Lanetli kitap kapağı

1. bölüm / 1

Lanetli

Nefret

Yazar: Soul Smoke

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: Nefret
  1. 1 Nefret887 kelime · Okuduğun bölüm

Dolabın kapağının aralığından evin içerisine bakıyordum. Babam bana burdan çıkmamamı söylemişti nedenini anlayamamıştım. Bir süre sonra içeriye birden fazla adam girdi. Babama vurmaya başladılar ben ise sadece izliyordum , çünkü babam bana burdan çıkma demişti ‘ne olursa olsun Lauren , sakın burdan çıkma sesini bile çıkarma.’ Bana böyle söylemişti. Ben ise sadece oturup izlemiştim. Göz yaşlarımı tutamıyordum ama ses çıkarmaktan da çekiniyordum çünkü onların babama vurması beni çok korkutmuştu. Bir süre sonra bir adam öne çıkıp ‘burda bir lanetli var biliyorum nerede olduğunu bana söyle yoksa bu eve gömerim seni Anderson.’ Demişti o zaman anladım beni arıyorlardı. Babam ‘sana söyledim lanetli olan benim bu evde benden başka kimse yok Clark.’ Demişti. ‘Ben buraya oyun oynamaya gelmedim Anderson , onun nerde olduğunu söyle.’ Babamın yüzünde korku görmüyordum aksine çok güçlü bakıyordu. ‘Bu evde tek yaşadığımı söylemedim mi ben? Yoksa sen biraz kıt mısın?’ Babam bunu söyledikten sonra Clark denen adam silahını çıkarıp onu vurmuştu. Neresinden vurulduğunu anlayamamıştım çünkü çok küçüktüm. Çığlık atmadan durmak benim için çok zordu. O adamlar evi arayıp gittikten sonra dolaptan fırlayıp onun yanına koştum. Bana ‘Lauren, hep güçlü ol tamam mı? Sakın böyle adamlardan korkma seni ezik olarak görüyorlar ama asıl ezik onlar Lauren. Senin annen de güçlere sahipti ama onu öldürdüler. Seni ne pahasına olursa olsun korkumamı söylemişti. Bende korudum. Ama bundan sonra yanında olamayacağım. Benim güzel kızım sakın üzülme bedenen yanında olmasamda ruhen hep yanında olacağım. Güçlerini kontrol altına almak için annen bir kolye takardı o kolye benim kasamda şifresi 0408. Onu al ve buradan git. Tekrar geri gelmeleri olası. Seni seviyorum…’ ondan sonra gözleri yavaşça kapandı onu ne kadar dürtsemde açılmadı. Ağlayarak odasına koştum bana söylediği kasaya gittim ve şifreyi girdim. Şifre doğum günümdü. Kolyeyi aldım ve takmakta zorlansanda başardım. Ortasında küçük bir yuvarlak vardı , içi boş bir yuvarlak onun ortasında ise bir taş vardı. Burdan gitmemi söylemişti babam. Bende değini yaptım. Nereye gideceğimi bilmiyordum bir sokak arası buldum ve oraya oturdum , dizlerimi kendime çektim ve içli içli ağlamaya başladım. Sonra 20’li yaşlarda bir adam beni buldu neden ağladığımı falan sordu ama benim tek düşündüğüm babamdı bu nedenle ona cevap vermedim. Beni kucağına alıp taşımaya başladığını zar zor hatırlıyorum. Ondan sonra nasıl onun evine gelip burda onunla yaşamaya başladım hiç bilmiyorum. Bana hep şekfatle yaklaşıyordu. Beni evlat edinmişti ve 20 yaşıma kadar büyütmüştü. Onu babam olarak görüyordum. Şu anda etrafım 3 adam tarafından sarılmıştı. Bu anıyı neden mi aklıma getirdim? Ne zaman bunu düşünsem nefretim çoğalır ve hırslanırdım. Şu ana kadar her biriyle kavga ettiğimde ve ya dövüştüğümde böyle yapmıştım. Çoğunlukla da bu sayede kazanmıştım. Şu anda benim lanetli olduğum anlaşılmıştı. Kolyeyi çıkardığım anda yakalanmıştım. Evet güçlerimi kontrol edebiliyordum ama kolyeyle daha rahattım. O yüzden birkaç gardiyan etrafımı sarmış saldırmaya hazırlanıyorlardı. Sanırım güçlerimi kullanmamalıydım kendimi daha fazla görünür yapmak istemezdim daha fazla gardiyan daha fazla problem. Biri üzerime atılmıştı ama kenara çekilmemle yere yapıştı. Gülmemek için zor durdum çünkü sanırım beni erkek sanıyorlardı. Konuşurken duydum. Yüzümde maske vardı yani çok anlaşılmıyordu. Ben gardiyanların güçlü ve akıllı olduğunu sanardım. Bu bayağı salak çıkmıştı. Neyse kolay olacaktı. Elime aldığım bir demir sopa ile kafasına vurum onu bayıltmıştım. Diğerleri çok… zayıf duruyordu. Nasıl gardiyan bunlar ya? İki yumruk sallayıp onların da işini bitirince rahatladım. Eve sorunsuz gitmeyi planlamıştım aslında ama bundada sıkıntı yok. Hem aksiyonsuz hayat mı olur ya? Ara sokaktan çıkıp sessizce yürümeye başladım. Önüme bakmıyordum elimdeki kasete bakıyordum. Babam istemişti bunu depodan sorun olmadan alıp gelmeliydim evet ama ben beladan uzak duramıyorum ne yazıkki.
Sonra birisiyle çarpıştım. Yere düşmemiştim ama kasedi yakalamak için uzandığımda dengemi kaybedip yere yapıştım. O adamn ise… bana gülmüştü? Evet başkasına böyle olsa bende gülerdim elbette ama ayıp ya. Yüzüne sinirli sinirli baktım. Sonra ‘özür dilerim ama sende önüne bakmalısın küçük hanım.’ Aramızda çok yaş farkı olduğunu sanmıyordum. Bekle nasıl kız olduğumu anladı. Maskem? Tamam hatırladım yolda çıkarmıştım. Kafa salladım , çünkü konuşamıyordum. Babamın ölümünden sonra bir daha konuşmamıştım. ‘Sen de özür dilemeyecek misin?’ Bende özür anlamında kafamı eğdim. Ama bir sıkıntı vardı burası çok mu sıcaktı? Hayır Lauren kışın ortasındayız. Adam acayip yakışıklıydı be. Yuh! Sıkıntıyı anlamıştım şimdi. ‘Adın ne senin? Bu saatte dışarıda dolaşman çok mantıklı değil tehlikeli sokaklardasın.’ Ben ise adamın yakışıklılığında kalmıştım. O soru sorar gibi başını eğdiğinde ellerimi oynatarak konuştum. İşaret dili. O sonradan anladı. ‘Konuşamıyor musun? Çok özür dilerim tekrardan.’ Sıkıntı yok anlamında gülümsedim. ‘Ama hala adını öğrenmek istiyorum.’ Dedi gülümseyerek. Yanımda hep kağıt ve kalem taşırdım. Sırt çantamdan çıkarıp yazmaya başladım. Lauren. ‘Tanıştığıma memnun oldum ben de Matt. Geç saatlerde dışarıda dolaşmanı tavsiye etmem Lauren buralar tehlikeli söylediğim gibi.’ Anladım anlamında kafamı sallayıp gülümsedim. ‘Peki ben işime döneyim o zaman.’ Dedi ve el sallayarak gitti. Ama o surat ne be canım benim. Çok yakışıklısın be adam. Bende el salladım. Şimdi ise koşmam lazımdı bu olay bana zaman kaybettirmişti. Babam endişelenip kalp krizi geçirsin istemem. Sonuçta kalbinde sorun vardı. Yüreğine indirmek istemem. Eve koşuşumu duymuş olacakki kapı bir anda açıldı. ‘Lauren! Nerde kaldın çok endişelendim ben.’ Güldüm ve ona sarıldım. İçeri geçince masada enfes kokan bir çorba gördüm ve hemen oturup içmeye başladım. O ise gülüyordu. ‘Lauren , 1 hafta senden nasıl ayrı kalacağım ben?’ Yarın arkadaşımda kalacağımı söylemiştim ama bu doğru değildi. Yarın özel kesimin yaşadığı yere gidecektim. Köy gibi bir yerdi ama aynı zamanda değildi. Özel kesim derken Özel güçleri olmayan yani normal insanların yaşadığı yer. Evet bu sınıflandırmaya sinir oluyordum ama ortalığı karıştırmak için gidecektim yani mutluydum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 1beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…