1. bölüm / 1
KIYAMET: ZEHİR1. Bölüm; Mangal
Bölümler 1Şu an: 1. Bölüm; Mangal
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1. Bölüm; Mangal
Ağustos ayının son günleri; güneş hâlâ parlak ama bir o kadar da bulutlar ardında kalıyordu. Derken bir yerlerden korna sesi yükseldi.
"Hadi be, ilerlesene!" Yaşlı ve huzursuz bir adam, yaya olarak giden birine bağırıyordu.
"Kolaysa gel sen ilerle!" Gözleri görmediği belli olan yaya sese doğru cevap vermişti.
"Şimdi görürsün sen!"
Gözlerimdeki kararlılıkla camın kenarında sokağı izliyordum. Her gün başımıza gelen aksaklıklar yetmiyormuş gibi bir de başkalarının yaşadığı zorlukları görüyorduk.
"Ah, kimse bu adama saygı göstermeyi öğretmemiş. Niye bu kadar sinirli ki? Sonuçta bağırdığı kişi göremediği için daha temkinli gitmek zorunda."
Bir iç çekişin ardından yavaşça mutfağa yöneldim. Sonuçta yemekler kendi kendine masaya gelmiyordu. O sırada cebimde bir titreme hissedildi.
[Telefon - Bilinmiyor]
"Alo?"
"Alo Zehir, ben Umut."
"Efendim Umut?"
"Geçen konuşuyorduk ya, Eylül öncesi son kez bir mangal yakalım diye."
"Evet."
"2 gün sonrası için diğerleriyle konuştum, bir tek sen kaldın. O gün müsait misin?"
"Tabii müsaitim, e kim ne alıyor şimdi, onu da konuştunuz mu?"
"Konuştuk. Ben içecekleri alıyorum, aracı ve yeri Oktay halledecek, kömürler ise Yuşa'ya kaldı."
"Peki ya etler?"
"O da sana kaldı Zehir. Mehmet gelmeyecekmiş, yengenin hastane randevusu varmış."
"Demek sonunda cinsiyeti belli oluyor, he?"
"Sorma, telefonda konuşurken bile heyecandan duramıyordu. Artık çocuk doğunca hep beraber gideriz."
"Tamam, tamam, etleri hallederim. Şimdi kapatmam lazım, yemek yanacak."
"Başka bir şey olursa mesaj atarım, iyi günler Zehir."
"İyi günler."
"Huh, az kalsın yanıyordu."
Fırında pişen yemeği dikkatlice hazırlayıp masaya koydu.
| - 20 Ağustos Perşembe - | - Saat 19.30 - |
Akşama kadar bilgisayar başında oyalanan Zehir, Menajerinden gelen mesajın ardından kalkıp dışarı çıkmaya karar verdi.
"Şimdi nerede bakalım şu çoraplar?"
Evinde oldukça fazla odası bulunan Zehir, dört odasını da dolaştı ve sağda solda unuttuğu eşyalarını toparlayıp yerlerine koydu. Oturma odasında, yerde nedensizce açık bir şekilde duran şemsiyeyi gördü.
"Bunu ben mi koydum buraya, hah hah hah!"
Durumu o kadar vahimdi ki, bekar olduğunu söylemesine gerek yoktu; evi onu zaten açıkça anlatıyordu.
"Sonunda bitti. Haftada bir etrafı toplamalıyım, yoksa gelen misafirler bana kim bilir ne der."
Terini silen Zehir, üstünü giyinmek için gardırobunu açıp bu gece giyeceği kıyafetleri hazırladı. Ayna karşısında durmuş, kendini izliyordu. Boyu 190'a ulaşmıştı. Vücut hatları keskin ve bakışlarıyla uyum içerisindeydi. Sonuçta kendisi modellik yarışmasına girip 500 erkek arasından ikinci olmuştu.
"Bugün de fotoğraf çekimleri var, ardından bir hafta boyunca tam boş vaktim olacak."
Saçını tarayıp üzerine parfüm sıktı. Her şey tamamdı; Zehir sonunda evden çıktı. Yedi katlı apartmanın beşinci katında oturduğu için asansörün önüne ilerledi. Dördüncü katta durduktan sonra beşinci katta kabin açıldı ve içerisinden komşusu Yeliz çıktı.
"Merhaba?" Yeliz Hanım, karşısında aniden birini beklemediği için hafifçe korkmuştu.
"Merhaba Yeliz Hanım."
Apartmanın son kiracısı genç bir adam olduğu için, wp grubuna ilk girdiğinde herkesle tanışmıştı.
"Ah, merhaba Zehir. Çekime mi gidiyorsun?"
Yeliz Hanım biraz sessiz biridir; insanlarla çok sohbet etmez, işten eve, evden işe giden sakin bir hayatı vardır.
"Evet Yeliz Hanım, bu gece kısa bir fotoğraf işim var." Saatine bakan Zehir ekledi: "İzninizle şimdi gitmem gerekiyor."
"Tabii."
Asansöre binen Zehir, sonunda zemin kata indi. Ay gökte yükselirken, geceki fotoğraf çekimlerine zamanında yetişti.
| - 21 Ağustos Cuma - | - Saat 10.00 - |
Dün gece çekimler bittikten sonra taksi çevirip evine gelmişti. Ne yazık ki bugün biraz uykusuz kalmıştı.
"Sanırım kalkma vakti geldi."
Yatakta doğrulan Zehir lavaboya gitti. İhtiyaçlarını hallettikten sonra mutfağa geçip kahvaltı hazırlamaya koyuldu.
"Yarın için gerekli etleri almam lazım. Off, keşke içecekler bende kalsaydı, veya en azından kömürler..."
Zehir kahvaltısını yaptıktan sonra rutin egzersizlerini de tamamladı ve bugünkü koşusunu yapmak için dışarı çıktı. Etraf sessiz ve sakindi. Günün ilk ışıklarıyla işe gidenlerin oluşturduğu trafiğin aksine, yollarda şu an tek tük araba geçiyordu. Zehir, hedeflediği 10 kilometrelik koşuyu başarıyla bitirdi.
"Saat daha 12.30, neyse ki yakınlarda bir kasap olacaktı. Gidip bir sorayım bakalım."
Zehir kasaptan et almaya giderken, dünyada bambaşka olaylar dönüyordu.
[Hindistan - Yeni Delhi]
Gökyüzünden düşen bir meteor tüm dünyada haber olurken, düştüğü yer olan Hindistan'da keşif ekipleri bölgeyi ablukaya almıştı.
"Efendim, yerini tespit ettik. Emriniz nedir?" Özel tim polislerinden biri, teması bildirmek için komutanına haber vermişti.
"Koordinatları yollayın, geliyoruz." Yüzbaşı rütbesindeki komutan aracına binerek bahsedilen konuma doğru hareket etti.
(Radyo Anonsu: Evet sayın dinleyenler, şu anda dünyaya aniden düşen bir meteor olduğu kayıtlara geçen durumla ilgili sıcak bir haberimiz var. Yeri tespit edildi ve kontrol için ekipler bölgeye intikal ediyor. Birkaç saat içinde NASA tarafından, bu göktaşının dünyaya düşerken neden önceden fark edilemediğine dair bir açıklama yapılması bekleniyor.)
Radyodaki haberi duyan yüzbaşı cihazı kapatıp kafasını salladı.
"Bu haber spikerleri de en ufak olayı... yani olayı büyütmeyi çok seviyor. Düşünsene, sanki şu ana kadar hiç meteor çarpmamış gibi milleti korkutuyorlar. O kadar eminim ki küçük bir taş parçası olduğuna... Sonuçta NASA bile fark etmediyse, ufak bir meteordur alt tarafı."
"Haklısınız efendim. Son zamanlarda savaş haberleri, enflasyon ve benzeri şeyler yüzünden insanları sürekli bir paniğe sevk ediyorlar. Bu meteorla birlikte uzaylı konusu da onlardan biri, her zaman komplo teorisi üretenlerin ilgi alanına girmiştir."
Arka tarafta tam teçhizatlı bir astsubay lafa katılmıştı.
"Anton, sence uzaylılar gerçek mi?" Yüzbaşı, astlarıyla iyi anlaşan biriydi.
"Efendim, bence hem var hem yok."
Verdiği bu gizemli cevap, yüzbaşının tek kaşının çatılmasına sebep oldu.
"Bu da ne demek?" Cevap beklerken son düzlüğe gelmişlerdi.
O M G !
"BUDA AŞKINA, BU DA NE!"
| - Türkiye - İstanbul - |
Dünyada sarsıcı olaylar yaşanırken, Zehir kendi halinde gün boyu gezip tozmuş, ardından unutmadan ayırttığı mangallık etleri kasaptan teslim almıştı.
"Az kalsın etleri unutuyordum. Her neyse, nasıl olsa yarın bugünden daha güzel geçecek."
Sallana sallana evine doğru yürüyen Zehir, sonunda apartmana varmıştı. Kendisinden hemen önce giren komşusu asansörü kapmış, onu fark etmediği için de düğmeye basıp yukarı çıkmıştı.
"Yapacak bir şey yok, yürüyeceğiz."
Zehir merdivenleri çıkarken cebinde yine bir titreşim hissetti. Elleri dolu olduğu için aramayı kulaklığına yönlendirdi.
[Telefon - Bilinmiyor]
"Alo?"
"Alo, ben Umut."
"Ne oldu Umut? Sesin çok telaşlı geliyor, bir şey mi oldu?"
"Ne olmadı ki Zehir? Haberleri görmedin mi?"
"Unuttun mu Umut, uzun süredir haberleri takip etmiyorum. Ne olmuş olabilir ki?"
"Yarınki plan iptal Zehir."
"Ha? Kaç kilo et aldım, bunlar ne olacak?"
"Zehir, bence acilen haberlere bakmalısın. Bizlerin izni ikinci emre kadar iptal edildi. Yarınki buluşma bu yüzden yattı, çünkü kırmızı kod verildi."
"Kırmızı kod mu?"
"Tek söyleyeceğim; kırmızı kod, siyah kodun bir altı... Yani ne oluyorsa, gerçekten çok ciddi şeyler dönüyor."
"O kadar ciddi yani... Neyse, şu anda eve girmek üzereyim, müsait olduğumda seni ararım. Bunca ete yeni evimi gezdirmem gerekecek sonuçta."
"Şakanın sırası değil Zehir. Neyse, bir gelişme olursa seni haberdar ederim. Sen ne olur olmaz evindeki tüm elektronik aletleri şarja tak."
"Tamam, tamam, hadi görüşürüz, sana iyi nöbetler."
Zehir kapıda poşetleri tek eline alıp diğer eliyle cebinden anahtarı çıkardı.
"Evim, güzel evim."
İçeri girip koridorun ışıklarını yakarken poşetleri mutfak tezgahına yerleştirmeye başladı.
"Bir bakalım bakalım, haberlerde neler dönüyormuş..."
***
Ne zamandır yazmıyorum acaba, yazdığım diğer hikayeleri okuyanlar varsa özür diliyorum. Her defasında devamı gelecek diyip devamını getiremediğim için.. Her defasında bir hevesle başlayıp o hevesin devam etmemesi yaşadığım bazı olaylar ve ufak tefek şeyler beni yazmaktan uzaklaştırıyor. Ama bu sefer öylesine yazıyor olacağım, diğerlerinde olduğu gibi yazmak için yazarak değil içimden geldiğince bölüm ekleyeceğim. Yine de merak ediyorum okumaya başlayan biri veya birileri varsa yorumlara burdayım yazsın. Sizce kitap ne hakkında olacak ?
Bölüm etkileşimi
