LAVİN kitap kapağı

2. bölüm / 4

LAVİN

Sınırın Ötesi

Vaveyla Yazarı: YasmniXxZ X

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: Sınırın Ötesi

İnsan bazen okumak istemez.
Bazen ister.
Okuyanlar "Keşke bıraksam," der.
Bazıları daha fazlasını okumak ister.
Diğerleri ise neden okuduklarını sorgular.

Ben?
Ben hiçbiriydim.

Ben Elvin.
Bugün sıradan bir kış günüydü. Hava ne neşelendirici ne de kasvetliydi. Gri bir perde gibi gökyüzü şehri örtmüş, her şey olduğundan biraz daha sessiz, biraz daha ağır geliyordu.
Her zamanki gibi üniversiteye gidip geliyordum. Hayatım bu kadar basitti.
Ciddiyim.

Neredeyse hiç yemek yemem. Bu yüzden zayıfım. Kimine göre güzel, kimine göre endişe verici. Ama ben?
Ben ne güzel ne çirkindim.
Ben sadece...
Ölüydüm.
İçten içe.

Bana göre böyleydi. Ailemse bundan şikayetçiydi. "Canın hiçbir şey istemiyor mu?" derlerdi. Ama ne yapayım? İçimde hiçbir şey kalmamıştı ki.

Bugün kış tatiline girmiştik. Servise binmek istemedim, bir hafta boyunca okula gitmeyecektim nasıl olsa. Eve yürümek istedim. Sessizliğe ihtiyacım vardı. Ama arkamdan tanıdık bir ses yankılandı:

"Elviiin! Kız beni bekleee!"

Selen'di bu. Benim tek gerçek arkadaşım. Kafam o kadar doluydu ki onu arkamda unutuvermiştim. Koşarak bana yetişmeye çalışıyordu. Tahminen beni görünce o da servise binmekten vazgeçmişti. Ben yürümeye devam ettim, çünkü... çünkü bir yanım eve gitmek istiyordu, diğer yanım eve varmak istemiyordu. Garipti.

"O kadar seslendim, insan bi bekler. Sana yetişicem diye az kalsın düşüyordum." diye söylenmeye başladı.
Sesini duyuyordum ama ruhum orada değildi. Eve yaklaşmıştık. Aynı sokakta oturuyorduk. Onun evi, bizimkinin tam karşı çaprazındaydı.

Birden beni durdurdu, "Bekle!" deyip koşarak bakkala daldı. Ne yapıyor bu kız dercesine arkasından baktım. Kısa sürede çıktı. Elinde poşet vardı. Bana doğru yürüyordu, yaklaştığında poşeti karıştırmaya başladı. İçinden iki Karam ve bir Albeni çıkardı.

Bana uzattığında şaşkın bir bakış attım.

"Ne bunlar? Neden?" dedim.

"Çikolata işte? Senin için aldım, keyfin yerine gelsin diye. Hem Karam sevdiğini söylemiştin, o yüzden sana iki tane aldım. Albeni de benden,"
dedi ve göz kırptı.

İstem dışı bir kıkırdama çıktı benden. O da benimle birlikte güldü. Bu huyunu seviyordum. Hiçbir şey söylememe gerek kalmadan, beni anlıyordu. Bazen onun için üzülüyordum. Ablasının ölümünden sonra çok sarsılmıştı ama hâlâ dimdik ayakta duruyordu.
Ablası neredeyse iki yıl önce ölmüştü ama Selen hâlâ onunla yaşıyordu sanki.

Aşk konusuna gelirsek... çok saftı. Hem de fazlasıyla. Bunu her düşündüğümde içimde küçük bir sıkıntı oluşuyordu. Kötü birine tutulmasından korkuyordum. Keşke bu konuda elimden bir şey gelseydi.

Yola devam ettik. Selen kendi çikolatasını yerken bir adam bize çarptı.
Uzun boylu, siyah saçlı ve simsiyah gözleri vardı. Bir anlık duraksayıp bize baktı. Belliydi, bir yere yetişmeye çalışıyordu.

"Özür dilerim. Acelem var," dedi ve hızla uzaklaştı.

Arkasından bakakaldım.

Selen arkamdan alaycı bir sesle seslendi:
"N'oldu? İlgini mi çekti?"

Ona döndüm, sırıtıyordu. Koluna hafifçe vurdum.

"Saçmalama. Şu 'ilk görüşte aşk' olayından vazgeç. Tanımadığın birine aşık olunur mu ya?"

Selen kahkaha attı. "Aşık oldun demedim ki?" dedi göz kırparak.

Kızardım. Gözlerimi devirdim. Sonra mırıldandım ama onun duyacağı bir tonda:

"İma ettin ama..."

· · ·

Eve yürürken sessizdik. Aynı yoldan gidiyorduk. Selen bana el sallayıp evine girdi. Ben de birkaç adım sonra evimizin kapısına vardım. Kapıyı iki kez çaldım, kimse açmadı.
Ev boştu.

Abilerimden eser yoktu. Annemle babam yurtdışına gitmişlerdi. Abilerimse... onlar sadece gitmişti. Onlar için doğru kelime "terk etmek" olabilirdi ama ben hâlâ içten içe onların döneceğine inanıyordum.

Şimdi daha iyi anlıyorum.
Üzülüyordum. Ama çok değil.
Küçükken benim için bazı şeyler yaparlardı... sonra mahvederlerdi.
Benim değer verdiğim her şeyi.
O yüzden kimseye bağlanmamaya karar vermiştim.

Saksının arkasındaki anahtarı aldım. Her zaman oraya koyarlardı.
Kapıyı açtım.
İlk defa... ev temizdi.
Bu kadarını beklemiyordum.

Odamın kapısını kilitledim. Küçüklüğümden beri bu bir alışkanlıktı. Üstümü değiştirip yatağa uzandım ve "Kırgın Çiçekler"i açtım. En sevdiğim karakter hâlâ Eylül'dü. Sonra Songül.
Ama Cemre'ye ısınamıyordum bir türlü.

Saatler geçti. Sonra mutfağa gitmek üzere odadan çıktım. O sırada dış kapı çaldı.

Kapıyı açtığımda tanımadığım bir kadın karşımdaydı.
Kahverengi saçlı, yeşil gözlü. Güzeldi. Beni incelerken birden konuştu:

"Şey... Merhaba. Oğuz burada mı?"

Abimi soruyordu. Şaşırdım. Oğuz'un çok fazla arkadaşı olmazdı. Hele ki kadın.

"Nesi oluyorsunuz? Siz kimsiniz?"

Gözlerini kaçırdı, yutkundu.

"Ben... arkadaş... Yani... Ona bir şey söylemem lazım da... Bir de bir eşyasını unutmuştu, onu getirdim."

Şüphelenmeye başlamıştım. Ama belli etmedim.

"Şu an evde değil. Bana verebilirsiniz, ona iletirim."

Elimi uzattım. Önce elime, sonra yüzüme baktı.

"Eşyayı bana verin, odasına bırakayım. Geldiğinde alır, haber ederim," dedim tekrar.

Anlamış gibi başını salladı. Çantasını karıştırdı ve poşeti çıkardı.
Poşete garip bir şekilde baktım.

"Lütfen... mümkünse içine bakmadan odasına bırakır mısın?" dediğinde gözlerini kaçırıyordu.
Kafamla onayladım. Poşeti aldım.

Dediğinde kafamla onayladım be poşeti inceledim sonra ona baktım nazik ve tatlı bir şekilde gülümsedi ve kafa sallayıp gitti,

Ben ise arkasından bakakaldım, neyse dedim ve poşeti içeri girip abimin yatağının üstüne bıraktım, ilk defa abimin odası topluydu? bu gerçekten biraz şaşırtıcıyı. ve ilginç

neyse deyip takmamaya çalışarak odadan çıktım ve kapıyı kapattım tekrardan odama gittim,

5 dakika sonra tekrar kapı çaldı,daha 5 dakika geçti kim geldi yine?

zorlukla tekrar kalktım ve kapıya yöneldim açtığımda yine aynı kadın gelmişti sorar gözlerle ona baktım ve Kafa salladım

"eee... geldiğinde söyler misin beni ziyaret etsin"

Dediğinde sabır çektim. Neden telefonuyla haber vermiyordu?

"Buraya tekrar geleceğine telefonunla arayıp iletişim kursaydın?"

Derin bir nefes aldı ve gözlerini tekrar kaçırdı,

"Telefonumu evde unutmuşum, şimdiden gelmişken aklıma, gitmeden söyleyeyim diye yani evde giderken unuturum falan"

Diye geveselerken gülümsemeye çalıştı, Aslında sempatik ve sıcak kanlı birisine benziyordu. Fakat şuan pek doğru söylediğinden emin olamadım. Garip

Anladım derecesine kafa salladım biraz kıpırdanıp

"Ben Efra bu arada"

Diyerek elini dostça uzattı,

İlk eline baktım sonra yüzüne, bunu yaptığım için biraz gerilmiş ve kasılmıştı sanarim rahatsız olduğumu, yanlış birşey yaptığını sanıyordu.

Elini indirdi ve mahçup bir şekilde alttan yüzüme baktı, Sanarım utangaç olmalı ikide bir gözlerini kaçırıyordu

Derin nefes aldım ve

"Elvin"

Dedim gülümsedim, biraz içtenlikle gülümsedim

Bu halimi görünce rahatlamış olmalı ki oda gülümsedi

"Memnun oldum Elvin, sen öyle bakınca Korktum. rahatsız ettim, sinirini bozdum sandım."

Rahatsız edip sinir bozmaktan mı korkuyor? Neden? Biraz garimsedim ama belli etmemeye çalıştım

"Sorun değil, bence gel buyur otur çay içip biraz sohbet edelim hem birbirimizi tanımış oluruz hemde abim birazdan gelir geldiğinde kendin konuşursun"

Bunu duyduğunda heyecanlanmış gibiydi ama biraz Suratı da düşmüştü yinede kabul etmişti.

İçeri girmesi için kenarıya çekildim ve ayakkabılarını çıkarıp içeri girdi sonra montunu çıkarıp elinde tuttu etrafına baktı.

"Bana ver montunun asayım sende salona geç beni bekle."

Dediğimde gülümsedi ve montunu uzattı,
Montunu astım ve çayı koydum bekledim hazır olduğunda doldurdum ve tepsi ile salona geçtim.

Yanyana olan 2 tekli koltuklardan birine oturmuş beni bekliyordu tepsiyi masaya koydum ve bende diğerine oturdum, çayını eline alıp

"Teşekkür ederim hiç zahmet etmene gerek yoktu"

Diyerek gülümsedi, Sorun değil derecesine omuz silktim.

• • •

Yaklaşık 1 saattir sohbet ediyorduk sohbeti gerçekten sarıyordu, biraz dertleşip gülüştük gerçekten aşırı sempatik biriydi, ona hemen ısınıp güvenmiştim, birbirimize dedikoduları anlatmıştık oda sağlık okumuş biriydi, hatta kendisi doktor olduğunu ve neler olduğunu anlatıyordu, İlgimi çekiyordu.

Bende bir aralar doktor olmak istemiştim ama ameliyatlara girmek için soğuk kanlı olmamız lazımdı, ben değildim aslında soğuk kanlıyım ama kana fazla dayanamıyordum,

Kan gördüğümde bana birşeyler oluyordu ama en fazla yarım saat dayanabilirdim. Ben bunları düşünürken Efra abla konuşmasını bitirmişti

"Öyle işte doktor olmak kolay değil aslında bazende çok yorucu oluyor, ama yinede seviyorum mesleğimi"

Anladım derecesine kafa salladım ve tam o sırada kapı sesi geldi, Oğuz abim gelmiş olmalıydı, Rüzgar abim biraz geç geliyordu

"Elvin! Ben geldim!!"

Diye bağırarak seslendi Oğuz abim

"Bağırma be sağır değilim duyuyorum!"

Diyerek bende ona bağırdım, Efra abla sessizce kıkırdamıştı Ama gergindi,
Abim söylenerek Salona girdiğinde Efra ablayı görünce birden susup ona baka kalmıştı, Oda gerilmişti

Efra ablaya baktığımda oda aynıydı ona bakıyordu yani birbirlerine bakıyorlardı nerdeyse 5 dakika oldu sıkılmıştım ve varlığımı belli ederek

"Hohooo bende burdayım hanii"

Diyerek ikisinede seslenip dünyaya geri getirmiştim, ikiside gözlerini kaçırıp bana baktılar, neden bana?

Oğuz abim derin nefes aldı ve yanıma oturdu ve yere bakarak.

"Neden geldin?" Yutkundu "Efra?"

Efra ablaya baktım oda yutkundu ve kaçak bakışlarıyla ona bakıyordu sonrada bana baktı, Ben ne yapabilirdim ki? Haberim bile yok bu ikisinden ama aralarında bir sorun olduğu kesin. Bu yüzden Efra abla bana söyletiyordu, jeton yeni düşmüştü

Efra abla tekrar gozlerini kaçırıp oda yere baktı ve yutkundu sonra konuşmaya başladı gergince

"Ben...yani eşya unutmuşsun bende...onu getirdim ve yani kardeşinle tanışmak istemiştim..." Dedi ve parmaklarıyla oynamaya başladı

Sonra abim bı anda ayağa kalktı ve duruşunu dikleştirdi ardından bende onla beraber ayağa kalktım Efra ablada bende Oğuz abima bakıyorduk, Oğuz abim ise sadece duvara bakıyordu, sadece 3 kelime söyledi

"Elvin, odana git."

Abimin sesi sertti. Tartışmaya yer bırakmayan, keskin bir buyruk gibi. O kadar şaşırmıştım ki bir an olduğum yerde kalakaldım. Gözlerim Oğuz abim'in yüzünde, dudaklarımda itiraz edecek bir söz vardı ama dilim dönmedi.

Efra abla da aynı şekilde irkilmişti. Elleri istemsizce birbirine kenetlendi. Oğuz'un yüzüne baktığında gözlerinde hem korku hem de kırgınlık vardı. Ama tek kelime etmedi.

"Abi? Ne oluyor?" dedim kısık bir sesle. Hiçbirşey anlamamıştım.

Oğuz abim bana bakmadı bile. Gözlerini hâlâ Efra'nın üzerinde gezdiriyordu. Sanki onu yoklamak, düşüncelerini okumak istiyordu. Sonra bir adım ileri atıp daha da sert bir şekilde tekrarladı:

"Elvin, odana git dedim."

Bu sefer sesindeki ton, tartışmaya kalkarsam fırtınayı üzerime çekeceğimi açıkça söylüyordu. Ne yapacağımı bilemeden Efra ablaya baktım. O da bana bakıyordu ama gözlerinde bir şey vardı... Sanki "Git, karışma" der gibiydi.

Kalbim hızla çarpıyordu. Bacaklarım titreyerek geriledi. "Tamam..." dedim belli belirsiz. Yavaş adımlarla salondan çıkıp merdivenlere yöneldim.

Ama tam basamaklara ayağımı koyduğumda Oğuz abim'in sesi yeniden yükseldi. Bu sefer fısıltıya yakın ama daha tehditkâr bir tondaydı:

"Bu konuyu duymanı istemiyorum, Elvin. Kapını kilitle."

Bir an yutkundum.
Arkamı dönmedim, hiçbir şey söylemedim.
Basamakları çıkarken Efra'nın titrek nefesini duyar gibiydim. Oğuz'un sert adımları da.

Odama girip kapıyı kapattım. Anahtarı çevirdiğimde çıkan o "klik" sesi, kalbimde yankılandı. O an içimde bir şeylerin yanlış olduğunu hissettim.

Yatağımın kenarına oturdum, ellerimi sıktım. Altta salondan sesler geliyordu ama çok belirsizdi. Fısıltılar, birden yükselen kelimeler, sonra yeniden sessizlik.

Ne konuşuyorlardı?
Efra kimdi aslında?
Abim neden bu kadar gergindi?

Kulaklarımı kapatmak istedim ama yapamadım.
Merak içimi kemiriyordu.

Tam ayağa kalkıp kapıya yaklaşmıştım ki aşağıdan bir ses yükseldi.
Bu sefer çığlığa yakındı.

"Bunu bana yapamazsın, Oğuz!"

Donup kaldım...

• • •

İnsta : _yasmnixxzi

HELLOOOOO
İlk bölümün bitişine hoş geldinizz, sizce bölüm nasıldı?

Sizce Oğuz ile Efra arasında ne var?

Tüm düşüncelerinizi lütfen belirtin✨

OY VERMEYİ UNUTMAYIN ŞİMDİDEN HEMİNİZE TEŞEKKÜR EDERİİMMM🎀

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

23okunma 3beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18