2. bölüm / 5
KIRIK DENGEBölüm-1
Bölümler 5Şu an: Bölüm-1
- 1 Karakter Tanıtımı72 kelime
- 2 Bölüm-1445 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Bölüm-2816 kelime
- 4 Kırık denge108 kelime
- 5 BÖLÜM-3586 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
YILDIZLARIN ÇAĞRISI - 1.BÖLÜM
Gökuüzünde yanlış giden birşeyler vardı. Bunu fark eden tek kişi değildim.Ormanda oturuyordum yerdeki su birikintisinden görmek istemediğim gökyüzünü görebiliyordum.Saklandığım gerçek adım adım peşimdeydi. Gökyüzünün ortasında kocaman altın renkli bir çatlak. Üç hafta önce sadece bir çizgi kadardı. Tehlike gitgide yaklaşıyordu. Aytaşı kolyem bir anda ısınmaya başladı. Bu iyi bir işaret değildi. Aytaşı sadece tehlike yaklaştığında tepki verirdi.
"Yine mi? " fısıltım rüzgarın içinde kaybolmuştu. Bir an gözlerimi kapattım belkide yanılıyordum, belkide korkularım yüzünden herşeyi kötüye itiyordum. Ama içimden bir ses bunun doğru olmadığını söylüyordu. Adım seslerimi duyduğumda ne olduğunu anladım ve arkamı dönmeme gerek kalamamıştı bu adımları tanıyordum. Riven'dı.
"Burada olacağını tahmin etmiştim. " dedi. Gözlerimi su birikintisinden ayırmadan gülümsedim.
"Uyuman gerekmiyor mu? " dedim.
"Sen uyumuyorken mi? " dedi bu kez ona doğru döndüm siyah saçları rüzgarda savruluyor yeşil gözleri ay ışığında parlıyordu. Cevap veremedim. Riven yanıma oturdu. Bir süre konuşmadı. Onun huyuydu bu önce gözlemler sonra konuşurdu. O az ben çok konuşurdum belkide bu yüzden o kadar fazla kavga ediyorduk.
"Nedir? " dedi en sonunda.
Kaşlarımı çattım "Ney nedir?" diye sordum.
Cevabı gecikmedi.
"Üç haftadır her gece aynı yere geliyorsun" dedi iç çektim. Bazı şeyleri ondan saklamak imkansızdı en sonunda öğreniyordu. Gökyüzünü işaret ettim. Önce hiç birşey söylemedi sonra yüzü yavaş yavaş değişmeye başladı. En sonunda sessizliği bozdu.
"O da ne? " dedi.Kalbim hızlandı. İlk defa benden başka biri daha görmüştü.
"Bende bunu öğrenmeye çalışıyorum. " dedim.Bir süre düşündü.
"Daha önce yoktu. " dedi. Başımı salladım.
"Evet yoktu ve büyüyor. " dedim.
Riven'ın çenesi gerildi. Hep endişelendiğinde bu hareketi yapardı. Tam konuşacakken saraydan çan sesleri yükseldi.
Bir kez.
İki kez.
Üç kez.
Gece yarısından sonra çan çalması normal değildi. Aynı anda birbirimize baktık.
"Konsey toplantısı" dedi.
"Bu saatte mi? " şaşırmıştım.
"Sanırım gökyüzünü sadece biz fark etmemişiz. " dedi.
Bu hiç iyi bir haber değildi. Oturduğumuz yerden kalktık saraya doğru hızlı adımlarla ilerlemeye başladık. Hala çan sesleri geliyordu içimdeki huzursuzluk daha da büyüdü. Birşey oldu ve mücevherler ile ilgiliydi. Sarayın kapısından girdiğimizde muhafızlar bize konsey salonuna kadar eşlik ettiler. İçeride onlarca kişi vardı. Danışmanlar, muhafızlar, karliyet ailelerinin üyeleri ve daha fazlası. Ancak kimse konuşmuyordu. Garip bir sessizlik bizi içine aldı. Masanın üzerindeki cam parçalarını daha şimdi fark etmiştim. Cam ekran parçalanmış. Gökkristal yoktu. İnanamadım. Riven'a baktım o da şaşkındı.
"Bu da ne demek oluyor şimdi? " dedim. Kimse cevap vermedi. Başdanışman derin bir nefes verdi ve "Gökkristal kayboldu. " dedi. Sessizlik daha da ağırlaştı. Hayır bu gerçek değildi. Onu çalmak mümkün değildi.
"Gerçek olmamalı. " dedim başdanışman kafasını öne eğdi . Bu sefer Lyra kafasını kaldırdı.
"Keşke öyle olsaydı " dedi ağlayarak. Kum saati dövmem parlamaya başladı Riven'ınki de parlamaya başladı. Kötü şeyler olacaktı.
Başdanışman bağırdı"Konsey toplantısı bitmiştir. "
Bölüm etkileşimi
