13. bölüm / 25
Laz Mafya mı¿(TEXTİNG)~Bu adam kürtçeyi nerden biliyor~
Bölümler 25Şu an: ~Bu adam kürtçeyi nerden biliyor~
- 1 ~Bela geliyorum demez~525 kelime
- 2 *Engel*197 kelime
- 3 ~İş Meselesi~601 kelime
- 4 ~Sözde Abim~548 kelime
- 5 ~SOSYOPATMISIN¿~391 kelime
- 6 ~İlk Buluşma~*Görüntülü*787 kelime
- 7 ~Özür~519 kelime
- 8 ~Oruç~714 kelime
- 9 ~Kocam olucak it~338 kelime
- 10 ~MORUK MAFYA BOZUNTUSU~736 kelime
- 11 ~Kavgalı karşılama~866 kelime
- 12 ~Emanet~820 kelime
- 13 ~Bu adam kürtçeyi nerden biliyor~1.072 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 ~İyi eğlenceler Yekta abi~329 kelime
- 15 ~Allah belanızı versin~1.473 kelime
- 16 ~İntikamla karışık sıçmak~1.923 kelime
- 17 ~Tokatlı geri dönüş~2.705 kelime
- 18 ~what dedin gülüm~1.301 kelime
- 19 ~Görücü sezonu~979 kelime
- 20 ~ALLAH'IN EMRİ PEYGAMBERİM KAVLİYLE~2.418 kelime
- 21 ~400.000.001. Milyon dolar~1.667 kelime
- 22 KİTAPPP DESTEĞİ DUYURUSUU162 kelime
- 23 ~Surimşine~1.209 kelime
- 24 Duyuruuuuu Acil Bakkkk😔🙏145 kelime
- 25 ~Sevgim Öldürmiyicek Kimseyi~1.887 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
3K olmamıza çok az kalmışşş🥳🥳
Destekler için sağolun
•İYİ OKUMLAR•
Siktir.siktir.siktir.
Bu evin önünde miydi şimdi gerçekten. Yok yok beni korkutmak için falan yapıyordur her halde öyle hemen yelkenleri suya indirmemek lazım.bu yüzden tekrar yazışmamıza girdim.
Lazcık çevrim içi.
Beni bekliyordu resmen mafya bozuntusu.
Sen: şaka yapıyorsun dimi.
Lazcık:ben şaka yapmam.
Görüldü...
>şaka yapmam
Sen:Niye , sen insan değilmisin.
Görüldü...
Sen:Yoksa, yoksa sen uzaylımısın?
Lazık:Ne anlatıyorsun yine kızım sen.
>...kızım sen
Sen:Nirvanalardayım babacım.
Lazcık görüldü.
Lazcık çevrim içi
Lazcık çevrim dışı.
Sen:ya ama ben şaka yaptım sana.
Yaşlı falan değilsin sen.
Lazcık çevrim içi
Lazcık yazıyor...
Yazıyor...
Yazıyor...
Sen:oy çen bana küştün mü çen. Agucuk bugucuk.ağlama ağlama abla şimdi alıcak gönlünü.
Lazcık:kapıyı aç.
Siktir gerçekten really siktir.off ne diyordum ben.
Adam baya bayağ kapıyı aç diyor ne yapmam gerek bilmiyorum da. belliki gerçekten kapının önünde ve ben şimdi gidip o kapıyı açmazssam bu adam bu kapıyı kırar yani demem o ki yeni bir kapı yaptırıcak kadar param olmadığını da hesap edersek.sıçmişko.
Derin bir nefes aldım. Ne olucak sanki yani içeri girer adam akıllı azıma sıçar sonra tekrar defolup gider evet evet.
Boş boş kuruntu yapıyorum yine.
Yavaşça kapıya ilerlerken ayaklarım geri geri gidiyordu sanki buna ellerimin titremeside dahil olunca gerçekten gergin bir atmosferdr gibi hissediyordum.
Vay anasını dabbe bu sahneyyi görse vizyondan silinir bende Hollywot'a giriş biletimi en iyi korku filmi sahnesini canlandıran oyuncu olarak alıcaktım.
Korkunç olasılıkları bir kenara bırakıp kapıyı tutup açtım. O an ne görmeyi beklediğimi biliyordum ama bir adet omzundan kanlar akan lazcık görmeyi beklediğim şeyler listesinde hiç mi hiç yoktu.
Şu an bahsi geçen dabbeyi bile görmeyi dilerken buldum kendimi.
"Siktir"
"Siktir"
İkimizin de ağzından aynı andan aynı kelimeler dökülünce ilk bir kaç dakika anlam veremedim bu olana.
Benim neye şaşırıp korktuğum ve söylediğim belliydi.Peki ya o.
Anlam aramak için yüzüne baktığımda ip askılı gecelik tarzı biluzumun açık gerdanı ve beni sıcaktan her daim koruyan şortuma baktım.
Hee.
Ay ne heesi ya aklımı oynattım iyice altımda sütyende yok amına koyayayım adamın önünde gövde gösterisi yapıyordum şu an.
Mesajda yazması kolaydı böyle bir anda karşı karşıya olunca istemsiz bir utanç dalgası etrafımı sardı.
"Çabuk gir içeri"
Olayın utancından sıyrılıp ellerimi anında göğüslerimi saklamak için birbirine doladım. Beni buraya gömün lütfen.
Ha bir de ne demişti o "içeri gir"
Ben yaralı omzuna korkuyla bakarken söylediği şeylere bir anlam veremedim.
"Af buyur"
"Mine içeri gir diyorum sana"
Sözcükler ağzından teker teker bastırarak çıkınca zaten acı çektiğini gördüğümden daha fazla kendisini kasmasını istemedim ve dediğini yaparak içeri girdim.
O da arkamdan içeri girerken kapının kapandığını duydum.
Hemen banyodan her ihtimale karşı sakarlıklarımı göz önünde bulundurarak hayat kurtaran 4000 i çıkardım.
Şaka şaka sadece İstanbul muhafızlarını azaltmam gerek o kadar. neyse ilk yardım malzemeleriyle dolu çantayı alıp tekrar salona gittiğimde koltuğunda sere serpe gözlerini kapatmış -sanırsam uyuyor-olduğunu gördüm.
O uyurken bende onu inceleme fırsatı yakalamanın verdiği sevinçle yarasını bile unutarak hemen yanındaki tekli koltuğa oturdum.
Gömleğini çıkarmış sadece siyah atletiyle kalmıştı.
Klaplere zarardı kalplere.
Bunu bir kenara bırakıp gövdesinde dikkatimi çeken bambaşka bir konuya daldım.sadece kollarındaki yara izlerini görmek bile içimi burkarken daha vücudunun bir çok yerinde buna benzer şeyler olduğunu tahmin etmek zor değildi.
Neden bilmiyorum bu düşünce anlam veremediğim bir şekilde canımı yaktı.
Ah klavye arkadaşım ah.sen bu durumlara gelicek adammıydın ha.
Tekrar yarasına odaklanıp baktığımda zaten bir bandajla sarılı olduğunu gördüm.
Zorlamış olmalıydı ki tekrar kanayıp üzerindeki bezi kırmızı rengihle ıslatmıştı.
Yarasıyla ilgilenmem için uyanmasını beklememem gerek yoktu yavaşça üzerine eğilip bandajı açmaya çalıştım ama olmadı bende çantadaki makas yardımıyla kirli bezden kurtulup tez suyla yarasının olduğu yeri tezleyip tekrar safmaya başladım.
Tahminimde haklıydım. Dikiş atılmıştı ama zorladığı için açılmasada kan akmasına engel olamamılştı.
İşimi yaparken üzerine eğilip durduğumdan fazla yakındık kokusunu soluyabiliyordum.
Açıkta kalan saç uçlarım göğsüne ve yüzüne dağalmıştı elim temiz olmadığından toplayamıyordum da.
Yarayı son bir defa daha sardığımda derin bir iç çekiş
Hayır nefes alışını duydum.canını yaktığımı düşünerek geri çekilip yüzine baktığımda hayır yüzünde acı çektiğine dair her hangi bir kasılma yoktu.
Bu beni mutlu ettiğinden ve işimi bitirmiş olmanın huzuruyla tekrar tekli koltuğa geçip karşımdaki manzarayı izlemeye başladım.
Az öncekine kıyasla yüzünü seyre dalmıştım.
Ne güzel adamsın be adam.şu kirpikleri Türkan Şoray görse utanır sana yol veriridi her halde.
Ben onu incelemeye devam ederken
Saklallarına dokunma isteğiyle dolup taştım.
Dokunsam uyanırmıydı ki.çok yorgundu bunu gelir gelmez uyuyarak belli de ediyordu zaten ama...
Bi kerecik dokunsam.ne olardı sanki.
Elim havaya kalkıp hedefine ulaşıcakken elimi havada yakalayan adama korku ve şaşkınlık dolu gözlerle bakkaldım. Ne bu uyuyordu.
"Hayırdır. Çok mu meraklısın dokunmaya"
Ben söylediği cümlenin daha etksinden çıkamazken biraz uzaklaşıp bana az önce kapı da da olduğu gibi alıcı gözüyle baktığında bu hareketi bile utanmama yetmişti.
Bir elimle tekrar göğsümü kapatayım derken diğer elimi de tutmasıyla vücudumda pompalanan kanın hepsi şimdi yanaklarımdaydı.
Ağzının içinden bir şeyler mırıldanırken ne dediği anlamıyordum ama yüz ifadesine bakılırsa iyi şeyler olmadığı kesindi.
Başını kaldırıp tekrar bana baktığında göğsüme bakmamaya çalışıyor gibiydi.
İşte mertlik, işte lazlık ,işte adam gibi adamlık-
"En son bunlara bir tek sen bakabilirsin diyordun Ee ben bir şey göremiyorum"
Duyduğum şeylerle yüzüm şekilden şekile girerken ağzım hiç olmayacak bir zamanda özüme kaydı.
"Gure kere"(eşşeğin oğlu)
"Ne"
"Ne ne"
"Sen bana az önce eşşeğin oğlu demedin değilmi"
Ananı sikim.E afedersiniz ama yuh yani artık.elin laz mafyası kürtçeyi nerden biliyordu.
"Ne diyorsun sen gönlümün prensi evimin direği gemimin küreği"
Bunları söylerken çoktan elinden kurtulmuş geri geri yürüyordum bile.
"Ben şey, şey dedim ya"
O da yerinden kalkmış üstüme üstüme geliyordu artık. Sikerlerdi ama ha.
"Ne dedin ya"
Beni taklit ederek söylediği şeylere karşın bir an gülmem geldiği için.
Ona dur işareti yaptım.
Ne olduğunu anlamayıp tek kaşını kaldırarak yüzüme baktı.
"Gülme molası"
"Ney"
"Hiç duymadım mı sen.gülme molası işte bırakta az güleyim"
Ben az önce söylediği şeyleri tekrar kulaklarımda canlandırıken tekrar gülmeye başlamam uzun sürmedi.
Gülmekten ağrıyan karnımı tutup kafamı kaldırıp karşımdaki adama baktığımda o da gülüyordu.
Tek fark benimkisi gibi hunharca değildi bu gülüş.
Fazla derin, anlam yüklü.
Aynı şeye gülmüyormuşuz gibi hissettim.
"Ne dedin sen az önce onu söyle bana sen"
Az önce korkup kaçan ben değilmişim gibi bir kaç adım atarak yanına yaklaştım ve omuzlarına tutunarak parmak uçlarımda yükselip kulağına yaklaştım.
"'Dı Evinamıni'(sen benim aşkımsın) dedim."
Diyerek yanağımı yanağından çekecekken sürterek çektim. ve az önce sanki hiç bir bir şey olmamış gibi bakışlarını hala sırtımda hissettiğim adamı geride bırakarak odama girip yatağıma kıvrıldım. evimde bir adet lazcığın olduğunun bilinciye uyuyabiliceğime inanmazdım ama doğruydu
kendimi en güvende hissettiğim uykuya bırakmıştım.
O da artık bir yere kıvrılıp yatardı canım.boylu poslu adam.yatardı bir köşeye.
Oy sınırı:30 oy 40 yorum.
Bölüm etkileşimi
