7. bölüm · Kızıl fırtına

Son olan herşey bu muydu?

💫Yazar adayı💫 🥰

Canlar! Biraz uzun zaman oldu bir hafta kadar daha gecikti. Bu bölümü beğene cep imize eminim çünkü tam aksiyonlu yerde bitirdim .Biraz meraklanın diye size iyi okumalar!
*
*
*
Hayat benim için artık bir hayat mıydı?
Mutlu muydum?
Ben hayatın içine konulan bir zaafları olan kişi miydim?
Ben hayatta sadece arkadaşlarımın ölümleriyle mi ayakta duracaktım?
Bunlar mı beni güçlendirecekti?
Güçlenecek miydim...
Hayatta kalabilecek miydim?
Neden... Neden aynı olaylar başıma geliyor ki... Ben sadece mutlu olmak istemiştim. Birini sevmek, aşık olmak, bir bağ kurmak istemiştim... Ama bu olmadı. Bunun sonucunda iki masum can gitti. Nayen... Seana... İkisi benim yüzümden öldü.
Benim yüzümden benim...

Ben bunları kabullenemiyorum. Arkadaşlarımın ölümü benim yüzümden. Aklımda milyonlarca soru var. En büyüğü ise Nayen'ın öldüğünü Mein'a anlatmak.Bunu... Ona nasıl söyleyeceğim ablasının öldüğünü. Kelimeler birbirine dolan mayacak mı ona söylerken.

Zaredin beni o cehennemden çıkarmıştı. Orada Nayen öldürülürken ... Zaredin beni oradan çıkarmıştı. Daha yeni yeni kendime geliyordum. Burası... Daha önce buraya gelmiş miydim? Bu yeri hatırlamıyordum. Oda da uzandığım yatak yatağın karşısında ise bir klima, altında sanatsal tablolar vardı. Kapı yarı açıktı, başıma ağrılar giriyordu. Hafifçe doğruldum, kapıya yöneldim.
Duvar renginin değişmesiyle kapıyı kapatmak için son bir defa odaya baktım perdeler, yatak, tablolar. Yatağın üzerinde bir portre vardı. Bu acaba görmediğim patronum muydu? Hafif bıyıklı ama bıyığına ak düşmüştü. Saçlarına da bıyığına olduğu gibi ak düşmüştü. Göz rengi ise yeşildi. Üzerinde mafyaların giydiği gibiydi. Bakışları ise sert görünümlü biri gibi gözü yürüyordu. Kapıyı kapattım , holde yürümeye devam ettim.
Zaredinin seslerinin geldiği yöne doğru ilerledim. Zaredin ve portrede ki gördüğüm yüz konuşuyorlardı. Beni fark ettiler . "Elleneyna gel " dedi Zaredin "Gel kızım" dedi portrede ki gördüğüm adam yanlarına doğru yürümeye başladım. İçimde bir ürperti vardı. Sanki... Başka şeyler daha olmuştu. "Uyandın sonunda patron Elivano seninle konuşacaklarmış. "Dedi Zaredin Elivano patron sakallarının üstünden konuşmaya başladı.
" Evet kızım sonunda görüşebildik, seninle konuşmak istediğim şudur yavrum "cama doğru döndü.
Sakallarını okşamaya başladı , uzaklara doğru dalarak konuşmaya devam etti.
" Ben inzivaca çekileceğim yavrum ve ben benim yerime olacak kişiye karar verdim. "dedi nefes aldıktan sonra devam etti.
" Sen benim yerime geçeceksin"dedi
Ne demek istemişti ben patron mu olacaktım. Ben bu yola bunun için mi çıkmıştım?
Anlam veremediğim kelimelerin ortasında kala kalmıştım. Tek başıma
"Ne... Ben mi olacağım" dedim işaret parmağımla kendimi göstererek.
"Ben bunu yapamam " dedim hızlıca.
Cam gibi ışıldıyan gözleriyle gözlerimin içine baktı. "Evlat yapabilirsin sana inanıyorum" Bunu bana inanarak söylemişti.
Ben ne yapacaktım ki? Herkesin güvenini boşa çıkartan kız ne yapacaktı... Ailemin yanı daha güvenliydi artık. Ben annemin o çiçeksi kokusunu unutmuştum. Anneme sarılmayı unutmuştum. Annemin sesini unutmuştum.
Ben annemin simasını unutmuştum...
Kim bilir belki şuan o kızıl dalgalı saçlarına aklar düşmüştü.
Babamın sesini, simasını hatırlamıyordum bile...
Krallığıma ise kin besliyordum.
"Ben yapamam bu iş... Çok zor ben güvendiğiniz kişi değilim" Dedim gözümü kaçırarak.
"İzniniz olursa ben gidiyorum. " Dedim
Elivano patron iki gözünü göz kapaklarına deyecek kadar kapatıp ,başını nazikçe öne doğru eğerek çıkmama izin verdi. Zaredine bakmadan kapının eşiğine kadar gittim.
Baktığımda ise Zaredinin tuhaf hareketini gördüm . Dudaklarında kurnazca bir tebessüm vardı. Arkamı dönüp tekrar baktığımda ise bunu sadece benim gördüğümü anladım. Nasıl oluyordu bu? Zaman sanki durmuştu.
"Hey! " diye onlara doğru bağırdım tepki yoktu. Yanlarına yaklaştım.
Tenleri birden bire soğuklaşmıştı.
Sanki acı çekiyorlardı. Evin içinden adım sesleri geliyordu. Evden ayrılmam gerekiyordu Hemen.

Koşar adımlarla yürüdüm sanki arkamda birisi beni takip ediyordu. Adım sesleri kulağımı çınlatıyordu.Evden çıkmıştım yolu bilmiyordum. Nasıl gidicektim? Hiç bir fikrim yoktu Arabalar yolun ortasında durmuştu bütün arabalar
İçinde ki sürücüler yoktu hepsi dışarıda arabaların önündelerdi. Hiç biri konuşmuyordu sanki hepsi bir heykeldi. Burasını sanki tanıyordum burası... Elarion. Beni buraya mı getirmişlerdi.Tüm bunların yanı sıra insanlar donmuştu. Bu nasıl olmuştu? Bir dakika arabanın yanında duran Mein mı? Koşar adımlarla yanına ulaştım. Saçlarını okşadım o buraya nasıl gelmişti. Yeni buz gibiydi, elinde ise telefonu vardı en son mesajlara baktım. Zaredinin telefon numarasıyla bir konuşması vardı. Ve sadece şu yazıyordu.

Zaredin: Nayen öldü. Başın sağ olsun ne diyeceğimi bilemiyorum bana kızma böyle yazdığım için sadece hisset.
Bu yazılıydı.
Mein cevap verememişti tam yazmış ama atamamıştı onun ise yazdığı şuydu.
Mein: Sen kimsin? Bana bir şaka yapıyor olmalısın . Ablamı nereden tanıyorsun? Sen kimsin!
Yazmıştı ama atamamıştı galiba o sırada donmuş ve buraya getirilmişti.
"Hey! Birisi cevap versin . " dedi birisi sonunda birisinin sesini duydum.
"Buradayım! Herkes donmuş siz neredesiniz? " diye bağırdım ses gelmedi.
Tekrar " Sesini duyan var mı? " Diye bağırdım.
Yine ses gelmedi. Az önce duyduğum ses neydi o zaman. Belki de birisi donmadan önce bağırmış olabilirdi.
Ya da... Aklıma Zaredinin o gülüşü geldi. O bunları planlamış olabilir miydi ki? Ama bu sefer o nasıl donmuş olurdu. Bu işte bir terslik vardı. Tek ben donmamış olamazdım ve Elarion' a nasıl gelmiştim ve Mein nasıl gelmişti .Eminim ki ben buraları tanırdım bir evle çevrili bile olsak ama nasıl tanıyamadım.
İnsanların hepsi öylece duruyordu. Ve hepsi Elarion krallığından değildi Sanayordan da vardı. Bir dakika bir dakika onlar...
Benim annem ve babam .
Ayaklarımı kontrol edemiyordum söz konusu annem ve babamdı. Bu sefer koşar adımlarla değil koşarak vardım yanlarına.
Annemin kokusunu kokladım, iyice içime çektim. Yeni ipek gibiydi. Hiç yaşlanmamışlardı. Babamın ise sakalları çıkmıştı. Onu hiç böyle görmemiştim.
"Anne, baba beni duyuyor musunuz? " Dedim bir umutla.
Bir çatırtı geldi ve sonrasında bir ışık saçıldı. İki gözümü kapatacak şekilde kolumu hizaladım. Işığım varlığı yok olduğunda kolumu belime yerleştirdim , gözlerimi annemin ve babamın olduğu yere diktim. Onları göremiyorum sanki ikinci bir katman gelmiş gibiydi. Buz kalıbına benziyorlardı. Etrafıma baktığımda hepsi aynı şekildeydi. Tekrardan önüme döndüğümde ise dibimde olsn annem babam orada yoktu. Arkama baktığımda ise 5 metre ötemde annem ve babam vardı. Onların arkasında ise Atteas ve Zaredin.

*
*
*
Nasıldı canlar diğer bölüm için bir zaman var yazmaya başlıyacağım, sizi bekletmemeye çalışacağım. Umarım beğenmişsinizdir!