10. bölüm · Kurtun vampiri

Yeni tehdit, yeni kurtlar

Oguz Dönmez

3 hafta sonra
Cansudan:
Haftalardır mertten hiçbir haber yoktu ama karnımda günden güne gittikçe büyüyordu bebiş babasına çekmiş olacak ki sabah erkenden uyanıp beni dürtüyor geçen gün mercan aramıştı ve Mert için tedavinin çok yavaş ilerlediğini söylemişti beklenenden uzun süre kalacaklarını düşünürken bir yandan da kendime omlet hazırlıyordum gece gece yemek yeme alışkanlığım bebiş sağolsun dönmüştü tabağıma koymuştum ki dış kapıya bağlı güvenlik alarmı çalmaya başladı kapıya sırtım dönüktü ki bıçağı alıp arkama doğru hızla attım 3 kişi vardı gözleri kurta benziyordu ama farklıydı en öndeki adam attığım bıçağı hiçbir şekilde temas etmeden havada durdurmuştu
"bak sen meşhur vampir vasiyi" deyip pis pis gülüyordu her ihtimale karşı belimde 2. Bıçağım da vardı ona uzanayım derken dibime girdiğini fark etmemiştim boğazımdan tutup havaya kaldırdı "aptal Cesareti, kim olduğumdan haberin bile yok seni öldüremem ama bir mesaj verebilirim" deyip beni cam sehpanın üstüne attı tüm kemiklerim kırılmış gibi hissettim kalkacak gücüm yoktu kapının kapandığını duyunca bilincim kapandı
Bu esnada ( İtalya , Roma )
Dövüş mankeninde antrenman yapıyordum aklım bir yandan da cansudaydı içimde tuhaf bir his vardı yakında eve dönecektim süpriz yapma niyetindeydim ama Mercan gergin bir ifadeyle yanıma geldi ne oldu dememe kalmadan Cansunun saldırıya uğradığını öğrendim artık eğitim falan umrumda değildi dönme zamanım gelmişti
6 saat sonra: ( İstanbul, kurtköy )
Cansudan:
Annem 10 dakikadır flaşı gözüme tutuyordu "anne son kez diyorum ben iyiyim" bir yandan da ebelik yapan vampir teyzemiz karnımı dinleyip bebeği kontrol ediyordu mert dönmeden yeni sehpa almam gerekecekti o kesin diye içimden geçirmiştim ki kapı açıldı baktığımda 5 kurt da kapıdaydı ayağa kalkıp onlara baktım "neler o..." Dememe kalmadan küçük bir kurt bana doğru koştu üstüme doğru çıkıp beni koklayıp karnımı yaladı anlamaya çalışıyorken gözlerini gördüm oğuzun gözleriydi
Mert:
Evet bu bendim insan formuma dönüp cansuya hafifçe sarıldım Sena anne bana bakıp dönmene sevindim evlat dedi ama benim gözlerim hala cansudaydı elimi başındaki yaraya götürdüm bunu o mu diyecektim ki beni durdurdu önemli bir şey değil deyip geçiştirse de benim sinirlerim yerindeydi karnına baktım minnacık bir öpücük kondurdum kavuşma faslının ardından sena anne beklenmeyeni söyledi Mert onu kurt yaparsan iyileşebilir evet daha önceden Sena anne bunu demişti ki bunu ben de biliyordum zaten ama bu sadece bir hurafeydi bunun olacağının bir kanıtı yoktu ya da ısırığım onu neye dönüştürecekti kimse bilemezdi bunu şimdilik askıya aldıktan sonra işimize döndük Cansunun aldığı tren kokusu bizi eski bir tren garına kadar götürdü istemesem bile Cansu bizimleydi yüksek bir noktadan içeriye bakıyordukl görünen o ki bir tür toplantı halindeydiler bizim gibi oldukları belliydi ama farklı olduklarını sezebiliyordum cansuya saldıran herif adamlardan birinin göğsüne sadece dokunarak onu taşa çevirdiğinde sorunu anladım şuanlık dokunmamamız iyi olurdu eve döndüğümüzde herkes telaşla bana bakıyordu doruk "o şey neydi bilen var mı" diye sorduğunda bilmiş olarak konuşan bir tonla "o şey bir anikuteydi" dediğimde herkes anlamayan gözlerle bana baktı "anikute mi efsane olduğunu sanıyordum" diyen suzana bakarak "onun bir el hareketi hepimizi öldürmeye yeter" telekinetik yetenekleri ve taş yapan gözleri olan bir yaratık ve çevresine topladığı kurtlara karşı şansımız milyarda birken yenmenin bir yolu vardı ama çok zordu "kör dövüşü"
Bölüm biraz geç geldi kusura bakmayın hızlı hızlı bölüm atacağım hikayede ilerlememiz lazım diğer kitaplara yetişemiyorum yoksa iyi okumalar