2. bölüm / 2
KUMARİLK KUMAR
Bölümler 2Şu an: İLK KUMAR
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ne oyunu? Böyle bir şey mi var burada.
"Şey, ben gitsem iyi olur yani, sonuçta ne olduğunu bilmiyorum, yani kabul etmem doğru olmaz. Değil mi?"
"Aptal, aptal, gerçekten aptalsın."
Gözlerimi kapatıp sakince açtım; zorlandığım belliydi, ancak karşımda kim olduğunu bile bilmiyorum.
Olduğum yerden sakince kalkıp önümde durdu.
"Ben Hazal, madem bilmiyorsun, neden buradasın?"
"Şey, ben çizim yapmak için geldim yani, onun için seçtiler beni."
Kahkaha attı, dalga geçercesine,
"Canım, burada öyle şeyler yok. Kim kandırdı seni böyle? Çok yazık."
Gözlerini devirip arkasını döndü, eliyle yaptığı bir hareket Beratı yerden kaldırdı,
"Götür şunu!"
Komutuyla beraber yanıma gelip koluma girdi. Ne olduğunu sormak için uzaklaşmakta zorluk çıkarmadım.
"Buraya nasıl girdin, kim aldı?"
"Kimse almadı, ben kendim geldim, binam burası gözüküyordu. Neler oluyor burada?"
Derin bir nefes aldı. Anlatacakları ona çok gelmiş gibiydi, yorgundu, sabahki enerjisi de yoktu.
Susup bekledim. Bahçenin bir bankına geçip oturduk.
Kaç dakika oldu ya da kaç saat oldu, hatta saat oldu mu bilmiyorum; sadece oturduk bekledim. Hava kararmaya başlamıştı.
"Kumsal..."
Ona dönerek konuşmasına devam etmesini bekledim.
"...Ben bir ev hayvanıyım, bunu sorma, sadece gördün, duydun, unut lütfen. O bina senin binan olamaz; kumarbazlar binası, yetenekleri kumarı iyi oynamak, parayı katlamak ya da tamamen almak. Saçma geliyor ama sonuçta yetenek bu. Kimseye güvenme, bana bile. Şimdi bir daha oraya gitmeyeceğine ve farklı binalara gitmeyeceğine dair söz ver."
Kafamı salladım, sadece bir şey demedim, deme ihtiyacında da bulunmadım. Yanımdan kalkıp gitti, başka bir şey demeden.
Havanın kararmasıyla beraber gökgürültüsü de geldi. Yağmurun sesiyle yerimden kalkıp odama ağır adımlarla gitmeye başladım. Odama geldiğimde sadece benim eşyalarım vardı. Anlam veremedim; oda arkadaşım mı gitmişti, yoksa bıraktığım not onu rahatsız mı etmişti? Burada neler oluyor, tam çözemesem de iyi şeyler olmadığı kesindi. Okul başlı başına bir sorundu. Sabahki halimi hatırlıyorum; mutlulukla havaya uçacaktım, şimdi nedensizce gitmek istiyorum. En azından tek kötü yanı dersleriydi.
Buraya bir şans vermem gerektiğini biliyorum, ancak yaşananlar beni biraz ürküttü. Beni ürküten kumar değil; herkes kendi seviyesinde zaten, sadece konu ev hayvanı olmak da birine ait yaşamak, çok korkutucu değil mi?
Bunları düşünmemeye çalışarak gittiğini düşündüğüm oda arkadaşımın yatağına geçtim; artık benim yatağım sonuçta. Gözlerimi kapatır kapatmaz ailemi düşündüm; özlemişdim, keşke onlar da beni görebilseydi, başarılarımı, çabalarımı, mutluluğumu. Annemin bana son hediye ettiği kolyeyi avucuma alıp sıktım. Bozuk para gibi olsa da daha büyük ve üstünde hiç bir yerde görmediğim sembolleri vardı, araştırmıştım ancak bir sonuç bulamamıştım.
Bunları düşünürken gözümün önünde annem, babam ve verdikleri hediyenin görüntüsü yavaşça silindi.
Bölüm etkileşimi
