1. bölüm / 1
LekesizlerTanışma
Bölümler 1Şu an: Tanışma
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Barış Helin Deniz Ege buğlem Biz beşimiz beraber büyüdük
Barış ve benim aramdaki bağ diğerlerine göre daha çoktu ve bunun nedenini asla anlayamıyordum küçüklüğümüz'den belli diğerlerine göre beni daha çok düşünürdü,
Mesela ağlasam hemen peçete uzatırdı oysaki peçeteden nefret ederdi ne zaman bi yere gitsek hep yedek tişört getirirdi barış buz pateni yapmayı severdi ve arada kendi kendine bestelediği bir sürü şarkılar yaratıyordu ve onlara çağırıp bize kendi halinde konser tadında bi gece yaratıyordu deniz Gitarist o gece herkesi eğlendirmesin bilirlerdi
Bu arada size bizim grubu tanıştırmadım değil mi hemen başlıyoruz tanışmaya
Deniz 18 yaşında popüler grubun bi gitarist çisi Annesi onu evlat edindiğinde konuşmaya başlamadan gitarist çalmasını öğrenmiş derdi hep ve doğru söylüyordu ben kimsenin deniz kadar bu kadar gitara bağlı yaşadığını görmedim üstelik evlerinin altında gitar koleksonu var,
Helin küçüklüğünden belli yemeğe takıntılıydı mesela ben ve ege hayvan gibi ne bulduysak yerdik ama Helin kalori hesabı yapıyordu o yüzden bize kıyasla 17 yaşındaki gence göre çok zayıftı ve inceydi ege yosuna daha çok yemesi için sürekli et ve kokereç getirsede gün sonu onları yiyen Helin değil barış ve ben oluyorduk ..
anasını satayım zaten doğuştan gelen güzelik var ne diye bu yüzden aç kalırsın ki?
(BAŞLANGIÇ 2.KISIM)
Bugün egelerin ailesi yurt dışına çıkacağı için onlarda kalacağımız geceydi egelerde haftada bir kalmaya giderdik ailesi iş gereği yurt dışına giderdi serpil ablada bize güvendiği için ev sizin derdi o gece yine konser tadında bize hazırladıkları birkaç şarkı söylemişlerdi bizde Helin ile beraber yemekleri hazırlayıp sofrayı kuruyorduk sofrayı kurduktan sonra hepimiz beraber yemek yerdik gece oynanan oyunlar beraber geçirdiğimiz gecenin ardından herkes salonda bi köşede uyurdu ben kendimi barışın üstünde bulmuştum gözümü açtığımda onu görmüştüm barışın her milimine çok yakındım şuan.onun üstünden inip yanına uzandığımda beni göğüsüne geri yatırmıştı bende hiç itiraz etmeden hemen başımla sokuldum oraya kalp atışları okadarv güzeldi ki küçükken hep orada uyumak isterdim barış benim mucizem'di küçükken okula gitmek istemediğim zamanlar o sırf ben okula gideyim diye benim okuluma transfer olup benim sınıfıma gelmişti ozamanlar benim için dünyaya bedeldi ona karşı bir şeyler hissediyor muyum bilmiyorum ama ona aşık olmam asla asla derken o sırada barışın uyanıp sanki aklımı okurmuşçasına 'bana aşık aşık bakıyorsun öpesim geliyor buğlem' diyişi ile aniden geriye doğru düştüm ve o sırada hemen altımızda uyuyan egenin üstüne düştüm ege de uyanıp bana 'rahatsa uyumaya devam edebilirsin prensess' dedi sanki kendi kendine benle dalga geçer gibi hemen uyandım ve salonun baya bi dağıldığını gördüm 5 kişi bu evi bu hale getire biliyorsak acaba 8 kişi ne yapardı hiç düşünemiyorum evi toplayıp anahtarı güvenliğe verdiğimizde okula doğru gidiyorduk okul'da grubumuza bela diyorlardı genelde pek sevilmezdik hatta nefret edilirdik bi ara bizi atırmak için imza kampanyası başlatmışlardı ama burası egenin babasının okulu olduğu için başarısız oluyorlardı ege konusunda avantajlıydık babasıegeyi aramıza alırsak bizi koruycacağını söylemişti küçükken o günden bellide bizi bu açtığı arslanlar kolejine aldı sabah okula geldiğimizde okula gelen dört öğrenci görmüştüm ne olduğunu bile anlamadan deniz kaykay sürerken ege ona ip bağlamış beline dolamış ardından koşarak koridorda tur atıyolardı o an ben barış helin kahkaha ile yerlerde sürünmeye başlamıştık o an müdürün elektirikli sukutur ile gelmesiyle ikisinin birden tepetaklak merdivenlerden inişini görmüştüm o an yanlarına koşup ne olduğuna bakacak iken yeni gelen kız lara elini egeye uzatmıştı ege ve lara filmler deki o uzun bakışmalı sahneyi resmen yaşamıştı lara egeyi kendisine çekmiş kalkmasına yardım etmişti o sırada lara nın yanında duran dora ve mertcan bildiğim isimli şahıslarda denizi kaldırmışlardı deniz ve ege yanımıza gelmişti o an dörde dört karşılıklı dizilmiştik sanki o an bi çöldeymişizde ortamızdan o klasik yuvarlak toz geçiyordu açıkcası dördüne ısınamadım.
sınıfta biz dördümüz arkada otururduk ben ege barış deniz helin ise tek otururdu o an ders okadar sıkıcıydı ki ben defterimi karalıyordum deniz uyuyordu helin full dersi dinliyor ben ve barış ise beraber sıkıntıdan patlıyorduk ege de az önce yaptığı yaramazlığın cezasını çeker gibi tahtayı siliyordu barış dedim fısıltıyla 'egenin koları bu kadar güçlüyse çamaşırları ona astıralım bundan sonra'
barış başını masadan kaldırıp gamzesi gözükecek şekilde güldü 'ya bu andaval babasının okulunda bile rahat durmuyor çamaşırları kirletir ayrıca kaykayı beline bağlayıp koşmak nedir' bazen barışın olgunluğu benim olgunluğumdan daha çoktu ve ben bu espirilerimi yaptığım zaman utanıyordum. 'haklısın denize uymuştur' dedim cümle yarım kaldığı sırada ömer amca girmişti içeri denizin omzunu tutarak sınıfa itirmişti ömer amca sinirli şekilde bize dönmüştü 'ulan ege sen babana dua et önder bu okulun müdürü olmasa çoktan atılmıştın it herif amfiyi kırmışsın tüm kupalar gitmiş' dedi öfkesinden neredeyse kulaklarından duman çıkacaktıege pişmiş kele gibi sırıtıyordu 'hocam üzülmeyin babam yenisini sır okula'
ömer amca iyice sinirlenmişti ege okulda babasından güç alır gibi her pisliği yapıyordu bir keresinde kendisini yok yazan hocanın telefonunu erkekler tuvaletinde klozete atmıştı o andan sonra kimse egeye yaklaşmamıştı ege tahtayı silip yanımıza gelmişti o ders boyu yeni gelen kıza bakmıştı sonra bize dönüp 'şunlara hoş geldin partisi yapalım mı ne dersiniz?'
barış 'ben şu mertcan denen adama çok kıl oldum buğleme dikti gözlerini ben varım'
ege 'şimdi benim bi planım var ama ders bitişi boş sınıfta buluşalım siz bekleyin beni orda'helin ve ben ne olcağını anlamamıştık o sırada dersin bitmesiyle beraber hepimiz boş sınıfa giderken birden okulda anons sesleri duyulmuştu heryerde yanankırmızı ışık alrmları ve beyaz yanan siren sesli uyarılar ile tavandan aşağıya dökülen camlar ile herkes koşuşturarak sınıflarına geri dönmüştü ne olduğunu bile anlamadık perdelerin önüne birden içeriye ışık geçirmez perdeler geçirildi okul resmen karantina altına alınmış gibiydi o gün ne olduğunu anlamamıştık 'bugün ne olursa olsun bu okula giriş ve çıkışlar yasaklar' denmişti sıra sıra toplanan telefonlar ardından birkaç saat sadece o an denizin ve egenin gelmesini dua etmiştim hayatımda hiç bu kadar korkmamıştım o an barışın elini sımsıkı tutmuştum elini sıkmamla baş parmağın ortası kanamıştı benim karanlıkgtan korktuğum apaçık ortadaydı bir kaç dakika sonra deniz ve ege geldi barış öfkeyle egenin gömleğine asılıp dolaba yapıştırdı 'buğlem karanlıktan korkuyor bilmiyor musun sen bunu bu muydu planınız?' deniz ve ege korkuyla 'biz yapmadık barış bi sakin ol'
hepimiz şaşırmıştık ortalıkta çalan siren sesi ile beraber yanan kırmızı alarm ışığı ile sınıfa koşmuştuk ege panşkle ağızından kaçırmıştı bize 'oğlum spor salonunda bi çocuğu öldürmüşler hay sikim babam benden şüpheleniyor' o an helin barış deniz ile kendimi tutup geri çekilmiştik herkes bana dönüp 'sende mi?'
deniz 'bence ege yapmamıştır o kadarda değil buğlem'
ben neredeyse bayıılıcaktım sanki ayaklarım tutmuyor şuan bi katile YNI OKULDA HATA AYNI SINIFTA olabilirdik helin ' barış ben eve gitmek istiyorum'
barış 'korkma güzelim gidicez.. Madem okul'da bir katil var o zaman bu grup asla dağılmicak duydunuz mu beni kızlar siz tuvalete giderseniz deniz de gelicek sizle bende o sırada ege ile olacağım anlaştık mı'
biz ne kadar istemesekte o an kabul etikdeniz 'güvenli bir yer biliyorum gidelim mi takip edin beni'
okulun ara çatısına giden tavan arasına çıkmıştık burada olduğumuzu ben bile unuturdum yani okadar kuytu ki.... (diğer bölüm devam edecek)
bu arada bu benim ilk kitap yazışım bu kitap lise yılarında derslerden sıkılıp dersin ortasında sıra altında yazıp karaladığım kitabım sizinle paylaşmak benim için bi onur tüm düşünceleri ve tarihinizi buraya yazınızzshipler beli olucak kipss
Bölüm etkileşimi
