KURAL DIŞI kitap kapağı

2. bölüm / 2

KURAL DIŞI

2. Bölüm Gizli Sırlar

Vaveyla Yazarı: Asmin Çacar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 2. Bölüm Gizli Sırlar

Geçmişten gelen anlar

"Anne lüfen peni pırakma"
5 yaşındaki minik Arya annesinin bacaklarına sarılmıştı.Ağlamaktan kan çanağına dönen mavi gözlerini annesinden ayırmıyordu.Sanki elini çekerse, gözlerini ayırırsa annesi gidecekmiş gibi hissediyordu.
"Anneeeee"
Diye bağırdı, minik Arya. Yurdun önünde annesinin gitmemesi için yalvarıyordu.Ne baba sevgisi ne de anne sevgisi görmüştü. Annesi onu yurda bırakmak zorundaydı.
"Yeter Arya, bırak beni."
Kızına bağırması minik Arya'yı daha çok ağlatıyordu. Kızının kollarını bacaklarından çekti. Hızlı adımlarla yurdun bahçesinden çıktı.
Kızını orada tek başına bıraktı...

*****

İnanamıyordum. Bana yalan söyleyen çocukla aynı sınıftaydım. Bundan daha kötüsü ise sınıfta benden başka kız yoktu. Bir kaç tane boş sıra vardı.Rastgele bir sıraya oturdum. Oturduğum gibi hoca sınıfa girdi. Bana baktı, fakat pek umursamış görünmüyordu.
"Yeni bir öğrenci gelmiş. Kendini tanıt istersen arkadaşlarına"
Onlar benim arkadaşlarım değillerdi. Ama tanışmaktan zarar gelmezdi heralde.
"Merhaba ben Arya Fernandes."
Bana okula ilk geldiğim zaman yalan söyleyen çocuk şaşırmış gibiydi.
Yalancı çocuk "Ne Fernandes mi? " dedi.
Yasaklı kelime falan mı söylemiştim. Neden bu kadar şaşırmışlardı.
Başka birisi de " Sen Ömer'in neyi oluyorsun? " dedi
Sorulara bir cevap vermem gerekiyordu.
"Evet, soy adım Fernandes. Ömer benim kuzenim." dedim. İkinci bir şok dalgası geçirmişlerdi. Hocamız "Artık derse geçelim çocuklar" dedi.
Ders fazlasıyla sıkıcıydı. Farketmeden uyuklamaya başlamışım. Gözlerimi açtığımda farklı bir hocanın derste olduğunu gördüm. Kaç saattir uyuyordum acaba? Saate baktığımda öğle arasına birkaç dakika kaldığını gördüm. Cüzdanımı aldım.
"Çocuklar çıkabilirsiniz." dedi hocamız.
Tam çıkıyordum ki kağıttan top atmaya başladılar.
Bunlar kiminle uğraştığının farkında değildi. Sıraya çıkıp birisini gözüme kestirdim. Onun üstüne atladım. Bir yumrukla neye uğradığına şaşırmıştı. Sırtına çıktım. Saçlarını güzelce yoldum. Bu sırada diğerleri şaşkınca bizi izliyorlardı. Altımdaki eteğin yukarıya doğru sıyrıldığını gördüm. Hemen sırtından yere atlayıp eteğimi düzelttim. Atlarken üstüne atladığım çocuğun önüne doğru atlamıştım. Ellerini saçımda hissettim. Saçlarımı çekiyordu. Heralde yediği dayak az gelmişti.
Bana yalan söyleyen çocuk "Ata biz kızları dövmüyoruz. Ellerini kızın üstünden çek."
İsminin Ata olduğunu öğrendiğim kişi "Kaan bana yaptıklarını görmüyor musun ? " dedi.
Kaan kaşlarını çatmıştı. "ATA BENİM SÖZÜMÜ İKİLETMEYECEKSİN." diye kükredi.
Ata saçımdan ellerini çekti. Daha fazla bunlara tahammül edemeyecektim. Hiçbir şey demeden sınıftan çıkıp kantine gittim. Kantinden iki kişinin yiyebileceği kadar yemek aldım. Arkamı döndüğüm gibi tanıdık bir yüzle karşılaştım.
Bu sınıfımı gösteren kızdı. Sıcak bir gülümsemeyle konuşmaya başladı.
"Arkadaşlarımla şurada oturuyoruz. Tatlım yanımıza gelmek ister misin?" dedi.
Sıcak gülümsemesi beni oldukça mutlu etmişti ama yanlarına gitme konusunda kararsızdım.
"Rahatsızlık veririm ben."
"Tatlım ne rahatsızlığı dediklerini evet olarak kabul ediyorum."
Koluma girdi ve birlikte oturdukları masaya doğru yürüdük. Masada iki tane kız oturuyordu. İkisi de birbirinden güzel esmer kızlardı.
"Selam ben Arya"
"Ben Sena" dedi bana sınıfımı gösteren kız. Konuşmaya devam etti.
Kızları göstererek "Arkadaşlarım Selin ve Sedef" dedi.
Sena koyu kumral saçları kestane gözleriyle hoş bir kızdı. Beraber öğle yemeğini yedikten sonra onlara teşekkür edip sınıfıma gittim. Sınıfa girdiğim anda herkes bana bakıyordu fakat pek umursamadım. Sırama geçtim ve uyuklamaya başladım. Hocanın derse girdiğini hissedince başımı kaldırdım. İsteksiz bir şekilde dersi takip ettim. Dersin bitmesiyle kalkmaya çalıştım fakat olmuyordu. Birkaç kere daha denedim ama asla kalkamadım. Sanki birisi yapıştırıcı dökmüş gibiydi. YAPIŞTIRICI dökmüş gibiydi. Sınıftakiler bana gülerek sınıftan çıktılar. Kaan yanıma geldi. Oturduğum için eğildi ve yaklaştı.
"Kime bulaştığının farkında değilsin. Bizim sınıfımızdan gitmeni emrediyorum."
Yüksek sesle bir kahkaha patlattım. Emrediyormuş beyefendi, şuradan kalkabilsem ağzına ederdim.
"Sen kime emrediyorsun ? Benim adımın Arya olduğu kadar bu sınıftan gitmeyeceğime eminim."
dedim kararlı bir sesle. Önce şaşırdı sonra yeşil gözlerini devirdi. O gözleri yerinden çıkaracaktım. Dudaklarını hafifçe araladı. Birşey söyleyecekti sanırım ancak vazgeçip gitti. Sınıfta iki kişi kalmıştı. Onlardan yardım istemek zorundaydım yoksa kalkamazdım.
"Bana yardım eder misiniz ? "
İlk birbirlerine baktılar sonra etrafa baktılar. Onların bana yardım ettiğini birisi görmesin istiyorlardı diye düşündüm. Karşıma geçtiler. Saçları siyaha yakın olan çocuk konuşmaya başladı.
"Benim ismim Ahmet. Bu da arkadaşım Selim sana nasıl yardımcı olabiliriz?"
"Şu sıradan kalkabilirsem güzel olurdu."
Selim arkadan sırayı tuttu. Ahmet ise kollarımdan çekmek için hazırlandı.
"Ahmet üç iki bir diyinc-"
Selim daha cümlesini tamamlayamadan Ahmet kollarımdan çekmişti. Yapışık olduğum için kollarım çok acımıştı üstüne sıradan kalmamıştım.
"Ahmet iyi misin? Kardeşim ben sana çek dedim mi?"
Selim kızgın olunca kesinlikle çok komik oluyordu.
Ahmet biraz düşündü, sonra konuştu.
"İyiyim kanka sen nasılsın?"
Ahmet'in söyledikleriyle Selim iyice kızgınlaşmıştı. Domates gibi kızarmıştı. Gülmemek icin dudaklarımı birbirine bastırıyordum. Dayanamayıp bir anda kahkahalarla gülmeye başladım.
İkiside bana baktılar. Ahmet'te gülmeye başlayınca Selim sırayı bıraktı.
"Yardım falan etmiyim isterseniz."
Gülmemi durdurmaya çalıştım. Tekrar gülmemek için zor duruyordum.
"Selim yanlışlıkla güldüm gerçekten. Hadi artık yardım edin." dedim.
Selim tekrar sırayı tuttu ve anlaşıp bir anda çektiler. Sıradan ayrılmıştım fakat cart diye bir ses gelmişti. Elimle arkamı yoklayınca eteğimin yırtıldığını anladım. Selim ve Ahmet anında anında kafalarını çevirdiler. Selim üstünden ceketi çıkarıp belime bağladı.
"Teşekkür ederim. Bu yapıştırıcıyı Kaan döktü değil mi?" dedim.
Uzun bir sessizlik oldu. Birbirlerine kaçamak bakışlar atıyorlardı. En sonunda bu sessizliği bozdum.
"Söylemeyecek misiniz?"
İkisi de birşey demedi ama ben emindim kesin Kaan yapmıştı. Çantamı koluma geçirip hızlıca okuldan çıktım. Etrafa kısaca bir göz gezdirdim. Arabasının önünde sınıftakilerle konuşuyordu.
Hızlı adımlarla yanına gittim.
"Kaan sen nasıl benim sırama yapıştırıcı dökersin."
Kelimeleri aklına sokmak istercesine tek tek bağırarak söyledim fakat pek umrunda değilmiş gibi gözüküyordu.
"Yapıştırıcıyı aldım ve döktüm bu kadar basit."
Şimdide dalga geçiyordu. Ben bu çocuğu dövmezsem vicdan azabı çekerdim ancak sırası değildi. Başka zamana erteleyecektim. Selim'in ve Ahmet'in arkamdan geldiklerini hissettim. Çantamı çıkardım ve kafasına attım. Dudağı patlamıştı. Heralde defterimin köşesi falan gelmişti.
"Kaan sende dayanıksız birşeymişsin. Hemen dudağın patladı." dedim
Arkamı dönüp yürümeye başladım. Hava olsun diye eğilip çantamı almamıştım. Birisi çantamı getirse çok iyi olurdu. Biraz ilerleyince etrafıma bakındım. Ömer'le beraber eve gideriz diye düşünmüştüm fakat Ömer ortalıkta yoktu. Sanırım çoktan gitmişti. Bu sırada yanıma Selim geldi. Elinde çantam vardı.
"Arya çantanı bırakıp gitmişsin." dedi.
"Evet, yanlışlıkla bıraktım."
Kesinlikle yanlışlıkla bırakmıştım(!).
"Bazen senin normal bir insan olmadığını düşünüyorum."
Aslında haklıydı ben normal bir insan değildim. Sohbet ederek yürüyorduk. Aklımdan sınıftakiler hakkında sormak için bin tane soru geçiyordu.
"Selim sana birkaç tane soru sorabilir miyim?"
"Sor bakalım"
"Şimdi sınıfta herkesin bir dolabı var ya."
"Eee" dedi hemen Selim.
"Bu dolapların her birinde bir kişinin adı yazıyor ya"
"Eee" dedi yine.
"Ben bir tane isim gördüm dolapta"
"Arya artık sonuca gel." dedi sabırsızlıkla.
"Cemre adında bir kız ismi gördüm ama bizim sınıfta benim dışında başka bir kız yok."
Beyni donmuş gibi gözlerini yoldan ayırmadı.
Cevapta vermedi. Yine yasaklı kelime söylemiştim sanırım.
"Arya sana bunu anlatacağım fakat kimseye sana bunları anlattığımı söylemeyeceksin özellikle de Kaan'a.
"Timam."
"Cemre... Kaan'ın eski sevgilisi"
"Tamam da sizin sınıfta ne işi vardı? "
Yine cevap vermedi. Valla ben bıktım bunlardan.
Hiçbir soruma cevap vermiyorlar. O olsaydı cevap verirdi her soruma.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

28okunma 0beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18