1. bölüm / 1
Kuklanın efendisiAvukat
Bölümler 1Şu an: Avukat
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
-"Buraya beni sen çağırdın, hatta yalvardın buraya geldikten sonra ne değiştide böyle davranıyorsun."
-"Hiç bir şey değişmedi hala seni çekici buluyorum ama kafa yapılarımız farklı.Mesela sen çok düşünüyorsun, bilgilisin en temelinde kitap okuyormuşsun bunlar bana ters."
İlk defa bir insanın suratına bakarak dakikalarca güldüm sonra derin bir nefes çekerek suratına değil gözlerinin içine acıyarak baktım. Çünkü bir insanla en iyi iletişim kurabilmenin yolu gözlerden geçiyordu. Bir insan tüm uzurllarıyla yalan söyleyebilirdi ama gözleriyle asla.
Sözünü böldüğüm için ondan özür dilemem gerekiyordu ama kitap okumayı ve kitap okuyanı aşağılık ve zavalılık göstergesi sanan bir insan için bu görüşmenin bu raddeye gelmesi bile fazlaydı, beni orda tutan tek şey merakımdı.
-"Kitap kısmına kadar söylediklerini doğru olabilir ama kitap okumanın neresi yanlış?"
-"Yanlış değil tabi ki ama benim ideallerim için ters."
-"Sizin ideallerinizi öğrenmemde bir sakınca var mı?"
-" Elbette öğrenebilirsiniz benim ideallerim kapsamınca erkek güçlü kuvvetli olcak, az konuşup çok iş yapcak ,eve para getircek her şeye karışmıycak."
Bu kız kendini eş aramıyordu ki her istediğini yaptırcak haddi aşanları ezdirecek gün boyu evde ekmek elden su gölden yaşatacak birisini arıyordu. Benim de böyle biri olmadığımı ve olamıycağımı anladığı esnada hemen terslemişti. Bu saçmalığa daha fazla dayanamazdım.
- "Sen kendine eş aramıyorsun ki sen kendine parmağında oynatacak bir kukla arıyorsun. Bu kukla bir iki gün hizmet eder ama unutma o bir kukla söylenenleri yapar efendisine itaat eder eğer efendisi sen değil de başkası olursa çok pişman olursun."
Sözlerimin bitmesiyle kahkaya boğulması bir oldu ama bilmiyorduki eğer sözlerindeki kişi ile evlenirse o kahkalar yerini göz yaşınabırakacaktı. O günden sonra avukat olana kadar hiç bir kızla konuşmama kararı aldım ve hayatta aldığım sonrasında pişman olmadığım sayılı kararlardan birisiydi. Sadece derslerime odaklandım bu sayede hukuk fakültesini kazandım. Sonuç ekranını gördüğüm andaki sevincim hala dün gibi aklımda.
Aynı tempoda devam ettim ve en sonunda mezun olup Ankara'ya atandım. İlk yıllarımda devlet için çalışcaktım öyle hecanlıydım ki kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Oturdum ve beklemeye başladım.Bekledim, bekledim, bekledim saniyeler dakikaları dakikalar saatleri kovaladı mesainin bitmesine çok az kalmıştı ama ortada dava falan yoktu. Acaba meslek taşlarım ne yapıyor diye bi göz gezdirdim kimisi davalarıyla uğraşıyor, kimisi telefona bakıyor kimisi, başını koymuş yatıyordu. Bende başımı koyup yattım.
Başımı koymamla kapının çalması bir oldu.Heyecanla irkildim bu benim ilk davam olacaktı, üstümü başımi düzeltim ve "girin" diye bağırdım. Acaba dava konusu neydi diye düşünürken kapı açıldı ve tüm heycanım alt üst oldu gelen çaycıymış. Çayı verip gitti, teşekkür etmeme bile izin vermedi adama aşırı kıl olmuştum, çayıda içmedim. Zaten neden mesainin bitmesine beş dakkika kala çay servisi yaparki bi insan...
İlk iş güm böyle bitmişti canım o kadar sıkılmıştı ki tek istediğim şey eve gidip yatmakdı. Allah'tan evim iş yerimle yürüme mesafesindeydi 10 dk. gibi kısa bir sürede evime gelmiştim. Üstümü değiştirip derin bir uykuya daldım.
Kalktığımda saat 22.00 çoktan geçmişti ve karnında bi hayli acıkmıştı, kendime bir şeyler hazırlayacaktım ama dolap tam takırdı o yüzden mecbur yemek söyleyecektim.
Telefon odanın bir köşesinde sessizdeydi telefonu elime aldığımda 8 cevapsız çağrı ve aynı numara üzerinden bir mesaj vardı "Hadi gözün aydın ilk davanı aldın'' O kadar heyecanlanmıştım ki davanın detaylarını öğrenmek için hemen o numarayı aradım.
Davanın konusu şuydu bir kadın eski esi tarafından şiddet görüyordu. Eşinden ayrılmak istiyordu ve bu konuyu defalarca defalarca konuşmuştu ama eşi onu her seferinde ölümle tehtid etmişti. O yüzden bu işlemleri gizli yürütmek istiyordu. Beni yarın saat öğleden sonra 14.00'da davanın konularını konuşmak için bir kafeye çağırdı, herşey gizli olacaktı.İlk davam için hem heyecanlıydım hem de kadına acıyordum davanın detaylarını ve en ince ayrıntılarını çok merak ediyordum. O yüzden bir an önce yemeğimi yedim ve uykuya daldım
Kafeye yarım saat erken gelmiştim, bu sayede orada kahvaltımı yapacaktım hem de müvekkilimi bekleyecektim. Saat 13.55 civarında başında büyük bir şapkası olan, siyah güneş gözlüklü yüzünü atkı ile kapatmış, siyah pardüseli bir kadın kafeye girdi. Etrafta göz gezdirmeye başladı. Biraz bakındıktan sonra telefonunu eline aldı ve birine mesaj yazdı. Kime mesaj yazdığını çok merak ediyordum, meraklar içinde düşünürken telefonumdan bildirim sesi geldi, bir mesaj "neredesin" meğerse mesajı bana yazmış. 23 numaralı masada olduğumu söyledim. Telefondan başına kaldırdı ve masaların numaralarına bakmaya başladı ona doğru el salladım beni gördü ve bana doğru koşar adımlarla ilerledi.Masaya oturur oturmaz
-"Yarım saatim var kocama markete gidiyorum dedim, eğer fazla geç kalırsam şüphelenir." Dedi.
Daha masaya yeni oturmuştu, selamlaşmamıştık bile, yüzüme dahi bakmamıştı. Kocasından düzenli bir şiddet gördüğü her halinden belliydi, en temelinde doğru düzgün konuşamıyor, kekeliyordu
Ona öncelikle benim yanımda sakin olmasını söyledim ve sağlıklı bir iletişim kurmamız için başına kaldırmasını rica ettim. Başını kaldırır kaldırmaz bir anda irkildi, şaşırdı ve ismimi söyledi. Siması çok tanıdıktı
Ama elini yüzü hep kapalı olduğu için bir türlü çıkartamamıştım. Gözlüğünü çıkarttı göz altlarım morluk içindeydi.
-"Tanışıyor muyuz?" diye sordum
Utandı ve sıkılarak .
-"Haklıymışsın." Dedi.
-"Hangi konuda hanımefendi."
-"Kuklanın efendisine itaat ettiği konusunda."
Bu Züleyhay'dı. Çok kuvvetli bir hafızası varmış neredeyse 10 yıl önceki konuşmayı hatırlıyordı. O an aklıma şöyle bir soru geldi, bu kız bu kadar akıllıydı madem neden onca yıl önce kitap okumayı zavallılık sanıyor du?
-"Peki kuklanın efendisi kim oldu."
-"Başka bir kadın... Yani beni aldatıyordu, onu birkaç kere basmıtım ve boşanmak istediğimi söyledim. İhanete dayanamazdım, ama çocuğum için dayanmak zorundaydım."
Çocuğum için için dayanmak zorundaydım dediği anda içimi bir sıkıntı boğdu, çünkü iki tane aptalın günahını masum ve suçsuz bir tane çocuk çekicekti hata çekiyordu.
-"Çocuğunuzun ismini ve yasını öğrenebilir miyim?"
-"Ayşe , 7 yaşında."
Çocuğun kız olması çok kötü olmuştu. Çünkü bir erkek evladı bi şekilde acıya, derde alışırdı fazla ilgi istemezdi ama bir kız, azda olsa ilgi isterdi eğer ilgi göremezse, o ilgiyi dışarılarda arardı. İlgiyi dışarlada arayan kızların sonu aşağı yukarı belliydi ya taciz uğruyorlardı yada organlarından oluyorlardı.
-"Peki kocanız size şiddet uygulamaya ne zaman başladı."
-"Evliliğimizin ilk 7 yılı sorunsuz bir şekilde geçmişti hatta kızının olduğunu öğrenince beni hediyelere boğmuştu, ama zaman ilerledikçe benden soğumaya başladı evden erken çıkıyor, geç geliyordu. Hal ve hareketlerinde bir tuhaflık vardı. Bir gün onu takip etme kararı aldım, bir kafeye gitti oturdu ve beklemeye başladı. Bir kadın geldi ona iltifatlar etti, hediyeler verdi beni resmen aldatıyordu. Onları bastım ve boşanacağımızı söyledim eve gidip kızımı aldım bavulumu hazırlıyordum, içeri girdi eğer bu evden çıktığım esnada benim mezara onun hapse gideceğini söyledi ve bana silah çekti o an o kadar korkmuştum ki öleceğimi sanmıştım.''
Duraksadı ve gözleri doldu o an aklına gelmişti galiba.
-"İyimisiniz." Diye sordum.
-"Çok özür dilerim, aklıma o an geldi."
-"Özür dilemenize gerek yok peki sonra ne oldu."
-"O günden sonra her şey farklıydı her gün beni dövmeye başladı."
-"Bu raddeye kadar neden beklediniz? Neden gidip emliyete sığınmadığınız."
-"Yapamazdım kızımı benden almıştı ,eğer olur da gidersem kızımı bir daha asla göremezdim yani zorundaydım."
-"Kızınız sizden ayrıldığında kaç yaşındaydı."
-"7 aylıktı."
Bu caniceydi daha süt bebesini annesinden ayırmıştı.
-"Peki sonra ne oldu kızınızı bir daha görebildiniz mi."
-"Kızımı bir müddet sonra getirdi. Eğer bir daha polise gitmeye kalkarsam kızımı bir daha asla göremeyeceğimi hatta onu öldüreceğini söyledi. Mecburdum hiç kimseye hiç bir şey anlatamazdım."
-"Onca yıl bekledikten sonra neden şimdi polise başvurdunuz?"
-"Kızımı dövmeye kalktı. Bana istediğini yapsın umurumda değil ama kızım, ona dokunamaz."
Dediklerim bir bir çıkmıştı o gün attığı kahkahalar yerini göz yaşına bırakmıştı ama o herşeye rağmen kızı için bazı şeylere dayanıyordu, yani annelik yapıyordu.
-"Bu durum neden ailenize söylemediniz, babanız sizi bir şekilde korurdu."
-"Ailem bana neredeyse yalvardı onunla evlenmem konusunda. Ben ise onunla evlemek için evden kaçtım. Babam da kaçtığım gece ,beni evlatlıktan reddetmişti. Yani ailemden yardım dilemeye yüzüm yoktu."
O an için bir kat daha burkulmuştu baba bir şekilde güçlü kalırdı, kızının yokluğuna dayanırdı ama anne...
-"14.30 çokdan geçmiş kocam daha fazla şüphelenmeden benim eve gitmem gerekiyor lütfen kızımı bu cehennemden kurtarın."
Dedi, ve koşar adımlarla kafeden çıktı.
İlk iş güm böyle bitmişti canım o kadar sıkılmıştı ki tek istediğim şey eve gidip yatmakdı. Koşar adımlarla durağa gitdim, çoktan otobüs gelmişti ve son yolcuları alıyordu son ansa otobüse yetişmiştim bindim ve zor vela boş yer buldum.
Bölüm etkileşimi
