1. bölüm / 3
KIZIL ŞANS-LanetGİRİŞ
Bölümler 3Şu an: GİRİŞ
- 1 GİRİŞ1.123 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 1. Bölüm - İstifade1.383 kelime
- 3 2. Bölüm - İstikrar1.431 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
‐Bu kitapta geçen karakterler ve olaylar tamamen hayal ürünüdür.
Kuzgun Baharı
Güçsüzleri ezmek kolaydır, oysaki yeni doğmuş bir bebeği görünümü yüzünden lanetli seçmek aşağılamadır. Adalet gün gelir kapını çalar ama önce sana ihanetin acısını enjekte eder. Hilelerin hüküm sürdüğü bir oyunda dürüstlük erdem değil, zayıflıktır.
06/09/2023 — Bir Hilekârlar Birliği
Havayı kan kasveti sarmışken yaydığı koku ciğer karartıcıydı. Gökyüzü kızıla boyanmış, bulutların beyazını kirletmişti. Bu devlette bulunan özellikler değer görmezdi, nankörlerdi. Onlar için önem halka yansıttıkları şan ve şöhretti sadece.
O günde önemli seçilmişti, ödül töreni vardı. Platin ve varakla kaplı bir kocaman salona şöhret sahibi insanlar doluşmuştu. Hepsi ünleri sayesinde saygı gören ama aslında hiçlik derecesinde kişiliklere sahip bireylerdi.
Sarayın kapısı bir kez daha açıldı. Onlar girince iğneleyici bakışları onlara döndü, fısıldaşmalar başladı. Sanki onlar istenmiyorlardı.
Kapıdan ilk adımı bordo elbiseli kadın attı. İki yanında, ona benzeyen iki siluet gölge gibi ilerliyordu. Kadının dalgalı sarı saçlarının önden bir tutamı bordoydu ve yüzündeki asi ifadeye karşı kimse kayıtsız kalamazdı. Gözlerindeki keskinlik sanki delip geçen bir kurşun gibiydi. Sağ tarafında ona benzeyen kızın kumral saçının ön tutamı bordoydu ama yüz ifadesi daha alaycı ve beklentiyle doluydu, siyah elbisesi ona tam oturmuştu ve oldukça dikkat çekiciydi. Solda kalan erkekte o iki kadın gibiydi ancak yüz ifadesi; çapkın bir gülümseme ve mavi harelerinde dolu olan sabırsızlık apaçık ortadaydı.
Arkalarında ise 5 kişi daha vardı ve hepsinin ifadesi birbirinden farklıydı. Aynı amaç için toplanmış farklı kişiliklere birlik denilirdi, onlar güçlü bir birlikti.
En arkada ayrılan köşelerine yavaşça geçtiler. Sol taraflarında aşağı kata inmek için merdiven vardı. Etraftaki gürültü devam ederken onlar kendi aralarında anlaşıyordu. Liderleri olan kadın soğukkanlılıkla planını yavaşça devreye sokuyordu. Bu gecenin amacı neydi peki, neden onlar girince herkes gerilmişti ki?
Sahneye siyah saçlı tatlı bir kadın geçti. Kulak arkasına sıkıştırdığı saçları heyecanını gösteriyordu. Kalabalık bir anlığına sessizliği korudu ve sonra alkışlar yükseldi. Kadın kürsüye gelip parmağıyla mikrofona 2 kere tıkladı.
"Öncelikle saygıdeğer tüm vatandaşlarımızı burada görmek gurur verici bir haz. Her birinize geldiğiniz için teşekkür edip geceyi başlatıyorum. Saygıdeğer başkanımız Kadir Ilıman'ı konuşması için sahneye davet ediyorum!"
Kalabalık alkışlamaya başladı ama gelen ekipten ses seda yoktu. Yaslandıkları sandalyelerden doğrulmaya bile tenezzül etmediler. Soğuklukları hissediliyordu, oradakiler sanki onların varlığını hissetmemek için ellerinden geleni yapıyorlardı.
Kadir kürsüye çıktı, yaşı gereği beyazlamış saçlarına kıyasla çatık kaşları daha kötüydü. Sert bakışlarını ekibin üzerinde gezdirdi ve kalabalığa geri çevirdi. "Bu gece yeni yasalarımızı duyuracağımız için her birinizi uyarıyorum; etrafınızda sinsiler olabilir." Alttan verdiği ima ekibin yüzünü güldürdü. Kadir'in başlattığı soğuk savaşın onlara olduğunu anlamışlardı, meydan okuma onlara keyif veriyordu. "Artık aldığımız kararlara göre doğan bebeklere test yapılacak ve eğer sonuç farklıysa lanetli olarak yurda alınıp zorunlu eğitime tabi tutulacak." Sahtekâr bir gülümsemeyle ekledi. "Bunlar ve dahası halkımızın güvenliği için. Kim halkının tehlikeli insanlarla olmasını ister ki."
Kalabalıktan yapmacık bir kahkaha ve yüksek bir alkış koparken ekip onlara açılan savaş ilanı yüzünden sessiz ama bir o kadar da keyifliydi. Liderleri olan kadın gözlerini kalabalığa gezdirirken onlar kadar sessiz ama meydan okumaya açık biri olduğunu fark etti. Adamın gözlerinin kehribarlığı sert ama bir o kadar da temkinli bakıyordu, yanındaki adamlarla takım etkisi veriyordu.
"Açelya, üçüncü bölge fazla hareketli." Açelya bakışlarını ilk yanındaki adama çevirdi sonra da hedef aldıkları kişiye. Ekipteki kimsenin ağzı bir daha bıçak açmadı, hedeflerini izliyorlardı. Sunucu kadın yeni bir anons yaparken "Efsun, hadi" demişti Açelya. Efsun dikkat dağıtmak için farklı birinin kimliğine bürünüp ödül alacaktı, sunucu onu anons etti.
Başlıyordu.
Efsun büyük bir gülümseme ve kabalığın alkışıyla ilerliyordu. Yerine geçtiği kişi önceki operasyonda öldürdükleri biriydi ve ona benzediği için kimse fark etmemişti. Büründüğü kılıkla çok iyi oynuyordu. Etrafı kolaçan etti gözleriyle kürsüye çıktığı an. Alkışlar azaldı, Yelda onun kulağına "Feza Çakır," diye fısıldadı. Hedeflerinin ismi buydu ve Efsun konuşmaya başlayınca Feza aşağı inerken bir kez arkaya baktı. Sanki bir şeylerin yerinden oynadığını hisseder gibiydi. Efsun aldığı ödülü överken Feza'yı takip etti gözleri, Açelya'ya bakıp anlaştılar. Açelya hafif bir öksürükle başını sağa eğip ekibine Feza'yı işaret etti. Hepsi yavaşça gülümsedi. "Aleyna, Serkan iş sizde." Aleyna ve Serkan bakıştı, ikiside işten oldukça mutluydu. "Akgün, Minel, Polat ve Dilek Yelda'nın dediklerinden çıkmayın. Akgün son aşama sende." Açelya uyarısını geçti. Serkan’ın sert tavrı bozulmadı, şah damarına yakın olan yakın yarası kasıldı. İkisi fark ettirmeden aşağı kata inerken Açelya da peşlerinden gitti.
Merdivenden inerken topuklu ayakkabısının altına sakladığı iğneyi aldı ve Açelya, güvenlik fark etmeden iğneyi adamın ensesine sapladı. Adamın bilinci tamamen kapanınca masadaki bilgisayarda görünen kamera kayıtlarına sızdı. Tenha köşede görünmeyen üç kişiyi biliyordu, ses etmedi. Ses kayıtlarını sildi ve kamerayı o nokta tamamen köreltecek şekilde daralttı.
Salonda gördüğü kehribar gözlü adam kameraya bakıp göz kırpınca Açelya sırıttı. Adamın sessiz kalıp meydan okuması hoşuna gitmişti, dişine göre rakibi vardı artık. Adam çekti gözlerini kameradan ve sessiz kaldı, meydan okumayı kabul etmişti sakinlikle.
Serkan ve Aleyna'nın Feza üzerinde yarattığı baskı büyüktü. Feza’nın alnından ter damlaları düşerken göz bebekleri titriyordu. "Korktun, güzel. Ağzın bıçak açacak olursa korkun kalbine hançer olarak saplanır." Aleyna Feza’nın kulağına öyle bir fısıldamıştı ki, kadın olduğu yerde tökezledi. Merdivenlerin korumalığına tutunurken Serkan ve Aleyna onu izledi ama hareket etmediler. "Sizi gidi caniler! Herkes duyacak!" Feza tökezlerken merdivenlerden yukarı çıkmaya çalıştı. Efsun konuşmasını bitirmiş, Yelda ödül konuşması için Feza'yı çağıracaktı.
İhanetin sonucu ağırdır.
Feza tökezlerken kalabalık ona anlamsız bakışlar atıyordu. Az kalsın düşecekti ve kalabalıktan bazıları bu duruma güldü. Gururu kırılırken alnından akan terler makyajını zedeliyordu. Kürsüye tutundu ama titreyen ellerinde oluşan terler yüzünden sendeledi.
"B-b-başta..." Işıklar kapandı ve tüm kameraların bağlantısı kesildi. Sistem çökerken salondan çığlıklar geliyordu. Güvenlikler baygındı, yardıma gelecek kimse yoktu. Serkan ve Aleyna Açelya'nın yanına kontrol odasına geldi. Açelya koltukta oturup gülümsüyordu. Konuşan olmadı çünkü temkin elden gitmemeliydi. Aşağı doğru gelen hızlı adımlar ve aralıksız soluk seslerini dinlediler. Bir kaç kişi aşağı kata sığınmıştı, Aleyna zevkten dört köşeydi. Bulundukları koridor dardı, oda sondaydı. Kapı kolu zorlandı, açılınca kızıl saçlı bir adam ve yanında bir kadın duruyordu. Yukarıda yanan soluk ışık Açelyaların yüzündeki ifadeleri keskinleştirdi. Serkan göz devirdi ve homurdandı, "Bitmeyeceksiniz" susturucunun boğuk sesi iki kez yankılandı. Acı yoktu, merhamet aranmazdı onlardı.
Üst katta durum farksızdı, çığlıklar koparken Yelda elindeki iğneyi Feza’nın sırtına sapladı ve o konuşmaya fırsatı olmadan Akgün karanlıkta hedefini buldu. Minel ona yardım ederek Feza’nın fişini çektiler. Açelya ışıkları açtığında, Feza kanlar içinde yerde baygındı ve sahnede tekti. Açelyalar dikkat çekmeden salona geri geldi. Ekip yan yana dururken kehribar gözlü adamla tekrar kesiştiler. Onda bir şeyler vardı, gizli ama önemli şeyler. Bu durumu fark etmesine rağmen susmuştu, dudaklarındaki kıvrım hoşuna gittiğini gösteriyordu.
Kalabalık 15 saniyelik kesintide bunca şeyi kaldıramamış olmalıydı ki çoğu çığlık çığlığa, bazıları baygın kalmıştı. Gece mahvolurken dışarda sayısız ambulans vardı. Herkes dışarı akın ederken ekip sakince sırayla ilerliyordu. Açelya ve kehribar gözlü adam yan yana geldi. "İlizyon, sessiz hareket etmeyi seviyor." dedi adam. Açelya bu iltifatı sert bakışlarla cevapladı. Adam eliyle üç sayısını gösterip uzaklaştı. Aleyna görmüştü, içini huzursuzluk kaplarken anlam aramaya çalıştı. Tüm ekibin aklı karışırken adam oynayacağı oyunu zevkle bekleyecekti.
Bölüm etkileşimi
