2. bölüm / 2
KÜL 2BÖLÜM 2/İSTEME!
Bölümler 2Şu an: BÖLÜM 2/İSTEME!
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bugün Mersin'e dönmüştük kızlarla.Yarında erkekler gelecekti ve isteme merasimimiz olucaktı.Bu beni çok stresli yapıyor.Ve aynı zamanda heycanlı.Alya,Gamze, Duru işlerimle uğraşıyordu.Defne ise abisiye cebeleşiyordu.
Gökalp'i ise bana kitlemişlerdi.
'Gökalp sende kalsın işler bitene kadar oyalanırsın.'Diyerek bana vermişlerdi.
Ak ailesinin umudu ilk göz ağrısıydı.
13/05/2026 tarihinde Gökalp Ak doğdu.Gamze Ak ve Eren Ak için hayat yeniden başlamıştı.
Birkaç huysuz mırıltı çıkardığınde gülümsedim.
"Kuzenime göz diktin değil mi?"Dediğime bana boş boş baktı ben ise güldüm.Gökalp Tuğçe'yi sevmişti.Bir tek onda huysuzluk yapmıyordu.
Tuğçe'deki çocuk sevgisi ise devasaydı.Çok sever çocukları.
"Tuğçe!"Diye seslendim.Okular açılmıştı.Bu son ortaokul senesiydi.LGS'ye çalışıyordu.
"Efendim Asena abla."Diyerek girdi.Siyah saçları uzamıştı beline kadar uzanıyordu.
"Gökalp'e baka bilir misin?İki dakika işim var bir tek sende duruyor."Dediğimde gülümsedi.
"Olur tabi."Dedi ve Gökalp'e gülümsedi.
"Hadi gel yakışıklı zaten kaçacak yer arıyordum."Dediğinde güldüm.Gökalp'ten bir kaç gülme sesi duyunca gülümsedim.
"Abla?Gökalp'i kime emanet etin?"Diye sordu Alya.Elif'te gelmişti.Tabi Yıldız yengem ve Alparslan dayım gelmeyecekti.
Umay'da gelmişti.
"Tuğçe'ye verdim Alya."Dedim.
Derken Gamze'nin telefonu çaldı.
"Leyla telefonum senin orada vere bilir misin?"Dediğinde telefona uzandım.
"Tabi zaten Eren arıyor."Dedim ve telefonu verdim.
"Efendim."Dedi Gamze.
"Napıyorsun güzelim."Dedi.
"Napa bilirim Eren?"Dediğinde Eren'nin gülme sesini duydum.
"Gökalp nerede?Göstersene oğlumu özledim özletiyor kendi."Dediğinde Gamze'nin homurtusunu duydum.
"Acaba göreve gidince nasıl duracaksın?"Diye homurdanarak Gökalp'in olduğu odaya gitti.
"Eren çok iyi bir baba oldu."Dedim.
"Katılıyorum."
Diye onayladı beni Alya.
"Ateş ile sizin işiniz ne zaman?"Diye sordu Elif.
"Ablamdan sonra.Ufak bir işimiz var."Dediğinde ona baktık.
"Ne işi kız."Dedi Umay.
"Ateş benim aileme geldi.Bende onun ailesinin mezarına gitmek istiyorum."Dediğinde ölüm sessizliği oldu.
"İyi yaparsın kızım."Diyerek elinde elbiseyle girdi annem.
"Leyla sende git şunu dene."Dediğinde elbiseye yüzüm buruşuk baktım.Ben asla elbise giymeyi sevmezdim.
"Anne giymesem?"Sesimdeki çaresizlik her şekilde okunuyordu.
"Leyla bu yaşta benden dayak yemeden giy!"Diye yükselince homurdanarak odama gidiyordum.Babamı görünce durdum.Hüzünlü bakıyordu.
"Öyle bakma."Dedim kısık sesle.
"Ağlarım baba."Dedim.
"Kanatlandında uçuyor musun?İkiniz birden mi?"Dediğinde gözüm doldu.Hemen ona sarıldım."Baba."Dedim.
"Baba ben sonsuza kadar gitmiyorum sadece kendi yuvamı kuruyorum."Dedim.Oda bana sarıldı.
"Ama benim gözümde hayla saçını yapmam için önümde oturan kızı görüyorum."Dediğinde gözümden yaş aktı.
"Turgut!Kızı ağlatacaksın."Dedi annem.
"Anlamıyorsun Ayşegül!"Diye yükseldiğinde güldüm.
"Aaaaaa!Saçmalama Turgut!Hemde abartma.Zamanında sende beni istedin.Sevinmen gerek.Damadımız eli yüzü temiz bir insan olduğu için.Kızımızı üzmüyor."Dedi.Mavi gözlerini babama dikerken.
"Bence denesin."Derken ortadaki tehditin farkındaydım.
"Timur beni asla üzmez baba.Rahat ol."Dedim kendimden emin bir şekilde.
"Hadi neyse!Git dene şu elbiseyi Leyla!"Dediğinde gülüp odama gittim.
Odama baktım.Burada büyümüştüm.Karşımda sanki küçük Asena Leyla Karahan vardı.
Buruk bir şekilde odama baktım.
Cidden zor olurmuş.Büyüdüğün yerden uçmak.Annem daha fazla sinirlenmeden hemen üstümü değiştirdim.
Elbise çok güzeldi.
Askeri yeşildi.
Kıkırdamadan edemedim.Canım annem.
Tam olmuştu.Hemen geri eski halime döndüm.
Yatağıma uzanıp derin bir uykuya dalma kararım vardı.Ama ilk önce duşa girdim.İhtiyaçlarımı giderip çıktım.Hemen üstüme iç çamışlarımı ve rahat takım olan geceliğimi giyinip yatağıma uzandım.
Timur Alpkan'dan mesaj vardı.
Timur Alpkan:Napıyorsun beyaz gül.
Bana asla beyaz gül demekten vazgeçmeyecekti.
Siz:Napa bilirim Timur.İşlerimi hallettim.Duşa girdim şimdi yatağıma uzandım.Sence bu durumda na yapıla bilir?Umarım sende hazırlık yapmışsındır.Yoksa Van'a topal bir şekilde dönersin üsteğmenim."
Dedim.Ve cidden ben burada bu kadar işle uğraşıyorsam ve o orada rahat bir şekilde oturuyorsa ağır olay çıkartırım.Ve gerçekten Van'a topal dönmek zorunda kalır.
Timur Alpkan:Sence Defne varken mümkün mü?Senin tarafında.Benim bildiğim görümce-yenge kavga etmeniz gerekiyor.
Dediğinde kıkırdadım ve göz devirdim.
Siz:Seni oturttumuyorsa haklı.Ve bu duruma sevinmen gerekiyor.
Timur Alpkan: Zaten iki sevdiğim kadının birbiriyle hoşlanması hoşuma gidiyor.Biriniz kız kardeşim biriniz sevdiğim kadın.
Dediğinde gülümsedim.
Siz:İyi güzel.Bak uyu şimdi ve bana birşey olmaz diyerek üstünü örtmemezlik yapma oyarım seni!
Timur Alpkan:Tehdit ediliyorum.
Göz devirdim.
Timur Alpkan:Hem duş aldığımı nereden biliyorsunuz Leyla hanım?
Mesajı okuduktan sonra yerimde dikleştim.
Siz:Her zaman yatmadan önce duş alırsın Timur.Ve bana birşey olmaz diyerek hep üstünü açık bırakıyorsun.
Şuan göz devirdiğine yemin ederim.
Timur Alpkan:İyi geceler güzelim.
Siz:İyi geceler üsteğmenim.
-----------------------------------------------------
Sabah olmuştu.Ve evet bu gün o gündü.Şuan kahvaltıları hazırlıyorduk.Timur Alpkan gilde yola çıkmışlardı.Ama onlar 11-12 saat sonra burada olurlardı.Askeri bir alışkanlık olduğu için sabahın köründe kalkmıştım.
Şuan hepimiz sofradaydık.Gökalp annesinin kucağında saçlarıyla oynuyordu.
Babası yokken fazla huysuz olduğu bir gerçekti.
"Amcam ne zaman gelir?"Diye sordum burada olmasını istiyordum.
"Gelecek babam Asena abla.Sadece birkaç belgesi varmış öğlen gelecek."Dedi Tuğçe.Gülümsedim.
Uzuyan siyah saçını geriye iti.
"Ayşegül yenge eline sağlık."Dedi.
"Biraz daha yeseydin Tuğçe!Okula aç aç gitme."Dediğinde Tuğçe'nin adımları durdu.Sanki bir şey hatırlamıştı.
Gülümsedi.Ama bu zoraki acıları gizleme gülümsemesiydi.
"Teşekkürler ederim yenge ama cidden doydum."Dedi.
"Odama gitmem gerek okul formamı giyip okula gidiyim."Diyip odasına doğru gitti.
Annesini hatırlamış olmalıydı.Biz her ne kadar anne özlemi çekmesini önlemek için elimizden geleni yapsakta hepimiz gerçeki biliyorduk.
Tuğçe'nin içindeki anne acısı asla dinmeyecekti.Hep bir yanı eksik kalacaktı.
"Eeee Timur ne zaman gelecek?"Diye sordu babam.Saate baktım.
Saat 8:54'tü.Onu biz 9 sayalım.
"Saat 7'de burada olurlar baba."Dedim.
"Tam vaktinde."Dedi Alya.Oda Ateş'i göreceği için heycanlıydı.
Ateş ve Alya gerçekten güzel bir çiftiler.Timur Alpkan'nın anlattığına göre Ateş kurşunun önüne atlar dönmek istemez miş.
Hata bir binbaşı bizim Ateş'i kovmuş.
'Evin yokmu lan senin!Git lan işin yok.'
'Evim yok ki komutanım.'
Bu söz ağırdı.Binbaşı bu sözden sonra askeri lojmana Kaya'nın yanına şutlamış.Kaya Gölge Tim'indendi.
Onlarında gelmesini istemiştim ama onlar aile arasında demişlerdi.Ama Kül Timi vardı.Çünkü Kül Timi bir aileydi.
Yemekten sonra etraf toplandı ev toplandı.
Saat şuan 13:00'dı.Gökalp Bebek arabasında Mersin'i izliyordu.Gezmeye alışkın olmak zorundaydı.Asker çocuğuydu.Gamze ilk başta şikayet etimişti ama Tuğçe.
'Alışır Gamze abla,bak bende asker kızıyım babam nereye ben oraya.Bir süre sonra alışıyor insan ama sizin ki sabit kalır.'
Cidden küçük acıların kadını olabilirdi.Amcamı çok görmezdi.Zaten yengemi çok küçüken kaybetmişti.
Asla bir yere ait hissetmiyordu.
"İlk bence gereken süs eşyalarını alalım.Makyaj işi en sona olsun."Dedi Umay.
"Mantıklı."Diye onayladı Elif.
"Elif."Dedi Alya.
"Efendim."Dedi Elif.Koluna girdi Alya Elif'in.
"Hatırlıyor musun senle bir ara evden kaçmıştık."Dediğinde o anı ben bile hatırladım.
"Siz evden mi kaçtınız?"Dedi Tuğçe hayretle.
"Evet ablacım ama sen sakıl Alya ablanı ve Elif ablanı örnek alma."Dedim siyah saçımı geriye atarak.
"Abartma abla."Dedi Alya bıkınca.
"Bencede Leyla abla.Alt tarafı birkaç mahalle ötedeki parkta oyun oynuyorduk."Dedi Elif.
"Sen niye sordun."Dedi Elif.
"O zamanda bizi çok aramışlardı.En sonda eve gidelim demiştin.Bende tamam demiştin tam eve giderken ablam gelmişti."Dedi bana bakarken.
"Evet.O zaman tam ben geldim de ne alaka şuan."Dedim.Elif'te onaylan mırıltılar çıkardı.
"O gün bizi kolumuzdan çekerken bir erkek çocuğuna çarpmıştın."Dedi ve durdu o durunca hepimiz durduk.Elif'in kolundan çıkıp yanıma geldi.
"Abla şuan parçalar kafamda oturdu ama nişandan sonra söylemek istiyorum.Şuan tadın kaçmasın.Ateş'e diyeceğim nişandan sonra Ateş enişteme bende sana anlatayım."
-----------------------------------------------------
GEÇMİŞ ZAMAN!(YAZARIN AĞZINDAN.!"
"Elif."Dedi minik Alya kızıl saçını düzeltirken.
"Efendim Alya."Dedi minik Elif.Kumral saçı topluydu onun.
"Gel toplayım Alya.Sevmiyorsun işte rahatsız ediyor seni."Dedi ve Alya'nın kızıl saçını topladı.
"Parka gidelim mi?"Dedi Alya.Elif düşündü.Babası çok kızardı.Hemde çok.Efe abisi okuldaydı.Ama gelecekti akşam.O beni korur diye düşündü.
"Babam kızar."Dedi Elif.
"Lütfen Elif.Bak Efe abi'de gelir.Hemde Efe abim varken dayım sana laf edemiyor."Dediğinde Elif kabul eti.
İkisi birlikte el ele 2-3 cadde parka gittiler.Tabi bu sırada Alya ve Elif'i göremeyen Asena Leyla için endişeli ve korku dolu anlar vardı.Çünkü tam 1 saat olmuştu.
"Alya!"Diye seslendi bahçeye koşarak çıkıp."Elif!"Diye seslendi.
"Alya ablam!Neredesin."Dedi endişeli bir sesle.Bahçeyi alt üst etti ama yoktu.Aklına sahil geldi.Suya düşerlerse?Bu düşünce Asena Leyla'yı korkutu.
"Hayır.Allah'ım lütfen!"Dedi ve koşarak sahile gitti.Etrafa baktı.Koşarak oranın görevlisinin yanına koştu.
"Abi bakar mısın."Dedi Asena Leyla.
"Buyur abim."Dedi adam.
"Buralarda hiç beş yaşlarında iki kız çocuğu birisi kızıl saçlı mavi gözlü.Birisi kumral kahverengi gözlü."Dedi.Adam ise başını hayır anlamında salladı.
"Görmedim abim gelmedi kardeşlerin buraya.Ama parkta olabilirler."Dediğinde Asena Leyla teşekkür edip son hızla parka koştu.
Parka baktığında Elif ve Alya'nın oyun oynadığını gördü.
"Elif!Alya!"Diyerek endişeyle,korkuyla,sinirle yürüdü.
İkisindende ses çıkmadı.
"Yürüyün eve!Yanınızda büyük yok!Tek başınaza Allah'tan dayım görmedi!"Dedi ve kolarından tutup çekiştire çekiştire eve götürürken birisine çarptı.
"Çok pardon."Dedi Asena Leyla.
"Sıkıntı yok."Dedi çocuk.Erkekti.
Bilmedi Asena Leyla ama o Karan'nın 13 yaşındaki haliydi.
-----------------------------------------------------
Asena Leyla Karahan.
Şuan isteme marisine geçmiştik.Siyah saçlarım öne doğruydu.Askeri yeşil elbisem ise mükemmel bir parça yapıyordu.
"Abla hadi!Enişte seni arıyor gözleriyle."Dediğinde gülümsedim.
"Geliyorum Alya."Dedim ona dönerek siyah bir elbise giymişti.
Dizlerinde bitiyordu.
"Güzel olmuşsun Alya."Dedim o ise güldü.
"O senin güzelliğin.Neyse inemzsen askerlerinin önünde rezil edecek."Dediğinde kapıdan çıktım.
"Babamın yüreğine inecek.Çift isteme.Yüzünden."Gülüsedim.
"Rahat ol Alya."Dedim.
"Diyene bak."Dedi gülerek.Tam içeri girdiğimde Timur Alpkan ile göz göze geldik.
Üstünde beyaz bir gömlek.Altında ise siyah bir pantolon vardı.Üstünde ise siyah bir ceket.Yeşil gözleri ise beni zaten büyülüyordu.
Bir çift yeşil göz için ölebilirdim.
Hemen annemin yanına oturdum.Timur Alpkan ise bana büyülenmiş bakıyordu.Bende ona aynı şekilde.
Ama bu ortamdan memnun olmayan tek bir kişi vardı;babam.
İki kızınıda asker'e veriyordu.Normaldir dedim.
"Hadi kahve yapmaya kızlar."Dedi annem.Alya'yı alarak mutfağa gittim.
"Ateş çok yakışıklı olmuş.Adı gibi ateş atıyor."Dediğinde güldüm.
"Her neyse yapalım şu kahveyi."Dedim ve ikimizde yapıp verdik herkese.Kahveler içilmişti.Beni İlker albay istecekti.
Şuan çok gergin bir andı!
"Lafı uzatmaya gerek yok."Diyerek söze girdi İlker albay.
"Bu iki gencimiz birbirlerini sevmişler.Bizede kavuşturmak düşer.Allah'ın izniyle Peygamberimiz kabriyle kızımız Asena Leyla'yı Timur Alpkan oğlumuza isteriz."Dediğinde ölüm sesizliği oldu.Babam ufak bir huysuz bakış atınca kalbim daha çok hızlandı.
"Verdim."Dediğinde rahatladım.Kalktım gülerek baktık birbirimize.Yüzüklerimiz takıldı.
"Evet."Dedi İlker albay.
"Bu iki gencimizde birbirini sevmişler.Biz büyüklerede kavuşturmak düşer.
Allah'ın izniyle Peygamberimizin kabriyle kızımız Alya'yı oğlumuz Ateş'e isteriz."Dediğinde buz kesti.Alya hemen yanımda bayılabilirdi.
"Abla."Dedi korkuyla.Göz ucuyla Alya'ya baktı.Sonra Ateş ve Timur Alpkan'a.
"Bana bakın."Dedi.İkiside döndü.
"Asena Leyla Alya'ya göre daha sertir ama kırılgandır.Asena Leyla kolay kolay duvarlarına kimseyi almaz.Ama seni almış.Onu üzersen ikinci bir şansın olmaz."Dedi Babam.
"Üzersem ne yaparsanız sesim çıkmaz."Dedi Timur Alpkan.
"Sende aynı şekilde Alya benim en küçük kızımdır küçük prensesimdir.O kırılgandır."Dedi Ateş ise kafasını kaldırıp babama baktı.
"Üzersem çekin vurun.Ben bir askerim.Üstelik keskin nişancıyım.Benim elim kolay kolay titremez hata hiç titremez.Titremezdi.Benim elim Alya'ya dokunurken titriyor."Dediğinde Alya erimişti.
"Verdim."Dedi babam.
Bölüm etkileşimi
