1. bölüm / 1
KORAL KOLEJİYeni Bir Başlangıç
Bölümler 1Şu an: Yeni Bir Başlangıç
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah alarmım çaldı. Ve daha ben ayılamamışken annem mutfaktan bana sesleniyordu.
"Kızım Cansu kahvaltı hazır aşağı gel."
Bende annemin bağırmasıyla aşağı indim yine annemin mis gibi yaptıği omletini yedim. Odama çıktım formamı giydim saçımı taradım ve güzel bir at kuyruğu yaptım.Odam biraz dağınıkdı odamı topladım. çantamı hazırladım.
Okula gitmeye hazırdım açıkçası biraz da heyecanlıyım. Aşağıya güzel bir enerji ile inip anne ve babamı öptüm.
"Kızım bugün okula bırakmamı istermisin?"
"Hayır babacığım ben kendim giderim hem biraz da yürüyüş yapmış olurum."
Evden çıktım, okulun yolunu tuttum.Çok heyecanlı ve mutluydum. Kendi kendime acaba nasıl arkadaşlıklar kurucam diye düşünüyorum. Kendimle konuşa konuşa okulumu vardım.Okulum çok güzel ve büyüktü.
Okulun bankında oturdum ve zilin çalmasını bekliyordum.Sonunda zil çaldı. İçeri girdim. Herkes sınıflarına girdi bende yenî sınıfıma girdim. Kapıyı çaldım.
"Hocam merhaba ben yeni gelen öğrenciyim sınıfım burası dedim."
"Tabi kızım gel içeri... Kendini tanıt bize."
İçeriye girdim sınıfın ortasına geçtim.
"Merhaba arkadaşlar ben Cansu yılmaz buraya yeni taşındık. Ankara'dan geldik."
Hocanın işaretiyle bir kızın yanına geçtim kız bana gülümsedi.
"Merhaba hoşgeldin ben Beyza."
"Merhaba hoşbuldum tanıştığıma memnun oldum."
Ve daha sonra derse başladık. Dersimizde İngilizcedi. İngilizce dersini çok severim ve İngilizce dersinde başarıydım.
İngilizce dersimiz bitmişti. Zile son beş dakika kalmıştı hocada bizi serbest bıraktı. Beyzada bana şöyle dedi.
"Cansu istersen zil çalınca okulumuzu sana gezdireyim dedi."
Olur neden olmasın çok isterim dedim bende."
Zil çaldı sonra Beyza beni etrafı güzelce gezdirdi. Gerçekten her şeyi çok beğendim.
Ardından Beyza ile birlikte aşağıya bahçeye indik. Ve yanımıza iki tane erkek geldi açıkçası tipleri biraz alaycı gözüküyordu.
"Naber ufaklık kayboldun sanırım"
Kaşlarımı çatarak karşımdaki serseriye baktım. Ne zannediyordu bu kendini.
"Boşver Cansu bunlar hep böyle " dedi alçak sesle.
Toprağın en yakın arkadaşı Poyraz da "Yeni gelmişsin yerini bil dedi."
Bir an ne diyeceğimi bilemedim. Daha ilk günden karşima çıkan bu iki serseriler cidden çok sinirimi bozdular.
Beyza hemen araya girdi.
"Poyraz yeter daha ilk günden kıza bulaşma."
Poyraz gözlerini beyza' ya çevirdi .
"Ben sadece uyarıyorum."
Sonra tekrar bana baktı.
"Burada herkes haddini bilir. Sen de zamanla öğrenirsin.”
“Ben kimsenin bana ne yapacağımı söylemesini sevmem."
Poyraz 'ın yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.
Beyza kolumdan tuttu.
“Cansu, gel. Boş ver bunu.”
Arkamı dönüp yürümeye başladım ama içimdeki sinir gittikçe büyüyordu.
Daha okulun ilk günüydü.
Ve ben şimdiden bir düşman edinmiştim.
Beyza kolumdan tutup beni kantine doğru götürürken hâlâ poyraz'ın söylediklerini düşünüyordum.
“Sen gerçekten korkmadın mı?” diye sordu Beyza.
“Neden korkacakmışım?”
"Poyraz' dan"
Omuzlarımı silktim.
“Bence kendini fazla önemli sanıyor.”
Beyza bir anda durdu ve bana baktı.
“Bunu onun yanında söyleme sakın.”
“Niye?
“Çünkü duysa bütün gün peşini bırakmaz.”
Tam o sırada kantinin önüne geldik. İçerisi oldukça kalabalıktı. Her yerde öğrenciler vardı. Bazıları arkadaşlarıyla konuşuyor, bazıları yemek sırasını bekliyordu.
Beyza'yla kantinde oturmuş, etrafı izliyorduk.
“Burada gerçekten çok fazla öğrenci varmış,” dedim.
Beyza gülümsedi.
“Daha öğle arasında görmedin. O zaman burası tamamen karışıyor.”
Tam meyve suyumdan bir yudum almıştım ki masanın karşısındaki sandalyeye biri oturdu.
Şu iki çocuktan diğeri geldi onun adı da Toprak' dı.
Toprak karşima oturmuş bana bakıyordu.
Kaşlarımı çattım.
“Sen?”
Toprak hiç kendini bozmadi.
“Ne oldu?”
“Burada oturamazsın dedi bana."
"Niye burası senin özel masan falan mı dedim."
Toprak hafifçe güldü.
“Hayır ama o sandalye benim.”
Sandalyeye baktım, sonra tekrar ona.
“Üzerinde ismin mi yazıyor?”
“Yazmasına gerek yok.”
“Ben de boş sandım.”
“Artık boş değil.”
“Ben oturuyorum zaten.”
Toprak birkaç saniye bana baktı.
“İnatçı çıktın."
“Sen de emir vermeyi seviyorsun.”
Beyza ikimizin arasında bakışlarını gezdirip sessizce gülüyordu.
Toprak sandalyenin arkasına yaslandı.
“Tamam. Otur bakalım.”
"Oturacağim zaten sana soracak Halim yok ya zaten."
Toprak gülümseyerek karşımdaki sandalyeye arkadaşi poyraz ile beraber oturdu."
“Daha yeni tanıştık. Bu kadar çabuk karar verme.”
“Bence yeterince fikir edindim.”
Poyraz ikimize bakıp gülmeye başladı.
“İkiniz de çok iyi anlaşıyorsunuz.”
Aynı anda Toprak'la ona döndük.
“Anlaşmıyoruz."
Poyraz ve beyza birden kahkalara boğuldular.
İkisine de şaşkınlıkla baktım.
“Ne var bu kadar komik olan?”
Beyza gülmesini bastırmaya çalışarak,
“Hiçbir şey,” dedi.
Poyraz ise Toprak'a bakıp başını salladı.
“Daha ilk günden birbirinizi buldunuz.”
“Bulmadık,” dedim hemen.
Toprak da aynı anda,
“Bulmadık,” dedi.
Birbirimize baktık.
Poyraz tekrar gülmeye başladı.
Gözlerimi devirdim.
“Tamam, ben gidiyorum.”
Tam ayağa kalkacakken Beyza kolumdan tuttu.
“Dur, daha ders başlamadı.”
“Benim burada daha fazla kalacak sabrım yok.”
Toprak gülümseyerek bana baktı.
“Bu kadar çabuk pes mi ediyorsun?”
“Pes etmiyorum. Sadece seninle aynı masada oturmak istemiyorum.”
“Az önce oturuyordun ama.”
“Fikrimi değiştirdim.”
Toprak başını iki yana salladı.
“İnatçısın.”
"Bunu senden duymak komik.”
Poyraz araya girdi.
“Tamam, tamam. Kavga etmeyi bırakın da şu kantinden çıkmadan önce bir şey yiyelim.”
Beyza bana baktı.
“Cansu, sen ne alacaksın?”
“Hiçbir şey istemiyorum.”
Tam o sırada zil çaldı.
Herkes bir anda ayağa kalkmaya başladı.
Beyza çantasını aldı.
“Derse geç kalacağız!”
Ben de çantamı omzuma taktım.
Toprak ve Poyraz da ayağa kalktı.
Kantinden çıkarken toprak yanımdan geçti.
"Dersde görüşürüz Cansu."
"Maalesef görüşüceğiz."
Toprak gülerek sınıfa doğru yürüdü.
Ben de Beyza'yla birlikte arkasından gittim.
Sınıfa girdiğimizde herkes yerine oturmaya başlamıştı. Ben Beyza'nın yanındaki sıraya geçip oturdum. Toprak ve Poyraz da birkaç sıra arkamıza oturdular.
Tam çantamı sıranın yanına koymuştum ki öğretmen sınıfa girdi.
“Herkes yerine otursun.”
Sınıf bir anda sessizleşti.
Öğretmen masasına geçti ve elindeki kitabı açtı.
“Bugün derse başlamadan önce küçük bir etkinlik yapacağız.”
Sınıftan birkaç kişi homurdanmaya başladı.
Öğretmen tahtaya bir soru yazdı.
“Bakalım kim cevaplayacak?”
Sınıfa göz gezdirdi.
Sonra gözleri benim üzerimde durdu.
“Cansu, sen yeni olduğun için ilk sen cevapla.”
İçimden ilk günümden beni neden buluyorlar? diye geçirdim.
Ayağa kalktım.
Soruyu okudum ve cevapladım.
Öğretmen gülümsedi.
“Doğru.”
Tam oturacakken arka taraftan bir ses geldi.
“Hocam, ben de biliyordum.”
Toprak'tı.
Öğretmen ona döndü.
“Öyle mi Toprak? O zaman sen de tahtaya gel.”
Sınıftan birkaç kişi gülmeye başladı.
Toprak istemeye istemeye ayağa kalktı.
“Bunun sorumlusu sensin.”
“Ben ne yaptım?”
“Sen doğru cevap vermeseydin hoca beni seçmezdi.”
Gülmemek için kendimi zor tuttum.
Toprak tahtaya çıktı.
Öğretmen aynı soruyu ona da sordu.
Toprak birkaç saniye tahtaya baktı.
Sonra:
“Hocam… Ben cevabı biliyordum ama şu an unuttum.”
Sınıf kahkahaya boğuldu.
Poyraz sıranın üzerinden eğilip,
“Az önce biliyordun ama!” diye seslendi.
Toprak ona ters ters baktı.
“Sen sus.”
Öğretmen de gülümsemeye başladı.
“Toprak, yerine geç. Cansu senden daha hazırlıklı çıktı.”
“Gülme.”
Dudaklarımı birbirine bastırdım.
“Gülmüyorum.”
Tam o anda kahkahayı patlattım.
Beyza da bana katıldı.
Toprak başını iki yana salladı.
“Daha ilk günden şu kız benimle uğraşıyor."
Poyraz hemen cevap verdi:
“Yok kardeşim, sen kendi kendine uğraşıyorsun.
Sınıf bir kez daha kahkahaya boğuldu.
Öğretmen gülümseyerek başını salladı.
“Tamam, yeter. Derse devam ediyoruz.”
Dersin geri kalanı sakin geçti. Sonunda zil çaldı.
Beyza yanıma geldi.
“Cansu hadi, çıkalım.”
Çantamı aldım.
Toprak ve Poyraz da yanımıza geldi.
“Görüşürüz Cansu.” dedi Poyraz.
“Görüşürüz.”
Toprak bana bakıp gülümsedi
“Yarın görüşürüz.”
“Maalesef yine görüşeceğiz.”
“Bence artık alıştın.”
“Hiç sanmıyorum.”
“Tamam, siz yarın da devam edersiniz.”
Okuldan çıktık. Beyza ve Poyraz kendi ailelerinin yanına giderken ben de babamın arabasına bindim.
“İlk günün nasıl geçti?” diye sordu.
“Güzeldi.”
Eve geldiğimde odama geçip çantamı bıraktım.
Bugün yorucu ama güzel bir gündü.
Yatağıma uzanırken aklımdan tek bir şey geçti:
"Yarın acaba ben ne maceralar gelicek diye düşünürken uykuya dalmışım.
"Ve bir günün sonuna da böyle geldim...
Bölüm etkileşimi
