3. bölüm · Kerem VE Baran

Bölüm 3

Bedirhan Korkmaz

Cezaevi ilk başta Kerem için bir kabustu. Duvarlar gri, ışık soğuk, her köşe gözetim kameralarıyla doluydu. Ama zamanla fark etti ki, korku sadece ilk başta güçlüydü. Günler geçtikçe, o duvarlar içinde de bir hayat, bir düzen oluşuyordu.
İlk haftalar sessiz geçti. Kerem çoğu zaman yalnız kaldı, düşünceleriyle baş başa. Sokaklarda öğrendiği hız ve çeviklik burada işe yaramıyordu; ama gözlem yeteneği ve dikkatini koruması onu hayatta tuttu. Duvarlar onu teslim alacak sanmıştı; oysa Kerem içindeki fırtınayı kontrol etmeyi öğreniyordu.
Cezaevinde aldığı ilk ders, disiplin ve sabır oldu. Eğitim salonunda, kitaplıkta, çeşitli kurslarda zaman geçiriyordu. Yazmayı, okumayı, hesaplamayı öğreniyor; zihnini geliştirmeye başlıyordu. İlk başta isteksizdi; sokakta hayatta kalmak için öğrendiği tüm bilgiler, burada işe yaramıyor gibiydi. Ama zamanla fark etti ki, bilgi de bir silah olabilir.
En büyük destekçisinin adı Baran oldu. Baran, Kerem’den birkaç yaş büyük, tecrübeli ve güvenilir biriydi. İlk başta birbirlerini gözlemlediler, kimse kimseye güvenmezdi cezaevinde. Ama zamanla aralarında bir bağ oluştu; sadece dost değil, birbirlerinin kalkanı ve yoldaşı oldular. Baran Kerem’e okuduğu kitapları gösteriyor, eğitimlerde not tutuyor, cezaevinde hayatta kalmanın yollarını öğretiyordu. Kerem de Baran’a sokakta öğrendiği küçük ama etkili taktikleri anlatıyordu; bu sayede Baran da Kerem’in zekasına hayran kaldı.
Aylar geçtikçe Kerem değişiyordu. Sokaklarda yaşadığı acılar, cezaevindeki disiplin ve eğitimle birleşmişti. Artık sadece öfkeli, hayatta kalmaya çalışan bir çocuk değildi; artık planlı, akıllı, gözlemci ve sabırlı bir gençti. Arkadaşlığın, paylaşmanın ve öğrenmenin önemini anlamıştı.
Tahliye günü geldiğinde Kerem’in içinde karışık duygular vardı. Sokaklar, özgürlük, eski hayat… ama yanında Baran vardı. Cezaevinde öğrendiği en önemli şey, yalnızlığın değil, dostluğun ve bilginin gücüydü. Birlikte kapıdan çıktılar; güneş yavaş yavaş şehre vuruyor, beton duvarların arasına yumuşak ışık sızıyordu.
Kerem’in içindeki fırtına sönmemişti, ama artık daha kontrollüydü. Sokaklar hâlâ sertti, hayat hâlâ adaletsizdi; ama Kerem ve Baran, birlikte yürüyerek, öğrendikleriyle ve dostluklarıyla yeni bir sayfa açmak için hazırdı.