Sesi bir bıçak kadar keskin ve tanıdıktı. "Ama biliyorduk. Merakının, sadakatinden
daha güçlü olduğunu biliyorduk."Elias elini paltosunun altındaki dosyaya bastırdı. "Kimsin sen?""Ben, senin yaktığın küllerden doğanların sesiyim," dedi yabancı bir adım atarak ışığa çıkarken. Bu, Julian Vane’di. Şehrin en çok aranan isyancısı. "Ve o elindeki dosya, bu şehrin temellerini sarsacak ilk kibrit. Şimdi seç: Ya o dosyayı şimdi bana verir ve sessiz memurluğuna dönersin, ya da bu gece itibariyle sen de bir 'kayıt dışı' olursun."Dışarıda, şehrin sisli sokaklarında ilk isyan çığlıkları yükselmeye başlamıştı. Elias, mürekkep kokulu hayatı ile kan kokulu gerçeğin arasında duruyordu.
Bölüm etkileşimi
