1. bölüm / 1
Kod Adı:SavcıGiriş: Özgürlük ve Esaret
Bölümler 1Şu an: Giriş: Özgürlük ve Esaret
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
GİRİŞ
ÖZGÜRLÜK VE ESARET
“Mum olmak kolay değildir. Işık saçmak için önce yanmak gerekir.”
MEVLANA
17 Aralık 2021.
Hayalleri uğruna çırpınan her insan elbet bir gün hedefini bulur. Zaten boşa söylememiş büyükler, Allah nasip etmeyeceği şeyi hayal ettirtmezmiş.
Küçükken rastgele bir şey isteyip istediğim şey olmadığı zaman anneme ağlayarak “Büyükler çok yalancı hani Allah nasip etmeyeceği şeyi hayal ettirmezdi” dediğimi hayal meyal anımsıyorum. Annemin sağlığında nazlı mı nazlı bir kız çocuğuydum. En sevdiğim şey nazımın geçmesiydi.
Ta ki annem hayata gözlerini yumana kadar…
Tabi konumuz bu değildi.
Ben Melisa Zor. Kendi karanlıklarını aydınlatmak uğruna kendini yakan kızlardan yalnızca biri. Kendi özgürlüğü uğruna yeni bir şehre, yeni bir hayata alışmak zorunda kalmış; arkasında hiç destekçisi olmayan kızlardan yalnızca biri. Hem köpek gibi okuyup hem köpek gibi çalışarak üniversiteyi bitirip her gün daha çok çalışarak adını duyurmaya çalışan beni desteklemeyen herkese “bak ben yaptım, sen neredesin” demek için çabalayan gençlerden yalnızca biri.
Bunu en çok da annem öldükten sonra kendisine yeni bir kadın alıp o kadının kulu kölesi olan babama yapmak isterdim. Karşısına dikilip diplomamı yüzüne vurup “bak desteklemediğin kızın şimdi nerede bak” diye bağırıp çağırmak isterdim ama o adamın bende o kadar bile değeri kalmamıştı. Deli gibi kırgındım. Bu yaşımda bu kimlikte karşısına çıksam yine hıçkıra hıçkıra ağlar tek kelime edemezdim. Üniversite okurken bir kere arada ‘özür dilerim’ dese ona kıyamayacağımı bilirdi. Ama ne o özür dilerdi, ne de ben bu saatten sonra ona koşardım. Ben de babamın hatırı yalnızca cenazesini düzenleyip ona Kur’an okutacak kadar kalmıştı. Bir taziye yapacak kadar.
⚖️
Adliye koridorlarında başım dik yürümek benim en sevdiğim şeydi. Ayaklarıma giydiğim topuklu ayakkabının zemine her değdiğinde çıkardığı o tıkırtı bana her defasında “sen başardın” hissi veriyordu. Bu hissi seviyordum çünkü içimdeki o güçlü kadını uyandırıyordu. Burada herkes bana Sayın Savcım diyordu.
Cumhuriyet Savcısı Melisa Zor.
Annesinin nazlı kızı Melisa Zor.
Başarılı olmak için kendi karanlıkların aydınlığa çeviren Melisa Zor.
Tüm bunlar bendim. Cefa çekmeden sefa sürülmezdi. On üç yaşımdan beri cefa çekiyordum ama artık sefa sürdüğüm evredeydim.
Davalar başlamadan önce hep yaptığım gibi kendime bir bardak kahve alıp adliyenin etrafındaki en sevdiğim pastaneye adımladım.
Dışarıya adımımı attığımda beni karşılayan soğuk bedenimin ürpermesine sebep oldu. Ama bu his dudaklarımda yarım bir tebessüm oluşturdu.
Lisenin son senelerinde montum çok eskidiği için giymeyişlerim geldi aklıma. O kadar eskiydi ki giymeye utanılacak haldeydi. Soranlara ben üşümüyorum derdim. Zira sevgili babam Hasan Zor yeni karışı Gülten Zor’a para harcamak varken kızına bir mont almayı tercih etmemişti.
“Sen nasıl üşümüyorsun, Mel” derdi arkadaşlarım. Titremelerimi tutup gülerdim. “Ben gencim canım, kanım deli akıyor.” derdim. Babam parasını yeni karısına yediriyor diyemezdim.
Bu baba düşüncelerini aklımdan atıp pastaneye adımladım. Ya da bu düşüncelerimi pastaneye girmek üzereyken duyduğum ağlamayla karışık hıçkırık sesleri böldü. Sesin nereden geldiğini anlamak için dikkat kesildim.
Çok da uzaktan gelmiyordu ses. Ama bir evin içerisinden de geliyor olamazdı. Bir apartmandan geliyor gibi geldiğinden şöyle bir gezindim apartmanın etrafında.
Binanın arkasında bedeni titreyen küçük kız çocuğunu gördüğümde “Güzelim” diye seslendim. “Kayıp mı oldun?”
Önüne geçip dizlerimin üzerine çöktüğümde kız çocuğunun yaşları daha da hiddetlendi. Minik ellerini havaya kaldırarak özür dilerim demesinin sebebini anlayamamıştım ki "Ne için canım" diye sordum merak ve ilgiyle. Ailem için yapmak zorundaydım, beni tehdit ediyor dedi bu kez minik ellerin sahibi. “Ne yaptın ki” dedim. “Bana anlat beraber çözelim, bak ben savcıyım halledebiliriz. Kendini korumak için yaptıy…” Cümlemde duraksamama sebebiyet veren şey koluma bir şeyin saplanması oldu.
Dudaklarımın arasından şok ile karışık bir inilti döküldüğünde minik kız ağlayarak kaçtı.
Vücuduma ne girdiyse hızla etki ediyordu. Onun gidişiyle başım dönmeye başlamış, gözlerim kararmıştı.
Bilincimi kaybedip bedenimi ayakta tutamazken duyduğum son şey “Yeniden hoş geldin, Melisa” diyen bir sesti. “Ait olduğun kollara hoş geldin.”
Merhabalar! 2023'ten beri yalnızca benim ve iki dostumun bildiği kurguları mı artık sizlerle buluşturmak istiyorum⚖️👩🏻⚖️🔪. Kod Adı Serisi artık sizlerle. Onlar için çok ama çok heyecanlıyım umarım severek okursunuz. Umarım onlar gönlünüzde bir taht kurmayı başarırlar💙 Bölüm hakkında yorumlarınızı bekliyorumm ve yazmaya dönüyorummmm✍🏻
Bölüm etkileşimi
