Korku gerilim ve macera adası kitap kapağı

1. bölüm / 1

Zihnin Tozlu Raflarında Kilitli Kalanlar: Kendinden Kaçan Bir Hayaletin Dönüşü"

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: Zihnin Tozlu Raflarında Kilitli Kalanlar: Kendinden Kaçan Bir Hayaletin Dönüşü"

**Bölüm 1: Açılmamış Kutular**
Taşınma kamyonu gittiğinde, mahalle çoktan derin bir sessizliğe gömülmüştü. Metin, bütçesine uyan tek tük evlerden biri olan bu eski, iki katlı binanın holünde duruyordu. Hava tuhaf bir şekilde dışarıdan daha soğuktu ve burnuna rutubetle karışık, yanık kokusuna benzer eski bir koku geliyordu.
Eşyaların çoğunu salona yığmıştı ama bir kutu vardı ki, onu kesinlikle buraya getirdiğini hatırlamıyordu. Üzerinde hiçbir etiket olmayan, simsiyah bir bantla mühürlenmiş ağır bir koli, koridorun tam ortasında duruyordu.
"Herhalde arkadaşlardan biri şaka olsun diye bıraktı," diye mırıldandı kendi kendine.
Cebinden falçatayı çıkarıp bandı tek bir hamlede kesti. Kutunun kapağını açtığında, içinde sadece eski bir çocuk ayakkabısı ve arkasına kurşun kalemle *"Geri geldik"* yazılmış, yüzleri kazınmış bir aile fotoğrafı buldu. Tam o esnada, üst kattaki boş odadan sert bir ayak sesi ve ardından ahşap zemin gıcırtısı duyuldu. Metin donakaldı.
Evde yalnız olması gerekiyordu.
2. Bölüm: Yüzü Olmayanlar
Yukarı kata çıkan koridor, çocukluğundaki gibi uzun ve kasvetli gelmiyordu gözüne; aksine daralmış, onu boğmak için üstüne geliyor gibiydi. Sesin geldiği eski yatak odasının kapısı aralıktı. İçerideki loş ışık, koridora zayıf bir çizgi halinde sızıyordu.
Metin, kapıyı falçatanın ucuyla yavaşça ittirdi. Odanın ortasında, kutudan çıkan o tek çocuk ayakkabısının eşi duruyordu. Tam olarak bıraktığı gibi, bağcıkları çözülmüş ve içi tozla kaplı halde.
Gözleri odanın köşesindeki kırık aynaya kaydı. Aynanın üzerine rujla ya da kırmızı bir boyayla kocaman bir çarpı işareti atılmıştı. Fakat Metin'i asıl dehşete düşüren şey bu değildi. Aynanın yansımasında, hemen arkasında, kapı eşiğinin gölgesinde duran bir silüet vardı. Fotoğraftaki gibi, yüzünün olması gereken yer kapkaranlık bir boşluktan ibaretti
3. Bölüm: Döngü
"Kim var orada?" diye fısıldayabildi Metin. Sesi odanın boş duvarlarında yankılandı ama arkasındaki gölgeden bir çıt çıkmadı. Metin hızla arkasına döndü, falçatayı ileri doğru savurdu. Ancak koridor tamamen boştu. Sadece havada asılı kalan o pudra kokusu biraz daha ağırlaşmıştı.
Tam o anda arkasındaki dolabın kapağı kendiliğinden yavaşça açıldı. İçinden yere bir şey düştü. Metin titreyen dizlerine mukayyet olmaya çalışarak yere eğildi. Bu, az önce aşağıda açtığı kutunun tıpatıp aynısıydı. Üzerindeki koli bandı henüz kesilmemişti.
Metin, elindeki falçatayla bandı tek bir hamlede kesti. Kutunun kapağını açtığında, içinde eski bir çocuk ayakkabısı ve arkasında kurşun kalemle "Geri geldik" yazan bir fotoğraf buldu. Ama bu sefer fotoğrafta yüzleri kazınmış olanlar yabancılar değildi. Fotoğraftaki kişi, tam şu anda elinde falçatayla kutuya bakan Metin’in ta kendisiydi. Ve tam o esnada, arkasındaki koridordan sert bir ayak sesi ve ardından ahşap zemin gıcırtısı duyuldu.
4. Bölüm: Yüzleşme ve Kapanış (Son)
Metin, fotoğraftaki kendi yüzüne bakarken aklını kaçırmak üzere olduğunu hissetti. Resimdeki kendi gözleri de kazınmıştı; geriye sadece beyaz, pürüzlü bir kağıt boşluğu kalmıştı. Arkasındaki koridordan gelen gıcırtı bu kez durmadı, aksine odanın kapısına doğru hızla yaklaştı.
Kaçacak yeri yoktu. Metin feryat figan arkasını döndü, gözlerini yumdu ve elindeki falçatayı karanlığa doğru savurdu. Çelik bıçak sert bir şeye çarptı, ama bu bir insan teni değildi. Kulakları tırmalayan bir ahşap sürtünmesiyle birlikte oda birden sarsıldı ve her şey bir anda sessizliğe büründü.
Gözlerini açtığında ne koridor kalmıştı ne de karanlık silüetler. Kendini evin bodrum katında, tozlu rafların arasında buldu. Duvarda yirmi yıl öncesine ait eski bir gazete küpürü asılıydı: "Yangından tek kurtulan küçük Metin, travma sonrası hafızasını kaybetti."
Metin acı gerçekle o an sarsıldı. Eve dışarıdan gelen bir tehdit yoktu; "Geri geldik" yazısını yazan da, fotoğrafları kazıyan da geçmişiyle yüzleşemeyen kendi zihniydi. Yangında kurtaramadığı ailesinin suçluluk duygusunu bu evde bir hayalet olarak büyütmüştü.
Gözyaşları içinde yerdeki açık kutunun içine girdi, dizlerini göğsüne doğru çekti ve elindeki son koli bandıyla kutunun kapağını içeriden sıkıca kapattı. Ertesi gün emlakçı eve geldiğinde, bodrumda yirmi yıldır dokunulmamış eski kutulardan başka hiçbir şey bulamadı. Metin, kendi yarattığı labirentte, ait olduğu anıların arasında tamamen kaybolmuştu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…